banner762
banner815
banner797

SÖMÜRGECİLİĞİN İNGİLİZCESİ


Ahmet GÖKSAN

Ahmet GÖKSAN

Okunma 16 Mayıs 2022, 15:20

“İlhakı bu kadar canı gönülden arzu eden bu vatandaşlar Yunan idaresi altında acaba kaç gün tahammül edeceklerdir? Fakir bir memleketin ağır vergileri, sıkıcı ve baskıcı bir idaresi eminim ki kendilerine on beşinci gün tekrar İngiliz idaresini aratmaya başlayacak ve bu defa da tekrar İngiliz sömürgesi olmak için feryat edeceklerdir”. 1942
                                                                                                          Dr. Fazıl KÜÇÜK
            Dünya gündemini bir süredir işgal eden Ukrayna konusunda sürekli olarak değişik boyutları ile birlikte çatışmalar yaşanıyor. Yaşanmakta olan çatışmalarda ön alması gereken konu insani boyut olsa gerek. Genel içerisinde can kayıplarının ötesine geçilerek yakılıp yıkılan kentlerin öne çıkarıldığı görülüyor. Bir yandan da nerede ise bütün ülkeler Rusya’yı ekonomik olarak teslim alabilmek ve gedik açabilmek için yaptırımları öne çıkarıyorlar. Yaptırımların fazladan işe yaramadığı bir şekilde aşıldığı biliniyor.
 Bulgaristan’ın ön alabilmek için uygulamaya koyduğu yaptırımlara Rusya’nın bu ülkeye satmakta olduğu doğalgazın satışını durdurması sonrasında bütün üretimin durmasına neden olduğu belirtiliyor. Bu durum, halkın zor günler geçirmesine neden oluyor. Karşılıklı suçlamalardan sonuç alamayanlar bu yöntemi çıkış yolu olarak görüyorlar. Yaşananlara hiçbir katkısı olmayan halkın yıkımın bedelini ödediği genel kural olarak yorumlanıyor.
Emperyalist ülkeler kendileri savaşa girmeden bazı ülkeleri ellerine göre buldukları için milliyetçilik sosuna bulayarak silah yardımı da yapıyorlar.  Anlamsız savaşları öne sürdükleri biliniyor. Adına savaş denilen acımasız olay nedeniyle bugüne değin kazananın olmadığı biliniyor. Bütün yaşananlara koşut Avrupa ülkelerini bekleyen en büyük sıkıntının faşizm olduğunu rahatlıkla söylemek olasıdır.
İngiltere ve Fransa’da yapılmış olan seçim sonuçlarına göre Avrupa ülkelerinin faşizmin tehdidi altında oldukları görülüyor. Bir başka önemli husus ise Macaristan yönetiminin Rusya’ya uygulanacak yaptırımlara katılmayacağını açıklıyor olmasıdır. Bu yaklaşım Avrupa ülkeleri arasında sarsıntıya neden oluyor ve burada öne çıkan en önemli husus üyeler arasında gedik açılmasına neden oluyor.
Ukrayna’ya yapılacak yardımlar konusunda İngiltere’nin bir anlamda kuyruğuna takılan Amerika’nın bugüne değin 8 milyar dolar civarındaki parayı bu ülkeye katkı amacı ile verdiği açıklanıyor. Bu noktada Rusya’nın da enerji kartını kullanmaktan çekinmeyeceği belirtiliyor.
Geride bıraktığımız Ocak ayında Kıbrıs’ta yapılan milletvekili genel seçimi sonrasında hiçbir partinin tek başına hükümeti kurabilecek sayıya ulaşamaması nedeniyle istikrarlı hükümetin kurulmasına olanak tanımadığı biliniyor. Kurulan hükümetlerin de kısa ömürlü olmasıyla yaşanmakta olan sıkıntıların artmasına neden olduğu biliniyor. 12 Mayıs 2022 tarihinde kurulan yeni hükümetin ömrünün uzun olmasını diliyoruz.
Geldiğimiz noktada aradaki karşılıklı sıkıntıları bir köşeye bırakarak geleceğe umutla bakmamızın yolunun açılmasını diliyor ve istiyoruz. Çünkü başka Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin olmadığını bilerek kendimiz olmak gibi sorumluluğumuzun olduğunu bir kez daha anımsatmak istiyoruz.
Kendimiz olduğumuz takdirde uluslararası alanda aşamayacağımız engelin olmadığının bilinmesi gerekiyor mu ne…
SEVGİ ile kalınız…
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.