<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Halkın Sesi | Dünyayı Tarafsız Okuyun!</title>
    <link>https://www.halkinsesikibris.com</link>
    <description>Son dakika güncel haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.halkinsesikibris.com/rss/guncel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Halkın Sesi | Dünyayı Tarafsız Okuyun!</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Jul 2026 21:46:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/rss/guncel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA["Rum terör örgütü EOKA'nın toplu katliamları, Kıbrıslı Türklerin hafızalarındaki yerini koruyor"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/rum-teror-orgutu-eokanin-toplu-katliamlari-kibrisli-turklerin-hafizalarindaki-yerini-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/rum-teror-orgutu-eokanin-toplu-katliamlari-kibrisli-turklerin-hafizalarindaki-yerini-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bozkurt "Kıbrıs Türk direnişinin simge isimlerinden eski Turizm ve Kültür Bakanı İsmail Bozkurt: "EOKA terör örgütü, Kıbrıs'ta Türklere yönelik çok sayıda toplu katliamın failidir"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rum terör örgütü EOKA'nın 1955'ten 1974 yılına kadar işlediği toplu katliamlar, Kıbrıslı Türklerin hafızalarındaki canlılığını koruyor.</p>

<p>Kıbrıs Türklerinin 1963'ten 1974 yılına kadar olan direnişlerinin sembol isimlerinden eski Turizm ve Kültür Bakanı İsmail Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, EOKA'nın ilk kuruluşundaki temel hedeflerden birinin Kıbrıslı Türkleri tamamen yok etmek olduğunu belirtti.</p>

<p>"EOKA terör örgütü, Kıbrıs'ta Türklere yönelik çok sayıda toplu katliamın failidir." diyen Bozkurt, örgütün Türklere yönelik terör eylemlerine 1960 öncesi başladığını anlattı.</p>

<p>Bozkurt, "Tamamen terör örgütü olarak hareket ediyorlar ve Ada'daki Türklere yönelik vahşi ve barbarca terör saldırıları gerçekleştiriyorlardı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>EOKA terör örgütünün Türklere yönelik ilk silahlı saldırısını 1956 yılında gerçekleştirdiğine dikkati çeken Bozkurt, saldırılarında sivil, kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden tüm Kıbrıs Türklerini hedef aldığını söyledi.</p>

<p>Bozkurt, EOKA terör örgütüyle 1974 öncesi Türkiye'nin desteği olmasına rağmen sınırlı imkanlarla mücadele ettiklerini vurgulayarak, şunları aktardı:</p>

<p>"O günlerde Türklere yönelik gerçekleşen katliamlar, toplu mezarlar ve sindirme politikası, halen hafızamızda güçlü şekilde yerini koruyor. Kıbrıs Barış Harekatı ile birlikte onlar yoluna, biz yolumuza gidiyoruz. Geçmişten ders alıyoruz ve gelecekte de aynı olayları yaşamamak için Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarını gelecek nesillere aktarmalıyız."</p>

<p>Bozkurt, yıllarca masum Türk halkına karşı acımasızca katliamlar yapan EOKA terör örgütü üyelerinin her şeye rağmen Türk halkının direnişini kıramadığının altını çizerek, "O günler toplumsal hafızamıza kazındı. Aradan yüzyıllar da geçse silinecek gibi değil." dedi.</p>

<p>- "EOKA'nın toplu katliamları nesilden nesle aktarılmalı"</p>

<p>Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar da EOKA'nın ilk kuruluş amacının terörizm olduğunu, Türk Mukavemet Teşkilatının (TMT) ise toplu Türk katliamlarını engellemek üzere kurulduğunu belirtti.</p>

<p>Bayar, EOKA'nın terör eylemleri sonucunda Kıbrıs'ın her tarafında Türklere ait toplu mezarlar bulunduğuna değinerek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"EOKA da EOKA-B de katliamcı geçmişleriyle terör örgütüdür. Birbirlerinden farkları yoktur. Bu Ada'da binlerce Türk'ü katlettiler ve toplu mezarlara gömdüler. EOKA'nın toplu katliamları sadece Kıbrıs Türklerince değil, tüm Türk dünyasınca bilinmelidir ve nesilden nesle aktarılmalıdır."</p>

<p>Başkan Bayar, EOKA-B'nin EOKA'nın devamı olduğuna dikkati çekerek, "EOKA terör örgütü, kendi insanını bile öldürmüş cani bir örgüttür." dedi.</p>

<p>Kıbrıs Türk'ünün tek güvencesinin Mehmetçik ve Türkiye'nin garantörlüğü olduğunu vurgulayan Bayar, 1974 öncesinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Kıbrıs Türk halkının, bugün kendi devletinde özgürce yaşadığını ve bunu ana vatan Türkiye'ye borçlu olduklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Terör örgütü EOKA'nın kanlı tarihi</p>

<p>Kıbrıs henüz İngiliz idaresindeyken, Ada'dan İngiltere'yi kovmak, Türkleri de yok etmek felsefesiyle Georgios Grivas liderliğinde 1 Nisan 1955'te resmen kurulan EOKA terör örgütü, 1956 yılında Abdullah Alparslan'ı (Abdullah Çavuş) Baf kentinde pazara giderken şehit ederek Türklere karşı ilk silahlı eylemini yaptı.</p>

<p>Georgios Grivas yönetimindeki terör örgütü EOKA, 1958 yılında Sinde (İnönü), Atlılar, Arnayi, Üç Şehitler, Goşşi gibi köylerde Türk işçiler, çobanlar ve sivilleri hedef aldı.</p>

<p>Kıbrıs'ta Rum EOKA çetelerinin "Sinde Katliamı" olarak bilinen 12 Temmuz 1958'deki olayda, İnönü köyünden 4 araçlık konvoyla ayrılan Türklere yönelik saldırısı sonucunda 5 Kıbrıslı Türk hayatını kaybetti, 2 kişi de ağır yaralandı.</p>

<p>Kıbrıslı Türkleri topluca hedef alan EOKA saldırıları, bir gün sonra Atlılar köyünde yaşandı. Atlılar'dan 3 Türk, ovada hayvanlarını otlatırken asker ve polis üniformalı Rumlar tarafından öldürüldü.</p>

<p>O dönem yapılan soruşturmada saldırıyı EOKA'nın yaptığı anlaşıldı.</p>

<p>Aynı hafta içinde İngiliz idaresinde görevli Rum asker ve polislerden destek alan EOKA terör örgütü üyelerince, Arnayi, Üç Şehitler ve Goşşi köylerinde Kıbrıslı Türkler toplu katliamların kurbanı oldu.</p>

<p>EOKA üyesi teröristler, 30 Temmuz 1958'de EOKA Lefke'deki madendeki işlerinden dönen Kıbrıslı Türklere Erenköy-Gemikonağı yolu üzerinde pusu kurup ateş açtı. Bu saldırıda 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı.</p>

<p>Kıbrıs'ta Rum terör örgütü EOKA, 1963 yılında "Kanlı Noel" olarak tarihe geçen Türklere yönelik toplu katliamların en büyüğünü yaptı.</p>

<p>Türkleri, kurucusu olduğu "Kıbrıs Cumhuriyeti"nden atmak isteyen dönemin Devlet Başkanı 3. Makarios ile EOKA üyesi ve dönemin İçişleri Bakanı olan Yorgos Yorgacis tarafından uygulamaya konulan "Akritas Planı" ile Türklere yönelik sistematik yok etme hareketi ve Ada'nın Yunanistan'a bir an önce bağlanması çalışmaları başlatıldı.</p>

<p>Terör örgütü EOKA'nın "Kanlı Noel" saldırılarında (20-31 Aralık 1963), bazı kaynaklara göre 364 Kıbrıslı Türk öldürüldü ve çoğunluğu toplu mezarlara gömüldü.</p>

<p>"Kanlı Noel" sonucunda 18 bin ile 30 bine kadar Türk, Ada'yı terk ederek başka ülkelere göç etmek zorunda kalırken, 25 bin Kıbrıslı Türk yerlerinden edilerek Kıbrıs'ın toplam yüz ölçümünün yüzde 3'ü kadarlık bir alanda kamplarda Rum ablukası altında yaşamak zorunda bırakıldı.</p>

<p>"Kanlı Noel" saldırılarının başlangıcında EOKA mensubu teröristler, Lefkoşa Tahtakale'de bir taksiyi tarayarak Zeki Halil ve Cemaliye Emirali adlı Kıbrıslı Türkleri katletti.</p>

<p>EOKA terör örgütüne bağlı militanlar, "Kanlı Noel"'in bir parçası sayılan Kumsal Katliamı veya Kumsal Baskını olarak bilinen 24 Aralık 1963 tarihindeki olayda başkent Lefkoşa'nın Kumsal bölgesinde bir eve saldırı düzenledi.</p>

<p>Saldırıda Tabip Binbaşı Nihat İlhan'ın eşi ile 3 çocuğu banyo küvetinde şehit edildi. Olay, "Kanlı Noel" saldırılarının en acı simgelerinden biri olarak tarihe geçti.</p>

<p>EOKA'nın dönemin devlet yetkilileri destekli işlediği "Kanlı Noel" saldırılarının içinde yer alan Ayvasıl Katliamı'nın kurbanı Kıbrıslı Türkler, toplu mezarlara gömüldü.</p>

<p>EOKA, 1964 yılında "Agios Vasileios", "Limasol", "Gazimağusa", "Ağrotur ve Dikelya" katliamlarında 65'ten fazla Kıbrıslı Türk'ü öldürerek toplu mezarlara koydu.</p>

<p>Ağrotur ve Dikelya Katliamı, EOKA terör örgütünün 11 Kıbrıslı Türk'ün Larnaka'dan İngiliz Üssü'ne giderken bindikleri servis otobüsünün kaçırılarak öldürülmesi şeklinde gerçekleşti.</p>

<p>Olay "Kayıp Otobüs" olarak tarihlere geçerken, katliam kurbanlarının kalıntıları 2009 yılında bir Rum köyünde tespit edilerek şehitliğe nakledildi.</p>

<p>- Türk uçaklarının müdahalesi</p>

<p>Erenköy Direnişi sırasında Türk Hava Kuvvetlerine bağlı savaş uçakları, Erenköy'e saldıran Yunan askeri birlikleri ve Rum Milli Muhafız Ordusu güçlerinin yanı sıra Grivas liderliğindeki EOKA terör gruplarını da vurdu.</p>

<p>Türk uçaklarının müdahalesi, Erenköy'e direniş için gelen çoğu üniversite öğrencisini, Yunan ve Rum askerler ile EOKA terör örgütü tarafından toplu katliamdan kurtardı.</p>

<p>Geçitkale köylerine 1967'de Yunanistan ordusuna bağlı birlikler ile Rum güvenlik güçleri desteğinde EOKA terör örgütü elebaşı Georgios Grivas komutasında saldırı başlatıldı.</p>

<p>"Geçitkale Katliamı" olarak bilinen saldırılarda, 24 ila 30 arasında Kıbrıslı Türk köylüsü Rum çeteler tarafından öldürülerek toplu mezarlara gömüldü.</p>

<p>- EOKA'nın kanlı mirasını EOKA-B devraldı</p>

<p>Yunanistan Askeri Cuntası Lideri Dimitri İyonidas, 3. Makarios'un Yönetimi'nin kullandığı yöntemlerin Kıbrıslı Türklerin yok edilerek Ada'nın Yunanistan'a hızlıca bağlanmasına yetmediği için EOKA'yı tekrar aktif hale getirmek üzere harekete geçti.</p>

<p>Daha önce Kıbrıs'ı terk eden Yeoryos Grivas, gizlice Ada'ya gelerek 28 Ağustos 1971 tarihinde EOKA'nın kanlı mirasının devamı olarak EOKA-B terör örgütünü kurdu.</p>

<p>EOKA-B'nin kurulmasıyla birlikte zaten hiç durmayan Kıbrıslı Türklere yönelik sistematik saldırılar tekrar hız kazandı.</p>

<p>- 1974'teki EOKA katliamları</p>

<p>Kıbrıs'ta 1974 yılına gelindiğinde EOKA terör örgütü tarafından Alaminyo, Limasol, Muratağa, Sandallar ve Atlılar, Taşkent ile Taşpınar katliamları yapıldı.</p>

<p>Bu katliamlarda tamamı sivil, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 300 kadar Kıbrıslı Türk öldürülerek toplu mezarlara konuldu.</p>

<p>- EOKA, Rumları da hedef aldı</p>

<p>EOKA terör örgütü, Türklerin yanı sıra örgüt görüşünü benimsemeyen Rumları da hedef aldı.</p>

<p>EOKA tarafından terör örgütünün görüşlerini paylaşmadığı için öldürülen 203 Kıbrıslı Rum'un adı, Makarios Drousiotis tarafından kayıt altına alındı.</p>

<p>Kıbrıs'ta "Yunan Darbesi" olarak bilinen 15 Temmuz 1974'teki Nikos Sampson'un 3. Makarios'a yönelik yaptığı askeri darbe sırasında hayatını kaybeden 500'e yakın Rum'un büyük kısmının, Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama hedefindeki EOKA terör örgütü mensuplarınca katledildiği biliniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/rum-teror-orgutu-eokanin-toplu-katliamlari-kibrisli-turklerin-hafizalarindaki-yerini-koruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/ismail-bozkurt-1.png" type="image/jpeg" length="49108"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi kararın kahramanlarına vefa töreni]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/tarihi-kararin-kahramanlarina-vefa-toreni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/tarihi-kararin-kahramanlarina-vefa-toreni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sönmezliler Ocağı, Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıldönümü vesilesiyle dönemin TC Başbakanı Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan için anma töreni düzenledi; törende harekatın Kıbrıs Türk halkı için taşıdığı tarihi önem vurgulandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sönmezliler Ocağı, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52’nci yıl dönümünde, dönemin Türkiye Cumhuriyeti (TC) Başbakanı Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan için anma töreni düzenledi.</p>

<p>Ecevit’in Göçmenköy’deki anıtı önünde düzenlenen törene, bazı milletvekili, muharip dernek, şehit aileleri, kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı.</p>

<p>Tören, anıta çelenklerin sunulmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Ardından konuşmalar yapıldı. Şair ve şehit kızı Şirin Zaferyıldızı ise törende, Bülent Ecevit’e ait şiiri okudu.</p>

<p>Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan, törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yaptı.</p>

<p>Benan, Bülent Ecevit’in, Türk siyasi tarihine ve Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine damga vurmuş büyük bir devlet adamı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Benan, Kıbrıs Türk halkının, 1955 yılında EOKA terör örgütünün başlattığı saldırılar ve 21 Aralık 1963’te tarihe Kanlı Noel olarak geçen olaylarla büyük acılar yaşadığını, kurucu ortağı olduğu devletten dışlanarak, yıllarca baskı, zulüm ve yokluk içinde var olma mücadelesi verdiğini dile getirdi.</p>

<p>Bu karanlık dönemin sona ermesinde, dönemin TC Başbakanı Bülent Ecevit’in liderliği ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın desteği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası antlaşmalardan doğan garantörlük haklarını kullanma iradesinin belirleyici olduğunu kaydeden Benan, bu irade doğrultusunda 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’nın gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p>Bülent Ecevit’in, “Biz aslında savaş için değil, barış için ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz” sözünü hatırlatan Benan, bu sözün, harekatın amacını ve taşıdığı insani sorumluluğu en açık şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.</p>

<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın yalnızca askeri bir başarı değil, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin, özgürlüğünün ve geleceğinin teminatı olduğunun altını çizen Benan, “Bu başarı, Mehmetçiğimizin kahramanlığı, Mücahitlerimizin fedakarlığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlı siyasi iradesiyle mümkün olmuştur” dedi.</p>

<p>Benan, “Bugün bizlere düşen görev, şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin fedakarlıklarına ve uğruna büyük bedeller ödenen bu vatana sahip çıkmak, birlik ve beraberlik içerisinde geleceğe güvenle yürümektir” diye konuştu.</p>

<p>TÖRE: “KKTC YOLUNA DEVAM EDİYOR”</p>

<p>Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Zorlu Töre de, 1974 Mutlu Barış Harekatı’nın, dönemin TC Başbakanı Bülent Ecevit ve yardımcısı Necmettin Erbakan’ın kararlı duruşu sayesinde gerçekleştiğini söyledi.</p>

<p>Garanti ve İttifak Anlaşmalarının 1959-1960’ta imzalandığını, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu hatırlatan Töre, “Üç yıl sürmeden bizi Kıbrıs Cumhuriyeti’nden uzaklaştırdılar, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni işgal ettiler” dedi.</p>

<p>Töre, 1963’te yaşanan Kanlı Noel olaylarına da değindi. 1964’te ise öğrenciler ve bir kısım sivil insanın Erenköy’e çıktığını ifade eden Töre, “Türk jetleri o gün de geldiler ve Erenköy düşmedi, dört köy Rumların eline geçti ama Erenköy’de de bir destan yazıldı” diye konuştu. Töre konuşmasında, 1967’de Geçitkale ve Boğaziçi köylerine yapılan saldırıları da hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>15 Temmuz 1974’te darbeyle Makarios’un devrildiğini, 20 Temmuz sabahı şafak vakti Türk ordusunun Kıbrıs’a geldiğini dile getiren Töre, “Geldiler ve artık geri gitmeyecekler… Ay yıldızlı bayraklar gönderde dalgalanıyor, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yoluna devam ediyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/tarihi-kararin-kahramanlarina-vefa-toreni</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/anma-20.jpg" type="image/jpeg" length="78254"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Katliamları asla unutmayacağız"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/katliamlari-asla-unutmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/katliamlari-asla-unutmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, Rum terör örgütü EOKA'nın katliamlarını anlatan video paylaştı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Rum terör örgütü EOKA'nın Kıbrıs Türklerine yönelik gerçekleştirdiği katliamları konu alan bir video paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye MSB'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Türk Kıbrıslı halka karşı Yunan Kıbrıslı terör örgütü EOKA ve destekçileri tarafından işlenen vahşi ve barbarca katliamları unutmadık ve asla unutmayacağız ya da başkalarının unutmasına izin vermeyeceğiz." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Videonun ilk bölümünde, EOKA'nın Kıbrıs Türklerine yönelik gerçekleştirdiği saldırı ve katliamlara ilişkin görüntülere yer verildi.</p>

<p>İkinci bölümde ise bir Rum teröristin, Kıbrıs Türklerine yönelik katliamlara ilişkin kendi ağzından yaptığı itiraflar aktarıldı.</p>

<p>Paylaşımda, EOKA'nın Kıbrıs Türklerine karşı işlediği insanlık dışı katliamların tarihi görüntüler ve itiraflarla gözler önüne serildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/katliamlari-asla-unutmayacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/eoka-8.webp" type="image/jpeg" length="95986"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“İnsanlar birbirlerine ödeme yapamaz duruma geldi”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/insanlar-birbirlerine-odeme-yapamaz-duruma-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/insanlar-birbirlerine-odeme-yapamaz-duruma-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi, iş insanı Tuygun Töre, sanayicilerin durumunu özetledi: “Bu maliyetlerle rekabet etmek mümkün değil. İnsanlar artık birbirlerine ödeme yapamaz duruma geldi”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Yönetim Kurulu Üyesi, iş insanı Tuygun Töre, üretimin sürdürülebilmesi için siyasi irade, etkin denetim ve koruyucu ekonomi politikaları gerektiğini vurguladı. Töre, ülkemizde sanayicilerin önemli bölümünün mevcut sistemin sağladığı imkanlarla değil, sistemdeki eksikliklere rağmen başarı elde ettiğini vurguladı.</p>

<p>Tuygun Töre, Kanal T’de Ayşe Menekşeli’nin sunduğu “Sabah Baskısı” programında ekonomideki darboğazı, sanayicilerin artan maliyetlerini, yerli üretimin korunmasını ve geri dönüşüm politikalarını değerlendirdi.</p>

<p>Ülkenin ekonomik durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Töre, KKTC’nin 2026 yılında finansal açıdan ciddi bir darboğazdan geçtiğini söyledi. Asgari ücretin her altı ayda bir kamuoyu önünde yapılan tartışmalarla belirlenmesine karşı olduğunu ifade eden Töre, ücret artışlarının hayat pahalılığına bağlı, öngörülebilir bir sisteme dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>“PİYASADA CİDDİ FİNANSMAN SIKINTISI VAR”</p>

<p>Ticaret yapan işletmelerin birbirlerine ödeme yapmakta zorlandığını anlatan Töre, karşılıksız ve geri dönen çeklerin iş dünyasında zincirleme bir etki yarattığını söyledi.</p>

<p>İşletmelerin tahsilat yapamadıkları için kendi ödemelerini gerçekleştiremediğini ve bankalardan kredi arayışına yöneldiğini belirten Töre, geçmişte daha düşük miktarlarla çevrilebilen işletmelerde artık milyonlarca liralık finansmana ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.</p>

<p>“İnsanlar artık birbirlerine ödeme yapamaz duruma geldi” diyen Töre, yaşanan nakit sıkıntısının üretici, ithalatçı ve diğer tüm işletmeleri etkilediğini kaydetti.</p>

<p>“BU MALİYETLERLE REKABET ETMEK MÜMKÜN DEĞİL”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KKTC’deki sanayicilerin özellikle Türkiye’deki üreticilerle rekabet etmekte zorlandığını söyleyen Töre, enerji ve işçilik maliyetlerindeki farklara dikkat çekti.</p>

<p>Töre’nin programda verdiği rakamlara göre, KKTC’de sanayicinin kullandığı elektriğin kilovat saat fiyatı yaklaşık 14 TL’ye ulaşırken, Türkiye’de bu rakam 3,5- 4 TL seviyesinde bulunuyor. İşçilik maliyetlerinin de Türkiye’ye göre daha yüksek olduğunu belirten Töre, bu şartlar altında yerli üreticinin fiyat rekabeti yapmasının oldukça güç olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye’de sanayicilere düşük faizli ve ödemesiz dönem içeren kredi imkanları sağlandığını hatırlatan Töre, KKTC’deki üreticilerin rekabet gücünü artıracak benzer desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Töre, unlu mamuller sektöründen örnek vererek, Türkiye’de yaklaşık 10 TL olan gaz fiyatının KKTC’de 40 TL seviyesinde olduğunu savundu. Elektrik, gaz ve işçilik giderlerindeki yüksekliğin yeni yatırımları riskli hale getirdiğini anlatan Töre, sanayicilerin yatırım yaptıktan sonra ürünlerini rekabetçi fiyatlarla satamayacakları endişesi taşıdığını ifade etti.</p>

<p>YERLİ ÜRETİM İÇİN KOTA VE ETKİN DENETİM ÇAĞRISI</p>

<p>Yerli üretimin korunması için ithalata yönelik kota, fon ve benzeri uygulamaların gerekli olduğunu belirten Töre, Güney Kıbrıs, Türkiye ve ABD gibi ülkelerin kendi üreticilerini koruyan politikalar uyguladığını söyledi.</p>

<p>Ancak yalnızca fon koymanın yeterli olmadığını vurgulayan Töre, gümrüklerde ve piyasada etkin denetim yapılması gerektiğini ifade etti. Bazı ithal ürünlerin farklı isimlerle veya eksik miktarlarda beyan edilerek fonlardan kaçırıldığı yönünde şikayetler bulunduğunu aktaran Töre, bu durumun hem yerli üreticiye hem de kamu maliyesine zarar verdiğini savundu.</p>

<p>“HER FABRİKA BİR KALEDİR”</p>

<p>KKTC’de yaklaşık 800 aktif sanayici bulunduğunu ifade eden Töre, sanayicilerin önemli bölümünün mevcut sistemin sağladığı imkanlarla değil, sistemdeki eksikliklere rağmen başarı elde ettiğini söyledi.</p>

<p>Sanayi yatırımlarının korunması gerektiğini belirten Töre, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözünü hatırlatarak, ülkede yatırım yapmanın ve istihdam yaratmanın önemli bir vatanseverlik göstergesi olduğunu kaydetti.</p>

<p>Döviz, enerji, işçilik ve hayat pahalılığındaki artışların sanayi sektörünü ciddi şekilde etkilediğini söyleyen Töre, bazı işletmelerin el değiştirdiğini, yüzlerce çalışanı bulunan bazı firmaların ise 90-100 kişilik işten çıkarmalara yöneldiğini ifade etti.</p>

<p>Sanayi bölgelerindeki altyapı sorunlarını da gündeme getiren Töre, Alayköy Sanayi Bölgesi’nde yolların kötü durumda olduğunu ve kanalizasyon altyapısının halen tamamlanmadığını söyledi.</p>

<p>Bölgede bulunan yaklaşık 272 işletmeden yalnızca 5-6’sının güneş enerjisi sistemine geçebildiğini belirten Töre, Alayköy Sanayi Bölgesi’nin yaklaşık 2 megavatlık güneş enerjisi kapasitesine ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Töre, üretim maliyetlerini düşürebilecek enerji yatırımlarının önünün açılmasını istedi.</p>

<p>Programın son bölümünde geri dönüşüm konusuna da değinen Töre, KKTC’de geri dönüşümün çoğunlukla söylem düzeyinde kaldığını savundu.</p>

<p>Atıkların evlerde kaynağında ayrıştırılması, belediyelerin buna uygun toplama sistemleri kurması ve geri dönüşüm faaliyetlerini yönetecek yetkilendirilmiş bir kuruluş oluşturulması gerektiğini söyleyen Töre, sektörün gelişebilmesi için ciddi teşviklere, vizyona ve kararlı bir politikaya ihtiyaç bulunduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/insanlar-birbirlerine-odeme-yapamaz-duruma-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/tuygun-tore-2.jpg" type="image/jpeg" length="62170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Birçok işletme kapasite düşürüyor]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/bircok-isletme-kapasite-dusuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/bircok-isletme-kapasite-dusuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayiciler ağır maliyetler altında eziliyor. Sanayi sektörünün Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı yüzde 9,7'den yüzde 6,7'ye düştü. Yerli üreticiler haksız rekabete karşı koruma beklerken, Sanayi Odası, üretim odaklı ekonomik yapıya geri dönülmesi çağrısı yaptı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO), sanayi sektörünün artan maliyetler, yetersiz destekler ve ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle son yılların en zor dönemlerinden birini yaşadığını belirterek, üretimi merkeze alan yeni ekonomik politikalara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.</p>

<p>KTSO tarafından yapılan yazılı açıklamada, üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam sağlamaya devam eden sanayicilerin her geçen gün daha ağır yükler altında faaliyet gösterdiği ifade edildi. Açıklamada, birçok işletmenin üretim kapasitesini azaltmak, yatırımlarını ertelemek veya çalışan sayısını düşürmek zorunda kaldığı belirtilerek, bunun yalnızca sanayi sektörü için değil, ülke ekonomisinin geleceği açısından da önemli bir uyarı olduğu kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, sanayinin ekonomik göstergelerde de gerileme yaşadığına dikkat çekildi. Sanayi sektörünün Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payının 2020 yılında yüzde 9,7 iken 2024 yılında yüzde 6,7'ye düştüğü belirtilirken, 2026 yılı tahmini verilerinin de bu gerilemenin sürdüğüne işaret ettiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İmalat sanayisinin GSYH içindeki payının da yüzde 2,5'ten yüzde 2,0'ye gerilediği belirtilen açıklamada, ekonominin üretimden uzaklaşarak hizmet ve tüketime dayalı bir yapıya yöneldiği, bunun ise uzun vadede sürdürülebilir olmadığı vurgulandı.</p>

<p>ARTAN MALİYETLER ÜRETİMİ ZORLUYOR</p>

<p>KTSO, sanayicinin yalnızca üretim yapmakla değil, giderek ağırlaşan maliyetlerle de mücadele ettiğini belirtti. Yüksek enerji fiyatları, artan iş gücü giderleri, hayat pahalılığı, doğrudan ve dolaylı vergiler, döviz üzerinden temin edilen hammaddeler, yüksek navlun ücretleri ile ithal makine ve yedek parça maliyetlerinin üretimi her geçen gün daha da zorlaştırdığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, yerli üreticinin birçok üründe ithalatla eşit olmayan koşullarda rekabet etmek zorunda kaldığına dikkat çekilerek, rakip ülkelerde üreticilere sağlanan güçlü teşviklere karşın KKTC'de sanayiye yönelik desteklerin hedef odaklı olmaktan uzaklaştığı savunuldu.</p>

<p>Sanayiye yönelik teşviklerin üretim yapmayan veya aynı ihtiyaçlara sahip olmayan sektörlere de yaygınlaştırıldığı belirtilen açıklamada, bunun sınırlı kamu kaynaklarının etkisini azalttığı ifade edildi.</p>

<p>“FEDAKÂRLIĞIN DA BİR SINIRI VAR”</p>

<p>Sanayicilerin bugüne kadar tüm zorluklara rağmen üretimi sürdürdüğü, kriz dönemlerinde dahi fabrikalarını çalıştırmaya ve istihdamı korumaya gayret gösterdiği belirtilen açıklamada, üretim yapan kesimden sürekli fedakârlık beklenmesinin sürdürülebilir olmadığı vurgulandı.</p>

<p>KTSO, üretim yapan, yatırım gerçekleştiren ve istihdam sağlayan sanayinin hak ettiği konumda bulunmadığını belirterek, sanayiye yönelik bakış açısının değişmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Açıklamada, üretimin ekonomik politikaların merkezine yerleştirilmesi, enerji maliyetlerinin düşürülmesi, üretime yönelik hedefli teşviklerin uygulanması, finansmana erişimin kolaylaştırılması, yerli üreticiyi haksız rekabete karşı koruyacak mekanizmaların oluşturulması ve sanayiyi güçlendirecek uzun vadeli politikaların hayata geçirilmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğu kaydedildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/bircok-isletme-kapasite-dusuruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/sanayi-9.jpeg" type="image/jpeg" length="10394"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıs Türk hekimliğinde tarihi gün]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/kibris-turk-hekimliginde-tarihi-gun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/kibris-turk-hekimliginde-tarihi-gun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Dünya Tabipler Birliği Başkanı'nı KKTC’de ağırlayarak hekimlik vizyonunda yeni bir sayfa açtı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Tabipler Birliği Başkanı Dr. Jacqueline Kitulu, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği'nin (KTTB) konuğu olarak adaya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KTTB'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Dr. Jacqueline Kitulu'nun birliği ziyaret etmesinden büyük onur duyulduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, ziyaretin Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ve hekimlik camiası adına tarihi önem taşıdığı ifade edilerek, bunun uluslararası mesleki dayanışma ve iş birliğinin güçlü bir göstergesi olduğu vurgulandı.</p>

<p>Dünya Tabipler Birliği Başkanı Dr. Jacqueline Kitulu, geçtiğimiz akşam Girne’de Kıbrıs Türk Tabipler Birliği yönetimi ve eski başkanlarıyla ve bir grup hekimle Girne limanında bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmeyi sosyal medya hesabından paylaşan Dr. Bülent Dizdarlı şu paylaşımı yaptı:</p>

<p>DİKKAT :AĞIR MİSAFİRİMİZ VAR:</p>

<p>Mesleki sivil toplum örgütümüz Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği için çok anlamlı günler yaşıyoruz. Dünya Tabipler Birliği Başkanı Jacqueline Kitulu ‘i ülkemizde ağırlıyoruz.</p>

<p>Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, kuruldu kurulalı her ne kadar ülkemize uygulanan izolasyondan nasibini alıp uluslararası meslek örgütlerine katılımı engellenmişse de takip ettiği sistemli sabırlı ve birazda inatçı politika sayesinde adım adım hedefine yanaşmaktadır.</p>

<p>Aslında her şey nerdeyse bir çeyrek asır önce Dünya Tabipler birliğine benim başkanlığımda yazılan mektupla başlamıştı. Dünya Tabipler Birliğine yazılan mektupta , Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’nin her ne kadar üye olmasa da Dünya Tabipleri Birliği ilkelerini ve siyasetini yakından takip ettiği ve ilkelerine sahip çıkıldığı belirtiliyor, üye olmak istenci bildiriliyordu. Gelen cevap ümit verici değildi. “Her ülkeden bir üye kabul edilebilir” prensibiyle üzülerek kabul edemeyeceklerini bildiriyorlardı. “Üzülerek” kelimesi bile bizim morallenmemize sebep olmuş ardı ardına 2 mektup daha göndererek defacto durumu anlatmaya çalışmıştık. Benden sonra gelen arkadaşlarım da bu yazışmaları ısrarla bıkmadan usanmadan sürdürdüler.</p>

<p>Bu arada FEMS ( Avrupa Maaşlı Doktorlar Birliği) kazanıldı. Bu da ciddi bir ivme oldu.</p>

<p>Bu sayede , Dr. <strong><a href="https://www.facebook.com/aozant1?__cft__%5b0%5d=AZZQZKNaR17yQNS2-hk56sjPYzvWxGgomhdTGRWukomGTH_55N2RhNPDMoSUIt5Jb5oV-TtQPYsngh5CPA7dd6iaK-1T2P7VBL7y1INWrpDh8qznh9tdpgI3pMbEBVyUtNZEkXv9h046Uq8op3XsjKbP&amp;__tn__=-%5dK-R" rel="nofollow">Ahmet Özant</a></strong> döneminde bir önceki Dünya Tabipler Birliği Başkanı ile yüz yüze görüşme olanağı bulundu. Bu görüşme de de talepler ısrarla sürdürüldü.</p>

<p>Dün ise (önceki gün) Dünya Tabipler Birliği Başkanı ile bizim Tabipler Birliğinim eski başkanları olarak bir yemek yedik. Değerli Başkan bizlere kendi binamızda bir konferans verecek. Sonra da Bedestende onuruna bir resepsiyon verilecek.</p>

<p>Bütün bunlar 25 yıl evvel bir en azından benim için hayaldi. Artık değil. Belki yine üye olamayacağız. Ama artık bizi yakından biliyorlar ve bir şekilde bizim onların takip ettiğimiz gibi onlarda bizi takip edecektir. Ve kararlılığımız sürdürüldüğü zaman onlarca sene de sürse nihai hedefe varılacaktır.</p>

<p>Kıbrıs Türk Tabipleri Birliğinin şimdiki yönetimini başkan <strong><a href="https://www.facebook.com/CeYHuN.DaLKaN?__cft__%5b0%5d=AZZQZKNaR17yQNS2-hk56sjPYzvWxGgomhdTGRWukomGTH_55N2RhNPDMoSUIt5Jb5oV-TtQPYsngh5CPA7dd6iaK-1T2P7VBL7y1INWrpDh8qznh9tdpgI3pMbEBVyUtNZEkXv9h046Uq8op3XsjKbP&amp;__tn__=-%5dK-R" rel="nofollow">Ceyhun Dalkan</a></strong> nezdinde yaptığı bu atılımdan dolayı kutlarım. Ve geceki tarihi iki etkinliğe başta hekim ve diş hekimleri olmak üzere ilgi duyan özellikle paylaş sağlık çalışan guruplarının katılmasını özlediğimi de belirtmek isterim.”</p>

<p>Öte yandan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Dünya Tabipler Birliği Başkanı Dr. Jacqueline Kitulu’yu kabul etti</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleşen kabulde, sağlık alanındaki gelişmeler, iş birlikleri ile Dünya Tabipler Birliği’nin çalışmaları değerlendirildi.</p>

<p><img alt="Jacqueline Kitulu2" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/jacqueline-kitulu2.jpg" width="1536" /><img alt="Jacqueline Kitulu1" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/jacqueline-kitulu1.jpg" width="1153" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/kibris-turk-hekimliginde-tarihi-gun</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/jacqueline-kitulu3.jpg" type="image/jpeg" length="26899"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[29 yılda 178 HIV pozitif vaka]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/29-yilda-178-hiv-pozitif-vaka</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/29-yilda-178-hiv-pozitif-vaka" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Emre Vudalı, ülkede ilk vakanın görüldüğü 1997'den bu yana 178 HIV pozitif vaka tespit edildiğini belirterek, özellikle 20-40 yaş arası genç nüfusta artış gözlemlendiğini açıkladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Emre Vudalı, modern tedavi yöntemleriyle ölümcül olmaktan çıkıp yönetilebilir kronik bir hastalık haline gelen HIV’in ülkede özellikle genç nüfusu etkilediğini kaydederek, bunun önüne ancak eğitim ve bilinçlenmeyle geçilebileceğini kaydetti.</p>

<p>Avrupa ülkelerinde koruyucu sağlık politikaları ve yaygın eğitim sayesinde vaka sayıları düşerken Türkiye ve KKTC’de genç vakalarda bir miktar artış görüldüğünü belirten Vudalı, “Özellikle risk grubundaki kişilerin düzenli test yaptırmadığını gözlemliyoruz” dedi.</p>

<p>HIV/AIDS konusundaki güncel durumu, tanı ve tedavi yöntemleriyle virüsten korunma yollarını Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) anlatan Emre Vudalı, erken tanının hem bireyin sağlığını korumak hem de toplumdaki bulaş zincirini kırmak için çok önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Vudalı, “<a name="_Hlk235135941">HIV pozitif insanları mimlemek veya soyutlamak yerine topluma kazandırmak gerekiyor. Tedavi edilen HIV, tansiyon veya diyabetten farklı değil.</a>.. Tedavi edilen HIV, tansiyon veya diyabetten farklı değil... İlaçlarını düzenli kullanan hastalar hayatlarına kaldığı yerden devam edebilir” dedi.</p>

<p>Son günlerde Lefke bölgesine yönelik sosyal medyada yer alan iddialara da değinen Vudalı, bu bölgeden temas şüphesiyle test yaptırmak için hastaneye başvuran kimse olmadığını da ifade etti.</p>

<p>- 29 yılda 178 vaka: “Son 4 yılda genç vakalarda artış oldu”</p>

<p>Ülke genelindeki verilere değinen Vudalı, KKTC’de ilk vakanın tespit edildiği 1997 yılından bu yana geçen 29 yıllık süreçte, toplam 178 KKTC vatandaşının HIV pozitif olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.</p>

<p>Bu süreç zarfında 11 hastanın kaybedildiğini belirten Vudalı, şu an aktif olarak takip ve tedavi edilen vaka sayısının 168 olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ülkede her yıl ortalama 15 ila 20 yeni vaka bildirimi yapıldığını ifade eden Vudalı, bu kişilerin ağırlıklı olarak cinsel açıdan aktif dönemde bulunan 20 ile 40 yaş arasındaki bireyler olduğunu aktardı.</p>

<p>Vudalı, son 4 yıllık istatistikler incelendiğinde vaka sayılarında artış gözlemlediklerini dile getirerek, yılbaşından bugüne kadar ise Sağlık Bakanlığı’na toplam 13 yeni HIV pozitif vakası bildirildiğini açıkladı.</p>

<p>HIV’in din, dil, etnik köken, yaş veya cinsel yönelim gözetmeksizin herkesi etkileyebileceğini vurgulayan Dr. Emre Vudalı, “İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü” olarak adlandırılan bu virüsle enfekte olan kişilerin tedavi almaması halinde, bağışıklık sistemlerinin zamanla savunmasız hale geleceğini hatırlattı.</p>

<p>HIV VE AIDS FARKI: “AIDS HASTALIĞIN SON EVRESİDİR”</p>

<p>Toplumda sıkça birbirine karıştırılan HIV ve AIDS kavramları arasındaki farkı da açıklayan Vudalı, her HIV pozitif bireyin AIDS olmadığını anlattı.</p>

<p>Vudalı, “Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Sendromu” olarak adlandırılan AIDS’in HIV’in neden olduğu hastalığın son klinik evresi olduğunu belirtti.</p>

<p>GRİP BENZERİ BELİRTİLERLE BAŞLIYOR</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HIV virüsünün vücuda girmesini takip eden ilk bir ay içinde genellikle grip benzeri şikayetlerle kendini gösterdiğini belirten Vudalı, bu dönemde belirtilerin kolayca gözden kaçabildiğine işaret etti.</p>

<p>Vudalı, ilk aşamada hiçbir belirti görülmeyebileceği gibi; hızlı kilo kaybı, kuru öksürük, tekrarlayan yüksek ateş, gece terlemeleri, açıklanamayan halsizlikle koltuk altı, kasık veya boyun lenf bezlerinde büyüme gibi yakınmaların ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>

<p>Üç evreden oluşan hastalığın "sessiz dönemi" hakkında da bilgi veren Vudalı, "Bu dönemde belirgin bir bulgu gözlenmez. Ortalama 2 ila 10 yıl sürebilen bu süreçte bağışıklık sistemi sinsice zayıflar. Tedavi edilmediği takdirde, ciddi şekilde çöken bağışıklık nedeniyle vücutta fırsatçı enfeksiyonlar ve bazı kanser türleri gelişir" uyarısında bulundu.</p>

<p>“VİRÜS VÜCUDA GİRDİKTEN SONRA TAMAMEN YOK EDİLEMEZ”</p>

<p>Virüsün vücuda girdikten sonra onu tamamen yok edecek bir tedavinin henüz olmadığını belirten Dr. Emre Vudalı, ancak modern tıp sayesinde virüs yükünün 3 ila 6 ay içerisinde baskılanarak negatife (saptanamaz düzeye) indirilebildiğini ifade etti.</p>

<p>Vudalı, "Hastalığı vücuttan tamamen arındırma tedavisi yok ama virüs baskılanıp yönetilebiliyor.” dedi.</p>

<p>İSİM VERMEDEN TEST YAPTIRMAK MÜMKÜN</p>

<p>HIV’in yasal olarak bildirilmesi zorunlu hastalıklar kapsamında olduğunu hatırlatan Vudalı, tanı için herhangi bir laboratuvarda yapılacak basit bir kan testinin yeterli olduğunu söyledi. Ülkedeki tüm devlet hastanelerinde ve birçok özel laboratuvarda bu testlerin güvenle yapıldığını belirtti.</p>

<p>Toplumsal baskı ve damgalanma korkusu yaşayan bireyler için önemli bir kolaylığı paylaşan Vudalı, şu bilgiyi verdi:</p>

<p>"Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde isim vermeden test yaptırmak mümkündür. Bireylerin bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurması yeterlidir. Hastanemizde görevli 4 enfeksiyon uzmanı bu süreçleri gizlilik içinde yürüterek hastaların tedavilerini üstleniyor."</p>

<p>YALANCI POZİTİFLİK ÇIKABİLİR</p>

<p>Tanının kan testi sonucu konulduğunu, ilk yapılan tarama testlerinin sadece "ön tanı" niteliğinde olduğunu belirten Vudalı, bazen “yalancı pozitif” sonuçlar alınabildiğini, bu nedenle kesin tanı için mutlaka ileri tetkik yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Doğru zamanda ve düzenli tedaviye başlayan HIV pozitif kişilerin son derece kaliteli, sağlıklı ve uzun bir ömür sürebileceğini belirten Vudalı, bu kişilerin normal bir aile ve iş hayatına sahip olabileceğini, hatta HIV pozitif annelerin tıp desteğiyle tamamen sağlıklı, virüs taşımayan bebekler dünyaya getirebileceğini vurguladı.</p>

<p>Toplumdaki en büyük engelin bilgisizlik ve buna bağlı gelişen ön yargılar olduğunu ifade eden Dr. Emre Vudalı, halk arasında HIV pozitif kişi ile "aynı ortamda bulunmama, el sıkışmama, aynı bardaktan su içmeme" gibi yersiz korkuların yaşandığını, hatta bazı hastaların iş hayatından dışlanarak mağdur edildiğini söyledi.</p>

<p>Vudalı; HIV’in el sıkışmakla, sarılmakla, sosyal ilişkilerle, ortak çatal-kaşık, havuz, tuvalet kullanımıyla, öpüşmekle, ter veya tükürük salgısıyla bulaşmayacağının altını çizdi.</p>

<p>Dr. Emre Vudalı, düzenli tedavi altında olan ve kanındaki virüs yükü saptanamayacak düzeye düşürülen kişilerin bulaştırıcılık riskinin yok denecek kadar azaldığını, dolayısıyla hastalığın AIDS evresine ilerlemediğini yineledi.</p>

<p>RİSK GRUPLARI VE KORUNMA YOLLARI</p>

<p>Pozitif tanı alan kişilerin hekime genellikle yoğun bir ölüm endişesi ve dışlanma korkusuyla başvurduğunu söyleyen Vudalı, toplumdaki bu bakış açısının değişmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Erken tanının hem bireyin sağlığını korumak hem de toplumsal bulaş zincirini kırmak açısından hayati olduğunu belirten Vudalı; korunmasız cinsel ilişki yaşayanların, birden fazla partneri olanların, ortak enjektör kullanan damar içi ilaç bağımlılarının, HIV pozitif kişiyle korunmasız temas kuranların ve erkekler arası eşcinsel ilişki yaşayan bireylerin risk altında olduğunu ifade etti.</p>

<p>"13-64 YAŞ ARASINDAKİ HERKES EN AZ BİR KEZ TEST YAPTIRMALI"</p>

<p>Kimlerin hangi sıklıkla test yaptırması gerektiğine de değinen Vudalı, “13 ile 64 yaş arasındaki her bireyin hayatında en az bir kez HIV testi yaptırmasını öneriyoruz” dedi.</p>

<p>Belirli risk faktörlerine sahip kişilerin ise daha sık test yaptırması gerektiğini söyleyen Vudalı, erkek eşcinsel ve biseksüel bireylerin her 3 ila 6 ayda bir düzenli test yaptırmasının faydalı olacağını belirtti.</p>

<p>Kondom (prezervatif) kullanımının halen en güvenilir korunma yöntemi olduğunu vurgulayan Vudalı, cinsel ilişkinin her türünde doğru prezervatif kullanımının bulaş riskini sıfıra yaklaştırdığını ifade etti.</p>

<p>Vudalı ayrıca, riskli temas öncesinde korunma sağlayan PrEP (Pre-exposure prophylaxis) ilacının 2012'den beri kullanıldığını; olası riskli temastan sonraki ilk 2 ila 72 saat içinde başlanması gereken PEP (Post-exposure prophylaxis) tedavisinin ise 28 gün kesintisiz kullanıldığında bulaş riskini ortalama yüzde 80 oranında azalttığını aktardı.</p>

<p>Geçmiş yıllarda HIV pozitif olduğu saptanan yabancı uyruklu kişilerin doğrudan sınır dışı (deport) edildiğini hatırlatan Dr. Emre Vudalı, bu konudaki yeni ve insani düzenlemeyi paylaştı.</p>

<p>Vudalı, "Virüsü ülkemizde kaptığı belirlenen ve düzenli tedaviyle bulaştırıcılığı bulunmayan yabancı uyruklu kişilerin artık doğrudan sınır dışı edilmemesi yönünde düzenleme yapıldı. Bu kişiler tedavilerini sürdürerek ülkemizde yasal olarak yaşamaya devam edebiliyor.” dedi.</p>

<p><img alt="Dr. Emre Vudalı" class="detail-photo img-fluid" height="1654" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/dr-emre-vudali.jpg" width="2480" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/29-yilda-178-hiv-pozitif-vaka</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 08:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/hiv-pozitif.webp" type="image/jpeg" length="86316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haspolat Çemberi’nde pazar günü asfalt yama çalışması yapılacak]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/haspolat-cemberinde-pazar-gunu-asfalt-yama-calismasi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/haspolat-cemberinde-pazar-gunu-asfalt-yama-calismasi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karayolları Dairesi, Haspolat Çemberi mevkiinde ana yolda meydana gelen çökmelerin giderilmesi amacıyla pazar günü asfalt yama çalışması yapılacağını duyurdu.</p>

<p>Daire'den yapılan açıklamada, söz konusu güzergâhı kullanacak sürücülerin can ve mal güvenliği açısından dikkatli ve yavaş seyretmeleri istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada ayrıca, sürücülerin trafik işaret ve işaretçilerine uymalarının önem taşıdığı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Duyuru</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/haspolat-cemberinde-pazar-gunu-asfalt-yama-calismasi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/asfalt-calismasi-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="83011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52’nci yıl dönümünde, Ecevit ve Erbakan anıldı]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/kibris-baris-harekatinin-52nci-yil-donumunde-ecevit-ve-erbakan-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/kibris-baris-harekatinin-52nci-yil-donumunde-ecevit-ve-erbakan-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Sönmezliler Ocağı, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52’nci yıl dönümünde, dönemin Türkiye Cumhuriyeti (TC) Başbakanı Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan için anma töreni düzenledi.</span></p>

<p><span arial="">Ecevit’in Göçmenköy’deki anıtı önünde düzenlenen törene, bazı milletvekili, muharip dernek, şehit aileleri, kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı.</span></p>

<p><span arial="">Tören, anıta çelenklerin sunulmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. </span><span>Ardından konuşmalar yapıldı. Şair ve şehit kızı Şirin Zaferyıldızı ise törende, Bülent Ecevit’e ait şiiri okudu.</span></p>

<p><span arial="">-Benan: “Görevimiz vatana sahip çıkmaktır”</span></p>

<p><span arial="">Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan, törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yaptı. </span></p>

<p><span arial="">Benan, Bülent Ecevit’in, Türk siyasi tarihine ve Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine damga vurmuş büyük bir devlet adamı olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span arial="">Benan, Kıbrıs Türk halkının, 1955 yılında EOKA terör örgütünün başlattığı saldırılar ve 21 Aralık 1963’te tarihe Kanlı Noel olarak geçen olaylarla büyük acılar yaşadığını, kurucu ortağı olduğu devletten dışlanarak, yıllarca baskı, zulüm ve yokluk içinde var olma mücadelesi verdiğini dile getirdi.</span></p>

<p><span arial="">Bu karanlık dönemin sona ermesinde, dönemin TC Başbakanı Bülent Ecevit’in liderliği ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın desteği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası antlaşmalardan doğan garantörlük haklarını kullanma iradesinin belirleyici olduğunu kaydeden Benan, bu irade doğrultusunda 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’nın gerçekleştirildiğini ifade etti.</span></p>

<p><span arial="">Bülent Ecevit’in, “Biz aslında savaş için değil, barış için ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz” sözünü hatırlatan Benan, bu sözün, harekatın amacını ve taşıdığı insani sorumluluğu en açık şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span arial="">Kıbrıs Barış Harekatı’nın yalnızca askeri bir başarı değil, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin, özgürlüğünün ve geleceğinin teminatı olduğunun altını çizen Benan, “Bu başarı, Mehmetçiğimizin kahramanlığı, Mücahitlerimizin fedakarlığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlı siyasi iradesiyle mümkün olmuştur” dedi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span arial="">Benan, “Bugün bizlere düşen görev, şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin fedakarlıklarına ve uğruna büyük bedeller ödenen bu vatana sahip çıkmak, birlik ve beraberlik içerisinde geleceğe güvenle yürümektir” diye konuştu.</span></p>

<p><span arial="">-Töre: “KKTC yoluna devam ediyor”</span></p>

<p><span arial="">Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Zorlu Töre de, 1974 Mutlu Barış Harekatı’nın, dönemin TC Başbakanı Bülent Ecevit ve yardımcısı Necmettin Erbakan’ın kararlı duruşu sayesinde gerçekleştiğini söyledi.</span></p>

<p><span arial="">Garanti ve İttifak Anlaşmalarının 1959-1960’ta imzalandığını, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu hatırlatan Töre, “Üç yıl sürmeden bizi Kıbrıs Cumhuriyeti’nden uzaklaştırdılar, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni işgal ettiler” dedi. </span></p>

<p><span arial="">Töre, 1963’te yaşanan Kanlı Noel olaylarına da değindi. </span><span>1964’te ise öğrenciler ve bir kısım sivil insanın Erenköy’e çıktığını ifade eden Töre, “Türk jetleri o gün de geldiler ve Erenköy düşmedi, dört köy Rumların eline geçti ama Erenköy’de de bir destan yazıldı” diye konuştu. Töre konuşmasında, 1967’de Geçitkale ve Boğaziçi köylerine yapılan saldırıları da hatırlattı.</span></p>

<p><span arial="">15 Temmuz 1974’te darbeyle Makarios’un devrildiğini, 20 Temmuz sabahı şafak vakti Türk ordusunun Kıbrıs’a geldiğini dile getiren Töre, “Geldiler ve artık geri gitmeyecekler… Ay yıldızlı bayraklar gönderde dalgalanıyor, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yoluna devam ediyor” dedi.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/kibris-baris-harekatinin-52nci-yil-donumunde-ecevit-ve-erbakan-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/anma-erbakan.jpg" type="image/jpeg" length="98959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vudalı’dan HIV açıklaması: “Risk grubundakiler düzenli test yaptırmalı"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/vudalidan-hiv-aciklamasi-risk-grubundakiler-duzenli-test-yaptirmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/vudalidan-hiv-aciklamasi-risk-grubundakiler-duzenli-test-yaptirmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>29 yılda 178 vaka tespit edildi: “Son 4 yılın verilerine göre genç vakalarda bir miktar artış var”</p>

<p>“Ülkede her yıl ortalama 15 ila 20 yeni vaka bildirimi yapılıyor”</p>

<p>“Erken tanı bireyin sağlığını korumak ve bulaş zincirini kırmak için çok önemli”</p>

<p>“Mimlemek veya soyutlamak yerine HIV pozitif insanları topluma kazandırmak gerekiyor”</p>

<p>“Tedavi edilen HIV, tansiyon veya diyabetten farklı değil... İlaçlarını düzenli kullanan hastalar hayatlarına kaldığı yerden devam edebilir”</p>

<p>“13 ile 64 yaş arasındaki her bireyin hayatında en az bir kez HIV testi yaptırmasını öneriyoruz”</p>

<p></p>

<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Emre Vudalı, modern tedavi yöntemleriyle ölümcül olmaktan çıkıp yönetilebilir kronik bir hastalık haline gelen HIV’in ülkede özellikle genç nüfusu etkilediğini kaydederek, bunun önüne ancak eğitim ve bilinçlenmeyle geçilebileceğini kaydetti.</p>

<p>Avrupa ülkelerinde koruyucu sağlık politikaları ve yaygın eğitim sayesinde vaka sayıları düşerken Türkiye ve KKTC’de genç vakalarda bir miktar artış görüldüğünü belirten Vudalı, “Özellikle risk grubundaki kişilerin düzenli test yaptırmadığını gözlemliyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HIV/AIDS konusundaki güncel durumu, tanı ve tedavi yöntemleriyle virüsten korunma yollarını Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) anlatan Emre Vudalı, erken tanının hem bireyin sağlığını korumak hem de toplumdaki bulaş zincirini kırmak için çok önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Vudalı, “<a name="_Hlk235135941">HIV pozitif insanları mimlemek veya soyutlamak yerine topluma kazandırmak gerekiyor. Tedavi edilen HIV, tansiyon veya diyabetten farklı değil.</a>.. Tedavi edilen HIV, tansiyon veya diyabetten farklı değil... İlaçlarını düzenli kullanan hastalar hayatlarına kaldığı yerden devam edebilir” dedi.</p>

<p>Son günlerde Lefke bölgesine yönelik sosyal medyada yer alan iddialara da değinen Vudalı, bu bölgeden temas şüphesiyle test yaptırmak için hastaneye başvuran kimse olmadığını da ifade etti.</p>

<p>- 29 yılda 178 vaka: “Son 4 yılda genç vakalarda artış oldu”</p>

<p>Ülke genelindeki verilere değinen Vudalı, KKTC’de ilk vakanın tespit edildiği 1997 yılından bu yana geçen 29 yıllık süreçte, toplam 178 KKTC vatandaşının HIV pozitif olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.</p>

<p>Bu süreç zarfında 11 hastanın kaybedildiğini belirten Vudalı, şu an aktif olarak takip ve tedavi edilen vaka sayısının 168 olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ülkede her yıl ortalama 15 ila 20 yeni vaka bildirimi yapıldığını ifade eden Vudalı, bu kişilerin ağırlıklı olarak cinsel açıdan aktif dönemde bulunan 20 ile 40 yaş arasındaki bireyler olduğunu aktardı.</p>

<p>Vudalı, son 4 yıllık istatistikler incelendiğinde vaka sayılarında artış gözlemlediklerini dile getirerek, yılbaşından bugüne kadar ise Sağlık Bakanlığı’na toplam 13 yeni HIV pozitif vakası bildirildiğini açıkladı.</p>

<p>- “Herkes virüsten etkilenebilir”</p>

<p>HIV’in din, dil, etnik köken, yaş veya cinsel yönelim gözetmeksizin herkesi etkileyebileceğini vurgulayan Dr. Emre Vudalı, “İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü” olarak adlandırılan bu virüsle enfekte olan kişilerin tedavi almaması halinde, bağışıklık sistemlerinin zamanla savunmasız hale geleceğini hatırlattı.</p>

<p>- HIV ve AIDS farkı: “AIDS hastalığın son evresidir”</p>

<p>Toplumda sıkça birbirine karıştırılan HIV ve AIDS kavramları arasındaki farkı da açıklayan Vudalı, her HIV pozitif bireyin AIDS olmadığını anlattı.</p>

<p>Vudalı, “Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Sendromu” olarak adlandırılan AIDS’in HIV’in neden olduğu hastalığın son klinik evresi olduğunu belirtti.</p>

<p>- Grip benzeri belirtilerle başlıyor</p>

<p>HIV virüsünün vücuda girmesini takip eden ilk bir ay içinde genellikle grip benzeri şikayetlerle kendini gösterdiğini belirten Vudalı, bu dönemde belirtilerin kolayca gözden kaçabildiğine işaret etti.</p>

<p>Vudalı, ilk aşamada hiçbir belirti görülmeyebileceği gibi; hızlı kilo kaybı, kuru öksürük, tekrarlayan yüksek ateş, gece terlemeleri, açıklanamayan halsizlikle koltuk altı, kasık veya boyun lenf bezlerinde büyüme gibi yakınmaların ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>

<p>Üç evreden oluşan hastalığın "sessiz dönemi" hakkında da bilgi veren Vudalı, "Bu dönemde belirgin bir bulgu gözlenmez. Ortalama 2 ila 10 yıl sürebilen bu süreçte bağışıklık sistemi sinsice zayıflar. Tedavi edilmediği takdirde, ciddi şekilde çöken bağışıklık nedeniyle vücutta fırsatçı enfeksiyonlar ve bazı kanser türleri gelişir" uyarısında bulundu.</p>

<p>- “Virüs vücuda girdikten sonra tamamen yok edilemez”</p>

<p>Virüsün vücuda girdikten sonra onu tamamen yok edecek bir tedavinin henüz olmadığını belirten Dr. Emre Vudalı, ancak modern tıp sayesinde virüs yükünün 3 ila 6 ay içerisinde baskılanarak negatife (saptanamaz düzeye) indirilebildiğini ifade etti.</p>

<p>Vudalı, "Hastalığı vücuttan tamamen arındırma tedavisi yok ama virüs baskılanıp yönetilebiliyor.” dedi.</p>

<p>- İsim vermeden test yaptırmak mümkün</p>

<p>HIV’in yasal olarak bildirilmesi zorunlu hastalıklar kapsamında olduğunu hatırlatan Vudalı, tanı için herhangi bir laboratuvarda yapılacak basit bir kan testinin yeterli olduğunu söyledi. Ülkedeki tüm devlet hastanelerinde ve birçok özel laboratuvarda bu testlerin güvenle yapıldığını belirtti.</p>

<p>Toplumsal baskı ve damgalanma korkusu yaşayan bireyler için önemli bir kolaylığı paylaşan Vudalı, şu bilgiyi verdi:</p>

<p>"Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde isim vermeden test yaptırmak mümkündür. Bireylerin bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurması yeterlidir. Hastanemizde görevli 4 enfeksiyon uzmanı bu süreçleri gizlilik içinde yürüterek hastaların tedavilerini üstleniyor."</p>

<p>- Yalancı pozitiflik çıkabilir</p>

<p>Tanının kan testi sonucu konulduğunu, ilk yapılan tarama testlerinin sadece "ön tanı" niteliğinde olduğunu belirten Vudalı, bazen “yalancı pozitif” sonuçlar alınabildiğini, bu nedenle kesin tanı için mutlaka ileri tetkik yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>- "Günlük sosyal ilişkilerle bulaşmaz"</p>

<p>Doğru zamanda ve düzenli tedaviye başlayan HIV pozitif kişilerin son derece kaliteli, sağlıklı ve uzun bir ömür sürebileceğini belirten Vudalı, bu kişilerin normal bir aile ve iş hayatına sahip olabileceğini, hatta HIV pozitif annelerin tıp desteğiyle tamamen sağlıklı, virüs taşımayan bebekler dünyaya getirebileceğini vurguladı.</p>

<p>Toplumdaki en büyük engelin bilgisizlik ve buna bağlı gelişen ön yargılar olduğunu ifade eden Dr. Emre Vudalı, halk arasında HIV pozitif kişi ile "aynı ortamda bulunmama, el sıkışmama, aynı bardaktan su içmeme" gibi yersiz korkuların yaşandığını, hatta bazı hastaların iş hayatından dışlanarak mağdur edildiğini söyledi.</p>

<p>Vudalı; HIV’in el sıkışmakla, sarılmakla, sosyal ilişkilerle, ortak çatal-kaşık, havuz, tuvalet kullanımıyla, öpüşmekle, ter veya tükürük salgısıyla bulaşmayacağının altını çizdi.</p>

<p>Dr. Emre Vudalı, düzenli tedavi altında olan ve kanındaki virüs yükü saptanamayacak düzeye düşürülen kişilerin bulaştırıcılık riskinin yok denecek kadar azaldığını, dolayısıyla hastalığın AIDS evresine ilerlemediğini yineledi.</p>

<p>- Risk grupları ve korunma yolları</p>

<p>Pozitif tanı alan kişilerin hekime genellikle yoğun bir ölüm endişesi ve dışlanma korkusuyla başvurduğunu söyleyen Vudalı, toplumdaki bu bakış açısının değişmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Erken tanının hem bireyin sağlığını korumak hem de toplumsal bulaş zincirini kırmak açısından hayati olduğunu belirten Vudalı; korunmasız cinsel ilişki yaşayanların, birden fazla partneri olanların, ortak enjektör kullanan damar içi ilaç bağımlılarının, HIV pozitif kişiyle korunmasız temas kuranların ve erkekler arası eşcinsel ilişki yaşayan bireylerin risk altında olduğunu ifade etti.</p>

<p>- "13-64 yaş arasındaki herkes en az bir kez test yaptırmalı"</p>

<p>Kimlerin hangi sıklıkla test yaptırması gerektiğine de değinen Vudalı, “13 ile 64 yaş arasındaki her bireyin hayatında en az bir kez HIV testi yaptırmasını öneriyoruz” dedi.</p>

<p>Belirli risk faktörlerine sahip kişilerin ise daha sık test yaptırması gerektiğini söyleyen Vudalı, erkek eşcinsel ve biseksüel bireylerin her 3 ila 6 ayda bir düzenli test yaptırmasının faydalı olacağını belirtti.</p>

<p>- “Kondom hala en güvenli koruma yöntemi”</p>

<p>Kondom (prezervatif) kullanımının halen en güvenilir korunma yöntemi olduğunu vurgulayan Vudalı, cinsel ilişkinin her türünde doğru prezervatif kullanımının bulaş riskini sıfıra yaklaştırdığını ifade etti.</p>

<p>Vudalı ayrıca, riskli temas öncesinde korunma sağlayan PrEP (Pre-exposure prophylaxis) ilacının 2012'den beri kullanıldığını; olası riskli temastan sonraki ilk 2 ila 72 saat içinde başlanması gereken PEP (Post-exposure prophylaxis) tedavisinin ise 28 gün kesintisiz kullanıldığında bulaş riskini ortalama yüzde 80 oranında azalttığını aktardı.</p>

<p>Geçmiş yıllarda HIV pozitif olduğu saptanan yabancı uyruklu kişilerin doğrudan sınır dışı (deport) edildiğini hatırlatan Dr. Emre Vudalı, bu konudaki yeni ve insani düzenlemeyi paylaştı.</p>

<p>Vudalı, "Virüsü ülkemizde kaptığı belirlenen ve düzenli tedaviyle bulaştırıcılığı bulunmayan yabancı uyruklu kişilerin artık doğrudan sınır dışı edilmemesi yönünde düzenleme yapıldı. Bu kişiler tedavilerini sürdürerek ülkemizde yasal olarak yaşamaya devam edebiliyor.” dedi.</p>

<p>-Eğitimcilere ve medyaya çağrı</p>

<p>Dr. Emre Vudalı, sağlıklı bir gelecek inşa etmek adına cinsel eğitim ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar konusunun okul müfredatlarına dahil edilmesi ve toplum genelinde bilimsel farkındalık seminerlerinin yaygınlaştırılması çağrısında da bulundu.</p>

<p>Medyada kullanılan "korkutucu, karanlık ve damgalayıcı görsellerin" toplumdaki yersiz korkuyu beslediğini de vurgulayan Vudalı, hasta gizliliğinin korunmasının en önemli konu olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/vudalidan-hiv-aciklamasi-risk-grubundakiler-duzenli-test-yaptirmali</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/1784269506582dr-emre-vudali-roportaj-3-so.jpg" type="image/jpeg" length="56265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ortak alfabe, ödül getirdi]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/ortak-alfabe-odul-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/ortak-alfabe-odul-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YDÜ akademisyenleri, Kazakistan’da düzenlenen uluslararası bilim kongresinde “En İyi Bildiri Ödülü”ne layık görüldü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğretim üyeleri Dr. Tülay Kaya Tekman, Prof. Dr. Mustafa Yeniasır ve Prof. Dr. Burak Gökbulut, Kazakistan’ın Almatı kentinde düzenlenen “12. Uluslararası EMI Girişimcilik &amp; Sosyal Bilimler Kongresinde” sundukları bildirileriyle “En İyi Bildiri Ödülü”ne layık görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Turan Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen uluslararası kongre; girişimcilik ve sosyal bilimler alanlarında dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenleri bir araya getirdi. Toplam 27 farklı ülkeden 283 akademisyenin katılım sağladığı kongrede bilimsel araştırmalar, disiplinlerarası yaklaşımlar ve güncel toplumsal konular ele alındı.</p>

<p>Yakın Doğu Üniversitesi öğretim üyeleri, “Ortak Türk Alfabesine Yönelik Görüşlerin İncelenmesi: Kıbrıs’taki Türk Dünyası Öğrencileri Üzerine Bir Araştırma” başlıklı bildirileriyle büyük beğeni topladı. Türk dünyasında ortak alfabe çalışmalarına yönelik öğrenci görüşlerini odağına alan araştırma; kültürel birlik, dil politikaları ve ortak iletişim zemininin geliştirilmesine ilişkin sunduğu özgün katkılar nedeniyle kongre bilim kurulu tarafından “En İyi Bildiri Ödülü” ile onurlandırıldı.</p>

<p>Araştırmada imzası bulunan akademisyenler, ödül alan çalışmaları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Dr. Tülay Kaya Tekman, “Araştırmamızın böylesine seçkin bir akademik ortamda takdir edilmesi, bilimsel çalışmalarımızı daha da ileriye taşıma konusunda bizlere önemli bir motivasyon sağladı. Türk dünyası öğrencilerinin görüşlerini bilimsel yöntemlerle ortaya koyarak ortak alfabe çalışmalarına katkı sunabilmiş olmaktan mutluyuz” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Mustafa Yeniasır ise ortak Türk alfabesinin bilimsel, kültürel ve toplumsal yönleri bulunan önemli bir mesele olduğuna dikkat çekerek, “Türk dünyası arasındaki ortak kültürel bağların güçlenmesine katkı sağlayacak her bilimsel çalışma büyük önem taşıyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Burak Gökbulut ise “Farklı ülkelerden akademisyenlerle aynı ortamda bilgi ve deneyim paylaşmak son derece değerliydi. Elde ettiğimiz bu başarı, üniversitemizin bilimsel üretim gücünün ve uluslararası akademik görünürlüğünün önemli bir göstergesidir. Çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/ortak-alfabe-odul-getirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/ydu-15.jpg" type="image/jpeg" length="15218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Ölümü görüp, ölüme yürüyenlerin evlatlarıyız"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/olumu-gorup-olume-yuruyenlerin-evlatlariyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/olumu-gorup-olume-yuruyenlerin-evlatlariyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükelçi Başçeri “Ölümü görüp, ölüme yürüyenlerin evlatlarıyız” ifadelerini kullandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) "İrade Bizim, Zafer Bizim" temalı 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programı düzenlendi.</p>

<p>Törenin açılış konuşmasını yapan Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, 15 Temmuz'un milletin ve milli iradenin zaferi olduğunu belirterek, "15 Temmuz’da aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kahraman güvenlik güçlerimizin üstün mücadelesiyle hain bir darbe girişimini püskürtmüş ve ülkemizi teslim almayı hedefleyen bir işgal teşebbüsünü engellemiştir." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başçeri, Türk milletinin daima şehitleri ile yaşadığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Türk milleti olarak, bu coğrafyada da Anadolu’da da şehitleriyle yaşayan, şühedanın ölmediğine inanan bir milletiz. Ölümü görüp, ölüme yürüyenlerin evlatlarıyız. Fedakarlıklarıyla o karanlık geceyi millet ve demokrasi için aydınlık bir sabaha kavuşturan, yurdu yaşatmak için can veren, canından aziz bildiği vatanından vazgeçmeyen kahramanların haklarını ödemek mümkün değildir."</p>

<p>FETÖ ile mücadelenin devam ettiğini vurgulayan Başçeri, örgütün son 2 yıldan beri kendini başkalarına kullandırma işlevini yitirdiğini söyledi.</p>

<p>Başçeri, terör örgütü ile gelecekte de mücadelenin hız kesmeyeceğini vurgulayarak, "Örgütün yurt dışındaki yapılanmasında çözülme süreci son 2 yılda hızlanmıştır. Buna rağmen hala bu örgüte örtülü destek veren ve örgüt mensuplarını barındıran ülkeler bulunmaktadır. Uluslararası toplumdan beklentimiz, Türkiye’nin haklı mücadelesine destek vermeleridir." diye konuştu.</p>

<p>Program, TRT tarafından hazırlanan 15 Temmuz'a özel belgeselin gösterimiyle son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/olumu-gorup-olume-yuruyenlerin-evlatlariyiz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/basceri-6.jpg" type="image/jpeg" length="42740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Demokrasi ve irade destanı yazıldı"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/demokrasi-ve-irade-destani-yazildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/demokrasi-ve-irade-destani-yazildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lefkoşa’da düzenlenen "İrade Bizim, Zafer Bizim" temalı 15 Temmuz anma programı, devlet protokolü ve vatandaşların yoğun katılımıyla Lefkoşa Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) "İrade Bizim, Zafer Bizim" temalı 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programı düzenlendi.</p>

<p>Lefkoşa'daki Selimiye Meydanı'nda önceki akşam Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği himayelerinde gerçekleştirilen programda, Büyükelçilik İletişim Müşavirliğince Anadolu Ajansının (AA) 15 Temmuz gecesinde çekilen fotoğraflarından oluşan sergi açıldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, sergiyi birlikte gezdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan anma programı, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle devam etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erhürman, konuşmasına, 15 Temmuz'da şehit düşenlere rahmet dileyerek başladı.</p>

<p>15 Temmuz 2016'nın Türk milletinin demokrasiye sahip çıkışının simgesi olduğuna dikkati çeken Erhürman, "15 Temmuz, Türk milletinin karanlığa, karanlık teröre yenilmeyeceğini, bunlara karşı gerekirse canı pahasına mücadele vermekten asla kaçınmayacağını en açık şekilde ilan ettiği gündür." dedi.</p>

<p>Erhürman, Türkiye'nin geçmişte darbelerle anılan bir ülke görüntüsünde olduğunu, FETÖ'nün darbe girişimi ile ülkeyi tekrar bu görüntüye sürüklemek istediğini kaydederek, 15 Temmuz'da ortaya çıkan direniş ruhunun bu anlayışı yıktığını belirtti.</p>

<p>Bir ülkede cumhuriyetin ve demokrasinin yaşayıp yaşamayacağını, halkın iradesine sahip çıkma kararlılığının belirlediğini söyleyen Erhürman, "15 Temmuz, halk iradesinin canı pahasına tescil edildiği gündür. 15 Temmuz'da Türk milleti, cumhuriyet ve demokrasi konusundaki kararlılığını canı pahasına göstermiştir." ifadesini kullandı.</p>

<p>Programda konuşan Meclis Başkanı Öztürkler, 15 Temmuz'un demokrasiye, milli iradeye ve bağımsızlığa sahip çıkışın simgesi olduğunu belirterek, Türk milletinin o gece ortaya koyduğu direnişin tarihe altın harflerle yazıldığını söyledi.</p>

<p>Selimiye Meydanı'nda toplanan kalabalığın taşıdığı birlik ve beraberlik ruhunun, 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye'nin dört bir yanında meydanları dolduran milyonların kararlılığını yansıttığını ifade eden Öztürkler, o gece Türk milletinin tanklara, silahlara ve tehditlere boyun eğmeyerek vatanına, bayrağına ve devletine sahip çıktığını kaydetti.</p>

<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği ile Türk milletinin güçlü iradesinin darbe girişimini başarısızlığa uğrattığını vurgulayan Öztürkler, 15 Temmuz gecesi yazılan destanın yalnızca Türkiye'nin değil, bütün Türk milletinin ortak gururu olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Konuşmasının sonunda 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla tüm şehitleri rahmet, minnet ve dualarla andığını ifade eden Öztürkler, gazilere şükranlarını sundu. Öztürkler ayrıca, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde canlarını feda eden şehitleri rahmetle, mücahitleri ve gazileri ise minnetle andığını belirterek, birlik ve kardeşlik mesajı verdi .</p>

<p>ÜSTEL: "15 TEMMUZ'DA İHANET KAYBETTİ, MİLLET KAZANDI, TÜRKİYE KAZANDI"</p>

<p>Başbakan Üstel de 15 Temmuz 2016'da Türk milletinin yazdığı destanın gururunu, ilk günkü gibi hafızalarında yaşattıklarını belirterek, inançlı, cesaretli ve vatanını seven bir milletin o gece uçak, tank ve silaha sahip darbecilere karşı durduğunu söyledi.</p>

<p>15 Temmuz'da Türkiye'nin birliğini hedef alan darbe girişiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde millet tarafından bertaraf edildiğine dikkati çeken Üstel, "15 Temmuz'da ihanet kaybetti, millet kazandı, Türkiye kazandı. Şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum." dedi.</p>

<p>Üstel, Kıbrıs'ta da Ada'yı Yunanistan'a bağlamak isteyenlerin 15 Temmuz 1974'te askeri darbe yaptıklarını hatırlatarak, Kıbrıslı Türklerin hafızalarında 15 Temmuz'un 2 kez kötü şekilde yer ettiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/demokrasi-ve-irade-destani-yazildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/toren-9.jpg" type="image/jpeg" length="80207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“KKTC’nin adı değiştirilmeli”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/kktcnin-adi-degistirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/kktcnin-adi-degistirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Barış Harekâtı’nın yıl dönümünün ardından KKTC Meclisi’nin oy birliğiyle alacağı bir kararla KKTC’nin resmi adını "Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" olarak değiştirmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’deki </strong>Demokratik Sol Parti<strong> (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, Cumhuriyet Meclisi'ne "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" adının yasal düzenleme ile "Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" olarak değiştirilmesi için çağrıda bulundu.</strong></p>

<p>Aksakal, TBMM'de basın toplantısı düzenleyerek çeşitli konular yanında Kıbrıs konusunda da açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Kıbrıs Barış Harekatı'nı, niteliği itibarıyla, emperyalizmin Doğu Akdeniz'deki planlarına indirilmiş en büyük tokatlardan biri olarak niteleyen Aksakal, Kıbrıs'ta artık iki devletli çözüm dışında hiçbir formülün masada olamayacağını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kıbrıs davasını sadece bir dış politika meselesi olarak görmediklerini belirten Aksakal, KKTC'nin uluslararası alanda tanınması için tüm diplomatik imkanların seferber edilmesi gerektiğini anlattı.</p>

<p>KKTC Cumhuriyet Meclisi'ne öneride bulunan Aksakal, şunları kaydetti:</p>

<p>"Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü törenlerinden sonra gerçekleşecek ilk toplantılarında 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti' olan devletin adını, 'Kıbrıs Türk Cumhuriyeti' olarak değiştirecekleri bir yasal düzenlemeyi oy birliğiyle kararlaştırmalıdırlar. Ayrıca, önümüzdeki toplantısını Türkiye'de yapacak Türk Devletleri Topluluğunun, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin gözlemci konumundan çıkarılarak, topluluğun asil üyeliğine kabul edilmesini de istiyor ve öneriyoruz. Bu asil üyelik, toplantıya katılan tüm Türk devletlerinin ortak önerisi ile olmalıdır ki Türk dünyasının birlik ve beraberliğini bütün dünya duysun, öğrensin, Türk'ün şanlı tarihine yeni bir sayfa eklensin ve devamında Türk dünyasında yer alan tüm kardeş ülkeler, Kıbrıs Türk Cumhuriyetini Birleşmiş Milletler'de tanıyarak, büyükelçilerini göndermelidirler."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/kktcnin-adi-degistirilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/onder-aksakal-kktc.jpg" type="image/jpeg" length="76865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SOLOTÜRK geliyor]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/soloturk-geliyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/soloturk-geliyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SOLOTÜRK, 20 Temmuz’da gösteri uçuşu yapacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi SOLOTÜRK, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52’nci yıl dönümü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı etkinlikleri kapsamında Girne’de gösteri uçuşu yapacak.</p>

<p>SOLOTÜRK’ün gösteri uçuşu, pazartesi günü saat 18.00’de gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Girne Atatürk Anıtı çevresinde gerçekleştirilecek gösteri uçuşu öncesinde bugün saat 11.30’da çevre tanıma uçuşu, cumartesi günü saat 18.00’de ise prova uçuşu yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/soloturk-geliyor-1</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/solo.jpg" type="image/jpeg" length="21326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Küçük esnafa prim desteği verilmedi”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/kucuk-esnafa-prim-destegi-verilmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/kucuk-esnafa-prim-destegi-verilmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CTP Milletvekili Devrim Barçın, hükümetin açıkladığı yeni istihdam teşvik paketini eleştirerek, küçük esnafa prim desteği verilmediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Barçın, UBP-DP-YDP hükümetinin küçük esnafa prim desteği sağlamama kararını sürdürdüğünü belirterek, buna karşın yanında çok sayıda çalışma izinli işçi çalıştıran bazı sektörlerde işverenlere yönelik prim desteğinin yüzde 150 artırıldığını ifade etti.</p>

<p>İşverenlere sağlanan desteğin vergi yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın verildiğini kaydeden Barçın, kamu kaynaklarının ekonomiye en fazla fayda sağlayacak ve adil olacak şekilde dağıtılmadığını kaydetti.</p>

<p>Barçın, hükümetin ekonomi yönetimini de eleştirerek, ülke ekonomisinin plansız yönetildiğini ve kaynakların adil dağıtılmadığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/kucuk-esnafa-prim-destegi-verilmedi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/devrim-barcin-15.webp" type="image/jpeg" length="33466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dev bütçeli teşvik paketi]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/dev-butceli-tesvik-paketi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/dev-butceli-tesvik-paketi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hükümet, özel sektöre aylık prim ve istihdam desteğini 270 milyon TL'den 350 milyon TL’ye çıkardı. Sosyal güvenlik prim desteği KKTC vatandaşı kadın çalışanlar için yüzde 80’den yüzde 100’e, erkek çalışanlar için ise yüzde 60’tan yüzde 80’e yükseltildi. İlk kez işe başlayacak KKTC vatandaşları için işverenlere sağlanan aylık maaş desteği 20 bin TL’den 35 bin TL’ye çıkarıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başbakan Ünal Üstel, 1 Ağustos tarihinden itibaren yeni teşvik paketinin yürürlüğe gireceğini açıklayarak, “Hem çalışanımızı hem işverenimizi hem de ülkemizin üretim gücünü desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Geçen dönemde aylık yaklaşık 270 milyon TL seviyesinde olan prim ve istihdam desteklerinin, yeni teşvik paketiyle 350 milyon TL seviyesine yükseltildiğini kaydeden Başbakan Üstel, 80 bin çalışanın bundan yararlanacağını belirtti.</p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında sosyal güvenlik prim desteğinin KKTC vatandaşı kadın çalışanlar için yüzde 80’den yüzde 100’e, KKTC vatandaşı erkek çalışanlar için ise yüzde 60’tan yüzde 80’e yükseltildiğini ifade eden Üstel, ilk kez sigortalı olarak istihdam edilecek KKTC vatandaşları için işverenlere sağlanan aylık maaş desteğinin de 20 bin TL’den 35 bin TL’ye çıkarıldığını söyledi. Üstel ayrıca bu çalışanların sosyal güvenlik primlerinin de belirli bir süre boyunca yüzde 100 oranında devlet tarafından karşılanacağını kaydetti.</p>

<p>Başbakan Üstel ayrıca, işletmelere düşük faizli kredi paketleri sunulacağını, teşviklerle birlikte hayat pahalılığı artışının tamamını engelli vatandaşlara da uygulayacaklarını açıkladı.</p>

<p>Başbakan Üstel yaptığı yazılı açıklamada, hükümet olarak göreve geldikleri günden bu yana toplumun her kesimine dokunan sosyal ve ekonomik destekleri hayata geçirdiklerini belirterek, “Çünkü biliyoruz ki güçlü ekonomi; güçlü üretimle, güçlü üretim ise güçlü istihdamla mümkündür” dedi.</p>

<p>Bir yandan çalışanların alım gücünü korurken, diğer yandan üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam eden işverenlerin yanında olduklarını ifade eden Üstel, “Bizim anlayışımız nettir. Çalışan kazanacak. Üreten kazanacak. KKTC kazanacak” vurgusu yaptı.</p>

<p>Üstel, asgari ücret belirleme çalışmaları yürütülürken, hayat pahalılığı karşısında çalışanların haklarını korurken, üretimin devamı, işletmelerin ayakta kalması, yatırımların sürmesi ve istihdamın korunması için de kapsamlı bir destek paketini eş zamanlı olarak hazırladıklarını da kaydetti.</p>

<p>Üstel, “Çünkü bizim hedefimiz yalnızca bugünü yönetmek değil, yarının ekonomisini de güçlendirmektir. Bu anlayışla, işveren tarafının taleplerini de dikkate alarak, KKTC çalışma hayatında ilk kez uygulanacak önemli açılımları hayata geçiriyoruz” dedi.</p>

<p>“PRİM VE İSTİHDAM DESTEKLERİ, YENİ TEŞVİK PAKETİYLE BİRLİKTE 350 MİLYON TL SEVİYESİNE YÜKSELTİLDİ… 80 BİN ÇALIŞAN YARARLANACAK”</p>

<p>Geçen dönemde aylık yaklaşık 270 milyon TL seviyesinde olan prim ve istihdam desteklerinin, yeni teşvik paketiyle birlikte 350 milyon TL seviyesine yükseltildiğini açıklayan Başbakan Üstel, 80 bin çalışanın bundan yararlanacağını kaydetti.</p>

<p>Üstel, mevcut uygulamada prim desteğinden yararlanmaya devam eden tarım ve hayvancılık, üretim ve imalat sanayi, oto sanayi, inşaat, ulaşım ve nakliyat, hizmet sektörü (restoran, lokanta, meyhane ve kafeler), genel ticaret, oteller, berber, kuaför ve güzellik merkezleri, eczaneler, muhasebe hizmetleri, kreş ve etüt merkezleri, tıbbi tahlil laboratuvarları, üretim faaliyeti yürüten kooperatifler ile dernekler, meslek birlikleri, odalar ve sendikalar için prim desteklerinin yeni dönemde de aynı şekilde devam edeceğini belirtti.</p>

<p>“SEKTÖRE ÖZEL YENİ TEŞVİK MEKANİZMALARI UYGULANACAK”</p>

<p>Bunun yanında ülke ekonomisinin stratejik sektörleri olan imalat ve üretim sanayi, tarım ve hayvancılık ile otelcilik sektörlerine yönelik ilave teşvik paketleri de hayata geçirileceğini kaydeden Üstel, bu sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin üretimlerini artırmaları, yatırımlarını sürdürmeleri ve istihdamlarını koruyup geliştirmeleri amacıyla mevcut prim desteklerine ek olarak sektöre özel yeni teşvik mekanizmalarının uygulanacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenleme kapsamında sosyal güvenlik prim desteğinin KKTC vatandaşı kadın çalışanlar için yüzde 80’den yüzde 100’e, KKTC vatandaşı erkek çalışanlar için ise yüzde 60’tan yüzde 80’e yükseltildiğini belirten Üstel, ilk kez sigortalı olarak istihdam edilecek KKTC vatandaşları için işverenlere sağlanan aylık maaş desteğinin de 20 bin TL’den 35 bin TL’ye çıkarıldığını, ayrıca bu çalışanların sosyal güvenlik primlerinin de belirli bir süre boyunca yüzde 100 oranında devlet tarafından karşılanacağını kaydetti. Başbakan Üstel, işletmelere düşük faizli kredi paketleri sunulacağını da ifade etti.</p>

<p>“HAYAT PAHALILIĞI ARTIŞININ TAMAMINI ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZA DA UYGULAYACAĞIZ”</p>

<p>Bu teşviklerle birlikte hayat pahalılığı artışının tamamını engelli vatandaşlara da uygulayacaklarını belirten Üstel, “Özel sektörde istihdam edilmeleri halinde engelli kardeşlerimize asgari ücretin yüzde 50’si oranında ücret desteği yanında, yüzde 100 prim desteği sağlanacak; çalışmaya başlasalar dahi devlet tarafından verilen nakdi destek tamamen kesilmeyecek, yarısını almaya devam edecekler. Böylece istihdam edilecek engelli vatandaşlarımız 110 bin TL gelirle iş hayatına başlayabilecektir” dedi.</p>

<p>Verilen tüm bu teşviklerin temel amacının yalnızca işverenlerin üzerindeki mali yükü hafifletmek olmadığını vurgulayan Başbakan Üstel, şöyle devam etti:</p>

<p>“Amacımız aynı zamanda çalışanlarımızın alım gücünü korumak, KKTC vatandaşlarının iş gücüne katılımını artırmak, özel sektörde hayat pahalılığı artışının eksiksiz şekilde çalışanlara yansımasını sağlamak ve emeğin enflasyon karşısında değer kaybetmesini önlemektir. Çünkü biz inanıyoruz ki, üreten güçlü olacak ki ekonomi güçlü olsun. Çalışan güçlü olacak ki toplum güçlü olsun. KKTC vatandaşı güçlü olacak ki geleceğimiz daha güçlü olsun.”</p>

<p>1 Ağustos tarihinden itibaren yürürlüğe girecek yeni destek paketiyle hem çalışanın hem işverenin hem de ülkenin üretim gücünü desteklemeye devam edeceklerinin altını çizen Üstel, “Çünkü çalışanı koruyan, üretimi büyüten ve sosyal adaleti güçlendiren politikalarımızla yolumuza devam ediyoruz.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/dev-butceli-tesvik-paketi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/unal-ustel-6.jpg" type="image/jpeg" length="23828"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asgari ücrete damga vuran tişört]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/asgari-ucrete-damga-vuran-tisort</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/asgari-ucrete-damga-vuran-tisort" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Asgari Ücret Saptama Komisyonu'nun kritik toplantısı öncesinde Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu, verdiği mesajla gündem oldu.</p>

<p>Serdaroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda gerçekleştirilen toplantıya, üzerinde "Yoksullaşmaya Hayır" yazılı tişörtle katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantı öncesinde bakanlığa gelen Serdaroğlu'nun giydiği tişört, asgari ücret görüşmeleri öncesinde dikkat çeken bir mesaj olarak yorumlandı.</p>

<p><img alt="Tişört-2" class="detail-photo img-fluid" height="840" src="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/tisort-2.jpg" width="494" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/asgari-ucrete-damga-vuran-tisort</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/tisort-3.jpg" type="image/jpeg" length="78955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asgari ücrete yüzde 16,95 zam]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/asgari-ucrete-yuzde-1695-zam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/asgari-ucrete-yuzde-1695-zam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asgari ücrete hayat pahalılığı oranı yansıtıldı ve yeni asgari ücret, brüt 70 bin 893, net 61 bin 677 olarak belirlendi. İşçi ve devlet kanadının oylarıyla alınan karara işveren tarafı itiraz etti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KKTC’de yılın ikinci asgari ücreti belirlendi. Yeni asgari ücret, son 6 aylık hayat pahalılığı oranı da dikkate alınarak, yüzde 16,95 artışla; brüt 70 bin 893 TL, net 61 bin 677 TL olarak açıklandı.</p>

<p>Rakam, işçi ve devlet kanadının oylarıyla oy çokluğuyla geçti.</p>

<p>İstatistik Kurumu, son 6 aylık hayat pahalılığı oranını yüzde 16,95 olarak açıklamıştı.</p>

<p>KKTC’de asgari ücret ocak ayından bu yana brüt 60 bin 618 TL, net 52 bin 738 TL olarak uygulanıyordu.</p>

<p><strong>1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak asgari ücret şöyle:</strong></p>

<p>-Saatlik: <strong>408,99 TL</strong></p>

<p>-Günlük: <strong>3 bin 271 TL</strong></p>

<p>-Haftalık: <strong>16 bin 360 TL</strong></p>

<p>-Aylık brüt: <strong>70 bin 893 TL</strong></p>

<p>-Aylık net: <strong>61 bin 677 TL</strong></p>

<p>HASİPOĞLU</p>

<p>Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılının ikinci asgari ücretini belirlemek üzere üçüncü kez toplandı.</p>

<p>Çalışma ve Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ile Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu toplantı sonrasında açıklama yaptı. İşveren tarafı ise oy çokluğuyla alınan kararın ardından herhangi bir açıklama yapmadan Bakanlık binasından ayrıldı.</p>

<p>Oğuzhan Hasipoğlu, toplantı sonrası basına yaptığı açıklamada, yeni asgari ücretin işçi ve hükümet kanadının oyları ile oy çokluğu alınarak belirlendiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hasipoğlu yaptığı açıklamada, yeni asgari ücretin saatlik 408,99; günlük 3 bin 271,98; haftalık 16 bin 360 TL olarak belirlendiğini açıkladı.</p>

<p>Hasipoğlu, söz konusu rakamın hükümet tarafı, devlet tarafı ve işçi sendikasının oylarıyla oy çokluğuyla belirlendiğini, işveren tarafının ise rakama itirazı olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Artışın Hayat Pahalılığı (HP); yani yüzde 16.95 oranında yapıldığına dikkat çeken Hasipoğlu, Başbakan Ünal Üstel’in de dün özellikle işveren tarafına ciddi anlamda teşvikler verileceğini açıkladığını kaydetti.</p>

<p>Hasipoğlu, hükümetin politikasının işçiyi, emekçiyi enflasyon karşısında ezdirmemek olduğunu vurgulayarak, daha önceki dönemde de oluşan farkı verdiklerini söyledi.</p>

<p>Kamu çalışanı ile asgari ücretli arasında herhangi bir fark görmediklerini kaydeden Hasipoğlu, yüzde 16.95 olarak verilen HP’yi emekçiye de uyguladıklarını belirtti.</p>

<p>Hasipoğlu, üretimin devam etmesinin de önemli olduğunu belirterek, “Belki de KKTC çalışma hayatında hiç olmadığı kadar teşvikleri bugün Başbakan açıkladı.” dedi.</p>

<p>“Çalışma Bakanlığı olarak çalışan kadınların sigorta primlerinin yüzde 100’ünü, erkeklerin ise yüzde 80’ini karşılıyoruz” açıklamasında bulunan Hasipoğlu, KKTC vatandaşlarının istihdamını teşvik anlamında çalışma hayatına ilk kez girecek 16-35 yaş arasındaki vatandaşların maaşlarının 35 bin TL’lik kısmını devlet olarak üstleneceklerini söyledi.</p>

<p>Hasipoğlu, her zaman verdikleri sözlerin arkasında olduklarını vurgulayarak, yaptıkları ödemelerin de bunu gösterdiğini kaydetti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/asgari-ucrete-yuzde-1695-zam</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/asgari-9.jpg" type="image/jpeg" length="95418"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Pas geçme bir emniyet prosedürüdür"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/pas-gecme-bir-emniyet-prosedurudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/pas-gecme-bir-emniyet-prosedurudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, Havalimanı'nda yaşanan pas geçme olaylarına ilişkin açıklama yaparak, bunun uluslararası havacılıkta uygulanan standart bir uçuş emniyeti prosedürü olduğunu belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, son günlerde sosyal medyada Ercan Havalimanı'nda yaşanan pas geçme ve ikinci denemede iniş olaylarına ilişkin artan paylaşımlar üzerine kamuoyunu bilgilendiren yazılı bir açıklama yaptı.</p>

<p>Sendika, kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi amacıyla pas geçme prosedürünün havacılıktaki yerini ve önemini anlattı.</p>

<p>Açıklamada, bir uçağın inişini iptal ederek yeniden yükselmesinin havacılıkta "pas geçme" olarak adlandırıldığı belirtilerek, bunun tamamen uçuş emniyetini esas alan uluslararası standart bir uygulama olduğu ifade edildi.</p>

<p>Pas geçmenin tek başına bir arıza veya tehlike anlamına gelmediği vurgulanan açıklamada, pilotların en küçük tereddütte dahi inişi zorlamak yerine yeniden yaklaşmayı tercih ettiği kaydedildi.</p>

<p>Sendika, hiçbir pilotun yolcuların ya da uçuş ekibinin hayatını riske atacak bir karar vermeyeceğini belirterek, havacılıkta temel ilkenin güvenliğin her şeyin önünde geldiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yolcular tarafından "sert iniş" olarak değerlendirilen bazı inişlerin de sıcak, nemli veya yağışlı hava koşullarında güvenli temas sağlamak amacıyla uygulanan normal operasyon prosedürlerinin bir parçası olabileceği aktarıldı.</p>

<p>Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, Ercan Havalimanı'nda görev yapan hava trafik kontrolörleri ile uçuş ekiplerinin tek amacının yolcuları güvenli şekilde sevdiklerine ulaştırmak olduğunu vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, doğrulanmamış iddialar ve teknik bilgiye dayanmayan yorumların kamuoyunda güvensizlik oluşturabileceği belirtilerek, vatandaşların resmî açıklamaları esas alması ve havacılık profesyonellerine güvenmesi çağrısında bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/pas-gecme-bir-emniyet-prosedurudur</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/07/kule-3.jpg" type="image/jpeg" length="61893"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
