Boş beleş işler muhalefeti…

Abone Ol

Sayın muhalefetimiz ve sendikalarımız hop hop havaya sekiyor, hayat pahalılığı ödenekleri öyle bir hale getirilmiş ki yıl sonuna kadar geçecek süreçte maaşları azalacakmış…

Ama şunu diyemiyorlar; hayat pahalılığını dondurma bir çözüm değil, çözüm hayat pahalılığını DURDURMAKTIR…

Peki, bunun için muhalefetin ve sendikaların “avantamıza dokunmayın” önerisinden başka bir önerisi var mı?

Yok, yok arkadaş yok…

Tek ve en iyi bildikleri şey kendi haklarını arayacaklar diye her fırsatta en az elli bin öğrencimizin, çocuğumuzun eğitim haklarını gasbetmek, yaygarayı ve rezilliği siyaset sanmak, kırıp dökmeyi muhalefet sanmak…

Bu rezaletin dünyada bir başka örneği var mı? Yok… Varsa da ben duymadım.

Bu memleketin ekonomik sıkıntılarının temelinde yatan sorunlar belli ve nettir;

1. Vergi sistemi adaletsizdir, vergi kaçakçılığı akıl almaz boyutlardadır, devlet de buna bile bile göz yummaktadır… Devlet, daha doğrusu gelen giden hükümetlerden herhangi biri bu konuya el attığı anda devletin kasasına akan gelir değil on, iddiayla söylüyorum, muhtemelen yüz katına çıkacaktır, gelir bazında Rum tarafını yetişeceğiz, enflasyon da eksilere kadar bile düşebilir... Ülkede parasızlık sorunu yoktur, ülkede para vardır ama o parayı cukkalayan ve vergisini de ödemeyen bir haramiler düzeni sürüp gitmektedir.

2. Nüfusu belirsiz bir ülke… Memlekete girenin çıkanın haddi hesabı yok, daha doğrusu giren çok da çıkan yok… Nüfusunu bilmediğin ve kontrol da edemediğin, nüfus planlaması yapamadığın bir ülkede eğitim, sağlık, ulaşım gibi temel konularda sağlıklı bir planlama yapamazsın… Ülkeye giriş çıkışlar acilen kontrol altına alınmalı, ülkeye “turist” statüsünde giriş yapacak olanların ülkeye girişi vizeye bağlanmalıdır… Niye gelecekleri, nerede ne kadar kalacakları ve ceplerinde kaç para olacağı en ince detayına kadar sorgulanmalıdır… Bu uygulama, ülkeye elini kolunu sallaya sallaya giren ve toplumun huzurunu bozan ağır suçlara karışan, hapiste bakımları her sene devlete en az 60-70 milyon dolara mal olan ithal suçluların da önünü kesecektir…

3. Serbest piyasa dedikleri serbest vurgun düzeni… Memlekette resmen bir haramiler düzeni oluşturulmuş, kör tuttuğunu düzer misali, vatandaş elini verdimi vatandaşın kolunu kapan bir serbest vurgun düzeni yaratılmış, üstelik de vurgunun da vergisi alınamıyor… Piyasaya giren her türlü malın ve hizmetin maliyet fiyatı bellidir, yapılacak tek şey, her türlü mal ve hizmetin taban ve tavan fiyatını belirlemektir. Böylece devletin mal ve hizmetlerden alacağı verginin de rakamı ortaya net şekilde çıkar, kimse de kıvıramaz, gider vergisini gerçek kazancının üzerinde öder… Rum tarafı ahmak mı da bu uygulamayla enflasyonu sıfıra çekti, üstelik de kasası her sene yüzlerce milyon Euro fazla veriyor!!!... Bu sistem, gelişmiş devletlerin tümünün uyguladığı “serbest piyasa” sistemidir, taban ve tavan fiyat arasında çok cüzi bir fiyat farkı vardır, o fiyat farkı da ürün konusunda kaliteyi ve seçiciliği getirir, neticede alan da satan da memnun olur…

4. Seçim sistemi… KKTC’deki seçim sistemi tam bir garabet düzenidir ve bugün yaşanan sorunların en temel etkenlerinden biridir… Seçim sistemi derhal düzenlenmeli ve en az beş vekil çıkaramayan hiçbir parti Meclis’e girememelidir… 2-3 vekille Meclis’e giren, aslında dernek bile olamayan ama “kilit parti” rolüne soyunup da çoğunluğun hakkını gasbeden, anasını ağlatan “particikler” yüzünden ülkede elli tane koalisyon hükümeti kurulmuş, bozulmuştur, bir türlü kaliteli bir iktidar tutturulamamıştır… Seçim sisteminin düzeltilmesinin önündeki en büyük engel “azınlıkların da sesi duyulsun” diyerek, çoğunluğun hakkının gasbedilmesini zorla dayatan CTP’dir, yani muhalefetin ta kendisidir… Son genel seçim sonrasında, UBP gitmiş CTP’nin kapısına dayanmış ve gelin birlikte güçlü bir koalisyon kuralım demiştir, CTP ise anında reddetmiş, muhalefette kalıp lafazanlık yapmayı, elini taşın altına koymadan bol kepçeden eleştirmeyi, cebine haybeden devletten giren maaşı çekmeyi tercih etmiştir… Bir önceki dörtlü koalisyonda da yine CTP ön plandaydı, memleketteki sorunlara çözüm bulmak için kılını bile kıpırdatmadı, iktidarda olmasına rağmen muhalefette gibi davrandı, sorunlara çözüm bulacağına sadece bahane üretti, geçmiş hükümetleri suçladı…

5. Vatandaşın sorumluluğunu bilmemesi… Vatandaşın geneli sorunların sebepleriyle değil, günübirlik, kısa günün karına odaklı olarak yaşar… Bu millet kendi sorumluluklarının farkına varmadıkça, başına yönetici seçerken liyakata değil popülizme göre adam seçtikçe, kısacası başına yönetici olarak adam gibi adam seçmeyi öğrenmedikçe, bu sorunlar devam edecektir…

6. Muhalefete gelince…. Muhalefet bu sorunlara dokunmadıkça, çözüm önerisi üretmedikçe, yaptığı muhalefet değil, rezillikten öteye gitmeyecektir… Nitekim, muhalefetin iktidara geldiği dönemlerde, bu sorunlara hiçbir çözüm önerisi getirilmemiş, aksine bu sorunlar beş beter hale getirilmiştir…

7. Eğer bir ülkede, tüm hatalarına rağmen bir iktidar hala iktidarda kalabiliyorsa, anlayın ki esas sorun iktidarda değil, o iktidarı iktidarda tutmak için elinden gelen her türlü beceriksizliği, fırıldaklığı ve rezilliği yapan, iktidara geldiğinde ise muhalefetteyken eleştirdiğinin on beterini yapan, sadece avantasına odaklanan, icraatla değil lafta muhalefet yapan, iktidara geldiğinde ise “merak etmeyin, halledeceğiz” diyerek zamana oynayan, bıktırma taktiği izleyen, seçim zamanı ise vekilleri kapı arkasında iktidar vekilleriyle oy pazarlığı yapan muhalefettedir…

Daha ne deyim, ne ekleyim…

İktidar da derhal yukardaki sorunlara çare üretmelidir, bu ülkenin ve toplumun başka çıkış yolu yoktur, aksi takdirde daha da batağa saplanacağız.