<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Halkın Sesi | Dünyayı Tarafsız Okuyun!</title>
    <link>https://www.halkinsesikibris.com</link>
    <description>Son dakika güncel haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.halkinsesikibris.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Halkın Sesi | Dünyayı Tarafsız Okuyun!</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 21 Sep 2026 19:55:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı bir beslenme çantasında neler olmalı?]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/saglikli-bir-beslenme-cantasinda-neler-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/saglikli-bir-beslenme-cantasinda-neler-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Pediatri Diyetisyeni Doç. Dr. Taygun Dayı, çocukların okulda ihtiyaç duyduğu enerji ve besin öğelerini desteklemek için beslenme çantalarında neler olması gerektiğini anlattı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okulda tüketilen besinler, çocukların yalnızca günlük enerji ihtiyacını değil; büyüme ve gelişimlerini, okul günündeki beslenme düzenlerini ve uzun vadede kazanacakları beslenme alışkanlıklarını da etkiliyor. Özellikle teneffüslerde tüketilen yiyeceklerin bu düzenin önemli bir parçası olduğunu belirten Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Pediatri Diyetisyeni Doç. Dr. Taygun Dayı, yeni eğitim döneminde beslenme çantalarının hazırlanırken çeşitlilik, besin değeri ve gıda güvenliğinin birlikte gözetilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Çocukların beslenme alışkanlıklarının oluşmasında aile kadar okul çevresinin de etkili olduğunu belirten Doç. Dr. Taygun Dayı, teneffüslerin çocuklar için aynı zamanda önemli bir sosyalleşme alanı olduğuna dikkat çekti. Arkadaşlarının tükettiği yiyeceklerin çocukların tercihlerinde etkili olabildiğini söyleyen Doç. Dr. Dayı, bu nedenle okul kantinlerinde sağlıklı seçeneklerin artırılmasının ve evden hazırlanan beslenme çantalarının çocuklara cazip gelecek şekilde çeşitlendirilmesinin önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Doç. Dr. Taygun Dayı-1" height="542" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/doc-dr-taygun-dayi-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="475" /></p>

<p><strong>Meyve ve sebzeler beslenme çantasının vazgeçilmezi!</strong></p>

<p>Beslenme çantasına girecek gıdalar arasında taze meyve ve sebzelerin bulunması gerektiğini belirten Doç. Dr. Taygun Dayı, farklı renklerdeki meyve ve sebzelerin vitamin, mineral ve diyet posası açısından önemli kaynaklar olduğunu söyledi. Elma, armut, mandalina ve üzüm gibi meyvelerin yanı sıra havuç, salatalık, domates ve biber gibi sebzelerin de çocukların kolay tüketebileceği porsiyonlar halinde hazırlanabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meyve ve sebzelerin mümkün olduğunca taze, çiğ ve uygun olanların kabuklarıyla tüketilmesini öneren Doç. Dr. Dayı, bunların tam buğday bisküvileri ve yağlı tohumlarla bir araya getirilerek farklı atıştırmalıklara dönüştürülebileceğini söyledi. Taze meyvelerin ceviz, fındık veya bademle birleştirilmesiyle hazırlanan küçük atıştırmalıkların da beslenme çantaları için alternatif oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Beslenme1" height="357" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/beslenme1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="536" /></p>

<p><strong>Ceviz, badem ve fındık küçük porsiyonlarla çantaya eklenebilir</strong></p>

<p>Çiğ ceviz içi, badem, fındık ve kaju gibi yağlı tohumların sağlıklı yağ asitleri, diyet posası, vitamin ve mineraller açısından değerli seçenekler olduğunu belirten Doç. Dr. Taygun Dayı, çocukların yaşına ve ihtiyaçlarına uygun porsiyonlarla beslenme çantasına eklenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Meyve ve yağlı tohumların birlikte sunulmasının da pratik bir teneffüs öğünü oluşturabileceğini söyleyen Doç. Dr. Dayı, “Beslenme çantasında çeşitlilik oluşturmak önemli. Taze bir meyvenin yanına uygun miktarda ceviz, fındık veya badem eklemek, çocuklara farklı besin gruplarını bir arada sunmanın pratik yollarından biridir” dedi.</p>

<p><strong>Yoğurt, ayran, kefir ve peynir de güçlü alternatifler</strong></p>

<p>Çocukların beslenme çantasında süt ve süt ürünlerinin de önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Taygun Dayı; yoğurt, ayran, sade kefir ve probiyotik içeren şekersiz yoğurtların, soğuk zincirin korunması koşuluyla tercih edilebileceğini söyledi.</p>

<p>Protein, vitamin ve mineral bakımından zengin süt ve süt ürünlerinin özellikle fiziksel büyüme ve gelişime katkı sağladığını belirten Doç. Dr. Dayı, peynirin de pratik bir teneffüs öğününe dönüştürülebileceğini ifade etti. Tam buğday ekmeği, tam buğday etimeği, kraker veya grissini ile birlikte porsiyonlanmış peynirlerin beslenme çantalarında yer alabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Sandviç ve tostlarda peynir, hellim, yumurta ve sebzeler tercih edilebilir</strong></p>

<p>Beslenme çantasını daha doyurucu hale getirmek için tam tahıllı ürünlerden yararlanılabileceğini de belirten Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Pediatri Diyetisyeni Doç. Dr. Taygun Dayı, tam buğday ekmeğiyle hazırlanan sandviç ve tostların çocuklar için pratik seçenekler olduğunu söyledi. Bu ürünlerin içine hellim, peynir, yumurta ve farklı sebzelerin eklenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Evde hazırlanan tam buğday unlu kek ve kurabiyelerin de alternatif oluşturabileceğini belirten Doç. Dr. Dayı, bu ürünlerde ilave şeker yerine meyvelerin doğal tadından yararlanılabileceğini söyledi. Az yağlı poğaçaların da porsiyon kontrolü gözetilerek beslenme çantasına eklenebileceğini belirtti. Böylece bir beslenme çantasında örneğin peynir ve sebzeli tam buğday sandviçi, ayran ve taze meyve; başka bir gün yoğurt, meyve ve ceviz; farklı bir gün ise yumurtalı ve sebzeli tam tahıllı sandviç ile taze sebzeler gibi farklı kombinasyonlar oluşturulabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Paketli ürünlerde etikete dikkat!</strong></p>

<p>Çocukların zaman zaman paketli ürünlere yönelmesinin günlük yaşamda kaçınılmaz hale gelebildiğini belirten Doç. Dr. Taygun Dayı, bu durumda ürün seçiminin bilinçli yapılması gerektiğini söyledi. Paketli ürünlerin yağ, şeker ve tuz miktarlarının yanı sıra gıda boyası ve yapay tatlandırıcı içeriklerinin de kontrol edilmesini önerdi.</p>

<p>Doç. Dr. Dayı, mümkün olduğunca taze ve besleyici seçeneklere öncelik verilmesi gerektiğini belirterek, paketli ürün tercih edildiğinde ürün etiketlerinin ebeveynler tarafından dikkatle incelenmesinin önem taşıdığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/saglikli-bir-beslenme-cantasinda-neler-olmali</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/beslenme.jpg" type="image/jpeg" length="63847"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul zili çaldı, göz kontrolü zamanı]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/okul-zili-caldi-goz-kontrolu-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/okul-zili-caldi-goz-kontrolu-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim yılının başlamasıyla birlikte ailelere çocuklarının göz kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Kardelen Çamber, çocukların fark edemediği görme sorunlarının öğrenme sürecini ve okul hayatını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Op. Dr. Çamber, olası görme problemlerinin erken tespitinde düzenli göz muayenesinin önemini vurguladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların farkına varamadığı veya dile getiremediği görme problemleri, okul hayatını ve öğrenme sürecini doğrudan etkileyebiliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Kardelen Çamber, olası görme sorunlarının erken dönemde tespit edilebilmesi için göz kontrollerinin okul hazırlıklarının önemli bir parçası olması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Çocukların görme problemlerini çoğu zaman fark edemediğine veya yaşadıkları güçlüğü ifade edemediğine dikkat çeken Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Kardelen Çamber, bu nedenle düzenli göz muayenesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Okul çağındaki çocuklarda en sık miyopi, astigmatizma, hipermetropi ve göz tembelliği ile karşılaşıldığını ifade eden Op. Dr. Çamber, özellikle miyopi ve astigmatizmanın erken yaşlarda hızla ilerleyebildiğini, göz tembelliğinin ise zamanında fark edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="Op. Dr. Kardelen Çamber" height="541" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/op-dr-kardelen-camber.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="473" /></p>

<p><strong>Çocuklar Yaşadıkları Görme Sorununu “Normal” Sanabilir</strong></p>

<p>Bulanık görme, göz kayması, göz sulanması ve günün ilerleyen saatlerinde ortaya çıkan baş ağrısı gibi belirtilerin aileler için önemli ipuçları taşıdığını belirten Op. Dr. Kardelen Çamber, “Çocuklar çoğu zaman görme problemlerini fark etmez veya ifade edemez. Yaşadıkları görme güçlüğünü normal kabul edebilirler. Bu durum da sorunun aileler tarafından geç fark edilmesine neden olabilir” dedi.</p>

<p>Düzenli göz kontrollerinin henüz belirgin bir şikayete yol açmayan görme kusurlarının tespit edilmesini sağladığını vurgulayan Op. Dr. Çamber, “Her çocuğun yeni eğitim döneminde en az bir kez göz hekimi tarafından değerlendirilmesi, sağlıklı bir eğitim süreci için atılacak önemli adımlardan biridir. Erken teşhis ve doğru tedavi, çocuğun hem öğrenme sürecini hem de yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyebilir” ifadelerini kullanarak ailelere çocuklarının göz kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Sağlıklı Görme, Öğrenme Sürecini Destekliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görme sağlığının çocukların yalnızca ders başarısını değil, özgüvenini ve sosyal uyumunu da etkileyebildiğini belirten Op. Dr. Kardelen Çamber, tahtayı rahat görebilmenin, kitap okurken zorlanmamanın ve derslere aktif katılım sağlayabilmenin öğrenme sürecini doğrudan desteklediğini ifade etti. Bu nedenle göz kontrollerinin de okul hazırlıklarının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/okul-zili-caldi-goz-kontrolu-zamani</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/goz-kontrollerini-aksatma-1.jpg" type="image/jpeg" length="58371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nalbantoğlu Hastanesi’nde ilk kez doğumsal kalp hastalığı ameliyatı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/nalbantoglu-hastanesinde-ilk-kez-dogumsal-kalp-hastaligi-ameliyati-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/nalbantoglu-hastanesinde-ilk-kez-dogumsal-kalp-hastaligi-ameliyati-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde Kardiyovasküler Cerrahi bölümünde ilk kez doğumsal kalp hastalığı ameliyatı yapıldığını kaydetti.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Dinçyürek, ilk kez gerçekleştirilen ameliyatın ardından hastaneyi ziyaret ederek, ameliyat olan hastanın sağlık durumu hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Doğumsal kalp hastalığı bulunan 21 yaşındaki hastanın kalp duvarında bir defekt olduğunu, hastada aynı zamanda aort altında ve supravalvüler aort bölgesinde stenoz olarak adlandırılan doğumsal bir rahatsızlık bulunduğunu ifade eden Dinçyürek, daha önce bu tür bir ameliyat için hastaların yurt dışına sevk edildiğini söyledi.</p>

<p>Dinçyürek, söz konusu ameliyatın ilk kez Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde ekipler tarafından başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, “Hastamızın sağlığı, genel performansı da çok iyi. Biz hem hastamıza tekrar geçmiş olsun diyoruz hem de emeği geçen bütün ekibi kutluyoruz. Kalp damar cerrahisinde yenilikler süratle devam etmektedir.” dedi.</p>

<p>Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Hasan Ceyda ise 21 yaşındaki hastanın hastaneye nefes darlığı ve çarpıntı şikayetleriyle başvurduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanın yapılan tetkikleri ve yetişkin kardiyoloji ekibinin değerlendirmesinin ardından ameliyat edilmesine karar verildiğini kaydeden Ceyda, “Normal şartlarda bu ameliyat Türkiye’de gerçekleştiriliyordu. Gerekli hazırlıkları biz yapıp ameliyatını gerçekleştirdik.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/nalbantoglu-hastanesinde-ilk-kez-dogumsal-kalp-hastaligi-ameliyati-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/nalbantoglu-hastanesinde-kalp-ameliyatinda-ilk.jpeg" type="image/jpeg" length="41583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YDÜ Hastanesi: Batı Nil Virüsü’nde paniğe gerek yok]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/ydu-hastanesi-bati-nil-virusunde-panige-gerek-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/ydu-hastanesi-bati-nil-virusunde-panige-gerek-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs’ta bildirilen Batı Nil Virüsü vakalarını, geliştirdiği Küresel Salgın İzleme Portalı ile anlık olarak takip eden Yakın Doğu Üniversitesi, enfeksiyonların büyük bölümünün belirtisiz veya hafif seyrettiğini belirterek paniğe gerek olmadığını açıkladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs’ın güneyinde bildirilen Batı Nil Virüsü vakalarının ardından Kuzey Kıbrıs’ta da üç kişinin testinin pozitif çıkması, virüsü yeniden gündeme taşıdı. Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Enstitüsü Doç. Dr. Cenk Serhan Özverel ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kaya Süer, Batı Nil Virüsü enfeksiyonlarının çok büyük bölümünün belirtisiz veya hafif seyirli geçirildiğini, genç ve sağlıklı bireylerde ağır tablo riskinin oldukça düşük olduğunu vurguladı. Riskin özellikle ileri yaş grubunda arttığına dikkat çeken uzmanlar, sivrisineklere karşı önlem alınmasının önemli olduğunu ancak mevcut tablonun paniğe neden olmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Sivrisinekler aracılığıyla insanlara ve hayvanlara bulaşabilen Batı Nil Virüsü, Kıbrıs’ta bildirilen yeni vakalarla yeniden gündeme geldi. Güney Kıbrıs’ta son günlerde bildirilen vakaların ardından Kuzey Kıbrıs’ta da üç kişinin Batı Nil Virüsü testinin pozitif çıktığı açıklandı. KKTC Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, üst solunum yolu enfeksiyonu, boğaz ağrısı, ateş ve halsizlik şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuran iki hasta hastaneye yatırıldı. Yapılan tetkiklerde her iki hastanın da Batı Nil Virüsü testi pozitif çıktı. Bakanlık, hastaların sağlık durumlarının bir önceki güne göre daha iyi seyrettiğini ve hayati tehlikelerinin bulunmadığını bildirdi. Üçüncü pozitiflik ise herhangi bir şikayeti bulunmayan bir kişide rutin kan tetkikleri sırasında tespit edildi. Bakanlık, pozitiflik saptanan kişilerin sağlık durumlarının yakından takip edildiğini açıkladı.</p>

<p><img alt="Ydü Cenk" height="413" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/ydu-cenk.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="620" /></p>

<p><strong>Küresel Salgın İzleme Portalı Takipte!</strong></p>

<p>Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen Küresel Salgın İzleme Portalı, aralarında Batı Nil Virüsü’nün de olduğu 25 farklı enfeksiyon etkenine ilişkin verileri dünyanın farklı bölgelerinden anlık olarak takip ediyor.</p>

<p>Portal üzerinden vaka sayılarındaki değişimlerin, coğrafi yayılımın ve epidemiyolojik eğilimlerin analiz edildiğini belirten Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Cenk Serhan Özverel, “Kıbrıs’ın kuzeyinde ve güneyinde bildirilen son vakaları yakından takip ediyoruz. Mevcut veriler, Batı Nil Virüsü aktivitesinin Ada genelinde izlenmesi ve sürveyans çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor” dedi.</p>

<p>Portalın temel amaçlarından birinin olası riskleri erken aşamada belirlemek olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özverel, “Erken uyarının amacı toplumda korku oluşturmak değil, doğru zamanda doğru önlemlerin alınmasını sağlamak. Elde ettiğimiz güncel verileri karar vericilerle paylaşarak halk sağlığına yönelik önlemlerin bilimsel veriler ışığında şekillendirilmesine katkı sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Kaya Süer" height="542" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/kaya-suer.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="475" /></p>

<p><strong>Dikkatli Olmakta Fayda Var Ancak Paniğe Gerek Yok!</strong></p>

<p>Batı Nil Virüsü’nün klinik seyrine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kaya Süer de toplumun mevcut gelişmeleri sakin biçimde değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Hastalığın önemli bir bölümünün ağır bir klinik tabloya dönüşmeden geçirildiğini belirten Prof. Dr. Kaya Süer, “Vakaların yaklaşık yüzde 80’i herhangi bir semptom göstermeden enfeksiyonu geçiriyor. Semptom gelişen vakaların büyük bölümü ise üst solunum yolu enfeksiyonunu andıran ateş, halsizlik ve benzeri şikayetlerle seyrediyor. Genç ve sağlıklı kişilerde ağır hastalık riski oldukça düşük” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Riskin özellikle ileri yaş grubunda arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Süer, “İleri yaş grubunda düşük de olsa risk bulunuyor. Özellikle 65 yaş üzerindeki bireylerde nörolojik tutulum açısından daha dikkatli olunması gerekiyor. Yaklaşık yüzde 1 oranında nörolojik tutulum riski söz konusu. Bu hastalarda enfeksiyon menenjit veya ensefalit gibi daha ciddi klinik tablolara ilerleyebildiği için yakın takip önemli” dedi.</p>

<p>Batı Nil Virüsü’nün günlük temasla insandan insana bulaşmadığının özellikle bilinmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kaya Süer, “Bu hastalık grip gibi kişiden kişiye yayılan bir enfeksiyon değil. Temel bulaş yolu enfekte sivrisineklerin ısırmasıdır. Dolayısıyla toplumun dikkatli olması, özellikle ileri yaştaki kişilerin sivrisineklerden korunması önemli. Dikkatli olmakta fayda var ancak panik yapmaya da gerek yok” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Göçmen Kuşlar ve Sivrisinekler Doğal Döngünün Parçası</strong></p>

<p>Batı Nil Virüsü’nün doğadaki temel yaşam döngüsü kuşlar ile sivrisinekler arasında gerçekleştiğini söyleyen Doç. Dr. Cenk Serhan Özverel, “Özellikle Culex cinsi sivrisinekler, enfekte kuşlardan kan emerken virüsü alabiliyor ve daha sonra insanları veya atları ısırdıklarında enfeksiyonu taşıyabiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göçmen kuşların virüsün farklı coğrafyalara ulaşmasında önemli rol oynadığını söyleyen Doç. Dr. Özverel, “Kıbrıs’ın Afrika ile Avrupa arasındaki önemli kuş göç yollarından biri üzerinde bulunması nedeniyle Batı Nil Virüsü ve benzeri vektör kaynaklı enfeksiyonların Ada’da düzenli olarak takip edilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Bununla birlikte kuşların ve sivrisineklerin doğal yaşam alanlarının parçası olması tek başına toplum açısından olağanüstü bir risk anlamına gelmiyor. Önemli olan sivrisinek popülasyonlarının düzenli izlenmesi, üreme alanlarının kontrol edilmesi ve insan ile hayvan vakalarının sürveyansının birlikte yürütülmesi.</p>

<p><strong>Basit Önlemlerle Sivrisinek Isırıklarından Korunmak Mümkün</strong></p>

<p>Batı Nil Virüsü’ne karşı korunmanın temelini sivrisinek ısırıklarının önlenmesi oluşturuyor. Bunun için ev ve bahçelerde su birikmesine neden olabilecek kapların düzenli olarak boşaltılması, kullanılmayan su kaplarının kapalı tutulması ve sivrisineklerin üreyebileceği durgun su alanlarının azaltılması önem taşıyor.</p>

<p>Kapı ve pencerelerde sineklik kullanılması, sivrisineklerin yoğun olduğu dönemlerde açıkta kalan cilt yüzeylerini azaltan giysilerin tercih edilmesi ve uygun sivrisinek kovucuların kullanılması da bireysel korunmaya yardımcı oluyor. Bu önlemler toplumun tamamı için önemli olmakla birlikte, ağır hastalık açısından riskin arttığı 65 yaş ve üzerindeki bireylerin korunma önlemlerini daha titizlikle uygulaması önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/ydu-hastanesi-bati-nil-virusunde-panige-gerek-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/bati-nil.jpg" type="image/jpeg" length="88408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batı Nil Ateşi’nin belirtileri, klinik seyri ve korunma yöntemleri şöyle]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/bati-nil-atesinin-belirtileri-klinik-seyri-ve-korunma-yontemleri-soyle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/bati-nil-atesinin-belirtileri-klinik-seyri-ve-korunma-yontemleri-soyle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, Batı Nil Ateşi’nin belirtileri, klinik seyri ve korunma yöntemlerini açıkladı.</p>

<p>Bakanlık'tan yapılan açıklamada, Batı Nil Ateşi’nin, Culex cinsi sivrisineklerin ısırması ile insanlara bulaşan viral bir hastalık olduğu ifade edilerek, hastalığın etkeninin Batı Nil Virüsü olduğu kaydedildi.</p>

<p>Bu virüsün, doğada temel olarak vahşi kuşlar ve sivrisinekler arasındaki döngüde varlığını sürdürdüğü belirtilen açıklamada, “İnsanlar ve atlar, bu döngüde ‘son konak’ olarak kabul edilir. Virüs bulaşmış bir insan, kanında başka bir sivrisineğe enfeksiyonu aktaracak kadar yüksek miktarda virüs taşımaz. Dolayısıyla hastalıklı insandan sivrisineğe, oradan da başka bir insana doğrudan bir yayılım döngüsü oluşmaz.” denildi.</p>

<p>-<strong>Belirtileri ve klinik seyri</strong></p>

<p>Virüsün bulaştığı kişilerin yüzde 80 gibi büyük çoğunluğunda herhangi bir hastalık belirtisi veya bulgusu görülmediği, geri kalan yüzde 20’lik hasta grubunda ise Batı Nil Ateşi kliniği geliştiği ifade edilen açıklamada, bu durumda genellikle 3 ila 10 gün süren ve grip benzeri şikayetlerle seyreden bir tablo ortaya çıktığı kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, en sık görülen belirtilerin, yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, halsizlik ve bitkinlik, kas ve eklem ağrıları, kusma, bazen vücutta döküntü ve şişmiş lenf bezleri olduğu belirtildi.</p>

<p>-<strong>Ağır ve nöroinvazif tablo</strong></p>

<p>Virüsü alan kişilerin yüzde 1’inden daha azında hastalığın “nöroinvazif” adı verilen çok daha ağır bir formda geliştiği kaydedilen açıklamada, “Bu durumda virüs merkezi sinir sistemine ulaşarak ensefalit (beyin iltihabı) veya menenjit (beyin zarı iltihabı) gibi hayati risk taşıyan ağır tablolara yol açar. Hastalığın bu ağır formu genellikle yaşlılarda ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde ortaya çıkmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Hastalıktan korunmanın tek ve en etkili yolu sivrisinek ısırıklarından korunmak”</strong></p>

<p>Hastalığın insanlar için geliştirilen aşısı veya virüse direkt etki gösteren ilacı bulunmadığı, destek tedavisi uygulandığı belirtilen açıklamada, hastalıktan korunmanın tek ve en etkili yolunun sivrisinek ısırıklarından korunmak olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>Korunma yöntemleri</strong></p>

<p>Korunma yöntemlerinin de paylaşıldığı Bakanlık açıklamasında, yaşam alanlarında pencere ve kapılara sineklik takılması, sivrisinek üremesini engellemek için saksı altlıklarının, seyyar havuzlarda ve kaplarda biriken suyun en az haftada bir kez değiştirilmesi ve/veya boşaltılması, tüm yüzeylerdeki durağan suların ortadan kaldırılması, sivrisineklerin aktif olduğu saatlerde dışarı çıkarken, açık renkli, bol olan, uzun kollu üstler ve uzun pantolonlar giyilmesi ve sivrisineklerin yaklaşmasını engellemek amacı ile sinek kovucu ürün kullanılması gerektiği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/bati-nil-atesinin-belirtileri-klinik-seyri-ve-korunma-yontemleri-soyle</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/bati-nil-virusu.jpg" type="image/jpeg" length="86103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC’de 3 hastada Batı Nil virüsü testi pozitif çıktı]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/kktcde-3-hastada-bati-nil-virusu-testi-pozitif-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/kktcde-3-hastada-bati-nil-virusu-testi-pozitif-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, KKTC’de 3 kişide Batı Nil virüsü tespit edildiğini açıkladı.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, dün üst solunum yolu enfeksiyonu, boğaz ağrısı, ateş ve halsizlik şikâyetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuran iki hasta hastaneye yatırıldı.</p>

<p>Hastalara yapılan tetkikler sonucunda her iki hastanın da Batı Nil virüsü testi pozitif çıktı.</p>

<p>Bakanlık, bugün itibarıyla iki hastanın da genel durumunun düne göre daha iyi seyrettiğini ve mevcut durumda hayati tehlikelerinin bulunmadığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan herhangi bir şikâyeti bulunmayan bir kişinin rutin kan tetkikleri sırasında yapılan incelemelerde de Batı Nil virüsü testi pozitif çıktı. Söz konusu kişinin şu anda herhangi bir şikâyetinin bulunmadığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, tüm hastaların sağlık durumlarının yakından takip edildiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/kktcde-3-hastada-bati-nil-virusu-testi-pozitif-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/bati-nil-virusu.jpg" type="image/jpeg" length="63267"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıslı Türk hekimler Bakü'deki Ortopedi ve Travmatoloji Uluslararası Kongresi'ndeydi]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/kibrisli-turk-hekimler-bakudeki-ortopedi-ve-travmatoloji-uluslararasi-kongresindeydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/kibrisli-turk-hekimler-bakudeki-ortopedi-ve-travmatoloji-uluslararasi-kongresindeydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakü'deki Ortopedi ve Travmatoloji Uluslararası Kongresi'ne çok sayıda Kıbrıslı Türk hekim de katıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Türkçe Konuşan Ülkeler Ortopedi ve Travmatoloji Uluslararası Kongresi'ne KKTC ve Türkiye’de görev yapan de çok sayıda Kıbrıslı Türk hekim da katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Azerbaycan, Türkiye, KKTC, Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’dan uzman hekimşlerin yer aldığı kongreye Ankara Ufuk Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilm Dalı Başkanı Kıbrıslı Türk, Prof. Dr. Berk Güçlü başkanlık yaptı.</p>

<p>Kongreye KKTC’de ve Türkiye’de görev yapan Kıbrıslı Türk doktorlar, Prof. Dr. Ramadan Özmanevra, Dr. Cenk Soydan, Doç.Dr. Barış Polat, Dr.Barış Peker, Doç. Dr.Tuğcan Demir, Dr.Özenç Aktınöz, Prof.Dr. Ulunay Kanatlı ve Prof.Dr. Metin Özalay katılım gösterdi. Prof.Dr. Berk Güçlü, Prof. Dr. Ramadan Özmanevra, Dr.Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Klinik Şefi Dr.Cenk Soydan, Prof.Dr. Metin Özalay ve Prof.Dr. Ulunay Kanatlı Kongre’de konuşmalar yaptı.</p>

<p>Kongre oturumlarında ortopedi ve travmatoloji alanındaki son yenilikler, ileri cerrahi teknikler ve genç hekimlerin eğitimi detaylıca tartışıldı. Kongrede robotik cerrahi, yapay zekâ destekli tanı yöntemleri ve hastanın kendi dokularıyla uygulanan biyoteknolojik tedavi protokolleri ön plana çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/kibrisli-turk-hekimler-bakudeki-ortopedi-ve-travmatoloji-uluslararasi-kongresindeydi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/hekimler.jpg" type="image/jpeg" length="41436"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tabipler Birliği'nden Batı Nil Virüsü için önemli uyarılar]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/tabipler-birliginden-bati-nil-virusu-icin-onemli-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/tabipler-birliginden-bati-nil-virusu-icin-onemli-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KTTB Batı Nil Virüsünden korunmak için bireysel olarak alınması gereken önlemleri aktardı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Batı Nil Virüsünden virüsünden korunmak için sivrisinek ısırıklarından korunmak gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Küçük bir su birikintisinin bile sivrisineklerin üremesi için yeterli olabildiğinin altını çizen KTTB, “Sivrisinekler hastalık taşıyabilir. Sivrisinek ısırıklarından korunmak; Batı Nil virüsü, dang, sıtma ve diğer sivrisineklerle bulaşan enfeksiyonlara karşı korunmanın önemli bir parçasıdır. Sivrisineklerin üremesini önleyelim. Isırıklardan korunalım.” uyarısında bulundu.</p>

<p>KTTB Başkanı Ceyhun Dalkan, yazılı açıklama yaparak Batı Nil Virüsünden korunmak için bireysel olarak alınması gereken önlemleri aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dalkan, sivrisineklerin ısırıkları ile hastalığa neden olabilecek mikroorganizmaları taşıyıp insanlara bulaştırabileceklerini belirtti.</p>

<p>Sivrisinek ısırıklarından korunmak için etkililiği kanıtlanmış, ruhsatlı sivrisinek kovucu ürünleri kullanılması önerisinde bulunan Dalkan, “CDC DEET, Pikaridin (KBR 3023 ve ABD dışında ikaridin olarak da bilinir), IR3535, limon okaliptüsü yağı (OLE), para-mentan-diol (PMD) ve 2-undekanon –etken maddelerinden birini içeren, ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından kayıt altına alınmış ürünleri önermektedir” dedi.</p>

<p>Bu ürünleri kullanacak kişilerin ürünün etiketindeki kullanım talimatlarına uymasını isteyen Dalkan, “Sivrisinek kovucu kullanırken gerektiğinde ürünü tekrar uygulayın, kovucuyu kıyafetlerin altında kalan cilde uygulamayın, güneş kremi kullanıyorsanız önce güneş kremini, ardından sivrisinek kovucuyu uygulayın” önerilerinde bulundu.</p>

<p>-<strong>Bebek ve çocukları sivrisinekten korumak önemli…</strong></p>

<p>Bebek ve çocukların korunmasının önemine dikkat çeken Dalkan, çocukların kollarını ve bacaklarını örten kıyafetler giymesini sağlamak ve bebek arabalarını sivrisinek tülü korumak gerektiğin kaydetti.</p>

<p>Dalkan, çocuklarda sivrisinek kovucu kullanırken her zaman ürünün etiketindeki talimatlara uyulması, OLE veya PMD içeren ürünlerin 3 yaşından küçük çocuklarda kullanılmaması, sivrisinek kovucuyu çocuğun ellerine, gözlerine, ağzına, kesiklerine veya tahriş olmuş cildine uygulanmamasının önemine dikkat çekti. Dalkan, “Çocuğun yüzüne kovucu uygulanması gerekiyorsa, önce siz ellerinize uygulayın ve daha sonra çocuğun yüzüne sürün.” dedi.</p>

<p>Dalkan yetişkinlerin kendilerini sivrisinek ısırıklarından korumak için alabileceği önlemleri de şöyle sıraladı: “Bol ve uzun kıyafetleri tercih edin. Mümkün olduğunda sivrisineklerden korunmak amacıyla uygun şekilde permetrin ile işlem görmüş kıyafet ve ekipmanları kullanın. Permetrin içeren ürünleri doğrudan cilde uygulamayın.”</p>

<p>Dalkan, pencere ve kapılarda sineklik kullanarak, sinekliklerdeki delik ve yırtıkları onararak ve klima kullanarak evlerin sineklerden korunabileceğini de kaydetti.</p>

<p><strong>-Sivrisineklerin üremesini önlemek… Evlerdeki su tutabilecek kapları ve alanları kontrol gerekli</strong></p>

<p>Dalkan, sivrisineklerin üremesini önlemek için de sivrisineklerin yumurtlamasına ve çoğalmasına izin vermemek; evlerdeki su tutabilecek kapları ve alanları düzenli olarak kontrol etmek, en az haftada bir kez suları boşaltarak, kapları temizleyip ovalayarak, su tutan eşyaları ters çevirerek, üstünü kapatarak, kullanılmayan ve su tutan eşyaları ortamdan uzaklaştırarak evlerde sivrisinek üremesinin önlenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Dalkan, “Özellikle eski lastikler, kovalar, oyuncaklar, havuzlar, kuş banyoları, saksı altlıkları, çöp ve atık kapları gibi su biriktirebilecek alanlara dikkat edilmesi uyarısında da bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/tabipler-birliginden-bati-nil-virusu-icin-onemli-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/tabipler-birligi-6.jpeg" type="image/jpeg" length="36725"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haftalık gıda denetim sonuçları açıklandı: 2 ürün imha edildi]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-gida-denetim-sonuclari-aciklandi-2-urun-imha-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-gida-denetim-sonuclari-aciklandi-2-urun-imha-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, gıda denetimlerinde bir yerli bir de ithal üründe limit üstü bitki koruma ürünü tespit edilip, ürünlerin imha edildiğini açıkladı.</span></p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 28 Ağustos - 3 Eylül tarihleri arasında ithal ve yerli ürünlerden alınan numunelerin Devlet Laboratuvarında pestisit analizleri yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İthal ürünlerde analizi yapılan 39 numunenin 38’i temiz çıkarken, Svs Tic. Ltd’e ait “Elma Galada” limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden dolayı ürün imha edildi.</p>

<p>Yerli ürünlerde analizi yapılan 11 numunenin 10’u temiz çıkarken, Mağusa’da üretim yapan Ali Gürbüz’e ait “Hıyarda” limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi ve ürün üreticinin isteği doğrultusunda imha edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-gida-denetim-sonuclari-aciklandi-2-urun-imha-edildi</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/02/gida.webp" type="image/jpeg" length="35910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: "Batı Nil Virüsü konusunda gerekli tedbirler alındı"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/saglik-bakanligi-bati-nil-virusu-konusunda-gerekli-tedbirler-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/saglik-bakanligi-bati-nil-virusu-konusunda-gerekli-tedbirler-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, Güney Kıbrıs'ta, “Batı Nil Virüsü vakalarının 10’a çıktığının ve bir kişinin hayatını kaybettiğinin” Kuzeye bildirildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, basındaki “Güney Kıbrıs’ta Batı Nil Virüsü vakalarının ortaya çıkması” haberlerinin ardından İki Toplumlu Sağlık Komitesi aracılığıyla güneydeki Batı Nil Virüsü vakalarının son durumuyla ilgili istişarede bulunulduğunu söyledi.</p>

<p>Açıklamada, İki Toplumlu Sağlık Komitesinin dün konuyu gündemine aldığı, bugün ise “Batı Nil Virüsü vakalarının 10’a çıktığının ve bir kişinin hayatını kaybettiğinin” Kuzeye bildirildiği kaydedildi.</p>

<p>Bakanlık ayrıca, Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek’in, Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Mehmet Harmancı’yı da arayarak konuyla ilgili son güncel bilgileri paylaştığını da aktardı.</p>

<p>Lefkoşa’da sınıra yakın iki vakanın tespit edilmesi üzerine, eş zamanlı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi ve LTB tarafından bölgedeki tedbirlerin de artırıldığı ifade edilen açıklamada, gerekli önlemlerin alındığı, ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın Belediyeler Birliğine (KTBB) bilgi vererek Ada genelinde eş zamanlı tedbirlerin en üst düzeye çıkarılmasını talep ettiği de vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/saglik-bakanligi-bati-nil-virusu-konusunda-gerekli-tedbirler-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/08/saglik-bakanligi.jpeg" type="image/jpeg" length="80343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC Adanalılar Dayanışma Derneği’nden, thalassaemia hastaları için kan bağışı kampanyası]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/kktc-adanalilar-dayanisma-derneginden-thalassaemia-hastalari-icin-kan-bagisi-kampanyasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/kktc-adanalilar-dayanisma-derneginden-thalassaemia-hastalari-icin-kan-bagisi-kampanyasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>KKTC Adanalılar Dayanışma, Aktivite ve Kültür Derneği, sosyal sorumluluk projesi kapsamında thalassaemia hastalarına destek amacıyla kan bağışı kampanyası düzenliyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dernekten verilen bilgiye göre “Kan ver, hayat kurtar!” sloganıyla düzenlenecek kampanya, yarın 10.00-17.00 saatleri arasında Paşaköy’deki Mesarya Spor Kulübü’nde yapılacak.</p>

<p>Dernek, kan bağışının önemine dikkat çekerek vatandaşları kampanyaya katılmaya çağırdı.</p>

<p>Kan bağışında bulunacak kişilerin 18-65 yaş arasında, sağlıklı ve 50 kilogramın üzerinde olması gerekiyor. Erkekler üç ayda bir, kadınlar ise dört ayda bir kan bağışında bulunabiliyor.</p>

<p>Kan bağışı öncesinde sağlık personeli tarafından hemoglobin ve tansiyon ölçümü yapılacak. Bağışçıların kullandıkları ilaçları kan alma personeline bildirmeleri, bağış öncesinde tok olmaları ve gün içerisinde bol sıvı tüketmeleri öneriliyor.<br />
<br />
<img alt="Kan Ver" class="detail-photo img-fluid" height="1492" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/kan-ver.jpg" width="1054" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/kktc-adanalilar-dayanisma-derneginden-thalassaemia-hastalari-icin-kan-bagisi-kampanyasi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/09/kktc-adanalilar-dernegi-1.jpg" type="image/jpeg" length="86311"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haftalık gıda denetim sonuçları]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-gida-denetim-sonuclari-9</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-gida-denetim-sonuclari-9" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="isselectedend"><span sans-serif="">Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Tarım Dairesi’nin haftalık gıda denetimlerinde, ithal ürünlerin tamamı temiz çıkarken, yerli ürünlerin ikisinde tavsiye dışı, birinde ise limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="isselectedend"><span arial="">Daireden verilen bilgiye göre, 21-27 Ağustos tarihleri arasında ithal ve yerli ürünlerden alınan numuneler, Devlet Laboratuvarı’nda Avrupa Birliği’nde geçerli maksimum kalıntı limitlerine göre değerlendirildi.</span></p>

<p class="isselectedend"><span arial="">İthal ürünlerde, analizi yapılan 42 numunenin tamamı temiz çıktı.</span></p>

<p class="isselectedend"><span arial="">Yerli ürünlerde ise analizi yapılan 13 numunenin 10’u temiz çıkarken, 2 numunede tavsiye dışı, 1 numunede ise limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi.</span></p>

<p class="isselectedend"><span arial="">Bostancı’da üretim yapan Hilat Aydınç’a ait bardak domates ve yuvarlak domateste tavsiye dışı bitki koruma ürünü tespit edilmesi üzerine ürünlerin imha edilmesine karar verildi.</span></p>

<p><span arial="">Yeşilyurt’ta üretim yapan Hasan Alyakut’a ait çarli biberde ise limit üstü bitki koruma ürünü tespit edilmesi nedeniyle ürünün hasadı, bir sonraki laboratuvar analizine kadar durduruldu.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-gida-denetim-sonuclari-9</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/03/17739142797551763116605346gida-analiz.jpg" type="image/jpeg" length="47208"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yakın tarihli olayları unutmak Alzheimer habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/yakin-tarihli-olaylari-unutmak-alzheimer-habercisi-olabilir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/yakin-tarihli-olaylari-unutmak-alzheimer-habercisi-olabilir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Özlem Önder, Dünya Alzheimer Günü’nde uyardı: Yakın tarihli olayları ve isimleri unutmak Alzheimer’a işaret ediyor olabilir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşam süresindeki artışla birlikte görülme sıklığı giderek artan Alzheimer, yalnızca bireyleri değil, aileleri ve tüm toplumu derinden etkileyen bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü, tüm dünyada Alzheimer hastalığına dikkat çekmek, farkındalık yaratmak ve toplumsal bilinç düzeyini artırmak amacıyla kutlanıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Özlem Önder, bu özel günde Alzheimer hastalığı ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı.</p>

<p>Demans teriminin Latince zihin anlamına gelen “mens” kelimesinin önüne bir olumsuzluk eki getirilmesiyle oluşturulduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Özlem Önder, “Demans, edinilmiş zihinsel fonksiyonların sonradan yitirilmesi anlamında kullanılmaktadır. Bilinci açık bir kişide günlük yaşam aktivitelerini etkileyecek derecede entelektüel ve sosyal yeteneklerde yıkıma neden olan bir sendrom olarak tanımlanan bu hastalığın en yaygın olanı ise Alzheimer’dır” ifadesini kullanıyor.</p>

<p><img alt="Yrd. Doç. Dr. Özlem Önder-1" height="552" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/yrd-doc-dr-ozlem-onder-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="483" /></p>

<p><strong>Demans vakalarının yüzde 50 ila yüzde 70’i Alzheimer kaynaklı!</strong></p>

<p>Alzheimer’ın demans vakalarının yüzde 50 ila 70’inin nedeni olduğunu söyleyen Dr. Önder, Alzheimer’ın yaygınlığının 65 yaş üzeri bireylerde yüzde 3 ile 11; 85 yaş üzeri bireylerde ise yüzde 20 ila 47 gibi yüksek oranlara ulaştığını söylüyor. Yaşlılıkta fiziksel ve psikolojik yıkıma neden olan Alzheimer hastalığının, hastalık kaynaklı ölümler sıklık açısından da dördüncü sırada olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Önder, “Yaşlanan nüfus arttıkça Alzheimer Hastalığı’nın görülme sıklığı ve hastalığın yarattığı yükün de giderek artacağı açıktır” ifadesini kullanıyor.</p>

<p>“Alzheimer Hastalığı, bilinçte bozulma olmaksızın bellek yıkımı ile başlayan birden fazla kognitif alanın bozulduğu, bununla ilintili olarak eski toplumsal ve mesleki işlevsellik düzeyine göre anlamlı bir gerilemenin görüldüğü, seyri açısından sinsi başlangıçlı ve yavaş ilerleyici bir klinik tablodur” diyen Yrd. Doç. Dr. Önder, “Alzheimer hastalığı sadece kognitif fonksiyonları etkileyen bir hastalık değildir, bunun yanında davranışsal sorunlar, günlük yaşam aktivitelerinde yetersizlik, motor fonksiyonlarda gerileme, uyku bozukluğu ve otonom sinir sisteminin etkilendiğini işaret eden birçok kliniği içermektedir” diyor.</p>

<p><strong>Yakın tarihli olayları ve isimleri unutma Alzheimer’a işaret ediyor olabilir!</strong></p>

<p>Alzheimer’ın en sık karşılaşılan belirtileri arasında; “Yakın tarihli olayları ve isimleri unutma, yaptığı işleri tekrar yapma, söylediği şeyleri tekrar söyleme, koyduğu eşyaları bulamama, alışveriş sırasında eksik alma veya ödeme sırasında zorlanma, yemek yaparken hatalar yapma, daha önceden kullanabildiği basit bir aleti kullanma sırasında zorluk yaşama, bilinen yolları karıştırma nedeniyle kaybolma riski yaşama, giysi seçmek, sipariş vermek gibi basit kararları almakta zorlanma” gibi durumları sıralayan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Özlem Önder, “Ancak arada bir alınabilen yanlış kararlar, aylık bir ödemedeki birkaç günlük gecikme, zaman zaman eşya kaybetme veya isim unutma ancak aynı gün içinde hatırlayabilme gibi durumlarda hemen Alzheimer kaygısı yaşanmamalı ve mutlaka bir nörolog ile görüşülerek gerekli değerlendirme ve yönlendirme alınmalıdır” diyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Alzheimer’da en önemli risk faktörü yaştır!</strong></p>

<p>Alzheimer’ın en önemli risk faktörünün yaş olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Özlem Önder, “65 yaş sonrası her 5 yılda Alzheimer sıklığı iki kat artmaktadır. Genetik faktörler de hastalığın riskini artırmaktadır. Ailede birinci derece yakında Alzheimer hastalığı öyküsü olması yüzde 10 ila 30 oranında risk artışına işaret eder. Değiştirilebilir risk faktörleri olarak bilinen sigara ve alkol kullanımı, hipertansiyon, diyabet, hiperlipidemi, serebrovasküler ve miyokard infarktüsü gibi hastalıkların da Alzheimer’ın gelişiminde önemi büyüktür” ifadesini kullanıyor. Sağlıklı beslenme, kötü alışkanlıklardan uzak durma, düzenli egzersiz gibi koruyucu faktörlerin erken yaşlardan itibaren hayatımıza sokulması gibi sağlıklı yaşam rutinlerinin Alzheimer riskini azaltabildiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Önder, zihinsel aktivitenin de önemine vurgu yaptı: “5 yıl ve daha az bir eğitime sahip olmak da Alzheimer Hastalığı için bir risk faktörüdür. Bu nedenle eğitim seviyesinin artırılması ve ‘hayat boyu öğrenme’ kavramı ile eğitim ve öğretimin sürekliliğinin sağlanması büyük öneme sahiptir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/yakin-tarihli-olaylari-unutmak-alzheimer-habercisi-olabilir-1</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 21:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/alzheimer-1.jpg" type="image/jpeg" length="35814"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haftalık sebze-meyve denetim sonuçları]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-sebze-meyve-denetim-sonuclari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-sebze-meyve-denetim-sonuclari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Yerli ve ithal meyve ve sebzelerden, 14-20 Ağustos arası alınan numunelerin tümünün pestisit analizlerinin temiz çıktığı bildirildi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Tarım Dairesi’nin yaptığı açıklamada, ithal ürünlerden analizi yapılan 47</span><a name="_Hlk203721526"> ve </a><span>yerli ürünlerden analizi yapılan 9 numunenin tümünün temiz kategorisinde değerlendirildiği kaydedildi.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-sebze-meyve-denetim-sonuclari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/02/gida.webp" type="image/jpeg" length="94915"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Kupası’nda korkulan olmadı: Kızamık küresel salgına dönüşmedi]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/dunya-kupasinda-korkulan-olmadi-kizamik-kuresel-salgina-donusmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/dunya-kupasinda-korkulan-olmadi-kizamik-kuresel-salgina-donusmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’nin geliştirdiği “Küresel Salgın İzleme Portalı” ile yapılan analizler, 2026 FIFA Dünya Kupası öncesinde Amerika kıtasında başlayan kızamık salgınının bölgesel etkisini sürdürdüğünü, ancak organizasyon sonrasında küresel ölçekte yeni bir salgın dalgası oluşmadığını ortaya koydu. Küresel Salgın İzleme Portalı, 25 farklı bulaşıcı hastalığın küresel seyrini anlık olarak takip ediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Enstitüsü (DESAM) tarafından geliştirilen “Kürsel Salgın İzleme Portalı”, küresel enfeksiyonları gerçek zamanlı izleme imkanı sunuyor. Portal üzerinden yapılan ilk analizler 2026 FIFA Dünya Kupası öncesinde Amerika kıtasında başlayan kızamık salgınını mercek altına aldı.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ/WHO), ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ile Pan Amerikan Sağlık Örgütü (PAHO) gibi uluslararası güvenilir kuruluşlardan elde edilen resmi verileri tek platformda toplayan sistem, salgınların seyrini gelişmiş epidemiyolojik göstergelerle analiz ediyor. Portal; Batı Nil Virüsü, Chikungunya, COVID 19, Dang Ateşi, Ebola, Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C, Influenza A, Influenza B, HIV, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Maymun Çiçeği, Kızamık, RSV, Sarı Humma, Sıtma, Hantavirüs, Kolera, Tüberkloz, Kuduz, Tifo, Difteri, Boğmaca ve Zika olmak üzere 25 farklı bulaşıcı hastalığı anlık olarak takip ediyor.</p>

<p>Dünyanın farklı bölgelerinde ortaya çıkabilecek salgın hastalıkları erken dönemde tespit edilmesine, risk analizlerinin yapılmasına ve sağlık otoritelerinin zamanında önlem almasına bilimsel katkı sağlayan Küresel Salgın İzleme Portalı, yalnızca KKTC ve Türkiye için değil, küresel ölçekte de önemli bir erken uyarı ve epidemiyolojik analiz platformu olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Amerika Kıtasında Kızamık Salgını Devam Ediyor</strong></p>

<p>11 Haziran-19 Temmuz 2026 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ortak ev sahipliğinde gerçekleştirilen 2026 FIFA Dünya Kupası, milyonlarca kişiyi Amerika kıtasında bir araya getirdi. Dünya Kupası öncesinde bölgede devam eden kızamık salgını ise yoğun uluslararası insan hareketliliğinin hastalığı farklı coğrafyalara taşıyabileceği yönündeki endişeleri artırmıştı. Dünya Sağlık Örgütü’nün Amerika kıtasındaki bölgesel kuruluşu Pan Amerikan Sağlık Örgütü (PAHO) da organizasyon öncesinde ülkeleri kızamığa karşı aşılama ve epidemiyolojik sürveyansı güçlendirmeye çağırmıştı. Analizler, 2026 FIFA Dünya Kupası öncesinde Amerika kıtasında başlayan kızamık salgınının bölgesel etkisini sürdürdüğünü, ancak organizasyon sonrasında küresel ölçekte yeni bir salgın dalgası oluşmadığını ortaya koydu.</p>

<p>Portal ile yapılan analizler, salgınların yalnızca mevcut durumunu değil, yayılma potansiyelini de ortaya koyuyor. Küresel Salgın İzleme Portalı’nın son 1,5 aylık analizlerinde kızamık virüsünün Guatemala’da en yüksek orana ulaştığı tespit edildi. Analizler, 2026 FIFA Dünya Kupası’nın ev sahibi ülkeleri olan Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’da bulaşıcılığın turnuva öncesi ile benzer bir şekilde seyrettiğini ortaya koyuyor. Bu bulgular, Dünya Kupası öncesinde Amerika kıtasında başlayan kızamık salgınının bölgede halen etkisini sürdürdüğünü gösteriyor. Dünya Kupası için kıtaya akın eden milyonlarca ziyaretçinin ülkelerine dönüşünün ardından yapılan değerlendirmelerde, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika dışındaki ülkelerin tamamında salgın riskinin bulunmadığı ve kıta dışına da bir yayılım göstermediği belirlendi.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. İrfan Suat Günsel-12" height="588" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/02/prof-dr-irfan-suat-gunsel-12.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="510" /></p>

<p><strong>Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Güçlü sağlık altyapısını bilimsel veri ve teknolojiyle desteklemek, toplum sağlığını korumanın en önemli unsurlarından biri.”</strong></p>

<p>Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, salgın hastalıklarla mücadelede güçlü sağlık altyapısının doğru veri ve teknolojiyle desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Günsel, “Hastanelerimiz, araştırma merkezlerimiz, laboratuvarlarımız ve yetişmiş insan kaynağımızla Kıbrıs’ın sağlık altyapısına önemli bir kapasite kazandırıyoruz. Bilimsel araştırma, koruyucu sağlık hizmetleri ve teknolojiyi de bu yapının ayrılmaz parçaları olarak görüyoruz. Küresel Salgın İzleme Portalı da bu yaklaşımımızın önemli bir sonucu” dedi.</p>

<p>Portalın halk sağlığı politikalarına katkı sağlayacak önemli bir bilimsel araç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günsel, “Salgınların seyrini zamanında analiz edebilmek; aşılama stratejilerinden koruyucu sağlık uygulamalarına kadar pek çok alanda doğru kararların alınmasına katkı sağlar. Bu kapasite, yalnızca mevcut salgınlarla mücadele etmek için değil, gelecekte ortaya çıkabilecek sağlık tehditlerine karşı hazırlıklı olmak açısından da büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Dünya Kupası Kızamık1" height="419" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/dunya-kupasi-kizamik1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="620" /></p>

<p><strong>Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “COVID-19, riskleri öngörmenin ve hazırlıklı olmanın önemini gösterdi.”</strong></p>

<p>Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ise COVID-19 pandemisinin küresel sağlık tehditlerinin ne kadar hızlı yayılabileceğini gösterdiğini belirterek, “Bu deneyim, bilimsel araştırmanın yanı sıra veriyi doğru yorumlama, riskleri öngörme ve hazırlıklı olma kapasitesinin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu” dedi.</p>

<p>Sağlık bilimlerini yapay zeka ve veri analitiğiyle buluşturan çalışmalara büyük önem verdiklerini ifade eden Prof. Dr. Şanlıdağ, “Küresel Salgın İzleme Portalı, üniversitemizde üretilen bilimsel birikimin teknolojiyle birleşerek toplumsal faydaya dönüşmesinin değerli bir örneği. Dünya Kupası sürecindeki kızamık salgınına ilişkin sonuçlar da bu potansiyeli ortaya koyuyor. Hedefimiz, geliştirdiğimiz çözümlerle küresel toplum sağlığının korunmasına da katkı sunmak” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Doç. Dr. Cenk Serhan Özverel: “Salgınları küresel ölçekte tek platform üzerinden izlenebilir hale getirdik.”</strong></p>

<p>Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Cenk Serhan Özverel de, portalın uluslararası resmi kaynaklardan elde edilen epidemiyolojik verileri tek platformda bir araya getirdiğini belirterek, “25 bulaşıcı hastalığın küresel seyrini eş zamanlı takip ediyoruz. Amacımız yalnızca mevcut tabloyu göstermek değil, epidemiyolojik göstergeler üzerinden değişimleri analiz ederek olası risklerin erken dönemde fark edilmesini sağlamak” dedi.</p>

<p>Dünya Kupası sürecindeki kızamık salgını analizinin portalın sunduğu imkanların ilk örneklerinden biri olduğunu belirten Doç. Dr. Özverel, “Salgın hastalıklar sınır tanımıyor. Bu nedenle küresel verilerin sürekli ve sistematik biçimde izlenmesi büyük önem taşıyor. Portalımızı, erken uyarı ve risk değerlendirmesine katkı sağlayan uluslararası bir referans platformuna dönüştürmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/dunya-kupasinda-korkulan-olmadi-kizamik-kuresel-salgina-donusmedi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/dunya-kupasi-kizamik.jpg" type="image/jpeg" length="35374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HPV aşısı uygulaması 16 Eylül’e kadar uzatıldı]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/hpv-asisi-uygulamasi-16-eylule-kadar-uzatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/hpv-asisi-uygulamasi-16-eylule-kadar-uzatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span system-ui="">Sağlık Bakanlığı, 13 yaş grubu için aşı takvimine eklenen HPV aşısı uygulamasının yoğun talep nedeniyle 16 Eylül tarihine kadar uzatıldığını açıkladı.</span></p>

<p system-ui="">Bakanlık'tan yapılan açıklamada, 20 Ağustos-16 Eylül tarihleri arasında, 18 yaşından gün almamış kişilerin HPV aşısı uygulaması için belirlenen merkezlere başvurabileceği belirtildi.</p>

<p system-ui="">Açıklamada, başvurularda ilk müracaat edenlere öncelik verileceği vurgulandı.</p>

<p system-ui="">HPV aşısının uygulanacağı merkezler şöyle:</p>

<p system-ui="">"Lefkoşa: Tren Yolu Sağlık Merkezi, Dr. Engin Arkan Değirmenlik Sağlık Merkezi ve Acil Durum Hastanesi Çocuk Aşı Polikliniği.</p>

<p system-ui="">Gazimağusa: Maraş Sağlık Merkezi, Akdoğan Sağlık Merkezi, Geçitkale Sağlık Merkezi ve Serdarlı Sağlık Merkezi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p system-ui="">Girne: Lapta Sağlık Merkezi ve Esentepe Sağlık Merkezi.</p>

<p system-ui="">Güzelyurt:<strong> </strong>Güzelyurt Sağlık Merkezi.</p>

<p system-ui="">Lefke: Lefke Sağlık Merkezi.</p>

<p system-ui="">İskele: Dr. Orhan Müderrisoğlu İskele Sağlık Merkezi, Yenierenköy Sağlık Merkezi ve Havva Yekta Kurteli Mehmetçik Sağlık Merkezi."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/hpv-asisi-uygulamasi-16-eylule-kadar-uzatildi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/hpv-asisi.webp" type="image/jpeg" length="97291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukların idrarını uzun süre tutması enfeksiyona zemin hazırlıyor]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/cocuklarin-idrarini-uzun-sure-tutmasi-enfeksiyona-zemin-hazirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/cocuklarin-idrarini-uzun-sure-tutmasi-enfeksiyona-zemin-hazirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yuva ve anaokulu çağındaki çocukların tuvalete gitmekten çekinerek idrarını uzun süre tutması, idrar yolu enfeksiyonu riskini artırıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlke Beyitler, idrarın mesanede uzun süre kalmasının hastalık yapan bakterilerin çoğalmasına neden olabildiğini vurguladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonları, özellikle erken yaşlarda oldukça yaygın görülen ve zamanında tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir sağlık sorunu. Henüz gelişim aşamasında olan böbrekler, bu tür enfeksiyonlardan kolayca etkilenebilir. Bu nedenle hastalığın erken fark edilmesi ve uygun şekilde tedavi edilmesi, çocukların böbrek sağlığının korunması açısından büyük önem taşıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlke Beyitler, çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonlarının zamanında tespit edilerek gerekli tedavinin yapılması gerektiğini belirterek “ihmale yer yok” dedi. Olası ihmallerin gelecekte böbrek yetmezliği, hipertansiyon ve gebelik problemleri gibi riskli durumlara neden olabileceği uyarısında bulunan Doç. Dr. Beyitler, bol su tüketilerek, yeterli sıklıkta ve miktarda idrar yapılarak bu durumun önüne geçilebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Doç. Dr. İlke Beyitler-1" height="576" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/doc-dr-ilke-beyitler-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="553" /></p>

<p><strong>İhmal, en büyük risk!</strong></p>

<p>Çocuklarda en sık görülen enfeksiyonların başında gelen idrar yolları enfeksiyonlarının, özellikle küçük yaştaki çocuklar için risk oluşturduğunu kaydeden Doç. Dr. Beyitler, bu durumun henüz gelişmekte olan böbrekler için tehlikeli sonuçlar yaratabileceğini söyledi. Doç. Dr. Beyitler, “Tedavisi kolay olmasına rağmen çoğu kişi tarafından ihmal edilen bu rahatsızlık, çocuklarda ileride daha büyük sorunlara yer açabilir” dedi.</p>

<p>İdrar yolu enfeksiyonlarının oluşmasına neden olan etkenlere de değinen Doç. Dr. İlke Beyitler, şöyle devam etti: “Küçük çocuklardaki tuvalet eğitimi zorlu ve uzun bir süreç. Bu süre içerisinde anne babaların ciddi bir mesai harcamaları gerekiyor. Yuva ya da anaokulu çağındaki çocuklar birçok nedenle tuvalete gitmeye çekiniyor ve idrarını tutuyor. Bu da başlı başına idrar yolu enfeksiyonlarına yol açan bir sebep. İdrarın mesanede uzun süre kalması, orada hastalık yapan bakterilerin artmasına ve böylece koruyucu hücrelerin bozularak idrar yolu enfeksiyonu oluşmasına yol açıyor. En sık görülen belirtileri ise, kabızlık, iştahsızlık, bulantı, kusma, kilo alamama şikayetleri oluyor.”</p>

<p>Enfeksiyona dair bulgulara değinen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlke Beyitler, küçük çocuklarda bu durumun “çocukların idrarını kesik kesik yapması, huzursuzluk ve ateşlenme” ile kendini gösterdiğini kaydetti. Okul çağındaki çocukların ise kendini ifade edebildiği için “sırt ya da bel ağrısı, idrar yaparken canının acıması” gibi ifadelerle bunu anlatabildiğine vurgu yaptı.</p>

<p>Son dönemlerde sık karşılaşılan bir durum haline gelen idrar yolu enfeksiyonunun, ilk bir yaşa kadar erkek çocuklarında sık görüldüğünü anlatan Doç. Dr. Beyitler, kız çocuklarında ise bu sorunun bir yaşından sonra daha yaygın olarak ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p><strong>Hijyen ve bol su tüketimi önemli!</strong></p>

<p>Bu enfeksiyonlarla mücadelede en önemli ve faydalı direnç mekanizmasının “yeterli sıklıkta, yeterli miktarda idrar yapılması ile bol su tüketilmesi” olduğuna söyleyen Doç. Dr. Beyitler, enfeksiyonların bazı nedenlerini ise şöyle sıraladı: “Genital bölgenin çok sık olarak sabun veya şampuanlı suyla yıkanması, mesanenin yetersiz boşalması, böbrek taşı hastalığı, sünnetsiz olma ve mesane dissinerjisi gibi nedenler enfeksiyona sebep olabiliyor. Ancak genel olarak bu enfeksiyon, bağırsak bakterilerinin idrar yoluna ulaşmasıyla meydana geliyor. Kız çocuklarında yüzde 3 oranında görülen idrar yolu enfeksiyonları erkek çocuklarında yüzde 1 oranında görülüyor. Bunun nedeni, mesaneye ilerleyen bakterilerin kız çocuklarda mesaneye daha hızlı ulaşabilmesi. Gereksiz antibiyotik kullanımı, kötü hijyen gibi faktörler de genital bölgenin doğal ortamını bozuyor. Böylece çocukların idrar yolu enfeksiyonundan korunmada direnci azalıyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Nasıl tedavi edilir?</strong></p>

<p>İdrar yolu enfeksiyonunun normal şartlarda 5-10 gün süre içerisinde uygun antibiyotikle tedavi edilebildiğini anlatan Doç. Dr. Beyitler, buna karşın daha ciddi enfeksiyonlarda tedavi süresinin 14 güne kadar uzayabileceğini söyledi. Enfeksiyonun şiddetine göre antibiyotiklerin damar yolu ile veya enjeksiyon yapılarak uygulanmasının da gerekebileceği bilgisini veren Doç. Dr. Beyitler, “Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu tedavisinin yanı sıra riskli hastaların belirli görüntüleme yöntemleri ile incelenmesi ve yeni enfeksiyon gelişiminin önlenmesi için oldukça önemlidir. Bu amaçla en sık kullanılan yöntem ise üriner sistem ultrasonografisidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/cocuklarin-idrarini-uzun-sure-tutmasi-enfeksiyona-zemin-hazirliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/enfeksiyon-1.jpg" type="image/jpeg" length="96419"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ailede Prostat Kanseri varsa, PSA Testine 40 yaşında başlanmalı]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/ailede-prostat-kanseri-varsa-psa-testine-40-yasinda-baslanmali-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/ailede-prostat-kanseri-varsa-psa-testine-40-yasinda-baslanmali-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, erkekler arasında en sık görülen kanser türü olan prostat kanserinin tek bir nedene bağlı olmadığına ve kanser gelişiminde çeşitli risk faktörlerinin bulunduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Önder, birinci derece akrabalardan 2 kişide prostat kanseri bulunan kişilerin kanser riskinin 5,1 kat arttığını ifade etti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada ve ülkemizde erkeklerin en sık karşılaştığı kanser türlerinden biri olan prostat kanseri, çevresel etkiler kadar genetik nedenlerle de ortaya çıkabiliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, babasında prostat kanseri olan bir kişide aynı hastalığa yakalanma riskinin 2,2 kat, kardeşinde olanlarda 3,4 kat ve birinci derece akrabalarından 2 kişide bulunanlarda ise bu riskin 5,1 kat arttığını söyledi.</p>

<p><strong>Doymamış yağların fazla tüketimi prostat kanserine yakalanma riskini artırıyor…</strong></p>

<p>“Prostat kanserinin erkekler arasında en sık görülen kanser olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, “Önemli risk faktörlerinden biri yağ tüketimidir. Doymamış yağların fazla tüketimi ve obezite hem prostat kanserine yakalanma hem de kötü huylu kanser gelişimi riskini artırıyor” ifadesini kullanıyor. Ayrıca sigara, kırmızı et ve hayvansal yağ tüketimi Prostat kanseri riskini artırırken lycopene (domates, diğer kırmızı sebze ve meyveler), selenyum (tahıl, balık, et-kümes hayvan eti, yumurta, süt ürünleri), omega-3 yağ asitleri (balık), D ve E vitamininin prostat kanseri riskini azaltıcı etkisi olduğunu söylüyor.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Ali Ulvi Önder-2" height="436" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/prof-dr-ali-ulvi-onder-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="380" /></p>

<p><strong>İdrar yaparken yaşanılan sıkıntılar prostat kanserine işaret ediyor olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, prostat kanserinin idrar yolunda meydana getirdiği tıkanıklığın derecesine göre hastada idrar yapma zorluğu, idrar yaparken yanma, sık idrara gitme, gece idrara kalkma, idrar kaçırma, çatallanma, idrar tutma zorluğu gibi yakınmalara neden olduğunu söylüyor. Ayrıca ileri evre ya da metastatik prostat kanseri varlığında, hastalığın tutulduğu bölgeye göre özellikle bel kemiklerinde ağrı da görülebiliyor.</p>

<p><strong>Prostat kanserinin kesin tanısı prostat biyopsisi ile konabilir…</strong></p>

<p>Prostat kanserinin kesin tanısının, prostat biyopsisinden elde edilen dokunun patolojik incelemesi ile konduğunu anlatan Prof. Dr. Önder, “Biyopsi kararı için en önemli belirleyiciler prostatın parmakla makattan yapılan muayenesi (DRE-Digital Rectal Examination) ve kanda bakılan PSA (Prostate Specific Antigen) testidir” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Ailesinde prostat kanseri olan kişiler 40 yaşından itibaren PSA testi yaptırmalı</strong></p>

<p>Prostat kanserinin erkekler arasında en sık görülen kanser türü olması ve yaş arttıkça görülme riskinin artması nedeniyle belirli yaştan sonra erkeklerin periyodik kontroller yaptırması son derece önemli. Prof. Dr. Önder, “Ailesinde Prostat kanseri öyküsü olan kişilerin 40, olmayanların ise 50 yaşından itibaren PSA testi ve DRE ile kontrolleri önerilmektedir. Bu basit ve ucuz kanser tarama şeklidir. Hasta, hiçbir yakınması olmasa bile prostatında kanser barındırabilir” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Evreleme için görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır…</strong></p>

<p>Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, “Günümüzde prostat biyopsisinde standart uygulama, makattan ultrason (TRUS – transrectalultrasound) yardımı ile biyopsi yapılmasıdır. Bu uygulamada ultrason ile prostat görüntülenir ve biyopsi işlemi özel iğne ve tabanca yardımı ile sistematik olarak gerçekleştirilir. Genel olarak toplam 8-12 adet biyopsi alınır ve patolojik inceleme için laboratuvara gönderilir. Biyopsi işlemi anestezisiz ya da tercihan lokal anestezi altında yapılır. Biyopsi sonucu Prostat kanseri tanısı konursa tedavi kararı verebilmek için hastalığın evresi belirlenir. Evreleme için bilgisayarlı tomografi veya MRI, tüm vücut kemik sintigrafisi ya da PET gibi çeşitli görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Ali Ulvi Önder “Tüm kanser hastalıklarında olduğu gibi prostat kanserinin tedavisi de hastalığın evresine göre yapılır. Prostat kanseri evresini kabaca 3 ana gruba ayırabiliriz. Organa sınırlı hastalık, lokal ileri evre ve ileri evre. Prostat kanseri tedavi kararı hastalığın evresi, biyopsi verileri, hastanın sağlık durumu, hasta yaşı gibi faktörlere bağlıdır” diye konuştu.</p>

<p><strong>Evrelere göre standart tedavi seçenekleri; izlem, aktif izlem, ışın tedavisi, ameliyat…</strong></p>

<p>Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, hastalığın evrelerine göre uygulanabilen standart tedavi seçenekleri ile ilgili de detayı bilgiler aktardı. Kanserin organla sınırlı olduğu durumlarda herhangi bir tedavi uygulanmaksızın hasta izlenir. Genel olarak düşük ilerleme potansiyeline sahip, daha ileri yaştaki hastalarda ise aktif izlem uygulanır. Düşük ilerleme potansiyeli, düşük PSA değeri olan ve biyopsisinde 1 ya da en fazla 2 parçada kanser saptanan hastalarda belirli bir süre sonra tekrar biyopsi yapılır. Daha ileri vakalarda ise Işın Tedavisi uygulanır. Bu tedavide prostatın dışarıdan ya da içine radyoaktif çekirdekler yerleştirerek tümörün etkisiz hale getirilmesi amaçlanır. Seçeneklerden biri de cerrahi müdahaledir. Prostat kanseri ameliyatı, prostatın tümünün meni kesesi ve meni kanalı son kısmı ile birlikte çıkarılmasıdır. BPH nedeniyle yapılan ameliyattan çok farklı bir uygulamadır. Açık ya da kapalı yapılabilir. Kapalı ameliyat laparoskopik yöntemdir ve standart veya robot yardımlı laparoskopik prostatektomi olmak üzere iki seçeneği vardır. Radyoterapi, açık ameliyat, standart laparoskopik ve robot yardımlı laparoskopik prostatektomi tedavilerinin onkolojik sonuçları vardır.</p>

<p>Lokal ileri hastalıkta tedavi seçeneklerinin cerrahi ve radyoterapi olduğunu belirten Prof. Dr. Ali Ulvi Önder “Radyoterapi ve cerrahi uygulamaları organa sınırlı hastalıktaki gibidir ancak hastalığın yineleme riski yüksek olduğu için genellikle bu evrede kombine tedaviler uygulamak gerekebilir. Radyoterapi ile birlikte ya da öncesi hormonal tedavi, cerrahi öncesi ve/veya sonrası hormonal tedavi ya da cerrahi sonrası radyoterapi tedavi seçenekleri olabilir” diye konuştu. Prof. Dr. Önder “İleri evre hastalıkta standart tedavi seçeneği hormonal tedavidir. Hormonal tedavi erkeklik hormonu testosteronun etkisini engelleyen, bu nedenle prostatın normal ve kanser hücrelerinin gelişimini engelleyerek etki eden, iğne ya da hap şeklinde uygulanan ilaçlardır. Sistemik kemoterapi gibi ciddi yan etkileri yoktur” dedi. Prof. Dr. Ali Ulvi Önder son olarak, prostat kanseri ile ilgili tüm tanı ve evreleme yöntemlerinin yanı sıra, tüm tedavi seçeneklerinin Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde başarı ile uygulandığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/ailede-prostat-kanseri-varsa-psa-testine-40-yasinda-baslanmali-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/prostat-2.jpg" type="image/jpeg" length="71912"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haftalık gıda denetimleri]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-gida-denetimleri-8</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-gida-denetimleri-8" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span new="" roman="" times=""><span class="cf0"><span>Tar</span></span></span><span class="cf2"><span>ı</span></span><span class="cf0"><span>m ve Do</span></span><span class="cf2"><span>ğ</span></span><span class="cf0"><span>al Kaynaklar Bakanl</span></span><span class="cf2"><span>ığı</span></span><span class="cf0"><span>, haftalık olarak yapılan gıda denetimlerinde, </span>molehiyada limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğini açıkladı.</span></p>

<p><span new="" roman="" times="">Bakanlıktanvweilwn bilgiye göre, 7-13 Ağustos tarihleri arasında ithal ve yerli ürünlerden alınan numunelerin devlet laboratuvarında pestisit analizleri yapıldı. Analiz sonucu taranan pestisitler AB’de geçerli maksimum kalıntı limitlerine göre değerlendirildi. </span></p>

<p><span new="" roman="" times="">Buna göre ithal ürünlerde analizi yapılan 44 numunenin 44’ünün de temiz çıktığı belirtildi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span new="" roman="" times="">Yerli ürünlerde analizi yapılan 13 numunenin 12’si temiz çıktı, Turunçlu’da üretim yapan Süleyman Akar’a ait molehiyada limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden dolayı ürünün hasadı bir sonraki laboratuvar analizine kadar durduruldu.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/haftalik-gida-denetimleri-8</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/01/1767962154169gida.jpg" type="image/jpeg" length="97109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dinçyürek: Yeni Lefkoşa Devlet Hastanesi 2027 sonunda hizmete girecek]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/dincyurek-yeni-lefkosa-devlet-hastanesi-2027-sonunda-hizmete-girecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/dincyurek-yeni-lefkosa-devlet-hastanesi-2027-sonunda-hizmete-girecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Lefkoşa Devlet Hastanesi inşaatında incelemelerde bulunarak projenin son durumu hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Dinçyürek, “Bugün adamızın sağlıktaki yeni amiral gemisi Lefkoşa Devlet Hastanesi inşaatındayız. Gördüğünüz gibi inşaat tüm hızıyla devam etmektedir. Her geçen gün bir kat daha çıkıyor” dedi.</p>

<p><img alt="Yeni Hastane" height="346" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/yeni-hastane.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="620" /></p>

<p>İç odaların ve bölümlerin yanı sıra tuğla inşaatının tamamlanması aşamasına gelindiğini belirten Dinçyürek, “2026'nın sonunda kaba inşaatının tamamı bitecek ve 2027'nin sonunda bina tamamıyla bitmiş olup hizmet vermeye başlayacak” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu projede de Türkiye’nin desteğinin sürdüğünü vurgulayan Dinçyürek, “Her projede olduğu gibi bu projede de her türlü desteği bizlerden esirgemeyen Ana vatan Türkiye'ye teşekkür ederim. KKTC'ye şimdiden hayırlı olsun” dedi.</p>

<p>Dinçyürek, ada genelinde en üst düzeyde sağlık hizmeti sunulması amacıyla çalışmaların sürdüğünü belirterek, “Ada genelinde yaygın bir şekilde en üst düzeyde sağlık hizmetini vermek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/dincyurek-yeni-lefkosa-devlet-hastanesi-2027-sonunda-hizmete-girecek</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/08/dincyurek-10.jpeg" type="image/jpeg" length="13156"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
