banner875
banner815
banner878

ŞİRİNCE’DE GEZİLECEK YERLER

banner476

İzmir’in Selçuk ilçesinde bir dağ köyü olan Şirince şüphesiz Türkiye’nin en estetik köylerinden. Aslına bakarsanız köy demeye dilimiz de gitmiyor bir yandan. Orada yaşayan bir tanıdığımızın söylediği gibi daha çok bir film setine benzeyen suni bir yanı da var.

banner825
ŞİRİNCE’DE GEZİLECEK YERLER


 

ŞİRİNCE KÖYÜ, ŞİRİNCE’DE GEZİLECEK YERLER

 

İzmir’in Selçuk ilçesinde bir dağ köyü olan Şirince şüphesiz Türkiye’nin en estetik köylerinden. 

Aslına bakarsanız köy demeye dilimiz de gitmiyor bir yandan. Orada yaşayan bir tanıdığımızın söylediği gibi daha çok bir film setine benzeyen suni bir yanı da var.

 

Esnafın çoğu dışarıdan gelmiş, eskiden ailelerin oturduğu taş konaklar çoğunluklabutik otel ya da restoran/ kafe olmuş, köylülerin tezgahındaki yöresel mahsüllerin çoğu kendi üretimi bile değil…  Sanki her sabah herkes setinin başına geçiyor, akşam turistlerin gitmesi ile dağılıyor…

Ama güzel mi derseniz, mimarisi, doğası, hissiyeti, her şeyi çok güzel.
 

Zaten  turistik köy, hatırlarsanız 2012’de Mayaların kıyamet senaryoları sayesinde iyice köpürmüştü. Söylenene göre Şirince dünyada kurtulan 2 yerden biri olacaktı.
 

Kıyameti bilmem de tanrıların Şirince’ye bir topril geçtiği kesin;


– Çok güzel,
– Şarapçılık var,
– Matematik Köyü ve Tiyatro Medresesi burada,
– Tabela kirliliği ise yok…

 

Biz kafa dinlemek için sakin ama bir yandan da hareketli yerleri tercih edenlerseniz, burası tam yeri. Tam kitap yazmalık. Zaten Paulo Cuelho da, yanlış hatırlamıyorsam, Zahir’i yazmaya burada başlamış.



Aslında köyün adı eskiden “Kırkınca” imiş. Rumlar Kirkince, mübadele sonrası Rumların yerine Türkler de Çirkince demeye başlayıca köyün ismi en son Çirkince kalmış. En sonunda çirkinin tam tersi olan köye Şirince denilmeye başlanmış. Çok da yerinde bir isim olmuş.



 

Hatırlarsınız 2012 yılında tüm dünya, M.Ö. uygarlıklardan olan, dönemine göre astronomide ileri seviye bilgiye sahip Mayalar’ın takvimine göre tam 21 Aralık’ta kıyamet gününün geleceği söylentileriyle çalkalanmıştı.

Maya takvimini yorumlayan ve kendilerine “Mavi Enerji Grubu” adını takan grup 21 Aralık 2012’de kıyamet gelip çattığında dünyada sadece 2 yerin kurtulacağını iddia ediyordu.

İzmir’deki Şirince ve Fransa’nın güneyindeki Bugarach Köyü insanların sağ çıktığı tek yer olacaktı. Zira Maya Uygarlığı’nın öngördüğü takvime göre 21 Aralık’ta Marduk gezegeni dünyaya çarpacak ve kıyameti başlatan olaylar silsilesini tetikleyecekti. Fakat Şirince’de bulunan Maden Dağı’nda belirecek olan Nuh’un Gemisi’ne binenler sağ kurtulabilecekti.
 

Bu söylentiler hem Türkiye’nin hem de dünyanın gündemine bomba gibi düştü. Söylentiler arasında Scientology tarikatından Tom Cruise’un bile 21 Aralık’ta Şirince’ye geleceği haberleri vardı.

 

Her ne kadar Mayalar yanılmış olsa da, tüm bu tantana Şirince turizmi için bulunmaz fırsat oldu. Cennet çorbası ile başlayıp kıyamet kebabı ile devam eden kapanışı da yasak elma tatlısı ve son dem çayıyla yapan kıyamet menüleri hazırlayan işletmeler mi ararsınız, kıyamet günü temalı etkinlikler düzenleyenleri mi…
 

Tabi Şirince üzerindeki bu yoğun ilgi çok uzun sürmedi. Hatta sonrasında, 21 Aralık’ta işletmelerin beklentisinin altında bi doluluk olduğu, otel ve pansiyonları turistlerden çok basın mensuplarının doldurduğu ortaya çıktı o da ayrı

 

Şirince’yi turistik destinasyonlar arasında ön plana çıkaran şeylerden biri şarapları. Bununla birlikte sommelierler (şarap eksperleri) genelde meyve şaraplarına burun kıvırırlar, onu da belirtmeden olmaz. Ama şişe şişe alanları da göreceksiniz. Seven de deli seviyor işte…

Burası aslında bir Rum Köyü olduğundan burada zaten bir şarap kültürü varmış, ama nasıl olduysa olay meyve şaraplarına kaymış; elma, çilek, muz, şeftali, kavun… Çoğunun gerçek meyve şarabı olmadığı, aroma katılmış şaraplar olduğu söyleyor.

Açıkçası ben de meyve şaraplarını sevmiyorum ama madem buranın olayı meyve şarabı, gelmişken bi deneyin derim. Önerim iyi soğutulmuş bir nar şarabı, içimi roseye benziyor ya da dijestif yerine vişne şarabı.




1. Köyün Sokaklarını Turlayın


Merkezindeki envai çeşit ev yapımı sabun, el işleri, zeytinyağı ürünleri satılan köy pazarı, şarapevleri ve Arnavut kaldırmlı sokaklarındaki tarihi Rum evleri görülmesi gereken yerlerden. Ayrıca köyün kuzeyindeki Hodri Meydan Kulesi‘nden köy manzarası da bir harika. 



2. Mahzenlerinde Şarap Tadımı Yapın

 

Şirince’nin meyve şarabı çok meşhur. Buraya gelmişken köyün merkezindeki mahzenlerde şarap tadımı ve alışverişi yapabilirsiniz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi en doğru yer Hera Kafe.

Şirince’nin olayı meyve şarabı ama klasik üzüm şarabı tercih ederseniz, Hera’da o da var. Aynı zamanda çok tatlı bir önerimiz de var: Üzüm Kafe. Köyün hemen ilerisindeki bağlarında yetiştirdikleri üzümlerden şarap yapıyorlar. Hoş sohbetleri eşliğinde tatlı mekanlarında house wine’larından yudumlayıp kulaklarımızı çınlatırsınız.



3. Aziz John Baptist Kilisesi’ni Ziyaret Edin 

 

Köyün Güney cephesindeki Aziz John Baptist Kilisesi ziyarete açılalı çok olmadı. Kilisenin tarihinin ne kadar eskiye uzandığı tam olarak bilinemiyor ama 1805’te yeniden inşa edilerek şu anki görüntüsüne geldiğini biliyoruz.

Kilisenin küçük bir de şarap mahzeni var. 



4. Mürver Şurubunu Hala Denemeniz Mi Yoksa? 

 

Dere kenarında yetişen bir çiçek olan mürverin özünden leziz ve ferah bir içecek üretiliyor. Soğuk algınlığına bire bir olma gibi bir özelliği de var.

Bazı yerlerde Türk kahvesinin yanında, bazı yerlerde yemeğin üstüne ikram ediliyor ama kilisenin hemen girişindeki manzaralı cafede içmek en keyiflisi. Ayrıca söylediklerine göre mürveri çiçeğinden toplayıp şurubu kendi yapan tek işletme burasıymış.


5. Şirince ve Efes’teki Tarihi Konaklarda veya Taş Evlerde Konaklayın


Selçuk’a bağlı Şirince ve Efes’te konaklayabileceğiniz harika, otantik, tarihi konaklar ve taş evler var. Hepsi bölgenin mimari ve tarihi dokusuna çok uygun, nostaljik bir hissiyat yaratan yerler. 



6. Kumda Kahve İle Yorgunluğu Sifonlayın


Yoruldunuz mu? Hemen sıcak kum üzerinde, ağır ağır pişmiş şöyle bol köpüklü bir Türk Kahvesi içmeye. Aşağıdaki yeme-içme bölümünde bahsettiğimiz mekanların çoğunda kumda kahve içebilirsiniz.


7. Tiyatro Medresesi 


 

Tiyatro Medresesi performans sanatları araştırmaları yapmaya, çalışmaya ve dinlenmeye gelinecek, hem amatör hem de profesyonel tiyatrocular için bir toplanma alanı, seyirciler ve sanatçıların bir araya gelerek tanışma ve tartışma imkânı bulacağı gerçek bir karşılaşma mekânı olarak düşünülmüş.

Mimarı ise  Sevan Nişanyan. Burada atölye çalışmaları, yaz kampları, tiyatro kampları, paneller ve konferanslar düzenleniyor.

Burada ne yapabiliriz derseniz, turizm amaçlı gidip gezilecek bir yer değil ama burada sahne alan performansları izlemeye gidebiliyorsunuz. Birşeyin sergilenip sergilenmeyceği gün içinde belli oluyor, o yüzden gittiğiniz gün sosyal medya hesaplarından takip edin.

 


 

banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.