AYŞE’NİN TATİLE ÇIKTIĞI GÜN

Abone Ol

14 Ağustos, İkinci Mutlu Barış Harekatı’nın başladığı gündür. Türkiye’nin bir garantör olarak Kıbrıs’a askeri operasyon yapmasından sonra, Cenevre’de taraflar arasında yapılan görüşmeler, çok çetin geçmişti.

İkinci Barış Harekatı öncesinde ve Cenevre görüşmeleri hazırlığında merhum Denktaş beni bölükten aramıştı, önemli bir belgeyi bulmam ve bir dosya hazırlamam için. O belgeyi giderken çantasına koymuştu. Onun Cenevre hazırlıkları esnasında Türkiye’den gelen bir emir üzerine çeşitli alternatif olarak Kıbrıs’ın bölünme veya kantonlara ayrılmasına dair haritalar çizdirmişti. Henüz bölüğe dönmeden Özel Kalem görevlisi Alpay kardeşimin odasında oturuyorduk. Denktaş bey bütün milletvekillerini önemli yüksek zevatı ve kurum kuruluşları odasındaki büyük salona aramıştı. Konu haritalara gelince her kafadan sesler yükseliyordu.

Mesela Limasol milletvekilleri bölünmenin Girne ve Limasol’u içine alacak şekilde olması en münasibi, diyordu. Larnaka milletvekilleri de Girne ve Lefkoşa-Larnaka’yı içine alacak bir öneri yapmışlardı. Baf milletvekilleri de kendilerini ve topraklarını kurtaracak öneriler yapıyorlardı. En korktuğumuz harita, Türklere küçük küçük kantonlar verilmesiydi. Dışarıda biz de kantonal planın olmaması için dua ediyorduk.

Bütün konuşmalar bittikten sonra Denktaş yumruğunu masaya vurmuştu.

“Beyler beyler, burada hayat memat meselesini konuşuyoruz. Herkes kendi çıkarına göre konuşuyor. Esas olan harita, askerin en kolay ilerleyeceği harita olacak. Askeri harekat açısından olayı görmek lazım.”

Herkes de biliyordu ki, Birinci Harekat’tan sonra yine Rumlar olumsuz tavırları yüzünden Cenevre görüşmelerini müteakiben bir harekat daha başlayabilirdi.

Denktaş o haritaları çantasına koyarak Cenevre’ye gitmişti. Cenevre’de Türkiye’yi temsilen Dışişleri Bakanı Turan Güneş ve Rumların temsilcisi de görüşmeci Glafkos Kleridis’ti. Yunan temsilci de oradaydı.

Uzun ve şiddetli münakaşalardan sonra Rumlar nor diyor, peynir demiyorlardı. Onların ısrarı eskiye dönüş ve Türk askerinin ada dışına çıkarılmasıydı. Görüşme olumlu bitmeyince Turan Güneş Türkiye’ye telefonla bir mesaj vermişti.

O mesaj şifreli bir mesajdı.

“Ayşe tatile çıkabilir.”

Ayşe dediği kişi, Türk ordusuydu. Yani görüşmelerin olumlu sonuçlanmadığını ve Türk askerinin ikinci harekatı başlatmasını söylüyordu.

Nitekim İkinci Harekat 52 yıl önce Lefkoşa’da doğuya doğru başlamıştı. Tankların rehberleri mücahitlerdi. Maksat Maraş’ı ve Mağusa’yı Rumların elinden kurtarmaktı.

Türk askeri Lefkoşa’dan Mağusa’ya doğru hareket ettiğinde Rumlar da başka bir operasyona başlamışlardı. Muratağa, Atlılar ve Sandallar da savunmasız kalan kadın, çocuk ve yaşlıları katlederek bir çukura gömmüşlerdi. O katliamda maalesef benim Emine Mehmet Salih halam da vardı. Yeğenlerim de ayrı…

Her yıl bu tarihe geldiğimizde hem mutluluk hem de acı yaşarım diyebilirim.

Yeni gençlere bir önerim var. “Gidiniz Mücahitler Sitesi’ndeki Milli Mücadele Müzesini ziyaret ediniz.”

O müzeyi gördükten sonra Rumlarla birleşme hayalleri kuran gençlerimizin o hayalleri sona erecek. O sona erişte gerçek özgürlüğü anlayacak ve kavrayacaklardır.

Özgürlüğün gerçeğini bizzat kendimde gördüm. Nasıl mı, anlatayım…

Kapılar açıldığında ilk ke ailemle güneye geçmiştim. Her taraf apartman dolmuştu. Artık o eski Lefkoşa değildi önümüzde duran. Güneye geçişte duygularım beni devamlı kuzeye, kendi topraklarımıza itiyordu adeta. Çocuklarıma söylemiştim.

“Bu apartmanlar, bu bulvarlar bu zenginlik hep bizim kazanılmış haklarımızla yapıldı. Yıllarca Türklere maaş ve dış organlardan gelen yardımlara çöreklenen Rumlar şimdi bedel ödüyorlar. Güneyi araba ile şöyle bir turladıktan sonra kuzeye, kendi topraklarımıza geçmek üzere sınır kapısına gitmiştik. Sınırdaki muamelelerimiz bitip kuzeye, özgür bölgeye geçince derin bir ohh çektin ve derin derin özgür vatanımın havasını soludum. İşte özgürlüğün gerçek kişiliğini o an anladım.”

Rumlar çırpınıyorlar, federasyon diye. Artık o defterin kapandığı Rumlara söylendiği halde hala hayal görüyorlar.

Gördünüz mü Ayşe’nin nasıl tatile çıktığını?

İkinci Harekatımızın hepimize ve Türk askerine kutlu ve mutlu olsun.