DR. BURHAN NALBANTOĞU KISACIK HAYATINA ÇOK ŞEYLER SIĞDIRDI

Abone Ol

Türk Mukavemet Teşkilatının kurucularından ve her zaman cephelerde ön saflarda, hatta en önemli stratejik noktaları belirlemede rol oynayan kahraman bir doktordu, Burhan Nalbantoğlu.

56 yaşında, en verimli çağında aramızdan ayrılan Dr. Burhan Nalbantoğu bu dünyadan göçeli tam 46 yıl oldu.

Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar’ın onun kabri başındaki anma töreninde söyledikleri gerçektir. Ne demişti Celal Bayar?

“Onun yerini dolduracak kimse çıkmadı.”

Gerçekten de yeri doldurulamadı.

Dr. Burhan Nalbantoğlu o zor günlerde bile hastalarından hiç kopmadı. Hem yürekli bir mücahit, hem de doktor olarak verdiği hizmetler asla unutulmadı.

Lefkoşa surlar içindeki tütün fabrikasından bozma binada beni de bademcik ameliyatı yapmıştı.

Dr. Burhan’la geçirdiğim uzun bir zamanı unutamam. Özellikle Genel Komite üyesi olduğu zamanlarda toplantılara geldiğinde doğru benim yanıma gelir ve “Osman, yeni bir şey var mı?” diye sorardı.

Genel Komite Sekretaryasında çalışırken bile geceleri bölgelerden gelecek raporları tanzim eder ve Dr. Küçük’ü bilgilendirir, sora da bölüğümde gece nöbetlerine girerdim. Her şeyini kaybetmiş bir halkın propaganda aracı olarak kalan tek yer Halkın Sesi matbaasıydı. İşte o dönemde başlamıştık İngilizce olarak yayınladığımız Special News Bulletin’i basıp BM askerlerine ve adanın bütün yabancı elçilerine göndermeye.

Nalbantoğlu benden bir ricada bulunmuştu.

“Osman, lütfen şu bültenleri benim için biriktirir misin?” demişti.

Ben de günlük İngilizce bültenleri onun Genel Komite’deki dolabına koymaya başlamıştım. Zaman içinde o dolaplar doldu taştı. Bültenleri koyacak yer kalmayınca, “Bu işin sonu yok. Herhalde devletin önemli bir bülteni olarak saklanacak şu İngilizce bültenler. O nedenle artık biriktirmeye gerek yok. Yer kalmadı dolabımda” deyince ben de biriktirmekten vazgeçmiştim.

1963 olaylarının kısmen azaldığı bir dönemde mücahit elbiseleri ile gelen Dr. Burhan Nalbantoğlu o toplantıda şöyle demişti:

“Beyler, artık kendi hastanemizi inşa etme zamanı gelmiştir. Derhal onun için kolları sıvamalıyız” deyince Dr. Küçük kendisine sormuştu.

“Hangi parayla ya beyim?”

O yokluk yıllarında Dr. Küçük de dahil, hepimiz 30 Kıbrıs Lirası alıyorduk. Her ikisi de haklıydı. Lakin Dr. Burhan hemen cevabı yapıştırmıştı.

“Doktorum, karar vermek başarmanın yarısıdır. Önce buna inanmalıyız. Ben şahsen bu işin olması için kellemi ortaya koyuyorum. Yeni hastane için önce yeri belirleyelim, sonra da Londra’daki kardeşlerimizi ve Anavatan’ı deveye sokalım. Zaman zaman da kermesler düzenleyelim. Damla damla göl yapalım” demişti.

Dr. Küçük de “Haydi hayırlı olsun. Kolay gelsin” diyerek ona iyi dileklerde bulunmuştu.

Artık Burhan Nalbantoğlu yola çıkmıştı. Önce şimdiki devlet hastanesinin yerini belirleyerek projesini Planlama İnşaat Dairesi mimar-mühendislerine çizdirdi, sonra uçağa atladığı gibi soluğu Kıbrıs Türk Londra Cemiyeti’nde aldı.

Dr. Burhan Nalbantoğlu hastanesinin temel atma töreninde ben de vardım. Adet üzere bir dana kesmişler, kanını da temellere akıtmışlardı. İşte o gün ben de artık kanaat getirmiştim Dr. Burhan Nalbantoğlu’nun bu işi başaracağına.

Artık Anavatan’dan paralar gelmeye başlamıştı. İnşaatın son aşamasında 20 Temmuz 1974 Harekatı olmuştu. Yani yaklaşık sekiz on yılda hastane bitme noktasına gelmişti. 1974 ganimeti, hastanenin tamamlanmasına vesile oldu.

İnsanlar kendi aralarında konuşurken şöyle diyorlardı:

“Yeni hastaneyi de cehennemin ucuna yaptılar. Hangi hasta o kadar yol kat erip oraya gidecek?”

Dr. Burhan aksi konuşanlara cevap verdi:

“Makro düşüneceksiniz. Bir gün gelecek o hastane konutların arasında kalacak.”

Nitekim öyle oldu. Modern bir hastaneyi bize kazandırmıştı Nalbantoğlu, Allah rahmet eylesin.

Burhan Nalbantoğlu, Dr. Küçük ve Denktaş’la ters düşünce, o da bazı arkadaşları ile TKP’yi kurmuş ve ilk seçimlerde yeniden Mağusa Milletvekili seçilmişti.

Epey zaman sonra TKP’nin başında olan Mustafa Akıncı, partisi adına meclise önerge sunmuş ve devlet hastanesinin adının Dr. Burhan Nalbantoğlu olmasını önermişti. Lakin o öneri, zamanın iktidarı UBP tarafından reddedilmişti.

Bir oturumda UBP Milletvekilerinin bazıları o oturuma katılmayınca TKP milletvekillerinin oylarıyla o önerge kabul edilmiş ve Dr. Burhan Nalbantoğlu’nun eseri olan hastaneye onun adı verilmiştir. Ta o günden ben de devamlı TKP’nin vefalı davrandığını yazılarımda belirtmiştim.

Yani buralardan bir Dr. Burhan Nalbantoğlu geçti, Allah rahmet eylesin. Bu halk seni unutmadı Nalbantoğlu ağabey.