DİRENİŞİN ZORLANMASI

Abone Ol

BM Güvenlik Konseyinde sayıca en fazla kararın alındığı Kıbrıs konusu son dönemlerde bazılarının canları isteniyor gibi görüşülerek dostların alış veriş yapmasına benzetiliyor. Her ne kadar alınan kararların yanlı dahi olsa karar karardır yaklaşımı ile “Ben alacağımı aldım benden sonra tufan yaklaşımı yıllardır sergileniyor” . Durumun bu noktaya evriliyor olması çözümsüzlüğü de tetikliyor. Gömlek düğmesinin yanlış iliklenmesi ile başlayan bu süreç ile köprülerin altından akan suların getirdiği sıkıntının adanın susuz kalmasına bile katkısının olmadığı da biliniyor.

Gömlek düğmesinin yanlış iliklendiği tarih 04 Mart 1964 tarihinde BMGK’nin aldığı 186 sayılı kararı ile ortalıklara bırakılmış oluyor. Bu kararın ortalıklarda beklemeye alındığının kaydedilmesi ve kararın değiştirilmesi ile yeni müzakerelere başlanması gerekiyor. Yıllardır çözümden yana duruş gösteren Kıbrıs Türklerinin de karşımızdaki unsurun ada üzerinde ne kadar hakkı varsa en az onların hakları kadar haklarının olduğunun da unutulmaması gerekiyor.

Kaldı ki karşımızdaki unsurun Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğini kabullenmeleri de çözüme gidilmek istenen yola ışık olacaktır. Yapılması gereken yöntem öncelikle çözüme gidilen yolun hareket noktası olmalıdır. Kıbrıs Türkleri konuya ilişkin olarak inançlı olmaktan geçtiğinin bilincinde olduklarını sıklıkla yineliyorlar.

1950’li yılardan başlattıkları çalışmalarını aralıksız devam ettiriyorlar. Gömleğin düğmesini yanlış ilikleyenler ise adanın güneyini silah deposu haline getirmekten de vazgeçmemekteki ısrarlarını sürgit ediyorlar. Uluslararası toplumun önde gidenleri ise en basit bir uyarıyı bile söylemeyi yapmıyorlar. Bugüne gelirken görkemli salonlarda görüşme yapmanın ötesine bilerek veya kasıtlı değilse uyguladıkları yöntemin dar ve çıkmaz sokak olduğunu artık bilmeleri gerekiyor. Değişik matematiksel oranlarla çözüme ulaşılamadığının unutulmamasını bir kez daha hatırlatıyoruz.

Matematiksel oranlarla oynamanın karşımızdaki unsurun işine yaradığının bilinmesi ve kabul edilmesi gerekiyor mu ne…

Sevgi ile güzel kalınız…