<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Halkın Sesi | Dünyayı Tarafsız Okuyun!</title>
    <link>https://www.halkinsesikibris.com</link>
    <description>Son dakika güncel haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.halkinsesikibris.com/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Halkın Sesi | Dünyayı Tarafsız Okuyun!</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 09 May 2026 16:47:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hava trafiği riskte]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/hava-trafigi-riskte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/hava-trafigi-riskte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hava trafik kontrolörleri, artan iş yüküyle zor şartlar altında görev yapıyor. 80-90 personelin olması gerektiği yerde 38 kişi ile uçaklara hizmet vermeye çalışan personel yetersiz kalırken, HALKIN SESİ’ne konuşan Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Başkanı Cem Kapısız, havacılık güvenliğini sekteye uğratacak bir durum yaşandığına dikkat çekiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Murat ASLAN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran ve ABD savaşı nedeniyle bir süredir kapalı olan Suriye hava sahasının yeniden açılması, KKTC havalimanındaki hava trafik kontrolörlerinin iş yükünü daha da artırdı.</p>

<p>Uzun zamandır yetersiz personel ile iş yapmaya çalışan hava trafik kontrolörleri, Suriye hava sahasının yeniden açılması ve bölgedeki trafiğin artmasıyla oluşan yoğunluğa yetişmeye çalışıyor.</p>

<p>Bölgedeki hava sahasını kullanan uçakların güvenli ve akıcı bir şekilde gitmelerini sağlayan KKTC havalimanındaki hava trafik kontrolörleri, zor şartlar altında görev yapmaya çalışıyor.</p>

<p>Konuyla ilgili HALKIN SESİ’ne konuşan Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Başkanı Cem Kapısız, artan hava trafiğiyle orantılı olarak trafiğe hizmet veren personelin artması ve kullanılan ekipmanın yenilenmesi gerektiğini ancak bunun yapılmadığını söyledi.</p>

<p>Bölgede artan askeri faaliyetlerin de iş yükü olduğunu vurgulayan Kapısız, havacılık güvenliğini sekteye uğratacak bir durum yaşandığını söyledi.</p>

<p>Kapısız “Bölgedeki hava trafik artışına karşı hem Türkiye hem de Rum Yönetimi konuyu analiz ediyor, tedbir alıyor. Biz ise aynı ekip sayısı ve hiç değişmeyen ekipmanla artan trafiği karşılamaya çalışıyoruz” diye konuştu.</p>

<p>“Bu büyük bir gaflettir ve havacılık güvenliğini tehlikeye atıyor.” diyen Cem Kapısız, dünyada kişi başına uçak sayısına göre hizmet verecek personelin belirlendiğini ve o planlamaya göre hareket edilip tedbir alındığını ancak ülkemizde bunun yapılmadığını belirtti.</p>

<p>KKTC havalimanındaki hava trafik kontrolörü sayısının 80-90 olması gerekirken 38 personel ile hizmet vermeye çalıştıklarına dikkat çeken Cem Kapısız, açılan münhallere de ilgi gösterilmediğine işaret etti.</p>

<p>Kapısız “15 senedir münhal açılıyor ama müracaatlar yeterli değil. Aranan nitelikteki kişiye cazip bir hak dağılımı yok. Bu mesleğin önü tıkalıdır. İlgili problemleri 15 yıldır söylüyoruz ancak çözüm bulunmuyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kapısız, kullandıkları mevcut sistemlerin de bu yükü kaldırmakta yetersiz kaldığını belirtti ve dönem dönem arızalı frekanslarla çalışmak zorunda kaldıklarını dile getirdi.</p>

<p>Cem Kapısız “Türkiye ile aynı sistemi kurduk. Türkiye üç defa sistem güncelledi biz güncelleyemedik” dedi.</p>

<p>Sivil Havacılıktaki yönetim eksikliğine de dikkat çeken Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Başkanı Cem Kapısı “Hala müdür yok, müdürlüğe atanacak kişi yok. Atama için yasal değişiklik yapılması lazım. Sorumlu yok yetkili yok. Başıboşluk var” diye konuştu.</p>

<p>Burada insan hayatının söz konusu olduğunu belirten Kapısız, sorunlara çözüm bulunmadığı takdirde grev başlatabilecekleri uyarısını yaptı.</p>

<p><img alt="Kule-2" class="detail-photo img-fluid" height="405" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/kule-2.jpg" width="720" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/hava-trafigi-riskte</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/cem-kapisiz.jpg" type="image/jpeg" length="43888"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Batı’nın asimetrik desteği çözümsüzlüğü kalıcılaştırdı”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/batinin-asimetrik-destegi-cozumsuzlugu-kalicilastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/batinin-asimetrik-destegi-cozumsuzlugu-kalicilastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HALKIN SESİ İstanbul temsilcisi Uğur Bakıcı’ya konuşan araştırmacı ve yazar Şakir Alemdar, Batı’nın kurduğu asimetrinin, Kıbrıs'ta çözümü üretmek yerine çözümsüzlüğü kalıcılaştırdığını vurguladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en kritik evrelerine tanıklık etmiş, Merhum Rauf Denktaş’ın Siyasi İşler Müdürü, araştırmacı ve yazar Şakir Alemdar, Kıbrıs Sorununun dünü ve bugününü çarpıcı bir perspektifle HALKIN SESİ'ne değerlendirdi.</p>

<p>HALKIN SESİ İstanbul temsilcisi ve köşe yazarı Uğur Bakıcı’nın Şakir Alemdar ile gerçekleştirdiği özel söyleşide; 1960 Ortaklık Cumhuriyeti’nin Rum tarafınca nasıl bir 'Enosis basamağına' dönüştürüldüğünden, Batı’nın sunduğu asimetrik desteğin çözümsüzlüğü nasıl kalıcılaştırdığına, statükonun maliyetinden halkımızın geleceğini şekillendirecek siyasi vizyona kadar pek çok hayati konuyu mercek altına aldık.</p>

<p>Uğur Bakıcı’nın Şakir Alemdar ile gerçekleştirdiği röportaj şöyle:</p>

<p><strong>Bir süredir diğer bölge sorunları nedeniyle gündemden düşmüş gibi görünen Kıbrıs Sorunu, Gazze ve İran krizleriyle yeniden gündemin başlarına taşınmış gibi görünüyor. Bu durumu nasıl değerlendirirsiniz? </strong></p>

<p>Haklısınız. Çünkü Kıbrıs adası, dünyanın en kritik bölgelerinden birinde bulunmaktadır. Arap-İsrail savaşları, Ortadoğu petrolleri, Filistin sorunu, petrol boru hatları, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz ve petrol kaynakları gündeme geldiğinde, Kıbrıs adası da hep gündeme gelmektedir</p>

<p>Bu durum, tarihsel olarak Kıbrıs sorununda esas belirleyici faktörün, adanın stratejik önemi olduğu iddiasını da güçlendiriyor. Bulunduğu coğrafya Kıbrıs’ı büyük güçlerin etkilemek istediği bir ada hâline getirmiştir. Bu nedenle Kıbrıs sorununu geniş çerçevede görmek gerekir.</p>

<p><strong>Kıbrıs Sorununun, 1960 Kıbrıs Ortaklık Cumhuriyeti’nin yıkılmasıyla başladığı söylenir. 1960 yılında Rum ve Türklerin oluşturduğu Kıbrıs Cumhuriyeti, nasıl bir Cumhuriyetti? </strong></p>

<p>1960’ta kurulan iki toplumlu Kıbrıs Cumhuriyeti siyasi eşitliğe dayalı ortaklıktı. Türkler; 10 bakanlıktan 3’üne, kamu görevlerinin %30’una, ordunun %40’ına sahipti. Yasaların geçmesi için veto yetkisi vardı. Sistemin adı “fonksiyonel federatif” idi. Aslında ayrı çoğunluk hakkı konfederal özelliktir. Garantörlük sistemiyle Türkiye-İngiltere-Yunanistan adada anayasal düzen tehlikeye girerse müdahale hakkına sahip olacaktı.</p>

<p><strong>Kıbrıs Ortaklık Cumhuriyeti neden çöktü? </strong></p>

<p>Kıbrıs Ortaklık Cumhuriyeti bir uzlaşmaydı ve her iki taraf da istediklerinin tamamını elde edememişti. Kıbrıs Türkleri için bu ortaklık nihai bir çözümdü. Rumlar için ise değildi. Rumların hedefi Enosis’ti. Makarios bağımsızlığı bölünmeyi önlemek için kabul eder gibi görünmek zorunda kaldı. Amaç Enosis’e basamak yapmaktı. Makarios anlaşmayı imzaladığı günden itibaren bu ortaklığı yıkmayı ve onu gasp etmeyi hedefledi. Rum liderliği anayasanın uygulanmasını engelledi ve saldırgan adımlar attı.</p>

<p><strong>Bu çöküş tam olarak nasıl oldu? </strong></p>

<p>Rum tarafı Türkleri azınlığa dönüştürmek için anayasa değişikliği istedi. Kabul edilmeyince EOKA devreye sokuldu. Akritas Planı hazırlandı.</p>

<p>1963’te 13 maddelik değişiklik Türkler tarafından reddedildive bunun üzerine Rum saldırıları başladı. Türkler devlet organlarından dışlandı. Havaalanları ve limanlar Rum kontrolüne geçti. Türkler kuşatıldı. Çok sayıda Türk öldürüldü, nüfusun dörtte biri göçmen oldu. Büyük kayıplar verdiler. Ancak direniş sürdü ve Türkiye destek verdi. Rum liderliğinin hesaplarını bozan bu direnişti.</p>

<p><strong>Kıbrıs Cumhuriyeti yıkıldıktan sonra ne oldu? </strong></p>

<p>Bu sorunuz Kıbrıs sorununun can damarıdır.</p>

<p>ABD ve İngiltere ortaklığı yeniden kurmak yerine yeni denge oluşturdu. Rumların elde ettiği avantajlar meşrulaştırıldı. Rum tarafı tüm adanın hükümeti olarak tanındı. Türkler azınlığa itildi. Türkiye’nin etkisi sınırlandı. Batı için bu yeni denge çıkarlarına uygundu. Ancak bu Türklerin ortaklık haklarının tümüyle gasp edildiği tarihi boyutta bir haksızlıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Güvenlik Konseyi daimî üyeleri neden Rum tarafını Kıbrıs Hükümeti olarak tanıdı ve Kıbrıs Türklerini azınlık olmaya mahkûm etti? </strong></p>

<p>Bu karar konsey daimî üyelerinin soğuk savaş çıkarlarını korumak amacıyla alındı. İngiltere üslerini kaybetmek istemiyordu. Rumlarla iyi geçinerek üsleri garanti altına almak istedi. Çünkü Türkler küçük ve zayıf bir toplumdu ve İngiliz üslerini tehdit edemezlerdi. Yani İngiltere Rum’un dümen suyunda giderek üslerin geleceğini garantiye almaya çalıştı.</p>

<p>ABD’de Makarios’unKıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınmasına destek verdi. Çünkü buna karşı çıkarsa sorun büyür. Türkiye müdahale ederse Türk Yunan savaşı da çıkar ve Makarios Sovyetlere kayabilirdi. Bu nedenle Türk müdahalesi de ABD tarafından önlenmeye devam edildi.</p>

<p>ABD ve İngiltere için bölgede zayıf Rum tarafı ve Yunanistan ile ilişkileri yürütmek, her zaman Müslüman güçlü ve tahmin edilemez ve haklarını koruyacak bir Türkiye ve KKTC ile ilişkileri yürütmekten çok daha kolay görülmüştü. Kurban edilmek istenen Kıbrıs Türkleri idi.</p>

<p>Sovyetler de Makarios üzerinden çıkarlarını korumayı seçti. Kıbrıs Türklerinin hakları için Batı ile mücadele etmeyi göze almadı. Sovyetlerhem Makarios hem de Akel komünist partisi üzerinden adada ve bölgede çıkarlarını korumaya çalıştı.</p>

<p><strong>Rum liderliği neden 50 yıldan fazladır devam eden müzakerelerde önce federasyon modelini istediğini söylemekte, sonra son anda hep reddetmektedir?</strong></p>

<p>Rum tarafı çözüm istemeyen taraf damgası yememek için federasyon istediğini söylüyor. Ancak müzakerelerde çözüme yaklaşınca reddediyor. Her taraf fayda-maliyet hesabı yapar. Rum tarafı statükodan daha fazla kazanıyor. Türk tarafı izolasyon yaşıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Rum tarafı federasyonu taktik olarak görüyor. Annan Planına örneğin; 2004 referandumunda Türk tarafı %65 evet dedi. Rum tarafı %76 hayır dedi. Buna rağmen AB Rum tarafını üye yaptı. Rum tarafı AB’yi kullanarak baskı kurmaya başladı. 2017 yılındaki Crans - Montana görüşmelerinde Rum masada ciddi tavizlere rağmen planı reddetti. Ancak yine bir bedel ödemedi. Dolayısıyla iyimser beklentiler sahada karşılık bulmadı. Türk tarafı artık iki devlet çözümünü savunuyor.</p>

<p><strong>Avrupa Birliği, Kıbrıs sorununda nasıl bir rol oynuyor? </strong></p>

<p>AB, Kıbrıs’ta iki tarafı da çözüme yönlendirmeye çalışan, pozitif hareket eden ve iki tarafa da destek veren bir aktör olarak lanse edilmeye çalışılsa da gerçekte durum çok farklıdır. AB’nin Kıbrıs politikası, tamamen Rum yönetimine destek veren bir çerçevede yürütülmekte ve her adım bu yönde atılmaktadır. AB, aslında kendi stratejik çıkarlarını korumaya ve geliştirmeye çalışan bir aktördür. AB tarafsız görünse de Rum yönetimini desteklemektedir. 2004 üyelik kararı bunu göstermiştir. Doğrudan ticaret tüzüğü uygulanmadı örneğin. Rum tarafı Yeşil Hat Tüzüğü’nü kendi lehine kullandı. AB buna ses çıkarmadı. AB yardımları pratikte Rum kontrolündedir. Bu durum KKTC’nin temsil gücünü zayıflatmaktadır.</p>

<p><strong>İran krizi ile Kıbrıs sorununda ortaya çıkan durum hakkında ne söylersiniz?</strong></p>

<p>Rum yönetimi krizi fırsata çevirdi. İngiliz üslerine dron düştü. Rum tarafı AB ve Yunanistan’dan askeri destek istedi. Türkiye de aslında adaya bir saldırı olursa garantör olarak 4 adet F-16 gönderdi.Rum tarafı ise kendinden izin alınmadığını söyleyerek bunun gayrı yasal olduğunu ileri sürdü. Bu da Rum tarafının hala nasıl bir maksimalizm içerisinde olduğunu gösteriyor. Hatta Rum tarafı kriz dolayısı ile bölgeye gelen Avrupa güçlerinin burada devamlı kalması gerektiğini ileri sürdü. Daha sonra NATO üyeliğini gündeme getirdi. Yani Rum yönetimi İran krizini fırsata çevirme huyundan vazgeçmedi.</p>

<p><strong>Konseyin yaklaşımı Kıbrıs sorununda nasıl bir etki yarattı?</strong></p>

<p>Batı’nın, özellikle BM Güvenlik Konseyi merkezli uluslararası sistemin uzun yıllar Rum yönetimini “tek meşru otorite” olarak konumlandırması, Kıbrıs Türklerinin kurucu ortaklık iddialarını zayıflatırken Rum tarafında bedelsizlik duygusunu kurumsallaştırmıştır. Onlar da uzlaşma yerine maksimalist politikalara devam etmişlerdir Annan Planı’nı reddetmesine rağmen AB üyeliğine kabul edilen Rum tarafı, uluslararası tanınma ve ekonomik-diplomatik avantajların sağladığı asimetrik üstünlük sayesinde uzlaşmanın maliyetini yüksek, statükonun maliyetini ise düşük görmüş; bu da çözüm paketlerinin reddedilmesini rasyonel hâle getirmiştir.</p>

<p>Böylece Batı’nın çözüm üretme amacıyla kurduğu asimetrik baskı ve teşvik mekanizması ters etki yaratarak Rum tarafını statükoya bağımlı hâle getirirken, Türk tarafında federasyon beklentisini aşındırmış ve müzakerelerde tüm bedelin Türk tarafına yüklenmesi algısını güçlendirmiştir.Sonuçta kurulan bu asimetrik yapı, çözümü kolaylaştırmak yerine çözümsüzlüğü kalıcılaştırmış, sahada iki ayrı siyasal düzeni pekiştirmiş ve iki devlet realitesinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.</p>

<p><strong>Son olarak genel bir değerlendirme yapmak ister misiniz? </strong></p>

<p>Burada genel ve toparlayıcı tarihsel bir değerlendirme şu olabilir: Rum tarafının BM Güvenlik Konseyi tarafından, Kıbrıs hükümeti olarak tanınması, Kıbrıs sorununu, kendi ada gerçeklerinden ve bağlamından uzaklaştırdı ve onu Soğuk Savaş politikalarının bir parçası hâline getirdi.</p>

<p>Güvenlik Konseyi daimî üyeleri, kurdukları bu dengeyi korumak için Rum yönetimine destek verdiler ve bu büyük haksızlık ve adaletsizlik hep devam etti.</p>

<p>Bu desteği arkasına alan Rum yönetimi de, aslında o kadar özgüven kazandı ve hatta öyle bir hayal dünyasına kaydı ki, kendisi için çok avantajlı olabilecek çok sayıda çözüm planını, ideal çözümü elde edebileceğini düşünerek hep reddetti. Bu planlar içerisinde Türk askerinin adada azaltılması ve hatta geri çekilmesi gibi konular da vardı. Bu 1974’ten sonra bile devam etti.</p>

<p>Diğer taraftan, Türk tarafı bu planları kabul etse bile, üzerindeki ambargolar devam ettirildi. Buda Rum tarafına adeta “zaten hiçbir şey kaybetmezsin, reddetmeye devam et; en sonunda Türk tarafı ağır ambargolara dayanamayacak ve senin istediğin çözümü kabul etmek zorunda kalacaktır, kalmazsa bile sen böyle sonsuza kadar en avantajlı durumda devam edebilirsin” mesajı veriyordu. Bu desteğin başka bir anlamı olamazdı.</p>

<p>Ancak bu süreç, Türk tarafına, Rum tarafının istediği üniter bir çözümü empoze etmek yerine iki devlete doğru evrildi. Türk tarafı ne kadar ambargolara uğrasa ve baskı görse de, Türkiye’nin de desteği ile Kıbrıs’ın eşit ortağı olduğu gerçeğini savunmaya devam etti. Türk tarafı, elli yıllık müzakerelerde tüm federasyon çözümlerini reddeden Rum tarafının önüne, şimdi iki devlet modelini koydu. Rum tarafı bu yeni gelişmenin şaşkınlığını yaşıyor ve dış destekle süreci tekrar sonu gelmez federasyon müzakereleri statükosuna döndürmeye çalışıyor. Yani müzakereler sonuçsuz devam etsin, Türk tarafı ambargo ve dış baskılarla zayıflasın ve en sonunda Rum tarafının kabul edeceği bir üniter yapıyı kabul edecek duruma gelsin.</p>

<p>Bir çözümde AB üyeliği bir bal tuzağı olarak Türklere sunuldu.</p>

<p>Türkiye’nin üye olmayacağı bir AB de federasyonun bir federe devletçiği olacak Türk tarafının kendi çıkarlarını korumasının pek mümkün olmayacağı açıktı. Bu olursa Türklerazınlık konumuna itilecekleri egemenlikten yoksun bir statüye itilmeleri büyük olasılıktır. Bu çerçevede de, Türk askeri adadan ayrılsın ve pratikte de garantiler ortadan kalksın. Bu olmasa da, ambargolar altında yaşamaya devam etsin.</p>

<p>Yani Batı’nın kurduğu asimetri, çözümü üretmek yerine çözümsüzlüğü kalıcılaştırdı; çözümsüzlüğün kalıcılaşması ise sahada iki ayrı siyasal düzenin pekişmesini hızlandırdı.</p>

<p>Unutmayalım, Batı’nın Rum tarafına verdiği açık çek ve destek, onların beklediği gibi, Türk tarafının azınlık statüsünü kabul etmesini sağlamadı. Bunun yerine, Türkleri daha kararlı hâle getirdi ve dirençlerini güçlendirdi. Sonuçta federasyonu kabul etmeyen Rum tarafının önüne iki devlet modelinin konmasına neden oldu.</p>

<p>Artık iki devlet modeli, geriye kalan tek çözüm modelidir ve bunu geri çevirmek pek de mümkün değildir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/batinin-asimetrik-destegi-cozumsuzlugu-kalicilastirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/sakir-alemdar-gorsel.png" type="image/jpeg" length="96966"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trafik sigortası olmadan araç kullanmanın cezası nedir?]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/trafik-sigortasi-olmadan-arac-kullanmanin-cezasi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/trafik-sigortasi-olmadan-arac-kullanmanin-cezasi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong><span>Trafik sigortası olmadan araç kullanmanın cezası nedir? 2026 Güncel Tutarlar</span></strong></h1>

<p><span>Trafikte araç kullanan her sürücünün yaptırmak zorunda olduğu trafik sigortası, sadece yasal bir gereklilik değil aynı zamanda finansal güvenlik açısından kritik bir korumadır. Buna rağmen birçok araç sahibi poliçe süresi dolduğunda yenilemeyi geciktirebiliyor veya tamamen ihmal edebiliyor. Ancak bu durum ciddi yaptırımlarla karşılaşmanıza neden olabilir.</span></p>

<p><span>2026 yılı itibarıyla trafik sigortası yaptırmayan sürücülere uygulanan cezalar güncellenmiş durumda. Bu nedenle hem cezai yaptırımlardan kaçınmak hem de en uygun poliçeyi bulmak için düzenli olarak trafik sigortası fiyat araştırması yapmak büyük önem taşır.</span></p>

<h2><strong><span>Trafik Sigortası Zorunlu mu?</span></strong></h2>

<p><span>Türkiye’de trafiğe çıkan tüm motorlu araçlar için trafik sigortası yaptırmak zorunludur. Bu zorunluluk, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında açıkça belirtilmiştir ve herhangi bir istisnası bulunmaz. Araç kullanılmasa bile, trafiğe çıkma ihtimali olduğu sürece sigorta yaptırılması gerekir.</span></p>

<p><span>Bu nedenle araç sahiplerinin poliçe bitiş tarihlerini takip etmesi ve süresi dolmadan önce <a href="https://www.sigortaladim.com/zorunlu-trafik-sigortasi" rel="dofollow"><span>trafik sigortası fiyatlarını</span></a> karşılaştırma yaparak yenileme işlemini tamamlaması gerekir. Aksi durumda hem cezai yaptırımlar hem de maddi riskler devreye girer.</span></p>

<h2><strong><span>2026 Trafik Sigortasız Araç Kullanma Cezası Ne Kadar?</span></strong></h2>

<p><span>2026 yılı itibarıyla trafik sigortası olmadan araç kullanmanın idari para cezası önemli ölçüde artırılmıştır. Güncel düzenlemelere göre:</span></p>

<p><span><span>●<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Trafik sigortası olmayan araçlara <strong>idari para cezası uygulanır</strong></span></p>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>●<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Ceza, erken ödenirse indirimli şekilde tahsil edilir</span></p>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>●<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Araç trafikten men edilir</span></p>

<p><span>Bu noktada dikkat edilmesi gereken en kritik konu, cezanın sadece para ile sınırlı olmamasıdır. Araç bağlama gibi ek yaptırımlar da devreye girer. Bu nedenle sürücülerin düzenli olarak trafik sigortası fiyatları araştırması yaparak poliçelerini aktif tutmaları gerekir.</span></p>

<h2><strong><span>Trafik Sigortası Yoksa Araç Bağlanır mı?</span></strong></h2>

<p><span>Evet, trafik sigortası olmayan bir araç tespit edildiğinde araç trafikten men edilir ve çekici ile otoparka götürülür. Bu süreçte araç sahibinin yalnızca trafik cezasını ödemesi yeterli olmaz.</span></p>

<p><span>Araç sahibinin:</span></p>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>●<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Trafik sigortasını yaptırması</span></p>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>●<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Otopark ve çekici ücretlerini ödemesi</span></p>

<p><span>gerekir. Bu maliyetler çoğu zaman trafik sigortası fiyatları ile karşılaştırıldığında çok daha yüksek seviyelere ulaşabilir. Bu nedenle sigorta yaptırmamak kısa vadede tasarruf gibi görünse de uzun vadede ciddi bir maliyet oluşturur.</span></p>

<h2><strong><span>Trafik Sigortası Olmadan Kaza Yaparsanız Ne Olur?</span></strong></h2>

<p><span>Trafik sigortası olmayan bir araçla kazaya karışırsanız, karşı tarafa verilen tüm zararları cebinizden karşılamak zorunda kalırsınız. Bu zararlar sadece araç hasarı ile sınırlı değildir; yaralanma veya ölüm durumunda çok daha büyük tazminatlar söz konusu olabilir.</span></p>

<p><span>Bu nedenle trafik sigortası fiyatları araştırması yaparak uygun bir poliçe seçmek, olası bir kazada sizi büyük bir finansal yükten kurtarır. Sigorta olmadan trafiğe çıkmak, aslında ciddi bir risk almak anlamına gelir.</span></p>

<h2><a name="_z4ru4ds27o2r"></a><strong><span>Trafik Sigortası Yaptırmamak mı, Poliçe Almak mı Daha Mantıklı?</span></strong></h2>

<p><span>Birçok sürücü trafik sigortası fiyatları yüksek olduğu için poliçe yaptırmayı erteleyebilir. Ancak bu yaklaşım genellikle yanlış bir maliyet hesabına dayanır. Çünkü olası bir ceza, araç bağlama ücreti ve kaza durumunda oluşacak zararlar, sigorta priminden çok daha yüksek olabilir.</span></p>

<p><span>Özellikle 2026 yılında güncellenen cezalar düşünüldüğünde, trafik sigortası yaptırmamak ekonomik açıdan mantıklı bir seçenek değildir. Aksine düzenli olarak trafik sigortası fiyatları karşılaştırması yaparak en uygun poliçeyi bulmak çok daha avantajlıdır.</span></p>

<h2><strong><span>Trafik Sigortası Fiyatları Nasıl Düşürülür?</span></strong></h2>

<p><span>Trafik sigortası fiyatları birçok faktöre bağlı olarak değişir. Ancak bazı yöntemlerle daha uygun fiyatlara poliçe bulmak mümkündür. Bunların başında farklı sigorta şirketlerinden teklif almak gelir.</span></p>

<p><span>Ayrıca:</span></p>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>●<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Hasarsızlık indirimi kazanmak</span></p>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>●<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Poliçeyi zamanında yenilemek</span></p>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>●<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Online karşılaştırma yapmak</span></p>

<p><span>gibi yöntemler trafik sigortası fiyatları üzerinde olumlu etki sağlar. Bu nedenle sadece cezalardan kaçınmak için değil, en uygun fiyatı bulmak için de araştırma yapmak gerekir.</span></p>

<h2><strong><span>Trafik Sigortası Olmadan Araç Kullanmanın Riskleri</span></strong></h2>

<p><span>Trafik sigortası olmadan araç kullanmak yalnızca cezai bir durum değil, aynı zamanda ciddi bir finansal risktir. Özellikle büyük şehirlerde yaşanan kazaların maliyeti oldukça yüksek olabilir.</span></p>

<p><span>Bu nedenle araç sahiplerinin trafik sigortası fiyatları araştırmasını düzenli olarak yapması ve poliçelerini aktif tutması gerekir. Bu yaklaşım, hem yasal hem de finansal açıdan en güvenli seçenektir.</span></p>

<h2><strong><span>Trafik Sigortası Olmadan Yola Çıkmayın</span></strong></h2>

<p><span>2026 yılı itibarıyla trafik sigortası olmadan araç kullanmanın cezaları ciddi şekilde artırılmıştır. Para cezası, araç bağlama ve yüksek tazminat riskleri göz önüne alındığında, sigorta yaptırmamak büyük bir risk haline gelmiştir.</span></p>

<p><span>Bu nedenle en doğru yaklaşım, düzenli olarak trafik sigortası fiyatları karşılaştırması yaparak en uygun poliçeyi seçmek ve kesintisiz şekilde sigorta kapsamı altında olmaktır.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/trafik-sigortasi-olmadan-arac-kullanmanin-cezasi-nedir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/sigorta.jpeg" type="image/jpeg" length="94061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“KKTC’nin yeri benim için ayrı”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/kktcnin-yeri-benim-icin-ayri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/kktcnin-yeri-benim-icin-ayri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği'nin yeni İletişim Müşaviri Recep Şehitoğlu, HALKIN SESİ Gazetesi’ni ve Dr. Fazıl Küçük Müzesi’ni ziyaret etti. Yükseköğrenim hayatı ile ilk çalışma yıllarının KKTC’de geçtiğini anlatan Şehitoğlu, KKTC’nin kendisi için ayrı bir anlamı olduğunu belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği İletişim Müşaviri görevine atanarak 1 Nisan 2026 tarihinden itibaren ülkemizde göreve başlayan Recep Şehitoğlu, gazetemiz HALKIN SESİ Gazetesi’ni ziyaret ederek Genel Yayın Yönetmeni Ali Fahrioğlu ve Haber Müdürü İbrahim Daloğlu’yla görüşme gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Recep Şehitoğlu, gazete hakkında bilgi aldı, hem de Dr. Fazıl Küçük Müzesi’ni gezerek Özgürlük Mücadelesi Liderimiz Dr. Küçük’le ilgili bilgilendirildi.</p>

<p>Görüşmede konuşan HALKIN SESİ Genel Yayın Yönetmeni Ali Fahrioğlu, medyanın ve özellikle yazılı basının sürdürülebilirliğinin her geçen gün zorlaştığını ancak HALKIN SESİ’nin, Dr. Fazıl Küçük’ün bıraktığı bir manevi miras olduğunu ve sonsuza kadar yaşatmakta kararlı olduklarını vurguladı</p>

<p>Ali Fahrioğlu, HALKIN SESİ Gazetesi’nin Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinde çok önemli bir rolü olduğuna vurgu yaparak gazetenin gelecek nesillere taşınması için özveriyle çalıştıklarını anlattı.</p>

<p>TC Lefkoşa Büyükelçiliği İletişim Müşaviri Recep Şehitoğlu ise Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinde tarihi bir misyonu olan HALKIN SESİ Gazetesi’ni ziyaret etmekten dolayı büyük bir onur duyduğunu söyledi. Kendisinin yükseköğrenim hayatı ile ilk çalışma yıllarının KKTC’de geçtiğini anlatan Şehitoğlu, KKTC’nin kendisi için ayrı bir anlamı olduğunu belirtti.</p>

<p>Hedefinin görev süresi boyunca tüm basın kuruluşlarıyla iyi ilişkiler içinde olmak olduğunu söyleyen Şehitoğlu, her zaman basın kuruluşlarına kapısının açık olacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="501-16" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/501-16.jpg" width="1536" /><img alt="502-11" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/502-11.jpg" width="2048" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/kktcnin-yeri-benim-icin-ayri-1</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/500-14.jpg" type="image/jpeg" length="30478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Civgin "Dr. Küçük öngörülü bir liderdi"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/civgin-dr-kucuk-ongorulu-bir-liderdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/civgin-dr-kucuk-ongorulu-bir-liderdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi Akademisyen Dr. Senem Civgin “Dr. Fazıl Küçük’ün “Evkaf Meselesi En Büyük Davamızdır” şeklindeki yaklaşımı, yalnızca bir mülkiyet hakkının iadesi tartışması değildi. Bu mesele Kıbrıs Türk Toplumunun varlığı, kimliği ve ekonomik bağımsızlığı ile doğrudan ilgiliydi”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk toplumunun varoluş mücadelesinde hem bir hekim şefkatiyle yaraları saran hem de bir lider kararlılığıyla hak arayışına rehberlik eden Dr. Fazıl Küçük’ün mücadelesi, tarihçi akademisyen Dr. Senem Civgin’in titiz çalışması “Kıbrıs'ın Sesi: Dr. Fazıl Küçük ve Türk Toplumunun Hak Arayışı” kitabında yeniden hayat buldu.</p>

<p>Dr. Küçük’ün 'Kıbrıs’ın Sesi' olma serüveninden 'en büyük davamız' dediği Evkaf meselesine, kurduğu mukavemet örgütlerinden bugün hâlâ güncelliğini koruyan siyasi vizyonuna kadar pek çok kritik başlığı; gazetemizin İstanbul temsilcisi ve aynı zamanda köşe yazarımız olan Uğur Bakıcı’nın özel söyleşisinde mercek altına aldık.</p>

<p><strong>Dr. Fazıl Küçük ve Kıbrıs Türk toplumunun hak arayışı üzerine bu kapsamlı çalışmayı yapmanızdaki temel motivasyon ne oldu?</strong></p>

<p>Kitabımı kaleme almaya teşvik eden sürecin başlangıcı esasında Yüksek Lisans eğitimimi aldığım yıllara dayanıyor. Şöyle ki; 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Yeditepe Üniversitesi’nde aldığım Yüksek Lisans derslerinden biri olan Siyasi Tarih dersi kapsamında Kıbrıs meselesini konu edinen bir ödev hazırladım. Söz konusu ödevin hazırlık aşamasında okuduğum birçok ikinci el kaynakta “Dr. Fazıl Küçük” adının çok nadiren geçtiğini fark ettim. Bununla birlikte, Fazıl Bey’in Türkiye’de de tanınırlığı ne yazık ki oldukça sınırlıydı. Buradan hareketle, Doktor Fazıl Küçük’ ün yaşamını ve Kıbrıs Türk Toplumu’nun verdiği mücadelede üstlendiği rolü mercek altına alan, “Kıbrıs ve Dr. Fazıl Küçük” adlı yüksek lisans tezimi yazdım. Aradan geçen yıllar sonrasında 2024 senesine geldiğimiz de ise Dr. Fazıl Küçük’ ün 40. ölüm yıl dönümü ve 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50.yılında onun zorluklarla örülmüş mücadelesini bir kez daha gözler önüne sermek istedim. Buradaki temel motivasyonum Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde özellikle genç nesil arasında Dr. Fazıl Küçük ile onun toplumu için verdiği mücadelenin bilinirliliğine bir katkı sağlamak ve bu husustaki toplumsal hafızayı tazelemekti. Bu hedef doğrultusunda yüksek lisans tezimi genişleterek elinizde bulunan kitabımı okuyucuyla buluşturduk.</p>

<p><strong><img alt="Kibrisin Sesi Kapak" height="441" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/kibrisin-sesi-kapak.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="596" /></strong></p>

<p><strong>Kitabın başlığında Dr. Fazıl Küçük için "Kıbrıs'ın Sesi" ifadesini kullanıyorsunuz. Bu niteleme sadece bir liderlik vasfı mı, yoksa toplumsal bir yankının sembolü mü?</strong></p>

<p>Kitabın başlığında Dr. Küçük için “Kıbrıs’ın Sesi” nitelemesine yer vererek, söz ettiğiniz iki vasfı birlikte vurgulamak istedim.</p>

<p>Malumunuz Dr. Küçük, Kıbrıs Türk Toplumu’nun haklarını ve sorunlarına yönelik çözüm taleplerini dile getiren en önemli aktördü. Bir başka ifade ile o, sadece bir hekim ve siyasetçi değildi. Kıbrıs Türk Toplumu’nun lideri ve sözcüsü konumundaydı. Aynı minvalde özellikle İngiliz Sömürge Yönetimi Dönemi’nde ve sonrasında vuku bulan siyasi gerilimler sırasında onun gazeteci kimliğiyle kaleme aldığı yazıları aracılığıyla verdiği mücadelenin “ses” kelimesiyle güçlü bir şekilde sembolize edilebileceğini düşündüm. Zira mücadelesinin en önemli vasıtası olan Halkın Sesi Gazetesi de bu anlamı somutlaştırmaktadır. Tüm bunlara ek olarak “Kıbrıs’ın Sesi” ifadesi Kıbrıs Türklerinin Ada dâhilinde, uluslararası arenada ve Anavatan Türkiye kamuoyunda görünürlük kazanması adına üstlendiği rolü öne çıkarmaktadır.</p>

<p><strong>Dr. Küçük’ün kurduğu Halkın Sesi gazetesinin, toplumun bilinçlenmesi ve teşkilatlanmasındaki rolünü bulgularınız ışığında nasıl değerlendirirsiniz?</strong></p>

<p>Öncelikle, Halkın Sesi Gazetesi’nin ilk sayısı, 14 Mart 1942 tarihinde yayınlandığında, yerel ve uluslararası gelişmelerden sadece radyo aracılığıyla haberdar olan Kıbrıs Türk Toplumu’nun gazeteye duyduğu ihtiyaç karşılanmaya başladı. Bununla birlikte gazetenin tek misyonu Türk Toplumunu dünyadaki gelişmelerden haberdar etmek değildi. Nitekim, Halkın Sesi’nin ilk sayısı yayınlandığında gazetenin yayın prensipleri de okuyucuya duyurulmuştu. Burada öne çıkan ilkelerden ikisi “Türk Toplumu’nun haklarını korumak ve toplum dertlerini dile getirmek” ile “Sömürge İdaresi ve Rum emelleri ile mücadele etmek” şeklindeydi. Bu prensiplerin ışığında başta, Dr. Küçük’ün kaleme aldığı yazılarda üzerinde durulan “Evkafın Kayıtsız Şartsız Türk Toplumuna Bırakılması” ve “Okulların Kayıtsız Şartsız Türk Toplumuna Devri” gibi önemli sorunlarının çözümünde gazete son derece etkili oldu. Yine toplum gazete aracılığıyla kronikleşmiş sorunlarının farkına vardı, mevcut sorunlarını dile getirme fırsatını yakaladı. Ayrıca toplumun problemlerin çözümü noktasında edilgen bir pozisyondan çıkıp, haklarını arayan ve savunan bir profil çizmesine katkı sağladı. İkinci olarak, Halkın Sesi Gazetesi Rum tarafının Enosis ideali çerçevesindeki talepleri ve faaliyetleri karşısında Türk toplumunun varlığını, haklarını ve ayrı bir toplum olarak statüsünü sürekli vurgulamıştır. Bu yönüyle gazete bir karşı söylem üretmiş ve toplumun kimlik bilincini güçlendiren bir platform olmuştur. Siyasal ve toplumsal mobilizasyon aracı olarak işlev gören gazetenin toplumun örgütlenmesi aşamasındaki katkısı da son derece önemlidir. Halkın Sesi, eğitim, ekonomi, kültür ve sosyal sorunlara dair kaleme alınan yazılarla toplumun ortak meseleler çevresinde birleşmesini sağlamıştır. Gazetenin toplumun örgütlenmesi hususundaki bir faydası da hiç şüphesiz ki Dr. Fazıl Küçük’ün mücadele arkadaşlarının da Halkın Sesi çatısı altında yer almış olmalarıdır. Bu isimlerden biri Rauf Denktaş’tır. Halkın Sesi Gazetesi Kıbrıs Türklerinin teşkilatlanması bağlamında da çok yönlü bir rol üstlenmiştir.</p>

<p>Toplumda birlik olma, ortak bir amaç ve kimlik etrafında toplanarak, ortak hedefler doğrultusunda hareket edilmesine yardımcı olmuştur. Buna ek olarak, Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu gibi örgütlenmelerin oluşumuna zemin hazırlayan bir kamuoyu yaratmıştır. Gazetede yayımlanan yazılar, Türk Toplumu’nun eğitim, ekonomi ve siyaset alanında kurumsallaşması gerektiğinin altını çizmiştir; böylece dernekler, sendikalar ve siyasi oluşumların ortaya çıkmasını teşvik etmiştir. Yine gazete bir iletişim ve koordinasyon ağı işlevi görmüştür. Farklı bölgelerde yaşayan Kıbrıs Türkleri birbirlerinin sorunlarından haberdar olmuş ve ortak tepkiler gösterebilmişlerdir. Bu durum özellikle mitingler, protestolar ve siyasi taleplerin örgütlenmesin de kritik bir rol oynamıştır.</p>

<p><img alt="Senem Civgin (2)" height="585" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/senem-civgin-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="374" /></p>

<p><strong>Dr. Küçük, neden askeri mücadeleden bile önce Evkaf’ın yönetimini 'En Büyük Davamız' olarak gördü ve bugün onun 'Evkaf elden çıkarsa toplumun geleceği söner' uyarısından ne gibi dersler çıkarmalıyız?</strong></p>

<p>Dr. Fazıl Küçük’ün “Evkaf Meselesi En Büyük Davamızdır” şeklindeki yaklaşımı, yalnızca bir mülkiyet hakkının iadesi tartışması değildi. Bu mesele Kıbrıs Türk Toplumunun varlığı, kimliği ve ekonomik bağımsızlığı ile doğrudan ilgiliydi. Bu sebeple Doktor Küçük, meseleyi hayati bir konu olarak nitelendiriyordu. Şöyle ki, Kıbrıs Evkaf İdaresi Osmanlı hâkimiyeti sırasında kurulmuş ve Türk Toplumu’nun vakıf mallarını yöneten bir kurumdu. Ancak İngiltere yönetimi döneminde bu malların kontrolü büyük ölçüde İngiliz idaresine geçmişti. Dr. Küçük’e göre, bu durum Türk Toplumu’nun tarihsel haklarının gaspı anlamına geliyordu. Evkafın idaresinin Kıbrıs Türk Toplumu’na iadesi geçmişten gelen hakların geri alınması manasını taşıyordu. Evkaf malları topraklar, gelir getiren taşınmazlar ve dükkânları kapsıyordu. Bu gelir kalemleri Türk Toplumu’nun eğitim harcamalarını, dini hizmetlerini ve sosyal yardımlarını finanse etmek için kullanılabilirdi. Özetle, Evkaf malları Türk Toplumu’nun yararına kullanılmalıydı. Bu çerçevede, Dr. Küçük Evkafın Türk Toplumu’nun kontrolüne geçmesini, ekonomik olarak kendi kendine yetebilen bir toplum yaratmanın anahtarı olarak görüyordu. Ona göre, aynı amaç doğrultusunda örgütlenebilmenin temeli ekonomik güçtü. Ayrıca Evkaf gelirleri Türk Toplumu’nun kurumsallaşmasını destekleyebilirdi. Yeni okulların açılması, öğrencilere burs verilmesi gibi icraatlar teşkilatlanmaya katkı sağlayabilirdi. Bir başka ifade ile Evkaf meselesi sadece mülkiyet sorunu değildi, kurumsallaşmanın da ekonomik alt yapısını teşkil ediyordu. Halkın Sesi Gazetesi vasıtasıyla bu konu sürekli gündemde tutuldu. Evkaf meselesi, Kıbrıs Türk Toplumu’nu ortak bir hedef etrafında birleştirdi. Siyasi bilinçlenmeyi arttırdı. Lider ile halk arasında bağ kurdu. Bu yönüyle Evkaf, toplumsal mobilizasyonun önemli sembollerinden biri haline geldi. Dr. Küçük Evkaf’ı o günlerin ve geleceğin iktisadi kalesi olarak nitelendirmekteydi. Bu nedenle, bu sözü her ne kadar Kıbrıs’ta İngiliz Sömürge Yönetimi Dönemi’nin konjonktüründe sarf etmiş olsa da bugün içinde derin ve çok katmanlı dersler içerdiğini dile getirmek yanlış olmayacaktır. Bu ifade sadece vakıf mallarının kaybına değil, Türk Toplumu’nun ekonomik, kurumsal ve kimliksel zeminini kaybetme tehlikesine işaret etmektedir. Evkafın iktisadi boyutu haricinde önemli olan bir yönü de Osmanlı Devleti’nden miras kalan bir tarihsel ve kültürel sürekliliği temsil etmesiydi. Bu nedenle, Evkafın kaybı, geçmişle bugünün bağını koparabilir. Bu da yine uzun vadede toplumda kimlik bilincinin zarar görmesine neden olabilir. Bu nedenle, tarihsel mirasın korunması toplumsal hafızanın ve kimliğin muhafazasına katkı sağlar. Bu nedenle, Evkaf’ın korunması stratejik bir gerekliliktir.</p>

<p></p>

<p><strong>Kitabınızda üzerinde durduğunuz ve birçok kaynakta göz ardı edilen KITEMB (Kıbrıs Türk Mukavemet Birliği) üzerine olan saptamalarınız çok önemli. Dr. Küçük’ün bu yapının kurulmasına yönelik yaptığı girişim savunma öngörüsünü nasıl kanıtlıyor?</strong></p>

<p>KITEMB EOKA’nın faaliyetlerine karşı Kıbrıs Türkleri’nin savunma ile haberleşme ihtiyacını karşılamayı amaçlayan bir yapıdır. Dr. Fazıl Küçük’ün bu teşkilatlanmayı hayata geçirerek, EOKA’ya karşı mukavemet örgütlenmesini başlatması, onun savunma konusundaki öngörüsünü çok açık biçimde ortaya koymaktadır. Bunu birkaç temel noktada açıklayabiliriz: Öncelikle, EOKA henüz silahlı faaliyetlerine başlamadan Rumların Enosis ideallerinden vazgeçmeyeceklerini ve bu hedef doğrultusunda gittikçe radikalleşeceklerini Dr. Küçük doğru bir şekilde okumuştur. Bir başka ifadeyle, Türkler ’in varlığına karşı tehdit oluşum aşamasındayken önlem alma refleksi göstererek, tehdidi erken fark etmiştir. İkinci olarak, Dr. Küçük Kıbrıs Türk Toplumu’nun sadece diplomasi ve basın yoluyla kendini savunmasının mümkün olamayacağını erken dönemde öngörmüştür. Bu doğrultuda, pasif kalmanın Türker’in Ada’daki fiziksel varlığını tehlikeye sokacağını önceden fark ederek, örgütlü bir öz savunma mekanizmasının teşkil edilmesinin zorunluluğunu idrak etmiştir. Üçüncü olarak, Fazıl Bey’in bir mukavemet birliği tesis etme yönündeki adımı onun, toplumsal direnişi örgütleme yeteneğinin bir kanıtıdır. O bireysel direnişin kolektif ve disiplinli bir sisteme dönüşmesi gerektiğinin farkında olmuştur. Dördüncü olarak; Dr. Fazıl Küçük’ün bu girişimi, onun caydırıcılık anlayışını benimsediğini de göstermektedir. Şöyle ki, Dr. Küçük’ün yaklaşımı sadece saldırıya karşılık vermek değil aynı zamanda karşı tarafı saldırıdan vazgeçirecek bir güç dengesi kurmaktı. Son olarak, Dr. Küçük bu yapıyı tesis ederek, siyasi liderlik ve güvenlik vizyonunu birleştirmiştir. Neticede; Dr. Küçük; olaylara günlük ve ani tepkiler veren değil, olayları önceden okuyup, hazırlık yapabilecek öngörüye sahip bir liderdi.</p>

<p></p>

<p><strong>Dr. Fazıl Küçük’ü VOLKAN ("Var Olmak Lazımsa Kan Akıtmamak Niye") sloganına ve halkın özsavunması konusunda ısrarcı olmaya iten süreç neydi?</strong></p>

<p>Dr Fazıl Küçük’ü bu söylemine yönelten ve VOLKAN Teşkilatı’nı kurmaya iten süreç her şeyden önce Ada’daki Türk Toplumu açısından ağırlaşan güvenlik krizi nedeniyle başlamıştı. EOKA’nın kuruluşu ile Rum tarafında Enosis hedefi doğrultusunda silahlı mücadele başladı. EOKA’nın faaliyetleri özellikle Türk köylerini tehdit etti. Türker’in can güvenliğinin sağlanması ve olayların yatıştırılması hususunda İngiliz sömürge yönetimi yetersiz kaldı. Bu şartlar altında Kıbrıs Türkleri yaşam haklarını güvence altına alma konusunda İngilizlere itimat edemezlerdi. Buna ek olarak Dr. Küçük’ün Halkın Sesi Gazetesi vasıtasıyla toplumu bilinçlendirmesi ve siyasi kurumların çatısı altında yürütülen faaliyetlerin Kıbrıs Türk Toplumu’nun güvenliğini sağlayamayacağı anlaşıldı. Özetle, artan şiddet olayları karşısında durum artık Türk Toplumu’nun fiziksel varlığının korunması meselesine dönüştü. Bu noktada Dr. Küçük’ün düşüncesi “eğer varlığımız tehdit altındaysa savunma için güç kullanmak meşrudur” şiarına dönüştü. Ardından da Temmuz 1955’te VOLKAN Teşkilatı kuruldu. Görüldüğü üzere, Dr. Küçük’ü teşkilatın adının açılımındaki söylemi dile getirmeye ve söz konusu teşkilatı kurmaya iten süreç; artan şiddet, güvenlik boşluğu, siyasi yolların yetersizliği ve varoluşsal tehdit algısı neticesinde şekillenmiştir.</p>

<p></p>

<p><strong>Dr. Fazıl Küçük'ün Ankara ile yürüttüğü diplomasi ve o dönemdeki "Anavatan" algısının inşasındaki payı nedir?</strong></p>

<p>Dr. Fazıl Küçük’ün Ankara ile yürüttüğü diplomasi, Kıbrıs Türk Toplumu’nda “Anavatan Türkiye” algısının oluşmasında ve güçlenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır. Bu süreç sadece dış politika ile ilgili bir husus değil aynı zamanda kimlik, güvenlik ve aidiyet inşası ile ilgilidir. 1950’lerde Kıbrıs Meselesi daha çok İngiltere ve Yunanistan arasındaki bir sorun olarak kabul görüyordu. Dr. Küçük Ankara ile sürekli temas kurarak, Kıbrıs Türkleri’nin içinde bulunduğu zorlu süreci uluslararası kamuoyuna duyurarak ve meseleyi uluslararası düzeye taşıyarak Türkiye’yi Kıbrıs Meselesinin doğrudan tarafı haline getirdi. Bu ise “Anavatan” fikrinin siyasal zeminde güçlenmesini sağladı. Buna ilaveten Rum saldırılarının şiddetlendiği kesitte Kıbrıs Türk Toplumu ciddi bir güvenlik tehdidi altındaydı. Bu noktada Dr. Küçük, Türkiye ile askeri bağların kuvvetlendirilmesi görüşünü savundu. Böylece Türkiye Kıbrıs Türkleri için sadece bir ülke değil, koruyucu ve garantör bir güç (Anavatan) olarak algılanmaya başladı. Yine Dr. Küçük, Halkın Sesi Gazetesi aracılığıyla Türkiye ile olan bağların önemini sürekli vurguladı. Bu minvaldeki yazılar halkta Türkiye’ye yönelik duygusal bağlılığı artırarak “Biz yalnız değiliz arkamızda Anavatan Türkiye Var” düşüncesini pekiştirdi. Sonuç olarak Dr. Küçük’ün yürüttüğü diplomasi ve oluşturduğu kamuoyu Anavatan algısını duygusal, siyasi ve stratejik bir gerçeklik haline getirdi.</p>

<p></p>

<p><strong>Dr. Fazıl Küçük’ün o dönem ortaya koyduğu siyasi vizyon, bugün hala devam eden Kıbrıs sorununun çözüm arayışlarına veya Kıbrıs Türk halkının güncel statü mücadelesine nasıl bir ışık tutuyor?</strong></p>

<p>Dr. Fazıl Küçük’ün ortaya koyduğu siyasi vizyon, sadece kendi döneminin koşullarına bir cevap değil, aynı zamanda bugün hâlâ çözülemeyen Kıbrıs Sorunu için önemli bir düşünsel zemin sunmaktadır. Bunu birkaç husus çerçevesinde açıklamak mümkündür. İlk olarak, Dr. Küçük’ün en belirgin yaklaşımı Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğe sahip kurucu bir halk olduğu teziydi. Yine o, Türklerin azınlık olarak nitelendirilmesine ve bu doğrultuda muamele görmesine kesinlikle karşıydı. Günümüzde tartışılan federasyon ya da iki devletli çözüm modellerinde de “siyasi eşitlik” ilkesi hâlâ temel hususlardan biridir. Yani Dr. Fazıl Küçük’ün çizmiş olduğu çerçeve bugün farklı çözüm modellerine aynı kökten beslenen bir meşruiyet zemini sağlamaktadır. İkinci olarak, Doktor Küçük’ün Halkın Sesi aracılığıyla yürüttüğü mücadele toplumun pasif değil aktif bir siyasal özne olması gerektiğinin altını çizerek, toplumu edilgen olmaktan çıkarmayı hedefliyordu. Bugün bunun yansımasını, toplumun müzakere süreçlerine duyarlılığı ve kimlik ile hak bilincinin korunması şeklinde görmekteyiz. Üçüncü olarak, Dr. Fazıl Küçük’ün Türkiye ile kurduğu ilişki toplumda Anavatan algısını doğurmuştu. Bununla birilikte Fazıl Bey’e göre, Türkiye ile tesis edilen münasebetler bir bağımlılık değil, güvenlik ve varlık teminatıydı. Bugün, Dr. Küçük’ün bu yaklaşımı hâlâ belirleyici bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira günümüzde de güvenlik garantileri çözümün en kritik konu başlıklarından biridir. Dördüncü olarak, Dr. Fazıl Küçük kurumsal yapıların korunması, şartsız, koşulsuz ekonomik bağımsızlık ve kültürel kimliğin sürekliliği gibi hususlarda oldukça çetin mücadeleler yürütmüştü. Bu mücadelelere örnek olarak Evkaf meselesi verilebilir. Bugün de uluslararası izolasyonlara rağmen, kurumsal yapıların kuvvetlendirilmesi ve ekonomik açıdan güçlenme yollarının aranması Dr. Küçük’ün savunduğu ilkeler ile örtüşmektedir. Sonuç olarak; Dr. Fazıl Küçük’ün vizyonu bugün bizlere belirleyici iki ilke sunmaktadır: Eşitlikten taviz vermeden çözüm aramak ile Kıbrıs Türk Toplumu’nu güçlü ve örgütlü biçimde tutmak.</p>

<p><strong>Bugün Halkın Sesi gazetesinin arşivlerine baktığımızda, Dr. Fazıl Küçük’ün o dönem yazdığı 'muhalif' yazıların bugün hâlâ Kıbrıs Türk siyaseti için bir ayna tuttuğunu söyleyebilir miyiz?</strong></p>

<p>Dr. Fazıl Küçük’ün Halkın Sesi Gazetesi’nde kaleme aldığı muhalif yazılar, yalnızca dönemin sömürge yönetimine ve Rumların baskılarına karşı bir tepki değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk Toplumu’nun iç dinamiklerini eleştiren, yön veren ve uyaran bir siyasal bilinç metinleridir. Bu özelliğiyle bugün hâlâ Kıbrıs Türk siyaseti için bir ayna işlevi gördüğünü ifade etmemiz mümkündür. Şöyle ki; Dr. Küçük’ün yazılarında dikkat çeken en önemli unsur sadece dış tehditlere değil, toplum içerisindeki zaaflara da açıkça değinmesiydi. Bu noktada, Fazıl Bey’in toplumsal dağınıklığın ve kısa vadeli kişisel çıkarların öne çıkmasının Türk Toplumu açısından ne kadar tehlikeli olacağına dair görüşlerini dile</p>

<p>getirdiği yazıları bu minvalde değerlendirilebilir. Günümüzdeyse benzer yapısal sorunların devam ettiğine dair eleştiriler görülebilmektedir. Yine Dr. Küçük, Kıbrıs Türk Toplumu’nu edilgen değil, sorumluluk sahibi ve haklarının bilincinde olan gerektiğinde haklarını savunmaktan çekinmeyecek bir aktör olarak görmüştür. Buradan hareketle, gazetesindeki yazılarında da “hak verilmez alınır” ve “toplumun kendi kaderine sahip çıkması” anlayışını sıklıkla vurgulamıştır. Bugün ise: benzer biçimde seçmen davranışları gibi hususlar halen birer tartışma konusudur. Bu da onun yazılarının, günümüzdeki tartışmalara doğrudan ışık tuttuğunu göstermektedir.</p>

<p></p>

<p><strong>Tarihçi akademisyen gözüyle Kıbrıs meselesini nasıl görüyorsunuz? Bu mesele sizce nasıl çözülür?</strong></p>

<p>Kıbrıs sorununun çok katmanlı bir mesele olduğu kanaatindeyim. Bu sorun sadece iki toplum arasındaki bir anlaşmazlık değildir. Tarihsel travmalar, bölgesel güvenlik kaygıları, uluslararası hukuk ve kimlik unsurlarının iç içe geçtiği karmaşık bir konudur. Özellikle 1960-1974 arası periyotta Kıbrıs Türk Toplumu’nun yaşadığı acılar, verdiği kayıplar toplumun hafızasında derin izler bırakmıştır. Bu nedenle, günümüzde bilhassa geçmişin tanıklarının perspektifinden Rumlarla birlikte yaşayabilme olanağı oldukça zayıf bir ihtimal olarak görülmektedir. Bu noktada da Kıbrıs Türkleri açısından güvenlik ve eşitlik prensiplerinden taviz vermeden üretilecek çözüm modelleri ön plana çıkmaktadır. Öte taraftan Rumların bakış açısından ise toprak bütünlüğü ve egemenlik kriterleri öncelik kazanmaktadır. Netice olarak, bugün Ada’da iki ayrı toplumsal bellek, iki ayrı siyasi yapı ve iki ayrı güvenlik algısı mevcuttur. Bu şartlar altında, Kıbrıs Meselesinin çözümüne dair üç ana çözüm modeli üzerinde tartışılmaktadır. Bunlardan ilki, yıllarca BM öncülüğünde görüşülen federasyon modelidir. Bu sistemde iki toplumlu, iki bölgeli tek devlet ve tek uluslararası kimlik prensipleri çerçevesinde bir düzen kurulması amaçlanmaktadır. Bu sistemin uluslararası arenada en çok desteklenen model olduğunu ve buna ilaveten Türk tarafı açısından ise siyasi eşitlik prensibi dolayısıyla kritiklik arz ettiğini ifade etmek mümkündür. Yine bu model özelinde geçmiş travmaların güven eksikliğine sebep olduğunu ve tarafların bu düzen üzerinde uzlaşmalarının zor olduğunu ifade etmemiz de yanlış olmayacaktır. İkinci sistem; günümüzdeki duruma en yakın olan iki devletli çözüm modelidir. Burada bilindiği üzere, Kuzey ve Güney’in iki ayrı devlet olarak tanınması fikri ön plandadır. Bu yapıda da Türk tarafının uluslararası düzlemde tanınma problemi bulunmaktadır. Bir diğer model ara bir formül olarak da niteleyebileceğimiz esnek /gevşek konfederasyon düzenidir. Bu yapılanmada iki devlet gibi örgütlenmekle birlikte ekonomi ve enerji gibi alanlarda taraflar arası iş birliği öngörülmektedir. Bu yaklaşım daha esnek ve pragmatik olsa de tarafların siyasi hedeflerinin hâlâ farklı olması ortak bir paydada buluşmayı engellemektedir. Tüm bunlara rağmen; kademeli olarak, taraflar arasındaki güveni yeniden tesis edecek adımlar atılması da mümkündür. Bu minvalde</p>

<p>ekonomik projeleri ortaklaşa hayata geçirmek veya genç nesiller arasında iletişim kurulmasına zemin hazırlamak atılacak ilk adımlar olabilir. Sonuç olarak; kanaatimce Kıbrıs Meselesi tek bir yazılı belge ile çözüme kavuşturulabilecek bir mesele olmanın ötesinde toplumlar arası güven inşasına bağlı zamanla yumuşayacak ve nihayetinde çözüme varabilecek bir meseledir.</p>

<p><strong><img alt="Senem Civgin (3)" height="620" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/senem-civgin-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="348" /></strong></p>

<p><strong>Doğu Akdeniz’deki enerji ve jeopolitik rekabette, Kuzey Kıbrıs bu denklemde nasıl bir diplomatik ve ekonomik yol haritası izlemeli?</strong></p>

<p>Doğu Akdeniz’de enerji rekabeti özellikle doğalgaz keşifleri Kıbrıs Meselesini daha da stratejik bir duruma getirdi. Bu denklemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hareket alanının kısıtlı olduğunu ifade etmek mümkün. Buna rağmen; iyi planlanmış bir yol haritası izleyerek bölgedeki etkisini arttırması ve güç odakları arasında dengeleyici bir aktör olması da olasılıklar dahilindedir. Bu doğrultuda öncelikle, KKTC Doğu Akdeniz’deki kaynaklar konusunda eşit hak sahibi olduğunu yılmadan vurgulamalı. Burada elbette, KKTC’nin tanınırlık probleminin bir uzantısı olarak uluslararası platformlarda görünürlüğü maalesef düşük düzeyde bulunmaktadır. Bu nedenle, KKTC’nin sesini duyurabileceği farklı metotlar ve alanlar oluşturulmalı. Bir başka ifade ile, tanınmasa da etkisini ve görünürlüğünü arttırabilecek faaliyetler yürütülmeli. Bu noktada örneğin; akademik, hukuki ve enerji temelli raporlar hazırlanabilir. Yine tanınmama problemi doğrultusunda, tanınmamanın tamamen dışlanmak manasına gelişini engellemek için BM ve AB ile teknik düzeyde temaslar kurulabilir. Bu girişimler KKTC’nin uluslararası kamuoyunda meşruiyet kazanmasına katkı sağlayabilir. Bunların haricinde; KKTC Türkiye ile enerji alanında entegre olarak, sürdürülebilir iş birliği çizgisinde birlikte hareket edebilir. Son olarak, KKTC Doğu Akdeniz gazının Avrupa’ya taşınması için kurulan enerji koridorunda bir ara hat rolü üstlenerek, bölgedeki konumunu güçlendirebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Kuzey Kıbrıs’ta gençlerin artan göç eğilimi sizce bir gelecek krizi mi? Bu gidişat durdurulamazsa Kıbrıs Türk toplumunu nasıl bir tablo bekliyor?</strong></p>

<p>Kuzey Kıbrıs’ta gençler arasında artan göç eğilimi ciddi bir gelecek krizi potansiyeli taşıyor.</p>

<p>Kuzey Kıbrıs’ta özellikle iyi eğitimli gençlerin; sınırlı kariyer olanakları ve ekonomi alanındaki belirsizlik nedeniyle; taşıdıkları gelecek kaygısı ile bu endişelere eklenen uluslararası izolasyon hissi gençlerin yurt dışına yönelmelerine ve beyin göçüne yol açıyor. Bu noktada, gençlerin ülkelerini terk edişi, yakın bir gelecekte nüfusun yaşlanmasına, doğum oranlarının düşüşüne ve nüfusun kendini yenileyememesine neden olabilir. Bu durum da uzun vadede kimlik ve varlık meselesine dönüşebilir Bu olumsuz sonuçlara ek olarak, ekonomik alandaki sıkıntılar kronikleşebilir. Örneğin; kısıtlı olan üretim daha da zayıflar, girişimcilik azalır ve sonuçta dışa bağımlı, kendi kendine yetemeyen durağan bir ekonomi tablosu ortaya çıkabilir. Demografik ve ekonomik alanlardaki bu olumsuzluklara ek olarak, gençlerin sürekli ülkeyi terk etme</p>

<p>düşüncesi içinde olmaları Kuzey Kıbrıs’ta kalmayı tercih edenler üzerinde “bu ülkede gelecek yok ya da geleceğimiz tehlikede” gibi bir algı oluşmasına ve uzun vadede psikolojik olarak yıpranmaya sebebiyet verebilir. Yine genç nüfusun azalması siyasi temsil ve iradeyi zayıflatabilir. Bu durumda içten gelebilecek yenilenme motivasyonunu kırar. Bu da çözüm üretme kapasitesini köreltebilir. Neticede; toplum yavaş yavaş ekonomik olarak zayıf, kültürel olarak kırılgan ve gençsiz bir yapıya dönüşür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/civgin-dr-kucuk-ongorulu-bir-liderdi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/senem-civgin-4-1.jpg" type="image/jpeg" length="73074"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Derhal ekonomik krizi masası kurulmalı”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/derhal-ekonomik-krizi-masasi-kurulmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/derhal-ekonomik-krizi-masasi-kurulmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, ülkede derhal ekonomik krizi masasının oluşturulması gerektiğine dikkat çekerek, bu masada tüm paydaşların olması, iktidar ve muhalefetin ortak akılla hareket etmesi gerektiğini belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz, kamu maliyesinin artık sürdürebilir olmadığını vurguladı ve acilen yapısal reformların hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.</p>

<p>HALKIN SESİ’ne konuşan Turgay Deniz, Maliye Bakanlığı’nın her ay milyarlarca TL borçlandığını ve bunun sürdürebilir olmadığını vurguladı.</p>

<p>Hayat Pahalılığına yapılan yeni düzenlemenin yeterli olmadığını söyleyen Deniz, bu düzenlemenin de altının doldurulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Turgay Deniz, “Devlet eliyle yapılan pahalılık var. Pahalılığı önlemek için adımlar atılmalı. Devlet, bazı vergi gelirlerinden vazgeçilmeli, KDV oranları düşürülmeli, navlun bedellerinin üzerinden vergi alınmamalı, kamuya bir tane bile geçici işçi alınmamalı” diye konuştu.</p>

<p>Ülkede derhal ekonomik krizi masasının oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Turgay Deniz bu masada tüm paydaşların olması, iktidar ve muhalefetin ortak akılla hareket etmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Deniz, “Sorunlar artık kangren olmuştur. Kurtuluş köklü çözümdür. Hepsimiz bedel ödemeye hazırız. Yapısal reformları hayata geçirmekten başka çaremiz yok. Hükümet istifa etsin demek yetmiyor. Ok yaydan çıktı, aklımızı başımıza toplamalıyız, bu ülke hepimizin” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgay Deniz, Orta Doğu’daki savaşa da dikkat çekerek, enerji ve taşımacılık maliyetleri üzerinden tüm sektörlerde maliyetleri artırdığına işaret ederek, artan maliyetler karşısında kapsayıcı desteklerin şart olduğunu belirtti.</p>

<p>Başbakan tarafından devam edeceği açıklanan sosyal sigorta prim desteğinin, sektör ayrımı yapılmaksızın tüm işletmeleri kapsayacak şekilde sürdürülmesi gerektiğini belirten Deniz, mevcut koşullarda önceliğin, yeni istihdamdan ziyade mevcut istihdamın korunması olması gerektiğimi söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Turgay Deniz “Gümrükte alınan vergi ve harçların hesaplama yönteminde değişikliğe gidilmelidir. Navlun maliyetlerinin vergilendirilmemesi amacıyla gümrük işlemlerinde FOB esaslı değerleme sistemine geçilmesi gerekmektedir. Aksi halde, navlun maliyetlerinin vergi matrahına dahil edilmesi maliyetleri daha da artıracak ve enflasyon baskısını derinleştirecektir. Bu nedenle, navlun bedelleri gümrük vergisi ve harçlarının hesaplanmasından derhal çıkarılmalıdır.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/derhal-ekonomik-krizi-masasi-kurulmali</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/03/turgay-deniz-2.webp" type="image/jpeg" length="80811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıs Türkü’nün 84 yıldır sesiyiz]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/kibris-turkunun-84-yildir-sesiyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/kibris-turkunun-84-yildir-sesiyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mücadele tarihimizin her anını yaşayan, yaşatan, Kıbrıs Türk tarihini sayfaları arasında belgeleyen ve halkın aynası olan HALKIN SESİ, 84 Yaşında


HALKIN SESİ, kurucusu özgürlük mücadelesi liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ün
yaktığı meşaleyi Kıbrıs Türk halkının sesi olması uğrunda, onurla
gururla, taşımayı sürdürüyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HALKIN SESİ GAZETESİ</p>

<p>14/3/1942</p>

<p>Kıbrıs Türk basınında en uzun ömürlü gazete ünvanına sahip gazete.</p>

<p>Kurucusu, Sahibi ve Yayıncısı: Dr. Fazıl KÜÇÜK</p>

<p>Başlık Sloganı: Hakkın Sesi ve Halkın Dilidir.</p>

<p>Halkın Sesi Gazetesi ilk yayınlandığı günlerde hafta­lık, sonraları ise haftada iki - üç kez ve birkaç yıl sonra da günlük olarak yayınlanmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halkın Sesi Gazetesi’nin İngilizce baskısı 9 Temmuz 1956 tarihinde yapılırken, bu gazetenin üç yıllık yayın süresi olmuştur. Günlük Türkçe Gazetenin yayınlandığı sı­rada İngilizce gazete de haftalık olarak yayınlanıyordu.</p>

<p>Gazete adı: Halkın Sesi Weekly English Edition.</p>

<p>Gazete sloganı: The Voice of the People.</p>

<p>İngiltere'de yaşayan Kıbrıslı Türkler için 1982 yılında esas yayınlanan Halkın Sesi'nden ayrı olarak haftalık Türkçe gazete de yayınlanmıştı.</p>

<p>1983 yılı sonrasında sayfa sayısını da artıran gazetemiz 2000’li yılların başında 48 sayfaya kadar çıkmasına karşın şimdilerde 24 sayfa olarak yayınlanmakta.</p>

<p>2017 yılından itibaren <a href="http://www.halkinsesikibris.com">www.halkinsesikibris.com</a> web adresinden de dijital olarak haber yayıncılığına katkı koymakta.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/kibris-turkunun-84-yildir-sesiyiz</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/03/648406353-2133175130861755-6321786462020050553-n.jpg" type="image/jpeg" length="70383"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Casino turizminin önü açılmalı”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/casino-turizminin-onu-acilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/casino-turizminin-onu-acilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlete sadece bir yılda 220 milyon Euro vergi ödeyen, ekonomi içerisindeki büyüklüğü 1 Milyar 200 Milyon Doları bulan, 14 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayan casinolar, hükümetlerden, sektörün önünü açacak adımlar atmasını bekliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HALKIN SESİ-Özel</strong></p>

<p>Kuzey Kıbrıs’ın küçük bir iç pazara sahip olması ve sanayi üretiminin sınırlı kalması, ekonomiyi doğal olarak dış kaynaklı gelir akışlarına bağımlı hale getiriyor.</p>

<p>Bu noktada turizm ve yükseköğretim başı çekerken, casino ve gayrimenkul sektörü bu yapının tamamlayıcı ve güçlendirici unsurları olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Özellikle casino sektörü, Kuzey Kıbrıs’ta ekonomik hareketliliği gözle görülür şekilde artırmış durumda. 14 bin kişiyi doğrudan istihdam eden bu sektör, yarattığı iş imkânları açısından önemli bir rol oynuyor.</p>

<p>Sektörde faaliyet gösteren toplam 31 casino bulunuyor. Son dönemlerde casino sektöründe Avrupa'ya rakip olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), sadece Türkiye’den değil, Lübnan, Katar ve Kuveyt gibi Ortadoğu’dan zengin Arap turistleri de çekmeyi başarıyor.</p>

<p>Özellikle turnuvalarla sektörde adını sıkça duyuran KKTC'deki beş yıldızlı casinolu oteller, ülkeye gelen turist sayısını artırıyor.</p>

<p>Ziyaretçilerin konaklaması, otellerden restoranlara, ulaşımdan eğlence sektörüne kadar pek çok alana olumlu yansıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Casinolar aynı zamanda önemli bir istihdam kaynağı. Otel personeli, güvenlik görevlileri, teknik ekipler, eğlence ve organizasyon alanında çalışan birçok kişi bu sektör sayesinde iş bulabiliyor.</p>

<p>Ayrıca casino faaliyetleri yüksek nakit akışı yarattığı için ülkeye döviz girişi de sağlıyor.</p>

<p>Ülkedeki casinoların bu derece ilgi görmesi, Rum tarafının da radarına girmiş durumda.</p>

<p>KUZEY-GÜNEY KARŞILAŞTIRMASI</p>

<p>Güney Kıbrıs’taki casinolar, Rum Maliyesine üç yılda 121,6 milyon Euro vergi ve izin harcı öderken, KKTC’deki casinolar devlete sadece bir yılda 220 milyon Euro vergi ödüyor.</p>

<p>KKTC’de ödenen verginin yüzde 52’si de casinolu oteller tarafından veriliyor.</p>

<p>Limasol’daki bir casino, 200 oyun masası ve 2000 oyun makinesi için devlete ruhsat harcı için 2.5 milyon ödeme yaparken, Kuzey’deki casinolar ise bu miktarın karşılığı olarak 13.5 milyon Euro ödüyor.</p>

<p>Bu rakama dolaylı vergiler de eklenince sektörün katkısı daha da büyüyor.</p>

<p>Güney’deki casinolar, kar marjının yüzde 19’unu devlete vergi verirken, Kuzey’deki casinolar ise yüzde 50’sini vergi olarak ödüyor.</p>

<p>Bunun yanında KKTC’deki casinolar, müşterinin kaybının yüzde 20-30’una kadar discount ödemesi yapıyor. (Kaybın bir miktarının ödenmesi)</p>

<p>Güney Kıbrıs’taki casinolar, direkt uçuş imkanı ve sahip olduğu büyük pazarla büyük avantaja sahipken, Kuzey’de ise ulaşım sorunu, izolasyonlar altında zor koşullar ve pazar sıkıntısı nedeniyle casinolar rekabet edemeyecek duruma geliyor.</p>

<p>MÜŞTERİ GETİREBİLMEK İÇİN 15 GÜNDE 56 MİLYON TL UÇAK BİLETİ</p>

<p>Sadece beş yıldızlı casinolu bir otel, yurt dışından müşteri getirebilmek için uçak biletleri için 15 günde 56 milyon TL ödeme yapmak zorunda kalıyor.</p>

<p>KKTC'deki casinoların en büyük avantajlarından biri de ikramlar. Sigara ve alkol casino'ların ana gider kalemlerini oluşturuyor. Dünyanın bir çok ülkesinde casinolarda sigara, alkol ve yeme-içme hizmeti ücretsiz değil. Ancak ülkemizdeki casinolar bu hizmet için milyon dolarlar harcıyor.</p>

<p>CASİNO SEKTÖRÜNÜN EKONOMİK HACMİ 1 MİLYAR 200 MİLYON DOLAR</p>

<p>Reel ekonomi içerisindeki büyüklüğü yaklaşık 1 Milyar 200 Milyon Doları bulan casino sektörü, ülkeye kattıkları bu değere rağmen yeterli destek bulamıyor.</p>

<p>Sektör, bunun yanında muhalif bazı milletvekillerinin de sektörle ilgili yanıltıcı bilgiler vermesinde de rahatsız.</p>

<p>YANLIŞ BİLGİLER VERİLİYOR</p>

<p>Meclis toplantılarında ülkedeki casinolar konusunda yanlış bilgiler verip doğu olmayan rakamlar paylaşan ve kamuoyunu yanıtlamaya çalışan söz konusu muhalif kesimler, sektörü ötekileştirmeye çalışıyor. Bu konuda sektör temsilciler de hayli sitemli.</p>

<p>“BİZİ MECLİSE DAVET EDİP TEŞEKKÜR ETMELERİ GEREKİYOR”</p>

<p><em>Bazı basın mensuplarıyla bir araya gelen Casino İşletmecileri Birliği Asbaşkanı Ayhan Sarıçiçek</em>, “Bizi Meclise davet edip teşekkür etmeleri gerekirken bazı kesimlerce bilgi kirliliği yapılıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sarıçiçek, bazı milletvekillerinin popülist siyaset uğruna doğru bilgiden uzaklaştığını vurguladı.</p>

<p>Meclisteki tartışmalarda yaratılan bilgi kirliliğini temizlemekle uğraştıklarını söyleyen <em>Ayhan Sarıçiçek</em>, popülist siyaset uğruna sektörü malzeme edip, kötü konumlandırma yapılmasına tepki gösterdi.</p>

<p>Havayolu ile ülkeye gelen turistlerin yüzde 60'ının casino eğlencesi amacıyla geldiğini söyleyen <em>Ayhan Sarıçiçek,</em> casinolu otel işletmelerinin ülke ekonomisine yılda yaklaşık 1 Milyar 200 milyon dolar katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>“SEKTÖRÜN ÖNÜ AÇILMALI”</p>

<p>Hükümetlerin, sektörün önünü açacak adım atmasını beklediklerini vurgulayan <em>Ayhan Sarıçiçek, özellikle yasak olmasına rağmen sanal casino oyunlarının oynatılmasına artık izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/casino-turizminin-onu-acilmali</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/02/kumar-3.jpg" type="image/jpeg" length="48462"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Bu çocuk neden öldü?”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/bu-cocuk-neden-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/bu-cocuk-neden-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mağusa’da epilepsi hastası 9 yaşındaki Nijerya uyruklu bir çocuk, yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle hayatını kaybetti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mağusa’da epilepsi hastası 9 yaşındaki Nijerya uyruklu bir çocuk hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HALKIN SESİ’ne ulaşan Mağusa sakini bir vatandaşımız, beraber çalıştıkları bir Nijeryalı’nın kızının Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde hayatını kaybettiğini söyleyerek çocuğun ihmal sonucunda hayatını kaybettiğini iddia etti.</p>

<p>İddialara göre epilepsi hastası olan Nijerya uyruklu çocuk, yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle dün önce Gazimağusa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradan ise ambulansla Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne götürüldü.</p>

<p>Çocuk Lefkoşa’ya gittiğinde konuşuyor ve her şey yolundaydı. Ancak çocuk, ilaçlı tomografiye alındıktan sonra kendine gelemedi. Tomografiden çıktıktan sonra odaya alınan çocuğun kalbi durdu ve yapılan tüm müdahalelere rağmen çocuk hayatını kaybetti.</p>

<p>Çocuğun bir hastalığı olduğunu ancak ölümcül bir durumunun olmadığını iddia eden vatandaşımız “Bu çocuk neden öldü? Verilen ilaç çok fazla mıydı? Yoksa ilaca bir alerjisi mi vardı ve bu nedenle mi öldü?” diye sorgulayarak yetkilileri göreve davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/bu-cocuk-neden-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/11/nijeryali-kiz.jpg" type="image/jpeg" length="49615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karlık ailesi babalı-oğullu şampiyon]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/karlik-ailesi-babali-ogullu-sampiyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/karlik-ailesi-babali-ogullu-sampiyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Niyazi ERGÜLEN</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güzelyurt’ta düzenlenen Uluslararası Taekwondo Şampiyonası’nda baba – oğul Karlık şampiyon oldular. Güzelyurt Taekwondo bölge antrenörü Kader Karlık ve oğlu Arda Karlık, Uluslararası Taekwondo Şampiyonası’nda şampiyonluk yaşadılar. Kader Karlık, aile olarak elde ettikleri şampiyonlukla ilgili olarak “Gençlerimizi en iyi şekilde eğiterek Dünya çapında uluslararası arenada sağlıklı ve disiplinli bir şekilde mücadele etmelerini sağladık. Güzelyurt bölgesi genelde ise ülkemizi en iyi tanıtmayı ve duyurmayı başardık. Bölgemizdeki gençleri bir nebze de olsun kötü alışkanlıklardan uzak tuttuk. Sağlıklı bir gençlik için, gençleri spora yönlendirelim.” açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/karlik-ailesi-babali-ogullu-sampiyon</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 22:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/10/karlik-ailesi.jpeg" type="image/jpeg" length="26898"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“İki devletli çözüm vizyonu dünyada karşılık buldu”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/iki-devletli-cozum-vizyonu-dunyada-karsilik-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/iki-devletli-cozum-vizyonu-dunyada-karsilik-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’nin güçlü desteğiyle yürütülen iki devletli çözüm vizyonunun uluslararası alanda giderek daha fazla karşılık bulduğunu vurguladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, dün HALKIN SESİ’ni ziyaret etti, gazete yöneticileri ve bazı köşe yazarlarıyla bir araya geldi.</p>

<p>Tatar, ziyarette yaptığı konuşmada, gazetenin kurucusu, Kıbrıs Türk Halkı’nın, özgürlük mücadelesi verdiği yılların toplum lideri Dr. Fazıl Küçük’ü rahmetle andı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tatar, İngiliz Sömürge Yönetimi döneminde, halk nezdinde başlatılan ulusal mücadelenin öncülüğünün Dr. Fazıl Küçük tarafından yapıldığını hatırlattı.<br />
1942 yılında yayın hayatına başlayan Halkın Sesi’nin toplumsal birlik ve beraberliğe, toplumsal mücadeleye yapmış olduğu katkının altını çizen Cumhurbaşkanı Tatar, Halkın Sesi’nin aradan geçen 83 yılda gazetenin bugünlere gelmesine öncülük eden Dr. Fazıl Küçük’ün oğlu Mehmet Küçük başta olmak üzere, tüm gazete çalışanlarına katkıları nedeniyle teşekkür etti.</p>

<p>Ziyaretinde Kıbrıs konusuna değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye’nin güçlü desteğiyle yürütülen iki devletli çözüm vizyonunun uluslararası alanda giderek daha fazla karşılık bulduğunu belirtti.</p>

<p>Bu haklı duruşun temelinin, 1960 Anlaşmalarıyla kurucu ortaklık statüsüyle atıldığını ve bugün de aynı zeminde kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Kıbrıs Türk halkının, Dr. Fazıl Küçük’ün imzasıyla eşit kurucu ortak olduğunu hatırlatarak Kıbrıs Cumhuriyeti Anlaşması’ndan kaynaklanan egemenlik haklarının tartışmaya açık olmadığını belirtti.</p>

<p>Doğu Akdeniz’in jeopolitik önemine değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yalnızca kara değil, aynı zamanda deniz yetki alanlarında da egemen haklara sahip olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Tatar, “Doğu Akdeniz’de, Mavi Vatan politikası içerisinde KKTC’nin yeri büyüktür. Karasularımız, münhasır ekonomik bölgemiz, hava sahamız bizimdir. Bunlar, uluslararası hukuk çerçevesinde tartışılmayacak egemenlik haklarımızdır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/iki-devletli-cozum-vizyonu-dunyada-karsilik-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Aug 2025 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/08/50-6.jpg" type="image/jpeg" length="34469"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fidias: “İki toplum birbirini affetmeli…”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/fidias-iki-toplum-birbirini-affetmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/fidias-iki-toplum-birbirini-affetmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu Üyesi, sosyal medya fenomeni Fidias, Rum-Türk dostluğunu savununca 
5 milyon takipçisinde azalma oldu ama o “korkmuyorum” diyor ve Rum siyasal partilerine adeta “ders” veriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Parlamentosu Üyesi, sosyal medya fenomeni Fidias Panayotu, HALKIN SESİ köşe yazarı, deneyimli gazeteci yazar Hasan Kahvecioğlu’na konuştu, önemli mesajlar verdi. Kahvecioğlu, Fidias ile yaptığı röportajı köşe yazısına taşıdı. Fidias “Ben ‘iki toplum birbirini affetmeli’ dediğim için çok büyük tepkiler aldım. Ben her iki toplumu temsil etmeye çalışıyorum. Her iki toplumu içeren taleplerde bulunduğumda genellikle Kıbrıslı Rumların çoğunun hoşuna gitmiyor. Bana saldırıyorlar” dedi. Hasan Kahvecioğlu’nun köşe yazısı ve Fidias Panayotu ile yaptığı röportaj şöyle:</p>

<p>Avrupa Parlamentosu’nda, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin 6 sandalyesi var. Haziran 2024’te yapılan ve Kıbrıslı Türklerin ilgi göstermediği son seçimlerde 35 yaşında bir sosyal medya fenomeni, 71 bin 330 oy (%19.4) alarak ilk sıradan AP üyesi seçildi. Fidias Panayotu adındaki bu “deli-dolu” gencin seçilmesi, Rum toplumunun siyasal tercihlerde partiler sistemine “rest” çektiği anlamını taşıyordu.</p>

<p>Doğrusu Fidias, başlangıçta benim dikkatimi hiç çekmedi. Ancak bir gün; Makarios Druşotis ve Takis Hacidemetriu ile söyleşilerini içeren videolarını izledim. Baktım ki bu genç; Kıbrıslı Türklere “sempati” ile bakıyor, ortak tarihimizde bize söylenen yalanlardan söz ediyor ve Kıbrıs’ta çözümü savunuyor. İki değerli Rum aydınını kitlelerle buluşturması, özellikle Rum gençlere yakın tarihin yalanlarını anlatması çok değerliydi.</p>

<p>Fidias’ı Strazburg’ta, Avrupa Parlamentosu’nda buldum ve merak ettiklerimi ona sordum. İşte onunla konuştuklarımız…</p>

<p>SORU: Sevgili Fidias, sen kimsin, nereden çıktın da geldin?</p>

<p>FİDİAS: Bilmiyorum. Sokrates “kendini bil” diyor ama öğrenmeye çalışıyorum. Kıbrıslıyım. 35 yaşındayım ve Stiliana ismindeki kadını seviyorum.</p>

<p>SORU: Kim bu Stiliana?</p>

<p>FİDİAS: Nişanlım. Fidias kimdir diye sorarsanız; öğrenmeye çalışan, idealleri olan ve dünyayı bu idealleri ölçüsünde geliştirmek isteyen ve bunun için yeni araçlar kullanan bir Avrupalıyı kişiyim.</p>

<p>SORU: Dünyadan şikâyetin mi var?</p>

<p>FİDİAS: Tabii… Örneğin demokrasiyi dünyadaki bu formu ile sevmiyorum. Çok ayrıştırıcıdır. Her 5 yılda bir oy kullanıyorsun, önüne 2 kişi ya da parti koyuyorlar. Onlardan birini seç diyorlar. Bunu yeterli bulmuyorum. Demokrasiyi bu forumdan çıkarmak için adımlar atmalıyız. Yarış atları gibi insanlar ve partiler yarışıyor. Bu bağlamda birçok düşüncelerim var. Düşünün; Kıbrıs’ta halkın yarısı oy kullanmaya gitmedi. Bizi yönetenler, sandığa gidenlerin sadece yüzde 20’sini temsil ediyor. Ben halkın tepkisini yakaladım ve seçilmeyi başardım.</p>

<p>Dünya değişiyor. Kıbrıs halkı da değişiyor. Eskiden kamuoyu oluşumu televizyonların kontrolündeydi. Resmi tezler bu biçimde pazarlanırdı. Ama şimdi durum değişti.</p>

<p>SORU: Parlamentoya ısındın mı? Neler yapıyorsun burada?</p>

<p>FİDİAS: Aslında bu parlamentonun en popüler birkaç kişisinden biriyim. Burada 720 kişi içinde partilere bağımlı olmadan seçilip gelen sadece 3 kişi vardır. Ben bunlardan biriyim. Parti dışından seçilmek bu sistemde imkânsız gibidir. Kıbrıslılar parti dışından birilerine oy vererek o sisteme tepkilerini gösterdiler. Bu yeni ve farklı bir anlayıştır. Elimdeki sosyal medya gücüyle gerçekleşti bu başarı.</p>

<p>Yasa çalışmalarında çeşitli konularda değişiklik önerilerim oluyor zaman zaman. Bugüne kadar 5-6 önerim genel kurulda kabul gördü. Bazı yasalar değiştirildi. Kıbrıs’ın her iki toplumuna daha fazla mali kaynak aktarılmasına ilişkin önerilerim oldu. Kabul edildi. Bu yüzden verimli olduğumu düşünüyorum.</p>

<p>450 milyon kişi var Avrupa’da ve biz hepsine hitap ediyoruz. Kıbrıs’ın bu topluluktan daha fazla yarar sağlamasını da temin ediyoruz. Maddi bağlamda bunu sağlıyoruz. Her zaman olmasa da…</p>

<p>SORU: Sen bir “Youtuper”sin. Bu unvanı beğeniyor musun?</p>

<p>FİDİAS: Tabii, çok mutluyum. İnsanlar sana dikkat ediyor, seni izliyor. Önemlidir. İlk zamanlar komedi ve eğlence üzerinde duruyordum. Şimdi siyasal içerikli videolar da yapıyorum. İnsanlar izliyor. Fikirler sunuyorum ve beğeniyorlar. Modern çağda dikkat çekmek önemlidir.</p>

<p>Bütün sosyal medya platformlarını toplarsak 5 milyon takipçim vardır. AP’na üye seçildikten sonra beni izleyenlerin sayısı 2.5 milyarı buldu. Bu; 800 milyon kişinin benim videolarımı izlemesi demektir. Bu büyük bir avantajdır. Parlamentoda en çok izlenen kişiyim.</p>

<p>SORU: Fidias; yaptığın videolarınla; Kıbrıs’ta iki toplumun yaşadığını, tarihte her ikisinin de ciddi hatalar yaptığını açıkça söylüyorsun. Kıbrıs sorununda her iki tarafın da suçu olduğunu kabul eden, dengeli bir dil kullanman dikkatimi çekti. Özellikle Takis Hacidimitriu ve Makarios Druşotis ile yaptığın söyleşiler mükemmeldi. Bu, Rum toplumunda kolayca kabul gören bir durum değil. Cesur bir tavırdır bana göre. İki çözüm yanlısı yazarla yaptığın bu söyleşiler nasıl karşılandı?</p>

<p>FİDİAS: Çok tepkiler aldım muhafazakâr Rumlardan, EOKAcılardan… Sonra onlarla da konuştum, videolar yaptım. Videolarım yüz binlerce kişi tarafından izlendi.</p>

<p>SORU: Korkuttular mı seni?</p>

<p>FİDİAS: Hayır korkmadım. Ben bir pozisyon almadım. Bir yandaşlık yapmak istemedim. Sadece bir tartışma ortamı sağlamaya çalıştım.</p>

<p>Ben “iki toplum birbirini affetmeli” dediğim için çok büyük tepkiler aldım. Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs halkının yüzde 20’sini oluşturur ve ben de her iki toplumu temsil etmeye çalışıyorum. Her iki toplumu içeren taleplerde bulunduğumda genellikle Kıbrıslı Rumların çoğunun hoşuna gitmiyor. Bana saldırıyorlar. Ama bizim sorumluluğumuzdur onların da haklarını savunmak.</p>

<p>Özellikle benim jenerasyonum, 60 yıllık ayrılıktan sonra iki toplum arasında geçmişte yaşananları bilmiyor. Bize, özellikle benim neslime gerçeklerin hep yarısını öğrettiler. Sizinkiler de öyle yaptı. Ben; fotoğrafın her iki tarafını göstermek istiyorum.</p>

<p>Tabii bunları söylemenin hiçbir siyasi getirisi yoktur. Kıbrıslı Türklerle ilgili dostça yaklaşımım nedeniyle destekçilerimin yüzde 5-8’ini kaybettim. Fakat başka kesimlerden de saygı gördüm böyle yapınca.</p>

<p>Bunları konuşmasam, sussam daha çok oy alabilirim.</p>

<p>SORU: Bir TV programında Niyazi Kızılyürek’i kastederek sana “Biz bu Türk’ten kurtulalım diye sana oy verdik” demişler. Gerçekten öyle mi oldu?</p>

<p>FİDİAS: Tam tersi bir durum var. Bana şimdi ne diyorlar biliyor musunuz? Çözüme ilişkin videoları yaptıktan sonra “keşke sen seçileceğine bir Kıbrıslı Türk seçilseydi. Sen Kıbrıslı Türkler’den daha Türksün” diyorlar. Seçmenlerin Niyazi’yi atmak için bana oy verdiklerini sanmıyorum. Seçmenlerin yarısı bana inandıkları için yarısı da mevcut politik sisteme tepkisini göstermek için bana oy verdiler. Mevcut hükümete bir ders vermek için.</p>

<p>SORU: Sen oy beklemiyor musun? Popülist değil misin?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>FİDİAS: Bazen öyleyimdir. İstemediğim halde bazen ben de tuzağa düşüyorum bu anlamda.</p>

<p>“Direkt demokrasi” adında bir aplikasyon sahibiyim. Doğrudan takipçilerime soruyorum, anket yapıyorum ve ne istediklerini ortaya çıkarıyorum. Sonra da ona göre oyumu kullanıyorum.</p>

<p>Örneğin; takipçilerime şu anda “Türkiye’nin üyelik görüşmeleri donmuştur. Bu devam etsin mi?” diye sordum. Kıbrıslı Türkleri de davet ediyorum. Girsinler ve oy kullansınlar.</p>

<p>SORU: Elinde bir veri oluştu mu bu konuda?</p>

<p>FİDİAS: Evet. Kıbrıslı Rum takipçilerim, AB’nin Türkiye ile üyelik görüşmelerine devam etmesini istemiyorlar.</p>

<p>SORU: Politik olarak sağda mısın yoksa solda mı?</p>

<p>FİDİAS: Ben solun da sağın da üstündeyim. Zerre kadar umurumda değil sağcılık solculuk… Ben her konuyu kendi çerçevesinde değerlendirmek isterim. Sağı solu unut, bana problemi anlat ben de düşünce üreteyim. Ben ideolojik yelpazenin dışında kalmaya çalışıyorum.</p>

<p>SORU: Tabii “faşist” değilsin herhalde?</p>

<p>FİDİAS: Tabii ki… Ben Avrupalıyım. Anladım ki Avrupa büyük bir projedir. Avrupa’yı istiyoruz. Çok sorunlarımız var Avrupa’da. Daha iyi bir Avrupa istiyoruz.</p>

<p>SORU: Kıbrıslı Türklerle ilişkilerin nasıl?</p>

<p>FİDİAS: İbrahim arkadaşımdır. O en ünlü Youtuperdir Kıbrıslı Türk olarak. Çok arkadaşım var. Ben; Kıbrıs sorununda Özdil Nami ile ve Mavroyannis’in katıldığı panel düzenledim. 100 kişi geldi ama 500 bin kişi de videosunu izledi.</p>

<p>SORU: En sonda ne söylemek istersin?</p>

<p>FİDİAS: I love you…</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/fidias-iki-toplum-birbirini-affetmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 20 May 2025 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/05/fidias-2.jpg" type="image/jpeg" length="61212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güney'deki suç oranları Kuzey'e fark atıyor]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/guneydeki-suc-oranlari-kuzeye-fark-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/guneydeki-suc-oranlari-kuzeye-fark-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi veriler, Güney Kıbrıs'taki suç oranlarının Kuzey Kıbrıs'a göre çok daha fazla olduğunu gözler önüne seriyor. Suç verileri incelendiğinde Rum polisinin olayları aydınlatmada yetersiz kaldığı, KKTC Polisinin ise bu konuda büyük başarı sağlayıp failleri tespit ettiği görülüyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HALKIN SESİ-Özel</strong></p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) suç patlaması yaşandığı iddia edilse de resmi veriler, bu konuda Güney Kıbrıs gerçeğini gözler önüne seriyor.</p>

<p>Güney Kıbrıs’ta hırsızlık, soygun, uyuşturucu suçları ve bombalı saldırılarda büyük artış yaşanıyor.</p>

<p>Ada'nın her iki yanında resmi veriler, suç oranına bakıldığında Kuzey Kıbrıs'ın Güney'e kıyasla çok daha güvenli bir ülke olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Özellikle uyuşturucu ticareti ve mafya hesaplaşmaları, Güney'deki suç örgütlerinin ne kadar etkin hale geldiğini gösteriyor.</p>

<p>Kuzey ve Güney Kıbrıs'ın suç verileri incelendiğinde&nbsp; Rum polisinin olayları aydınlatmada yetersiz kaldığı, KKTC Polisinin ise bu konuda büyük bir başarı gösterdiği ve neredeyse tüm olaylarda failleri tespit ettiği görülüyor.</p>

<p><strong>UYUŞTURUCU: KUZEYDE 383, GÜNEYDE 1079 SUÇ</strong></p>

<p>Elde edinilen resmi verilere göre KKTC'de 2023 yılında 297 adet uyuşturucu suçu işlendi,&nbsp; bu suçların yüzde 99'u polis tarafından aydınlatıldı.</p>

<p>Güney Kıbrıs'ta ise 2023 yılında&nbsp; tam 1099 uyuşturucu suçu işlenirken, bu suçların yüzde 94.2'si aydınlatılabildi.</p>

<p>Yine 2024'te KKTC'de 383 uyuşturucu suçu işlenirken bu suçların yüzde 98.7'si polis tarafından meydana çıkarıldı.</p>

<p>Güney'de ise aynı yıl 1079 uyuşturucu suçu meydana gelirken, bu suçların yüzde 94'ü Rum polisi tarafından tespit edilebildi.</p>

<p><strong>KUNDAKLAMADA BÜYÜK FARK</strong></p>

<p>Kundaklama suçlarının sayısında da KKTC ve Güney Kıbrıs arasındaki uçurum fark dikkat çekti.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl KKTC'de sadece 3 kundaklama meydana geldi ve KKTC Polisi söz konusu 3 kundaklamanın faillerini de tespit etti.</p>

<p>Güney'de ise 2024 yılında tam 167 kundaklama suçu işlendi.</p>

<p>&nbsp;Rum polisi bu suçların ancak yüzde 35.3'ünün faillerini bulabildi. Yani bir diğer deyişle kundaklamaların yüzde 74.7'si faili meçhul olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Bu rakamlar, Güney'deki kundaklamaların KKTC'deki kundaklama suçlarından 55 kat daha fazla olduğunu gösterdi.</p>

<p><strong>PATLAMA KAYNAKLI KASTİ HASAR: KUZEY GÜVENDE, GÜNEY DİKEN ÜSTÜNDE</strong></p>

<p>Kıbrıs'ın her iki yarısında patlama kasti hasar suçları kıyaslandığında ise yine Kuzey ile Güney arasındaki büyük fark dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2024 yılında KKTC'de bombalı saldırı gibi patlama kaynaklı herhangi bir kasti hasar suçu işlenmedi.</p>

<p>Güney'de ise tam tersine bu suçun sıklıkla işlenmesi dikkat çekti. Güney'de 2024 yılında 40 kez patlama kaynaklı kasti hasar suçu meydana gelirken, bu önemli suçun ancak yüzde 10'u Rum polisi tarafından açığa çıkarılabildi.</p>

<p><strong>SOYGUN VE HIRSIZLIKTA DA GÜNEY AÇIK ARA ÖNDE</strong></p>

<p>Öte yandan veriler, soygun, hırsızlık ve ev açma suçlarında da Güney Kıbrıs'ın Kuzeye fark attığını gösterdi.</p>

<p>Kuzey'de 2024 yılında 20 soygun ve 415 hırsızlık suçu meydana geldi. Soygunların yüzde 100'ü, hırsızlıkların ise yüzde 96.9'sı KKTC polisinin başarılı soruşturması sonucu aydınlatıldı.</p>

<p>Güney'de ise aynı yıl Kuzey'den 6 kat fazla soygun suçu meydana geldi.</p>

<p>Güney'de 2024 yılında 127 soygun suçu işlenirken bu suçların yüzde 78'inde failler bulunabildi. Yine Güney'de geçtiğimiz yıl tam 632 hırsızlık suçu işlenirken bu suçların ancak yüzde 48.4'ünün failleri tespit edilebildi.</p>

<p><strong>RUM POLİSİ YETERSİZ KALIYOR</strong></p>

<p>Öte yandan söz konusu veriler yanında, Rum basınından derlenen haberlerde</p>

<p>Güney Kıbrıs’ta giderek artan suç oranlarının büyük endişeler yarattığı bildiriliyor.</p>

<p>Tecavüz, hırsızlık, soygun, çocuk pornografisi, uyuşturucu ve ırkçı saldırılarla ilgili suçlarda ciddi artış yaşanırken özellikle patlayan suçlar için Rum yetkililerinin aldıkları önlemlerin yetersiz kaldığına işaret ediliyor.</p>

<p><strong>KKTC'DE POLİSE GÜVEN TAM</strong></p>

<p>KKTC'de ise Güney'in aksine yapılan kamuoyu yoklamalarında Polis Teşkilatı Kıbrıslı Türkler arasında en fazla güven duyulan kurumlar arasında en başta yer alıyor.</p>

<p>Ülkede kriminal olayların kısa sürede çözülmesi, suçluların tespit edilerek yargı huzuruna çıkarılması, başarılı narkotik operasyonları, trafik güvenliğinin sağlanması gibi konularda polis teşkilatının başarıları, toplumun da takdirini görüyor.</p>

<p>Vatandaşlar, ülkede güven ve huzur ortamının yaratılması konusunda polis teşkilatına olan güvenin son dönemde oldukça arttığını dile getiriyor.</p>

<p>Polis teşkilatının hareket kabiliyetinin arttığı da gözlerden kaçmayan bir diğer gerçek. Vatandaşlar, en ufak bir şikâyette dahi polis ekiplerinin olay yerine intikalinin gerçekleştiğine dikkat çekerken, vatandaşın gözünde polisin saygınlığının ve itibarının arttığı dikkat çekiyor.</p>

<p><img height="287" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2025/03/tablo-8.png" width="630" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/guneydeki-suc-oranlari-kuzeye-fark-atiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Mar 2025 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/03/manset-10.webp" type="image/jpeg" length="60042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatoşla Kitap Dünyası]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-46</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-46" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşanacak tek bir hayatımız olduğu doğru değil; eğer okuyabilirsek, istediğimiz kadar çok ve çeşit çeşit hayat yaşayabiliriz.
SI Hayakawa]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 class="MsoNormal"><strong><span>EN ÇOK OKUNAN KIBRIS KİTAPLARI</span></strong></h1>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Hulusiiiii - Orkun Bozkurt </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>İsmet V. Güney Kıbrıslı Bir Ressam Hayatı ve Eserleri - Nilgün Güney </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Güçük Prens - Kıbrıs Türkçesi - Antoine de Saint-Exupery </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>1974 Öncesi Leymosun - Özay Akif Elder </span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Yaşandığı Gibi 2. Cilt (1991 - 2000) - Mustafa Akıncı </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:35.25pt"><span><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span><br />
<span><span>&nbsp;</span><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span>EN ÇOK OKUNAN DÜNYA KİTAPLARI</span></strong></h1>

<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Ikigai - Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı - Francesc Miralles, Hector Garcia<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı - Stephen R. Covey </span></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Saç Örgüsü - Laetitia Colombani </span></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Martı Jonathan Livingston - Richard Bach </span></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Martin Eden - Jack London </span></p>

<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></p>

<p class="MsoListParagraph" style="margin-left:35.25pt"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td nowrap="nowrap" valign="top" width="237"></td>
   <td nowrap="nowrap" valign="top" width="195">
   <p class="MsoNormal"></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span>Ikigai - Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı - Francesc Miralles, Hector Garcia</span></strong><br />
<img alt="Screenshot 2025 02 07 At 11 09 11 Ikigai Japonların Uzun Ve Mutlu Yaşam Sırrı (Hector Garcia) Fiyat &amp; Satın Al D&amp;R" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2025/02/screenshot-2025-02-07-at-11-09-11-ikigai-japonlarin-uzun-ve-mutlu-yasam-sirri-hector-garcia-fiyat-satin-al-dr.png" /><span> </span></h1>

<p class="MsoNormal"><span>Uluslararası çok satan bir rehber olan Ikigai’yle her gününüz bir anlam kazansın. Japonlar herkesin bir ikigaisi olduğuna inanır, her sabah yataktan kalkmaları için bir sebepleri vardır. İlham verici ve rahatlatıcı bu kitap sizlere kendi ikigainizi keşfetmeniz için gerekli tüm bilgileri veriyor. Aceleci davranmamanızı, hayat gayenizi keşfetmenizi, ilişkilerinizi canlandırmanızı ve kendinizi tutkularınıza adamanızı sağlıyor. Öyle ya, kim her gününü mutlu yaşamak istemez ki?</span><br />
<span><!--[if !supportLineBreakNewLine]--><br />
<!--[endif]--></span></p>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span>Hulusiiiii – Orkun Bozkurt</span></strong><br />
<img alt="Hulusiiii" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2025/02/hulusiiii.jpg" / width="693" height="970"></h1>

<p class="MsoNormal"><span style="background-color:white">2018-2020 yılları arasında Tantana mizah dergisinde yayımlanan “Bir Gün Memleket Yönetiyoruz” serisindeki öykülerin romanlaştırılmış hali olan kitap, “İktidar Günleri”, “Muhalefet Günleri” ve “Ve Yeniden İktidaaar...” olmak üzere üç ana bölümden oluşuyor.</span></p>

<p class="MsoNormal"><span style="background-color:white">Bir bakan ve onun özel kalemi Hulusi arasındaki ilişkiyi merkeze alan romanda,&nbsp;Bozkurt, bürokrasi, nepotizm, popülizm, yönetim anlayışı ve toplumsal sorunları keskin bir mizah diliyle eleştiriyor. Roman, Kıbrıs Türk toplumunun siyasi ve toplumsal hafızasını da yansıtıyor.</span></p>

<p class="MsoNormal"><span style="background-color:white">Ocak 2025’te Işık Kitabevi Yayınları tarafından yayımlanan 304 sayfalık kitabın kapak tasarımı Orkun Bozkurt'a, kapak ve kitap karikatürleri M. Serhan Gazioğlu’na, arka kapak karikatürü ise Mustafa Tozakı’ya ait.</span></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp; </span></strong></p>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">HAFTANIN KİTABI</span></strong></h1>

<h1 class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:72pt"><strong><span>Gökçen – <span>&nbsp;</span>Loresima</span></strong><br />
<br />
<img alt="Gökçen" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2025/02/gokcen.jpg" / width="496" height="713"></h1>

<ul>
 <li class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left: 72pt;"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">"Sen beni unuttun mu ki?"</span></strong></li>
 <li class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left: 72pt;"><strong><span style="background-color:#fff9f2"><span>&nbsp;</span>"Unuttum"</span></strong></li>
 <li class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left: 72pt;"><strong><span style="background-color:#fff9f2"><span>&nbsp;</span>"Niye ki?"</span></strong></li>
 <li class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left: 72pt;"><strong><span style="background-color:#fff9f2"><span>&nbsp;</span>"Yaşamak için"</span></strong></li>
 <li class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left: 72pt;"><strong><span style="background-color:#fff9f2"><span>&nbsp;</span>"Eğer unutmazsam ölürdüm." </span></strong></li>
 <li class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left: 72pt;"><strong><span style="background-color:#fff9f2">"Neden?" </span></strong></li>
 <li class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left: 72pt;"><strong><span style="background-color:#fff9f2">"Özlemekten." </span></strong></li>
 <li class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left: 72pt;"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">"Yaralarım benim canımı yakmaz." - "Ama senin yaran... benim canımı paramparça eder."<strong> </strong></span></li>
 <li class="MsoNoSpacing" style="margin-left: 72pt;"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">"Nasıl tanıdın ki, hemen beni?" </span></strong></li>
 <li class="MsoNoSpacing" style="margin-left: 72pt;"><strong><span style="background-color:#fff9f2">"Gözlerinden." </span></strong></li>
 <li class="MsoNoSpacing" style="margin-left: 72pt;"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Derin acıların sesi olmazdı</span><span style="background-color:#fff9f2">.<strong> </strong></span></li>
 <li class="MsoNoSpacing" style="margin-left: 72pt;"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">"Hem senin gözlerin Atatürk gibi..." </span></strong></li>
 <li class="MsoNoSpacing" style="margin-left: 72pt;"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Hatırlamak, unutmaktan daha acı vericiydi.<strong> </strong></span></li>
 <li class="MsoNoSpacing" style="margin-left: 72pt;"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">"Vedalar can yakar Pamuk. Belki de canının yanmasını istemediler."</span></strong></li>
 <li class="MsoNoSpacing" style="margin-left: 72pt;"><strong><span style="background-color:#fff9f2"><span>&nbsp;</span>"Ya veda etmemeleri daha çok canımı yaktıysa?" </span></strong></li>
</ul>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<h1 class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54pt"><strong><span style="background-color:white">HAFTANIN YAZARI :<span>&nbsp; </span></span></strong><strong><span>NİLGÜN GÜNEY</span></strong></h1>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><span>&nbsp;</span><img alt="Ni̇lgün Güney" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2025/02/nilgun-guney.jpg" / width="300" height="386"></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:54.0pt"><strong><span>( d. 1952, Lefkoşa, Kıbrıs )</span></strong></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:54.0pt"><span>1976 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Yüksek Grafik Bölümü’nden mezun oldu. Halk arasında yaygın olarak bilinen öğretmen Tomris Güney ve ünlü ressam ve tasarımcı İsmet Vehit Güney’in kızıdır. 1977 yılından itibaren uzun yıllar resim öğretmenliği yaptı ve emekli oldu. 2002 yılında Avrupa Akdeniz Sanat Derneği’ni kurdu ve birçok iki toplumlu çalıştay ve sergilerin gerçekleşmesine öncülük etti. Resim dalında çalışmalarıyla birçok karma sergiye katıldı ve kişisel sergiler açtı. Grafik dalında Kıbrıs içinde ödüllü kitap kapağı pul ve afiş çalışmaları bulunmaktadır. Plastik sanatlardan seramik, raku alanında çalıştaylarda yer aldı ve sanat tarihi ile de yakından ilgilenmektedir. 1989 yılında ilk kitabını yayımlayan Güney, kısa öyküler de yazmaktadır.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-46</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Feb 2025 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/02/kitap-sayfasi-6.jpg" type="image/jpeg" length="21746"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatoşla Kitap Dünyası]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-45</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-45" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşanacak tek bir hayatımız olduğu doğru değil; eğer okuyabilirsek, istediğimiz kadar çok ve çeşit çeşit hayat yaşayabiliriz.

SI Hayakawa]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong><span>EN ÇOK OKUNAN KIBRIS KİTAPLARI</span></strong></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:126.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Kampüs Köpeği Maviş - Rana Şenol<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span> </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Katolik Kilisesinde Namaz - Levent Atikoğlu </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Güçük Prens - Kıbrıs Türkçesi Antoine de Saint-Exupery Roman</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Gargacık - Kıbrıs Halk Masalı - Akile Ruh Ekizoğlu </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Ada Karanlığından Kaçış 2.5<span>&nbsp;&nbsp; </span> - Turgül Tomgüsehan </span></p>

<p class="MsoNormal"><br />
<span><span>&nbsp;</span><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span>EN ÇOK OKUNAN DÜNYA KİTAPLARI</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Atomik Alışkanlıklar - James Clear </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi - Güçlü Bir Psikolojiye Sahip Olmanın Yolları</span><span> - </span><span>Beyhan Budak </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Zarlar - Ahmet Altan </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Saç Örgüsü - Laetitia Colombani </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez </span></p>

<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></p>

<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></p>

<p class="MsoListParagraph" style="margin-left:35.25pt"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td nowrap="nowrap" valign="top" width="237"></td>
   <td nowrap="nowrap" valign="top" width="195">
   <p class="MsoNormal"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></p>

<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></p>

<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></p>

<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></p>

<h1 class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></h1>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span>Katolik Kilisesinde Namaz - Levent Atikoğlu</span></strong><br />
<img alt="Katolik Kilisesinde Namaz" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2025/01/katolik-kilisesinde-namaz.jpeg" / width="1074" height="1600"></h1>

<p class="MsoNormal"><span>Yenilikçi ve itirafçı şiirleri konu alan eser, okurları kültürlerarası başkaldırının derinliklerine sürüklüyor.</span></p>

<p class="MsoNormal"><span>Atikoğlu’nun şiirleri, batmış bir geminin yaşam belirtisi göstermeyen yolcularına ses verircesine, akıllıca tasarlanmış tasaları, intikam aralıklarını ve herkesi günah çıkarmaya davet eden cesur söylemleri işliyor.</span></p>

<p class="MsoNormal"><br />
<br />
<span><!--[if !supportLineBreakNewLine]--><br />
<!--[endif]--></span></p>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span>Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi - </span></strong><strong><span>Güçlü Bir Psikolojiye Sahip Olmanın Yolları</span></strong><strong><span> </span></strong><strong><span>- Beyhan Budak </span></strong><br />
<img alt="Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2025/01/hayat-acemileri-icin-yasam-rehberi.jpg" / width="385" height="600"></h1>

<p class="MsoNormal"><span style="background-color:white">Bazen senin de aklından geçiyor mu hiç; bu insanlar nasıl bu kadar rahatlar, nasıl kafaya takmıyorlar, nasıl üzülmüyorlar diye. Benim aklımdan geçiyor açıkçası. Bir psikolog olmama rağmen ben de bazen aynı hatalara düşüyorum, aynı şeylere üzülüyorum ve sonra her seferinde olduğu gibi kendime kızıyorum; bir öğrenemedin şu hayatı diye. Hayatın acemisi gibi hissediyorum kendimi. Oysa pek çok kişi bir psikolog olarak her derdini çözmüşsün, her zaman mutlu ve huzurluymuşsun gibi zannediyor. Hâlbuki bazen terzi kendi söküğünü dikemiyor.<span>&nbsp; </span>İşte bu kitabı; benim gibi, yıllar geçse de hâlâ bu hayatın acemisi olanlara, hassas ve duygusal insanlara, hayatın zorlu yollarından geçmekte olanlara yazdım. Neden hep aynı hataları yapıyorsun? Yaşadığın olumsuzluklar için hep başkalarını mı suçluyorsun? Neden çok istediğin hâlde değişemiyorsun? İnsanların senin sınırlarını ihlal etmesine neden izin veriyorsun? Bu yolculukta sanki beraber bir yolda yürürken sohbet ediyormuşuz gibi bu konulardan ve çözüm yollarından bahsedeceğiz. Evet sevgili dostum; psikolojik olarak daha güçlü olmak, kendini bu alanda geliştirmek, bu hayatın acemisi değil de ustası olmak mümkün. Şimdi benimle artık zamanı gelmiş bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın?</span></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">HAFTANIN KİTABI-</span></strong></h1>

<h1 class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:72pt"><strong><span>ISLIK– Fırat Çakır</span></strong><br />
<img alt="Islık" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2025/01/islik.jpeg" / width="633" height="980"></h1>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt; margin-right:0cm"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">Hatalar yoktu sadece alınan dersler ve daha güçlü hale gelmek vardı.</span></strong></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">İlle de biriyle yarış halinde olacaksan kendinle yarış halinde ol. Başkalarıyla kıyaslamak yerine dününle kendini kıyasla.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">Bir şeyin kaybedilme ihtimali varsa sana ait değildir ve her daim ait olana geri döner.</span></strong></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Azimli insanlar başarılı olmak adına nerede durması gerektiğini bilir ancak hırslı insanlar sınırlarını aşabilir.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">Şimdi zor olanı seçecek ve gelecekte senin için güzel ve kolay olan bir hayatı yaşayacaksın.</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Dil ister, yürek cesaret etmezse hiçbir arzu sonuca ulaşamaz. Düşünce ister, beden harekete geçmezse istek, hayalden öteye geçmez.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">Hayatın bir öğrenim süreci olduğunu, yaşadığın her zorluğun seni daha da geliştirdiğini anladığında zorluklara bakış açın da değişmeye başlar.</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:white">Negatifle beslenen negatife, pozitifle beslenen pozitife dönüşür. Acılardan beslenen sürekli acılar yaşarken, mutluluktan beslenen biri mutlulukları peşi sıra yaşar.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">Dün hayatına dahil ettiklerin bugünkü seni oluşturdu, bugün hayatına dahil edeceklerin de yarınki seni oluşturacak. Yarın nasıl yaşamak istiyorsan bunu sağlayacak eylem, söylem, davranış ve inançları hayatına dahil etmelisin.</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:white">Zihin bir şey ister; beden onu gerçekleştirmek için çabalar. Öyleyse bir şey fiziki dünyada hayat bulmadan önce zihinsel dünyada hayat bulmak zorundadır.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:72.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<h1 class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54pt"><strong><span style="background-color:white">HAFTANIN YAZARI :<span>&nbsp; </span></span></strong><strong><span>UĞUR BECERİKLİ</span></strong></h1>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:54.0pt"><span>&nbsp;</span><img alt="Uğur Beceri̇kli̇" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2025/01/ugur-becerikli.jpg" / width="1600" height="1066"></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:54.0pt"><strong><span>Uğur Becerikli</span></strong><span>&nbsp;(1972), Gazeteci - Yazar.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:54.0pt"><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Ankara_%C3%9Cniversitesi_%C4%B0leti%C5%9Fim_Fak%C3%BCltesi" rel="nofollow" title="Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi"><span>Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi</span></a><span>&nbsp;mezunu olup 1993 yılından beri gazetecilik yapmaktadır.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:54.0pt"><span>Günümüze kadar radyolar, haber ajansları, gazete ve televizyonlarda çalışan Uğur Becerikli, güvenlik ve yargı muhabirliği, enerji muhabirliği, siyasi parti muhabirliği, parlamento muhabirliği ve haber müdürlüğü görevlerinde bulundu.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:54.0pt"><span>Başbakanlık basın ve halkla ilişkiler müşavirliği yaptı.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:54.0pt"><span>Çeşitli televizyon dizi ve belgesellerinde metin yazarı ve senarist olarak görev aldı.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:54.0pt"><span>İlk kitabı 'Stockholm Mystery', İngilizce olarak 1999 yılında yayınlanan Becerikli’nin, ilk romanı 'Lokman Hekim'in Kayıp Kitabı' 2005 yılında yayınlanmıştır.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:54.0pt"><span>Çeşitli yayınevleri tarafından okuyucuya ulaştırılmış Türkçe ve İngilizce çok sayıda kitabı yanında derleme kitaplarda öyküleri bulunmaktadır.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:54.0pt"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-45</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jan 2025 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/01/kitap-sayfasi-5.jpg" type="image/jpeg" length="80702"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatoşla Kitap Dünyası]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-44</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-44" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sadece gazeteleri ve en iyi ihtimalle çağdaş yazarların kitaplarını okuyan biri bana, gözlük takmayı küçümseyen ama aşırı derecede miyop olan biri gibi görünüyor.
Albert Einstein]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span>Haftanın En Çok Okunan Kıbrıs Kitapları:</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Güneşin Gittiği Yere Kadar – Osman Güvenir</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Yaşandığı Gibi 2. Cilt (1991 - 2000)<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Mustafa Akıncı</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Öksüz Atlar Ülkesinde – Başaran Düzgün </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>1974 Öncesi Leymosun – Özay Akif Elder</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Con Rifat – Sevil Emirzade</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:35.25pt"><span>&nbsp;</span></p>

<p class="MsoNormal"><span>Haftanın En Çok Okunan Dünya Kitapları:</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Piraye – Can Borcu</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Panzehir – Prof. Dr. Canan Karatay<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Kozmik Yankı – Haktan Akdoğan</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Kaybolduysan Doğru Yerdesin – Saadet Şen</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Bedenin Simyası – Dr. Elif Güveloğlu</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><span>&nbsp;</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:35.25pt"><span>&nbsp;</span></p>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span>Con Rifat – Sevil Emirzade</span></strong><br />
<img alt="Con Rifat" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/12/con-rifat.jpg" / width="320" height="484"></h1>

<p class="MsoNormal"><span>208 sayfalık belgesel oyun türü kitap, Masum Millet Gazetesi sahibi ve editörü, Avukat Cengizzade Mehmet Rifat Efendi’yi bir tiyatro karakteri olarak konu alıyor. Kitap, Kıbrıs’ta İngiliz Sömürge Dönemi’nde yaşananlara da ışık tutuyor.</span></p>

<p class="MsoNormal"><span>Sevil Emirzade, kitabının arka kapağında şu ifadelere yer verdi: “Zekası ve mücadeleci ruhu sayesinde ayakkabı tamirciliğinden Kıbrıs’ın değerli bir avukatı pozisyonuna gelen Cengizzade Mehmet Rifat Efendi (1878-1956), İngiliz Sömürge Yönetimi’nin Vakıflar İdaresi’ne el koymasını kabullenemez, gazete makalelerinde sürekli onarı eleştirir; Kıbrıs Türk toplumundaki gerilemenin hesabını sorar İngiliz Yönetimi’nden…Ayrıca Evkaf’ın geri verilmesi konusunda hem buradaki Vali’yi hem de İngiltere’deki Sömürge Bakanlığı’nı ikna etmek için, kendisine uygulanan tüm sansür mekanizmalarını aşarak, yıllarca onlara mektuplar gönderen bir misyoner, gerçek bir yurtseverdir. Öyle ki bu yönetimin pek çok idam kararları aldığı bir devirde ‘Con (Jön) Rifat’ İngiliz’e ilk başkaldırandır. </span></p>

<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></p>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span>Panzehir – Prof. Dr. Canan Karatay<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></strong><br />
<img alt="Panzehir" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/12/panzehir.jpeg" / width="800" height="1184"></h1>

<p class="MsoNormal"><span style="background-color:white">O, on üç yıldır hayatımızın bir parçası. ‘Bana bir kaldıraç verin dünyayı yerinden oynatayım’ misali, on üç yıldır kapitalizmin güdümündeki tıbbın, ilaç ve gıda endüstrisinin yozlaştırdığı, deforme ettiği anlayışla savaşıyor. On üç yıldır, yanlış bilgilerle zehirlenenlere Panzehir oluyor. On üç yıldır Türkiye’nin gündeminde en çok konuşulan, sözlerine en çok değer verilen, en çok tartışılan insanlardan biri. Yaptığı açıklamalara önce karşı çıkanlar olsa da sonunda hep o haklı çıktı. O, aslında bu ülkede kendi devrimini yaptı, bu adeta bir halk hareketiydi ve diğerleri, onun peşinden kendi seslerini oluşturdular. O, Türkiye’de sağlığa bakışı kökten değiştirdi, onunki kadim tıp ışığında bir halk sağlığı mücadelesi. Bu herkese nasip olmaz.</span><br />
<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">HAFTANIN KİTABI-</span></strong></p>

<h1 class="MsoNormal"><br />
<a href="https://1000kitap.com/kitap/kalk-bi-dopamin-demle--451590" rel="nofollow"><strong><span>Kalk Bi Dopamin Demle</span></strong></a><span>-</span><a href="https://1000kitap.com/yazar/serkan-karaismailoglu" rel="nofollow"><span>Serkan Karaismailoğlu</span></a><br />
<img alt="Kalk Bi̇r Dopami̇n Demle" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/12/kalk-bir-dopamin-demle.jpeg" / width="800" height="1296"><br />
&nbsp;</h1>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">Siz, bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil... Friedrich Nietzsche</span></strong></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Özetle beyazın mükemmelliğini anlamak için ara sıra siyahın içinde yaşamak lazım.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">“İnce düşünen insanların en sık yaptığı hata, kişiliği küçük olan insanlara büyük anlamlar yüklemektir.”</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt; margin-right:0cm"><!--[if !supportLists]--><span style="color:black"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="color:black">Yeni bilgiler öğrenmek ve kendinizi sürekli güncel tutmak çok kıymetli bir çabadır ama öğrendiklerinizi size faydası dokunacak şekilde uygulamadıktan sonra bilgiye sahip olmanın hiçbir anlamı yoktur. Tutku, motivasyon, başarı gibi kavramlar yıllar içinde o kadar çok sulandırıldılar ki insanlar artık gerçek amacın ne olduğunu unuttular. Sürekli öğrenen ama iş uygulamaya gelince hiç oralı olmayan bir ruha büründük. Bu kısır öğrenme döngüsünden bir an önce kurtulup eyleme geçmek zorundayız.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt; margin-right:0cm"><!--[if !supportLists]--><span style="color:black"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="color:#646464">d</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Kronik tatminsizlik. Sürekli başkalarına imrenen, herkesi kıskanan ve elindekilerin kıymetini bilmeyen bir canlıya dönüşüyorsunuz.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Güzel hayallerinizin yanlış insanlar yüzünden kırılıp durmasına izin vermeyin. Emin olun bir yerlerde o hayallerinizi en güzel şekilde büyütecek insanlar var. </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">“Biyolojik manada kendinizi ne kadar iyi tanırsanız sahip olduğunuz hayat o kadar anlam kazanacaktır.”</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Mutluluk seninle ilgili bir kavramdır. Sahip olduklarınla ilgili değil.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<h1 class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54pt"><strong><span style="background-color:white">HAFTANIN YAZARI : <span>&nbsp;</span></span></strong><strong><span style="color:#0d0d0d">ALPER CANIGÜZ</span></strong></h1>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="color:#0d0d0d">&nbsp;</span></strong><img alt="Alper Ccanigüz" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/12/alper-ccaniguz.jpeg" /></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:54.0pt"><span style="color:#0d0d0d">İstanbul doğumlu yazar. Darüşşafaka Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdi. İlk romanı Tatlı Rüyalar, 2000 yılında yayımlandı. İlk kitabını Oğullar ve Rencide Ruhlar (2004) ve Gizli Ajans (2008) takip etti. Oğullar ve Rencide Ruhlar ile 5 yaşındaki dedektif Alper Kamu karakterini yarattı. Yazarın kitapları çeşitli dillere çevrildi. 2013 yılında Almanya’da Binooki Yayınevi tarafından yayımlanan romanı Gizli Ajans ile “Dünya Edebiyatında En İyiler” listesine giren ilk Türk yazar oldu.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:54.0pt"><strong><span>En yaygın eserleri:</span></strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/ogullar-ve-rencide-ruhlar-bir-kamu-davasi-1/594740.html" rel="nofollow"><span>• Oğullar ve Rencide Ruhlar / Bir Kamu Davası 1</span></a><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/kan-ve-gul-bir-kara-dejavu/594741.html" rel="nofollow"><span>• Kan ve Gül / Bir Kara Dejavu</span></a><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/kiyamet-park-bir-kamu-davasi-3/593835.html" rel="nofollow"><span>• Kıyamet Park / Bir Kamu Davası 3</span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-44</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Dec 2024 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2024/12/kitap-sayfasi-4.jpg" type="image/jpeg" length="11255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatoş'la Kitap Dünyası]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-43</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-43" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak, diğeri okumak için.
Johann Wolfgang Von Goethe]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><br />
<strong><span>Haftanın En Çok Okunan Kıbrıs Kitapları:</span></strong></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Yaşandığı Gibi 3. Cilt (2001-2009) - Mustafa Akıncı </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Güçük Prens - Kıbrıs Türkçesi Antoine de Saint-Exupery </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Yaşandığı Gibi 2. Cilt (1991 - 2000)<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Mustafa Akıncı</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Her Şeye Rağmen - Küfi Birinci </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Afroditin Köpüklerinde Kaybolanlar (Dr. İhsan Ali ve Baflıların Romanı)<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Ulus Irkad<span> </span>Roman<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:35.25pt"><span>&nbsp;</span></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span>Haftanın En Çok Okunan Dünya Kitapları:</span></strong></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Yırtıcı Kuşlar Zamanı<span> </span>- Ahmet Ümit </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Kalk Çalış Başarısız Ol - Hayatta Sana Anlatılmayan Gerçekler Behçet Yalın Özkara<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Şeker Portakalı - Jose Mauro de Vasconcelos </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Salkım Sokak No: 3 - İclal Aydın</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Vejetaryen - Han Kang </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><span>&nbsp;</span></p>

<h1 class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:35.25pt"><span>&nbsp;</span></h1>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span>Salkım Sokak No:3 – İclal Aydın</span></strong><br />
<img alt="Salkım Sokak No 3" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/12/salkim-sokak-no-3.jpg" / width="313" height="500"></h1>

<p class="MsoNormal"><span>Her şeye güldüğümüz mutlu yıllardı. Biz çocuktuk, anne babalarımız da gençti. Başkaları yaşlanır, başkaları eksilir sanırdık. Biz değil, başkaları… Salkım Sokak ve “bizimkiler” dokunsam canlanacak bir fotoğraf gibi…Kalabalık göçmen ailelerin iç içe yaşadığı, küçücük evlere dünyanın en bereketli sofralarının sığdığı; tertemiz, umutlu, erkenci insanların birbiriyle derdini ve ekmeğini paylaştığı, İzmir’de gizlenmiş bir harikalar dünyasıydı sanki o sokak. Solmayan renkleri, çiçekleri, coşkusu, bulaşıcı neşesi, Boşnak halayları, İzmir zeybekleri, Rumeli türküleri, şenlikli kutlamaları ile geldikleri yeri yuvaya dönüştüren insanların inancıyla kurulan bu dünya büyüttü bizi. Eksik yapbozumun tüm parçalarını saklayan, yetişkinliğimize liman olan bu sokağın hikâyesine gidenler, kalanlar, yaşananlar, hatıralar da dâhildi ve hepsi anlatılmalıydı… Çünkü ben bir mahalle çocuğuyum, bilek-yürek gücüne ve kahramanların “geçmiş” değil “geniş” zamanlarda yaşadığına inanırım.</span></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span>Kalk Çalış Başarısız Ol - Behçet Yalın Özkara<span>&nbsp;&nbsp; </span></span></strong><br />
<img alt="Kalk Çalış Başarısız Ol" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/12/kalk-calis-basarisiz-ol.jpg" / width="321" height="500"></h1>

<p class="MsoNormal"><span style="background-color:white">İlk kez gerçekleri duyacaksın! Peki buna hazır mısın?</span></p>

<p class="MsoNormal"><span style="background-color:white">“Bu kitabı satın alıp, almamak arasında gidip geliyorsunuz. Kararınızı daha sağlıklı vermek umuduyla bir de kitabın arka kapağında yazanlara bakmak istediniz…Bu kitabı satın alıp almamaya ilişkin birkaç saniye içerisinde vereceğiniz karar, hayatınızda bir dönüm noktası olacak. Bu kitap bugüne kadar sizlerden saklanan tüm gerçekleri yüzünüze çarpacak. Bugüne kadar nasıl da gözlerinizin içine baka baka yalanlar söylendiğini göreceksiniz. Bugüne kadar ömrünüzü nasıl da bir aldatmaca içinde yaşadığınızı anlayacaksınız. Bu kitabı okuduktan sonra daha güzel bir hayatınızın olacağı iddiasında değilim. Ancak tüm hayal kırıklıklarınızı anlamlandırabilecek ve yeni hayatınızı artık gerçeklerin üzerinde inşa edebileceksiniz. Şimdiden uyarayım, gerçekler canınızı çok acıtacak. Tüm hayalleriniz ve umutlarınız yerle bir olacak ama sonra daha sağlam bir şekilde tekrar yeşerecekler.” Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara</span></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">HAFTANIN KİTABI-</span></strong><a href="https://1000kitap.com/kitap/kafamin-ici-kiyamet--450435" rel="nofollow"><strong><span>Kafamın İçi Kıyamet</span></strong></a><strong><span> - </span></strong><a href="https://1000kitap.com/yazar/onur-kankaya" rel="nofollow"><strong><span>Onur Kankaya</span></strong></a><br />
<img alt="Kafamın Içi Cinayet" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/12/kafamin-ici-cinayet.jpg" / width="600" height="900"></h1>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">“</span></strong><span style="background-color:#fff9f2">Kalanlara eziyettir düşündükleriyle yaşamak..”</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Doğrusunu söylemek gerekirse Seni unutmak, beni korkutuyor</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Çevrenizdeki insanlar yeni şarkılar keşfediyorken, siz bir şarkıya takılı kalıyorsanız, kaybetmişsinizdir </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">En ufak sevgiyi hak etmeyen insanları bile sevmiş, saygı göstermiş insanlarız. </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Olur da bir gün karşıma geçip oturursan, Sana, acıdan nasıl yok olunur anlatacağım. Sana, nasıl göğüs kafesi yarılır, anlatacağım. Sana, öldürmeden nasıl sevilir, bağırarak anlatacağım…</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Kimseye ev olmayın! Yüreğinizde ev olmak yoksa bırakın, olmayın! Ev olup sonra evi yıkanlara buradan bağırıyorum: Allah‘ınızdan bulun! </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">“ sevilmeyi hak ediyor muyum?’ Sorusunu sorduran herkesten kaç! Kaç ve kurtul !</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Olacağı varsa da sen oldurmadın.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Ve sonra anladım ki : İnsan gitse de unutamıyormuş. İnsan istese de unutamıyormuş..</span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<h1 class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54pt"><strong><span style="background-color:white">HAFTANIN YAZARI : <span>&nbsp;</span></span></strong><strong><span style="color:#0d0d0d">Mark Wolynn</span></strong></h1>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="color:#0d0d0d">&nbsp;</span></strong><img alt="Mark Wolynn" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/12/mark-wolynn.jpeg" / width="554" height="554"></p>

<p class="MsoListParagraph" style="margin-left:54.0pt"><span style="color:#0d0d0d">Mark Wolynn Aile Takımyıldızı Enstitüsü ve Kuzey Kaliforniya Hellinger Enstitüsü Direktörüdür. Araştırmayı seven bir öğretim görevlisidir. Dünyanın dört yanındaki hastaneler, klinikler, eğitim merkezlerinde konferans ve atölye çalışmaları yapmaktadır. Pittsburg Üniversitesi, New York Açık merkezi gibi kurum ve kuruluşlarda eğitimler vermiştir.Seninle Başlamadı isimli kitabı Gümüş Nautilus kitap ödülünü almıştır. Yazar depresyon, anksiyete ve obsesif düşünceler, korlu ve intihar eğilimi gibi konularda uzmanlaşmıştır. Pittburgh Üniversitesinde İngilizce ve Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Arizona Üniversitesinde yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. New York'da yayınladığı şiirleri mevcuttur.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-43</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Dec 2024 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2024/12/kitap-sayfasi-3.jpg" type="image/jpeg" length="57895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatoş'la kitap dünyası]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-42</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-42" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Benden okumak için kitap önermemi isteyenlerin kalbimi de istediklerini sanıyordum, hâlâ öyle!
Barış Bıçakçı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 class="MsoNormal"><span style="color:black">Haftanın En Çok Okunan Kıbrıs Kitapları:</span></h1>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde Yasa Mevzuat Yapım Sanatı ve Tekniği - Yasamacının El Kitabı - Mehmet Öner Ekinci </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Kalplerdeki İz 35 Şampiyon Melek - Nezire Gürkan </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>1974 Öncesi Leymosun - Özay Akif Elder </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Öksüz Atlar Ülkesinde - Başaran Düzgün </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Evine Dönemeyen Adam - Emrah Öztürk </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:35.25pt"><span style="color:black">&nbsp;</span></p>

<h1 class="MsoNormal"><span style="color:black">Haftanın En Çok Okunan Dünya Kitapları:</span></h1>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Rezonans Kanunu - Pierre Franckh </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Vejetaryen - Han Kang </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Gece Yarısı Kütüphanesi - Matt Haig </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Sokratesin Savunması<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span> - Platon </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><!--[if !supportLists]--><span><span>•<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span>Dört Anlaşma - Toltek Bilgelik Kitabı - Don Miguel Ruiz</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:35.25pt"><span style="color:black">&nbsp;</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:35.25pt"><span style="color:black">&nbsp;</span></p>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span>Evine Dönemeyen Adam - Emrah Öztürk </span></strong><br />
<img alt="Evine Dönemeyen Adam" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/11/evine-donemeyen-adam.jpg" / width="385" height="600"></h1>

<p class="MsoNormal"><span style="color:black">Kişileri çevreleyen zamanla mekânın, eylemleri belirleyen eşyayla doğanın güçlü anlatımı göze çarpıyor öykülerde. Özellikle “Rüya Hanım’ın Günlüğü” öyküsünde mutluluk, özgürlük ve benlik arayışını zehirleyen ihanet ve suçluluk duygusu öne çıkıyor. Karabasanlar, gerilimler, hesaplaşmalar ve ödeşmeler bir korku filminin sisli havası içinde veriliyor.</span></p>

<p class="MsoNormal"><span style="color:black">Sessizlikteki dostlukla gürültüdeki düşmanlık arasında derinleşen, bireysel arzularla toplumsal dayatmalar arasında göz ardı edilmiş duyarlıkları incelikle işleyen bir kitap, “Evine Dönemeyen Adam”.</span></p>

<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;</span></p>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span>Sokratesin Savunması - Platon </span></strong><br />
<img alt="Sokrates'in Savunması" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/11/sokratesin-savunmasi.jpg" /></h1>

<p class="MsoNormal"><span style="background-color:white">Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir. Sokrates'in ölümünden kısa bir süre sonra kaleme alınan Sokrates'in Savunması, dinsizlik suçu işlediği gerekçesiyle mahkemeye verilmesi etrafında dönen Euthyphron ve hakkında verilen ölüm kararının gerçekleşmesine dek geçen zamanı içeren Kriton'la birlikte Sokrates'i ölüme götüren olaylar dizisinin en önemli noktalarından birisidir. Tarihin en önemli savunmalarından birisi olan bu Savunma'yı konu edinen başka eserler olsa da Platon'un kaleme aldığı Savunma pek çok yönden tarihsel gerçeklere en uygun eser olarak kabul edilir. </span></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p>

<h1 class="MsoNormal"><strong><span style="background-color:white">HAFTANIN KİTABI</span></strong></h1>

<h1 class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:72pt"><strong><span style="color:#0d0d0d">Hizmetçi - </span></strong><span class="MsoHyperlink"><strong><span style="color:#0d0d0d"><a href="https://1000kitap.com/yazar/freida-mcfadden" rel="nofollow"><span style="color:#0d0d0d">Freida McFadden</span></a></span></strong></span></h1>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><strong><span style="color:#0d0d0d">&nbsp;</span></strong><img alt="H İ Z M E T Ç İ" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/11/h-i-z-m-e-t-c-i.jpg" / width="382" height="560"></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span style="color:#0d0d0d"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><strong><span style="background-color:#fff9f2">Gerçi erkeklerin çoğu aptaldı.. </span></strong></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span style="color:#0d0d0d"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Kendime çok tehlikeli bir düşman edinmiştim.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span style="color:#0d0d0d"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Aşık olunca yaşa aldırış etmiyorsun..</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span style="color:#0d0d0d"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">“ Harika” ne okuyorsun?? “ kitap” “ hangi kitapları okuyorsun?” “ içinde kelimeler yazan kitapları..”</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span style="color:#0d0d0d"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">“Tam bir beyefendisin,”dedim. </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><span style="background-color:#fff9f2">Güldü. :)) “Annem sağ olsun. Beni o yetiştirdi.” </span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><span style="background-color:#fff9f2">“Eh, çok iyi yetiştirmiş.”</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span style="color:#0d0d0d"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Bütün olarak ağza sığan bir meyve söyle.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span style="color:#0d0d0d"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Hayatım başıma gelen haksızlıklardan ibaretti..</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span style="color:#0d0d0d"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Hayatımı sana ayak uydurmaya çalışarak yaşıyordum. Bunu yaparken ne kadar mutsuz olduğumu fark etmemişim bile..</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span style="color:#0d0d0d"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Kuralları çiğnemenin hep bir bedeli vardır..</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span style="color:#0d0d0d"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Çok <strong>değiştin</strong>. Bambaşka biri olup çıktın. .....Herkes değişir.....</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:72.0pt"><!--[if !supportLists]--><span style="color:#0d0d0d"><span>·<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></span><!--[endif]--><span style="background-color:#fff9f2">Gözlerim yaşardı ama ağlayamadım. O kadar susuz kalmıştım ki gözyaşım bile akmadı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="background-color:white">&nbsp;</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1 class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54pt"><strong><span style="background-color:white">HAFTANIN YAZARI : <span>&nbsp;</span></span></strong><strong><span style="color:#0d0d0d">Özge Naz</span></strong></h1>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-left:54.0pt"><strong><span style="color:#0d0d0d">&nbsp;</span></strong><img alt="Özge Naz" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/11/ozge-naz.jpeg" / width="225" height="225"></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:54.0pt"><span style="color:#0d0d0d">Özge Naz, Türk edebiyatının çağdaş ve yenilikçi yazarlarından biridir. Edebi kişiliği, özgün dil kullanımı ve derinlemesine karakter tasvirleriyle dikkat çeker. Yazarın eserleri, sosyal meseleleri ele alır ve çoğunlukla bireyin iç dünyasındaki çatışmalar üzerine odaklanır.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:54.0pt"><span style="color:#0d0d0d">Özge Naz’ın hayatı, yazdığı eserlere ilham kaynağı olmuştur. Genç yaşta yazmaya başlayan Özge, edebiyat ve felsefe eğitimi almıştır. Eserlerinde sıkça rastlanan temalar arasında insanın kendini keşfetme süreci, toplumsal normlar ve bireysel özgürlük arayışı yer alır.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:54.0pt"><span style="color:#0d0d0d">Özge Naz’ın en iyi kitapları arasında, okuyucuları düşündüren ve duygusal bir bağ kurmalarını sağlayan romanlar bulunur. Bu eserler, yazarın güçlü anlatımı ve eleştirel bakış açısıyla öne çıkar. Özge Naz kitabı okumak, edebi bir zevkin yanı sıra, okuyuculara sosyal ve psikolojik açıdan zengin bir içerik sunar.</span></p>

<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:54.0pt"><span style="color:red">&nbsp;</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-42</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Nov 2024 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2024/11/kitap-sayfasi-2.jpg" type="image/jpeg" length="30908"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Selanik’te kalabalık sokağa taştı]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/selanikte-kalabalik-sokaga-tasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/selanikte-kalabalik-sokaga-tasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atatürk, Selanik'teki doğduğu evde anıldı. Evin bahçesi ziyaretçilerle dolup taştı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><img alt="Selanik1" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/11/selanik1.webp" /><img alt="Selanik2" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/11/selanik2.webp" /><img alt="Selanik3" class="detail-photo img-fluid" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2024/11/selanik3.webp" /><span>Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 86. yılında, Yunanistan'ın Selanik kentinde dünyaya geldiği evde törenle anıldı. Evin bahçesi ziyaretçilerle dolup taşarken, evin çevresinde de yüzlerce kişi toplandı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoNoSpacing"><span>Yerel saatle 09.05'te saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span>Törende konuşan Türkiye'nin Selanik Başkonsolosu Serkan Gedik, geçen yıl Atatürk Evi'ne 285 bin olan ziyaretçi sayısının bu yıl 460 bini geçtiğini anlattı. Gedik, burayı ziyaret edenlerin, hem Atatürk'e bağlılıklarını sunduğunu hem de bir ulusu yeniden inşa eden büyük liderin yetiştiği kenti görme imkanı bulduğunu kaydetti.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span>Tören, öğrencilerin günün anlam ve önemine ilişkin okudukları şiirlerle sona erdi.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/selanikte-kalabalik-sokaga-tasti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Nov 2024 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2024/11/selanik.webp" type="image/jpeg" length="36414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatoş'la Kitap Dünyası]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-40</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-40" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“ Kitabına eğilmiş çocuk, aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi,
tezgahtaki sanatkâr fenalık düşünmeye vakit bulamaz.” [ Ahmet Yesevi ]
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <br />
<br />
<span style="font-size:24px"><strong>Haftanın En Çok Okunan Kıbrıs Kitapları:</strong></span>
<ul>
	<li>Her Şeye Rağmen - Küfi Birinci</li>
	<li>Güçük Prens - Kıbrıs Türkçesi - Antoine de Saint-Exupery</li>
	<li>Kıbrıs Tarihi 2 - George Hill</li>
	<li>Öksüz Atlar Ülkesinde - Başaran Düzgün</li>
	<li>Ada Karanlığından Kaçış 2.5- Turgül Tomgüsehan</li>
</ul>
<span style="font-size:24px"><strong>Haftanın En Çok Okunan Dünya Kitapları:</strong></span>

<ul>
	<li>Şeker Portakalı - Jose Mauro de Vasconcelos</li>
	<li>Gece Yarısı Kütüphanesi - Matt Haig</li>
	<li>Kayıp Ağaçlar Adası-Elif Şafak</li>
	<li>Klara ile Güneş - Kazuo Ishiguro</li>
	<li>Yaz - Albert Camus</li>
</ul>
 <br />
 <br />
 <br />
<strong><span style="font-size:24px">Kıbrıs Tarihi 2    - George Hill </span><br />
<img class="detayFoto" src="https://www.halkinsesikibris.com/images/upload/KYbrYs_Tarihi_2.jpg" /></strong><br />
"Bir hatibin Kıbrıs’tan,<br />
'denizin ortasında kayalıkta kurulmuş; etrafı kâfirler, Türkler ve Saracenler tarafından sarılmış zavallı ada, öksüz krallık' olarak söz ettiği veya keşiş Arsenius’un,<br />
'Tanrı halkın günahları yüzünden izin verirse, Kıbrıs adası öfkeden köpüren Sultan’ın yönetiminde Mısırlıların gazabıyla kaçınılmaz olarak yutulacaktır' dediği anlarda, kimi zaman endişe havası sezebiliriz.<br />
Ne var ki, Nemesis o sırada uyukluyordu ve onu uyandırmak neredeyse iki yüzyıl alacaktı."<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<span style="font-size:24px"><strong>Klara ile Güneş - Kazuo Ishiguro </strong></span><br />
 <img class="detayFoto" src="https://www.halkinsesikibris.com/images/upload/Klara_ile_GuneY.jpg" /><br />
Güneş her zaman bize ulaşmanın yolunu bulur. Günümüzün en büyük yazarlarından Kazuo Ishiguro, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandıktan sonra yayımlanan ilk romanı Klara ile Güneş'te, yeni teknolojilerin etkisiyle köklü değişimler geçirmiş bir toplumda yaşanan, sevgi, umut ve fedakârlığa dair unutulmaz bir hikâye anlatıyor. Sıra dışı gözlem yeteneğine sahip bir yapay zekâ olan Klara, kendisi gibi Yapay Arkadaşların satıldığı mağazadaki yerinden insanları izleyip dış dünyayı öğrenmeye çalışır, onu yeni evine götürecek o özel çocuğu sabırla bekler. O çocuk nihayet çıkageldiğinde, Klara kendini ezici kaygılar ve kırılgan umutlarla dolu bir dünyada bulacak, sarsılmaz bir adanmışlıkla bağlandığı Güneş'in yardımıyla bir mucizeyi gerçek kılmaya çalışırken insan denen canlıyı bütün zaafları ve çelişkileriyle tanıma fırsatı bulacaktır. Klara ile Güneş dingin duygusal yoğunluğu sayesinde Ishiguro'nun büyük bir düzyazı üslupçusu olarak yerini sağlamlaştırıyor. Evening Standard Beni Asla Bırakma'yı sevenlere göre bir roman: O kitabın DNA'sındaki duygusal açıklık, kendimizi dışarıdan görebilme niteliği ve insanlığa dair ‒tam olarak iyimser denemese de‒ şefkatli, dokunaklı ve hakiki bakış burada da mevcut.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<strong>HAFTANIN KİTABI<br />
<img class="detayFoto" src="https://www.halkinsesikibris.com/images/upload/zengin_kadYn.jpg" /></strong><br />
<strong>Zengin Kadın – Kim Kiyosaki </strong>

<ul>
	<li>Pek çok insan paranın hayattaki en önemli şey olmadığını söyler. Bu doğru olabilir. Ancak para, önemli olan her şeyi etkiler sağlığınızı, eğitiminizi, ve yaşam kalitenizi.</li>
	<li><strong>“Korku dolu gözlerle yaklaşmayı gerçekten geride bıraktığınız her deneyimden güç, cesaret ve güven kazanarak çıkarsınız. Yapamayacağınızı düşündüğünüz şeyi yapmalısınız. “</strong></li>
	<li>“Kadınlar poşet çay gibidirler, onları sıcak suya koyarsanız güçlendiklerini görürsünüz.”</li>
	<li><strong>“Eğer yeniden dünyaya gelecek olsaydım, aynı hataları daha erken yapardım. “</strong></li>
	<li>“Her şeye sahip olabilirsiniz. Sadece her şeye bir anda sahip olamazsınız. “</li>
	<li><strong>“Kadınların erkekler üzerinde güce sahip olmalarını istemem; ama kendi başlarına güçlü olmalarını isterim.”</strong></li>
	<li>“Limandaki bir gemi güvenlidir, ama gemiler limanda beklemek için yapılmazlar.”</li>
</ul>
 <br />
 <br />
<strong>HAFTANIN YAZARI :  OSMAN BALCIGİL</strong><br />
 <br />
 <img class="detayFoto" src="https://www.halkinsesikibris.com/images/upload/Osman_BALCIGYL.png" /><br />
1955 yılında İstanbul'da doğan Osman Balcılgil ekonomi eğitimi gördü. <br />
 <br />
Önce gazetecilik ardından televizyonculuk yapan Balcıgil uzun yıllar dergi , gazete, televizyon sektörlerinde muhabir, editör, genel yayın yönetmeni ve daire başkanı olarak görev yaptı.
<ul style="list-style-type:square">
	<li></li>
</ul>
2000 yılında gazetecilikten romancılığa geçen Balcıgil’in kitapları <strong>DESTEK </strong>ve <strong>KARA KARGA  </strong>yayınevleri tarafından yayımlanıyor.<br />
 <br />
Balcıgil'in Nazım Hikmet’in annesi, Yahya Kemal’in sevgilisi, Osmanlı’nın ilk kadın nü ressamı Celile Hanım'ın yaşam öyküsünü anlattığı romanı <strong>Ela Gözlü Pars CELİLE</strong> 8 ayda 65 kez basılarak Türkiye’de 2016 yılının en çok okunan romanı oldu.  Yazarın Sabahattin Ali'nin hayatını mercek altına aldığı  <strong>YEŞİL MÜREKKEP i</strong>simli kitabı 70 binden fazla sattı.<br />
 <br />
Romanlarını dönem, biyografik, tarihi/ezoterik olmak üzere üç başlık altında kaleme alan Balcıgiil'in biyografik roman türünde yazdığı <strong>Nefesi Tutku Olan Kadın AFİFE JALE</strong> (48 Bin)  ve üzeri kapatılmış bir gazeteci, yazar ve insan hakları savunucusu Suat Derviş üzerine yazdığı<strong> İPEK SABAHLIK </strong>(45 Bin)  isimli kitapları da çok yüksek okunma rakamlarına ulaştı. Ardından, 2023 yılında yine bu türde <strong>Cahide Sonku'</strong>nun hayatını <strong>KIZIL ÇENGİ </strong>(20 Bin) adı altında konu edindi.

<ul>
	<li>​</li>
</ul>
Balcıgil ayrıca hikaye, novella, deneme, araştırma, röportaj gibi türlerde de ürünler veriyor.<br />
 <br />
 </p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/fatosla-kitap-dunyasi-40</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Oct 2024 08:33:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/images/haberler/2024/10/fatos_la_kitap_dunyasi_h229697_d59aa.jpg" type="image/jpeg" length="25849"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
