banner762
banner815
banner797
banner854

Erhürman: "Yok oluşa sürükleniyoruz bunun önüne geçmek mümkün"

banner476

Erhürman, iktidarda olduğunu iddia edenler dışındaki tüm kesimlerle ilişkileri yoğunlaştıracaklarını kaydederek, “Mesele, ekonomik ve demokratik fukaralaşma meselesidir. Bu ortak meselemiz ve hassasiyetimizdir…” dedi

banner825
Erhürman:  "Yok oluşa sürükleniyoruz bunun önüne geçmek mümkün"

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, CTP’nin “Yok Oluşa, Ekonomik ve Demokratik Fukaralaşmaya Hayır” sloganıyla bugün Lefkoşa’da The Paradise Park’ta düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının yok oluşa doğru sürüklendiğini ancak bunun önüne geçmenin mümkün olduğunu, umudun her zaman var olduğunu söyledi.

Erhürman, sorunları, çözümleri ve yaşananları halka buluşarak konuşacaklarını, CTP’li milletvekillerinin bölgelere giderek halkla buluşacağını, bu çerçevede ilk olarak bugün Girne’ye gidileceğini ifade etti.

Erhürman, CTP milletvekilleri, örgüt başkanlarıyla birlikte Lefkoşa Paradise Park’ta basın toplantısı düzenledi.

Ülkede yaşanan sorunlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Erhürman, Türkiye ile KKTC arasında imzalanan protokolün Anayasal düzenin değişmesine yönelik olduğunu savundu.

Erhürman, yönetenlerin ekonomik sorunlara çare bulmaya çalışmadığını, sadece pandeminin, Rusya Ukrayna savaşının değil, TL kullanımının, basiretsizlik ve beceriksizliklerin ülkeyi bu noktaya getirdiğini söyledi. Erhürman, “Yoksulluk kader değil. Beceriksizlikleri insanları bu noktaya getirdi” dedi.

-"Protokolde TL’de ortaya çıkan erimeye yönelik protokolde çözüm ve öneri yok"

Konuşmasının girişinde Erhürman, ülkede yaşanan yangınlara işaret ederek, geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Ekonomik fukaralaşmanın demokratik fukaralaşmayı, demokratik fukaralaşmanın ise ekonomik fukaralaşmayı getirdiğini söyleyen Erhürman, bu yoksullaşmanın engellenmesi için çaba ortaya koyduklarını, ama yönetenlerin bu konunun “gailesini dahi çekmediklerini” savundu.

Erhürman, halkla buluşup sorunları dinleyip, çözüm önerileri götüreceklerini söyleyerek, “Umudun ve Kıbrıs Türk halkının özsaygısının yok edilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasında imzalanan mali ve ekonomik işbirliği protokolüne değinen Erhürman, dövizin arttığını, TL’nin değer kaybettiğini TL’de ortaya çıkan erimeyle yaşanan sıkıntılara yönelik protokolde çözüm ve öneri bulunmadığını kaydetti.

Erhürman, protokolde iktisadi ve mali tedbirler yerine sendikal haklar, toplu sözleşmelerden doğan haklar gibi haklara ayrıca ders kitaplarının değişmesi, yasamanın etkinliği gibi farklı alanlara sınırlamalar getirilmeye çalışıldığını savundu.

Kendi ayakları üzerinde durmanın önemine vurgu yapan Erhürman, “kendi ürettiğimiz kaynaklarla kendi asgari ihtiyaçlarımızı karşılayabiliriz” dedi.

Erhürman, kaynağın yatırımlar için gerekli olduğunu, dış kaynağın Türkiye ve Avrupa Birliği’nden elde edilebileceğini, Türkiye ile imzalanan protokolün bu nedenle önemli olduğunu söyledi.

Protokol imzalanmadan önce hükümetle istişare yapmak istediklerini söyleyen Erhürman, bunun yapılmadığını belirtti.

-"Sermayenin el değişmesi anlamı taşıyor"

Protokolün, ‘Anayasal düzenin değişmesine yönelik olduğunu iddia eden Erhürman, Türkiye’den gelecek sermayenin, vatandaşlıkların ve mülkiyet edinmenin önündeki kısıtlamaların kaldırılmasını içerdiğini" savundu.

Erhürman, bu protokolde ilk kez Türkiye’den gelecek sermayenin önündeki kısıtlamaların kaldırılmasının yer aldığını belirterek, bunun ülkedeki sermayenin el değişmesi anlamını taşıdığını söyledi.

Yapılanın yanlış olduğunu kaydeden Erhürman, bunun engellenmesi için mücadele ortaya koyacaklarını, bunun tarihsel sorumlulukları olduğunu belirtti.

Hükümetin ilk icraatının ekonomik fukaralığın önüne geçmek olması gerekirken Meclis’e basın özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik yasa tasarılarının götürüldüğünü dile getiren Erhürman, “İlk işleri bu oldu. Halkın sesini kısmak için ortam yaratmaya yönelik yasa tasarıları Meclis’e sevk edildi” dedi.

KIB-TEK’te yaşananlara ve elektrik zammına değinen Erhürman, fiyatların iki ayda bir yenilenmesi gibi hayat pahalılığı, asgari ücret ve devletin verdiği desteklerin de iki ayda bir değerlendirilmesi ve Euro’ya endekslenmesi gerektiğini belirtti.

Hayat pahalılığının 5 ayda yüzde 43.10 olarak belirlendiğini, haziran ayı için henüz açıklanmadığını dile getiren Erhürman, haziran ayı için minimum rakamın yüzde 55 olacağını söyledi.

Erhürman, asgari ücrette de 8 bin TL’den bahsedildiğini, bu kadar yüksek bir rakamı esnafın nasıl ödeyeceğini sorarak, “Kaynak yaratmak zorundasınız” dedi.

Ek bütçede mahalli gelirin daha az gösterildiğini ileri süren Erhürman, 3 milyar 200 milyon TL’nin saklanarak belediyelerin batırılmaya çalışıldığını savundu.

“belediyeler batırılmak isteniyor ki yasalar geçirilsin. Belediyelere gidecek devlet katkısı ek bütçe oyunlarıyla engellenmek isteniyor” diyen Erhürman, Maliye'deki kaynağı gösterdiklerini, o kaynağı korumaya almak gerektiğini söyledi.

-"Veri yönetiminin devri"

E-devlet konusundaki yasa tasarısıyla mücadele ettiklerini söyleyen Erhürman, Türkiyeli bürokratlar düzeyinde imzalanan bir protokolle e-devlet veri analizi yönetiminin tamamen TÜRKSAT’a devredilmesinin öngörüldüğünü belirtti. Erhürman, bu tasarıya karşı mücadelelerinin süreceğini kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının kendi kurumlarını yönetebileceğini kaydeden Erhürman, Kıbrıs Türk halkının kendini yönetemeyeceği mesajı verildiğini ifade etti.

-Euro’ya geçiş gündeme gelmeli

Güven yaratıcı önlemler konusunda değerlendirme yapan Erhürman, Gazimağusa limanı, Doğrudan Ticaret Tüzüğü, Mali Yardım Tüzüğü, Yeşil Hat Tüzüğü’nün kapsamının genişletilmesi gibi alanlarda çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi.

Erhürman, Euro’ya geçişin de gündeme gelmesi gerektiğini kaydetti.

Halkın önünü açacak bu gibi önlemleri müzakere etmek istediklerini söyleyen Erhürman, Kıbrıs Türk halkının önünü açacak bu tarz önlemlerin önemine vurgu yaptı.

“Yok oluşa doğru gidiyoruz” diyen Erhürman, bunun önüne geçmenin mümkün olduğunu belirtti.

Erhürman, Meclis’in 10 gün sonra tatile gireceğini dile getirerek, tüm sorunlarla mücadele için bundan sonra “Meclis’in daha çok sokakta, sokağın daha çok Meclis’te olacağını” söyledi.

Umudu kaybetmemek gerektiğini, umudun var olduğunu dile getiren Erhürman, sorunları, çözümleri ve yaşananları halka buluşarak konuşacaklarını, CTP’li milletvekillerinin bölgelere giderek halkla buluşacağını belirtti.

Erhürman, bu çerçevede ilk olarak bugün Girne’ye gidileceğini ifade etti.
Siyasi parti başkanlarıyla bir araya geldiği yemeğin sorulması üzerine Tufan Erhürman, “İktidarda olduğunu iddia edenler dışındaki tüm kesimlerle ilişkileri yoğunlaştıracağız. Mesele, ekonomik ve demokratik fukaralaşma meselesidir. Bu ortak meselemiz ve hassasiyetimizdir…” dedi.

CTP’nin somut adımları olup olmayacağıyla ilgili soru üzerine Erhürman, bu yaz aylarının hareketli geçeceğini, halkla bir araya geleceklerini, uluslararası kuruluşlar nezdinde de girişimleri olacağını söyledi.

Yine bir soru üzerine mali ve iktisadi iş birliği protokolüne değinen CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, “Metinde, sendikal haklardan, toplu iş sözleşmesine, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkından Kıb-Tek ve Din İşleri’ne kadar değişiklik öngörülüyorsa; bunların hiçbirinin iktisadi ve mali manası da yoksa bu Anayasal düzenin değiştirilmesiyle ilgilidir… ” dedi.

TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ülkeye yaptığı ziyarette CTP’ ile ilgili yaptığı açıklamanın sorulması üzerine Erhürman, CTP’nin barışçı bir parti olduğunu, kurulduğu günden beri bunu öne çıkardığını, teröre, çatışmaya ve savaşa her zaman karşı olduğunu kaydetti.

-“Bizim yeterince sorunumuz vardır, bunlarla uğraşamayız”

Erhürman, şöyle devam etti:

“Bu tip ithamları en açık şekilde reddediyor, kabul edilemez buluyoruz. Bunun özellikle idari görevlilerin ve bizim dışımızdaki parti temsilcilerinin bulunduğu bir ortamda olması diplomatik açıdan son derece talihsiz ve kabul edilmezdir.

Biz, Türkiye’deki sorunların buraya ithal edilmesini de kabul etmiyoruz. Bizim yeterince sorunumuz vardır, bunlarla uğraşamayız. İnsanlar açıkla sınanırken bu tür konular üzerinden kendimizi ifade etme lüksüne de sahip değiliz…”

- “Burada ne konuşuluyorsa orada da en az o kadarını konuşacağız….”

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yarın, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 Temmuz’da gerçekleşmesi olası ziyaretinin hatırlatılması, CTP ile görüşme talebi olup olmadığının sorulması üzerine Erhürman, geçtiğimiz yıl 20 Temmuz’da yaptıkları açıklamayı anımsatarak, bu açıklamada o güne kadar Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen yetkililerin CTP ile görüşmediğine dair saptamaya yer verdiklerini kaydetti.

Tufan Erhürman şunu söyledi:

“Birileri ‘20 Temmuz’da da bu oldu, onun için görüşmüyoruz’ diyorsa, öyle değil, gerçeklik bu değil. Bizimle görüşme talep edilir mi diye sordunuz.  Görebildiğimiz kadar Sayın Çavuşoğlu’nun açıklamalarından sonra açıkça öyle bir beklenti içinde de değiliz. Öyle bir şey gerçekleşirse, burada ne konuşuluyorsa orada da en az o kadarını konuşacağımızı biz biliriz… Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin tarihte hiç bu kadar kötü kötü hale gelmemiş olan, doğru zeminde, iyi ilişkiler olarak kurgulanması gereken ilişkileri açık dille konuşuruz…”

-"Kim iktidara gelirse gelsin bir şey değişmez izlenimi yaratılmak isteniyor"

 “CTP’nin iktidara gelmesi halinde yaşanan sorunların çözülebileceğini düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine, Erhürman şunları ifade etti:

“Yaşadığımız sorunların CTP’nin iktidara gelmesiyle çözümü konusunda çok ciddi çaba gösterme zemini bulabileceğimizi elbette düşünüyoruz.

CTP’nin iktidarda olduğu dönemlerde yapılanları, son zamanlarda çok daha fazla anlatmaya başladık. Bu memlekette şu izlenim yaratılmaya çalışılıyor: kim iktidara gelirse gelsin bir şey değişmez… Biz ‘CTP iktidara gelirse bütün sorunlar çözülür’ demeyiz. Bu büyük bir iddia olur. Kıbrıs sorunu bizim tek başımıza çözebileceğimiz bir sorun değil mesela ama CTP iktidara geldiği dönemlerde memleket fukaralaşmasın, demokrasi yara almasın diye yapılanlar ortadadır.”

-“Biz o müdahale girişimine uygun mu davrandık, hayır…”

Erhürman, şöyle devam etti:

‘Sizin dönemde de müdahaleler oldu, Alo Beşir vakası var’ diyorlar… Parti Meclisindeydik, telefon geldi, CTP meclisi karar aldı. O telefon yönünde değil, kendi karar aldığı yönde hükümeti kurdu. Müdahale girişimi oldu mu, oldu. Basına yansıdığı için bunu saklayacak değiliz ama biz o müdahale girişimine uygun mu davrandık, hayır…

Bizim dönemlerimizde imzalanan protokollerde Din İşleri Dairesi’nin nasıl düzenleneceği mi yazıyordu?… ? CTP dönemlerinde ne olduğu, bundan sonra da ne olacağı herkesin malumudur. Her şeyi düzeltebilir miyiz? Her şeyi düzeltmek için uğraşırız… Bugün yapılanın çok ötesinde Kıbrıs Türk halkının özgüvenini, öz saygısını tahkim eden, Kıbrıs Türk halkını ayakları üzerine durduran, Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetme yoluculuğunu hızlandıran işler yaparız, geçmişte yaptığımız gibi…”

banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.