banner762
banner815
banner797

RUM-YUNAN İKİLİSİNİN MEGALİ-İDEA HAYALLERİ VE 15 OCAK 1950 ENOSİS PLEBİSİTİ (1)


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 22 Ocak 2022, 15:58

Megali-İdea, kelime anlamı ile “Büyük İdeal, büyük fikir” demektir. Rum-Yunan ikilisinin bugün bile dile getirmeye devam ettiği bu fikre ve ilkeye göre, 1453’te Fatih Sultan  Mehmet tarafından fethedilen İstanbul  tekrar ele geçirilecek, Yunanistan, Girit, Rodos, Kıbrıs, Anadolu ve taaBüyük İskender’in uzandığı İskenderiye’ye kadar olan topraklar işgal edilerek bir Helen  İmparatorluğu olarak kabul edilen  büyük Bizans İmparatorluğu kurulacaktır. Bu imparatorluğun başkenti ise eski Bizans’ta  oluğu gibi hala “Konstantinopolis” diye  andıkları İstanbul olacaktır.
Megali İdea fikri ilk kez RigasFerreros adlı bir Rum tarafından gündeme getirilmiştir. RigasFerreros, bu amaçla ilk Megali İdea haritasını 1791-1796  yılları arasında Bükreş’te hazırladı ve 1796 yılında Viyana’da yayınladı. Megaliİdea’nın yaşatılması  ve nesilden nesile aktarılması görevini Rum Ortodoks Kilisesi ve Ortodoks mezhebinin merkezi olan İstanbul’daki  Patrikhane üstlenmiştir. Kilisenin bu amaçlarını ve eylemlerini gerçekleştirmek için Osmanlı İmparatorluğunun kendisine  tanıdığı geniş hoşgörüden yararlandığı inkar edilemez bir gerçektir..
..Megali İdea çerçevesinde 1821 yılında Mora isyanı patlak vermiş ve Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra  Megali İdea haritası içinde yer alan  toprakların   ele  geçirilmesi  için faaliyete başlanmıştır..Nitekim daha sonra Girit, Rodos, 12  adalar ve diğer Ege adaları ele geçirilmiş, Anadolu’ya asker çıkarılmıştır.  Ne var ki Anadolu’da Atatürk önderliğindeki Türk halkı, Kıbrıs’ta ise Anavatan Türkiye desteğindeki Kıbrıs Türk Halkı tarafından,hedeflerine ulaşmaları engellenmiştir. Kaynak: http://www.reformturk.com/tarih/12691-megali-idea-nedir.html
“Büyük Fikir” anlamına gelen “Megali-İdea Yunan  milleti yaratma ideali olarak tanımlanıyor… Rum-Yunan ikilisinin, Megali İdea hayalleri çerçevesinde  Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakını ifade eden  Enosis;  Yunanlı şair  RigasFerreros tarafından  ilk Megali İdea  haritasının   çizildiği 1791 yılından beri gündemde olmaya devam etmektedir..Bu haritada Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanmasının  ardından sahip olması gereken yerler çizildi.   Haritada Batı Anadolu, Batı-Doğu Trakya, Ege Adaları, Girit, Rodos ve Kıbrıs’ın yanı sıra İstanbul da Yunan halkına ait olarak kabul edilen topraklar arasında gösterildi. 
Osmanlı İmparatorluğu döneminde;  1821 Yunan isyanı  sırasında  Girit’te ve Kıbrıs’ta Enosis’i hedefleyen   isyan hazırlıkları yapılmış , ancak  bir Rum’un Kıbrıs Vali’sine yaptığı ihbar sonucu  isyan hazırlığı yapanlar emellerine ulaşamaz ve de bazı papazlar idam edilirken diğerleri de   Adadan uzaklaştırılacaklardı.. 
Megali İdea ile Yunanca konuşulan bölgelerin de Helen İmparatorluğu altında birleştirilmesi öngörülürken;  Yunanistan , 1830 yılında   bağımsızlığı ile başlayan süreçte  Osmanlı toprakları  içerisinde genişlemesini sürdürürken  Megali İdea haritasında  belirtilmiş bazı yerleri de     almayı başarıyordu..
Enosis, Yunan Megali İdeasının değişmeyen  hedeflerinden biridir. Daha Kıbrıs’ın idaresinin  Osmanlı Devletinin  hakimiyetinde olduğu dönemde bile   Papazların bu yöndeki girişimleri vardı. Kıbrıs’ta ve Girit’te Enosis’in gerçekleştirilmesinin “Büyük Yunanistan” projesinin gerçekleştirilmesine  bir basamak  teşkil edeceği inancı vardı. Bu çerçevede  Enosis kampanyalarının ardında Rum Ortodoks Kilisesi vardı. 
Geriye dönüp baktığımızda daha 1821, 1841 yıllarında  FilikiEterya’nın Girit’te  isyan faaliyetleri görmekteyiz..  1867’de Girit’te gerçekleşen ayaklanmadan sonra Fransa, Girit için Plebisit önermiş ve Rusya ile birlikte   Girit’in Yunanistan ile  birleşmesine destek vermişti. Neticede 1912’de Girit Milletvekilleri  Yunan Parlamentosuna katılarak  Enosis’in   gerçekleşmesini  sağlamışlardı..
1878’de Giritli Rumlar yeniden  ayaklandılar ve bazı haklar istediler. Neticede Berlin Konferansında  Osmanlı Devleti Girit’e geniş özerklik verilmesini  kabul etmiştir.. Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanması ve Avrupa devletlerinden gördükleri büyük destek, Yunan Milliyetçilerine   cesaret vermiş ve  Megaliİdea’ya olan inancı güçlendirirken  1894’te Yunan Ordusu içinde EtnikiEterya  örgütü kuruluyordu..
Osmanlı Devleti’nin 1878’de Kıbrıs’ın idaresini  İngiltere’ye devretmesinden sonra Kıbrıs Türk halkı ile Rum halkının ilişkilerini belirleyen  en önemli etken  Kıbrıs Rumlarının  adayı ‘Enosis’ ideali ve planı çerçevesinde   Yunanistan’a ilhak ettirme çabaları oldu..
1897’de isyan nedeniyle  en kanlı ve sıcak günlerini yaşıyordu. O günde  Osmanlı Devletinin  Yunanistan’a savaş açması nedeniyle Yunan ordusu dağılır. Ancak  araya batılı devletler girer ve Yunanistan sadece harp tazminatı öder. 1898’de Osmanlı Devleti Ada’nın özerkliğini ve Hristiyan bir Vali’nin atanmasını kabul etmesinin hemen ardından  Girit 1899’da bağımsızlığını ilan eder, ancak kabul görmez.  
Girit’in 1913’te İngilizlerin desteğiyle  Yunanistan tarafından ilhak edilmesi  ve Kıbrıs ile Girit meselesi arasındaki benzerlikler   görülmesi Rumların   Kıbrıs’ı Yunanistan’a ilhakı yönündeki çabaların artmasına neden olacaktı..   Bu çerçevede  Kıbrıs’ta Rumların, özellikle İngiltere’nin Ege adaları gibi  Kıbrıs’ın  Yunanistan’a ilhakı yönündeki   çabalarının da artmasına  neden olacaktı..
1821 Yunan İsyanının 100.  Yıl dönümü olan 25 Mart 1921’de  Kıbrıs’ta 500 kilisede toplanan  Rumlar ilk Enosis Plebisitini yaparak  Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı yönünde bir kararı onaylamalarının ardından İngiliz Yönetimine başvurarak Enosis talep ederler. Rumların bu girişimlerini İngiltere’nin reddetmesinin ardından 10 yıl sonra 17 Ekim 1931’de Kavanin Meclisi üyesi Rum Papaz Nikodimos’un bir vergi konusunu bahane ederek yaptığı çağrısı ile Rumlar Enosis istekleriyle ayaklanırlar.
O günde Enosis hayali ile yaşayan Rumlar Yunan Konsolosu Kyrou’nun da kışkırtmaları ile “Milli Kurtuluşumuz Yunanistan’la Birleşmektir” diyen Papaz Nikodimos’un  peşinden giderek “İlhak” naraları ile  hükümet binalarına  saldırır ve Vali  Konağını yakarken o günde bu saldırıda 7 Rum ölmüş, 67 Rum yaralanmış ve büyük miktarda  maddi hasar olmuştu. O günde 400 Rum tutuklanmış, isyancı elebaşlarını  ve kışkırtıcı rol oynayan Yunan Konsolosu Kyrou Adadan sürülmüş, basına sansür konulması yanında  siyasi faaliyetler ve bayrakların çekilmesi yasaklanmış ve de yasama meclisi niteliğindeki Kavanin Meclisi de kapatılmıştı. Ama ne yazık ki bu isyanla yakından uzaktan ilgisi olmayan, hatta isyana karşı çıkan Kıbrıs Türk Halkı da cezalandırılıyordu.
1947 yılında Ege Türk karasularının yanı başında bulunan  12 Ada’nın, İtalyanlardan alınıp Yunanistan’a verilmesi sonucu  Kıbrıs’ta Rumların Enosis konusundaki  girişimlerinin  daha da artmasına yol açacaktı!..
Nitekim Rum Ortodoks Kilisesi, Komünist AKEL Partisi desteğinde İngiliz Yönetimi döneminde ada genelinde tüm Kiliselerde 15 Ocak 1950’de düzenlediği Enosis Plebisiti ile  Enosis’e giden yolu açma girişimlerinde bulunacaktı.  DEVAM EDECEK…
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.