11 EYLÜL 2026 İKİZ KULELERİN TÖRÖR SALDIRISININ 25’NCİ YILI

Abone Ol

New York’ta teröristlerin 11 Eylül 2001 tarihinde Ticaret Merkezi olarak ifade edilen ikiz kulelere yapmış oldukları uçaklı eylemin üzerinden tam 25 yıl geçti. O dehşet verici sahneler hala bütün dünyanın hafızalarındadır. Ben şahsen o görüntüleri izlerken bir an için empati yaptığımda şöyle demiştim içimden.

“O uçaklardan birinde yolcu olmak istemezdim.”

11 Eylül 2001 Salı günü, ABD’ye karşı düzenlenen koordineli terör saldırısı dizisidir. O sabah 19 terörist, seyahat etmesi planlanan 4 yolcu uçağı kaçırılmıştı. O tarihlerde nerdeyse moda olmuştu uçak kaçırmak. Hava korsanları ilk iki uçağı, New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nin 110 katlı iki ofis binasına, üçüncü uçağı ise Pentagon’a (ABD Ordu Karargahı)’na çarptırdılar. 4. Uçağı Washington DC’deki bir federal hükümet binasına vurmayı planlamışlardı. Ancak yolcu isyanının ardından, uçak Pensilvanya’da bir tarlaya düşmüş.

Bu saldırılarda 2996 kişi ölmüştü ve terörizmle savaş başlamıştı. Amerika bu eylemlerin kimler ve neden yapıldığını araştırdı. Bu eylemlerin Afganistan teröristi Usame Bin Ladin ve arkadaşlarının gerçekleştirdiğini tespit etti. FBI’ın yoğun çalışması bu eylemcilerin ve kaynağının kökünü kuruttu.

Afganlılar bu eylemin sebebini şöyle açıkladı:

“ABD’nin İsrail’e verdiği destektir.”

Şu İsrail ne kadar değerliymiş ki, binlerce canın girmesi pahasına hala İsrail’e silah ve yürek yardımı yapıyor Amerika.

Filistin ve Suriye’lilere İsrail’e yapmış olduğu katliam ve saldırılara dünya Amerika’ya karşı olan kin ve öfkelerini haykırıyor. “İsrail sevdasından vaz geçiniz” diyor.

Diğer iki uçakta ise, 92 ve 65 yolcu olmak üzere 157 kişi daha öldü.

Yeniden uçak eylemlerinin görüntüsüne dönecek olursak, Ticaret Merkezi’nde çalışan veya mahsur kalan insanlar kurtulmak için can havliyle kendilerini o kadar yüksekten bir çöp gibi boşluğa bıraktılar ve hayatlarından oldular.

O dev binaların çöküşü dehşet vericiydi. Çelik kolonlardan oluşan binalar, kızgın ateş karşısında daha fazla dayanamayarak çöktüler ve binlerce insan da o çöküşte yok oldu.

Şimdi geçmişle gelecek arasında vuku bulan olayları hatırlayınca, kim bilir bu ve buna benzer başka bir iz bırakacak intikam eylemi yapılır mı…

Dünya da bunu bilir. Arab’ın kini büyük ve unutulmazdır. Hatta Arabın kin ve inadını deve inadına benzetirler. Ölümüne intikamını alırlar. İkiz kulelere çakılan uçakların pilotları, fedailerdir. Sırf ABD’ye ders vermek adına canlarını düşünmeden o ikiz kuleleri yerle bir ettiler. O eylem ne unutulmaz eylemdi, bir düşünün.

Amerika nerede, Ortadoğu nerede?

Koskoca Amerika bütün işini gücünü bıraktı, devamlı Ortadoğu ile uğraşıyor. Esasında Amerika, normal ve barış içinde yaşayan bir Ortadoğu istemez. Karmaşık bölgeler onun işine gelir. Elini oralara attı mı, “Yeyin birbirinizi” dercesine bir tutum izliyor, Amerika.

Giderek yıldızı parlayan ve her yönden büyüyen Türkiye, dünyada terörü bitiren tek ülkedir. Yıllarca ne politikacılar geldi geçti siyaset sahnesinden. Sadece Recep Tayyip Erdoğan PKK’yı dize getirdi. Dağlarda ve mağaralarda, gizli mekanlarda olan teröristler silahlarını bıraktılar ve TBMM’den geçirdikleri bir kararla, silah bırakan teröristleri markaja aldılar.

Amerika bunu başarabildi mi? Başaramadı. Amerika’nın işi gücü karıştırmak ve huzurlu insanları huzursuz hale getirmek.

Sadece Filistin’de yıkıntılar altında can veren kadın, erkek, yaşlı, genç, bebek ve diğer çocuklar tarihin sayfasına kara bir leke olarak düştü.

İsrail kasabı Netanyahu’nun işi heyli zor. Yakında İsrail’de yapılacak seçimlerde halk, onu alaşağı edecek. Bütün dünya onun için tutuklama emri çıkardı. Yani bu katliamların da bir gün hesabı sorulacak.

İkiz kulelerin teröristlerce dünyanın gözü önünde yıkılması da Amerika’nın Ortadoğu sevdası ile örtüşüyor. Bu sevdanın nedeni de petrol olsa gerek. Yani teröristlerce yapılacak büyük planlar olabileceğini düşünmek yanlış olmaz her halde. İşte büyük Amerika, işte perdenin arkasında terör planları. Bir gün, ama bir gün, İsrail katliamında anne baba ve kardeşlerini kaybeden bir kahraman kendini yetiştirerek, kimsenin tahmin edemeyeceği bir cephe olacaktır mutlaka. Bunun da adı; kin, öfke, onur kavgası ve var olma savaşıdır. Yani ikinci bir 11 Eylül eylemi gibi…