<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Halkın Sesi | Dünyayı Tarafsız Okuyun!</title>
    <link>https://www.halkinsesikibris.com</link>
    <description>Son dakika güncel haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.halkinsesikibris.com/rss/basin-bildirileri" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Halkın Sesi | Dünyayı Tarafsız Okuyun!</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 24 Jun 2026 21:23:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/rss/basin-bildirileri"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[GÜÇ-SEN: “Limanlarda açılan münhal sayısı yetersiz"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/guc-sen-limanlarda-acilan-munhal-sayisi-yetersiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/guc-sen-limanlarda-acilan-munhal-sayisi-yetersiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gümrük Çalışanları Sendikası (GÜÇ-SEN) Başkanı Ediz Kanatlı, artan iş hacmi ve limanların yoğunluğuna dikkati çekerek, açılan münhal sayısının yetersiz olduğunu kaydetti.</p>

<p>Kanatlı, yaptığı yazılı açıklamada, limanlardaki personel eksikliği ve altyapı sorunlarına acil çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Personel eksikliği nedeniyle Gümrük Müdürlüğü tarafından talep edilen 43 kişilik münhalin 20’ye düşürüldüğünü belirten Kanatlı, “Artan iş hacmi ve limanların yoğunluğu göz önünde bulundurulduğunda açıklanan münhal sayıları yetersizdir, münhal sayılarının ivedilikle arttırılması gerekmektedir. Bu günlerde geçici ve sözleşmeli alımlar yapılacağı iddia edilirken, limanların yaşadığı sorunlar göz ardı edilerek düşük sayılarla münhal açıklanması kabul edilebilir değildir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanatlı, münhal sayılarının dairenin ihtiyaçlarına göre artırılmasını ve gerekli altyapı yatırımlarının yapılmasını talep ederek, aksi takdirde her türlü demokratik eylem yoluna gideceklerini duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/guc-sen-limanlarda-acilan-munhal-sayisi-yetersiz</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/06/guc-sen-kanatli.jpg" type="image/jpeg" length="80165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dalkan: “Çocukların eşit, güvenli ve nitelikli yaşam hakkı ertelenemez bir haktır”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/dalkan-cocuklarin-esit-guvenli-ve-nitelikli-yasam-hakki-ertelenemez-bir-haktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/dalkan-cocuklarin-esit-guvenli-ve-nitelikli-yasam-hakki-ertelenemez-bir-haktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Başkanı Ceyhun Dalkan, çocukların eşit, güvenli ve nitelikli yaşam hakkının ertelenemez bir hak olduğunu vurgulayarak, “Onlara özgür, barış içinde bir ada ve dünya bırakmak hepimizin sorumluluğudur” dedi.</p>

<p>Dalkan 1 Haziran Dünya Çocuk Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, çocukların yalnızca geleceğin değil, bugünün de en temel hak öznesi olduğunu belirtti. “Ancak bugün ülkemizdeki her çocuğun yaşam koşulları bu temel hedefin oldukça gerisindedir” diyen Dalkan, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ekonomik kriz derinleştikçe çocukların sağlığa, beslenmeye ve eğitime erişimi giderek zorlaşmaktadır. Kamusal sağlık ve eğitim sistemleri artan nüfusa paralel olarak güçlendirilemediği, gerekli yatırımlar bir türlü bitirilmediği için yapısal sorunlar büyümektedir. Parası olan özelde eğitim ve sağlığa erişebilirken, parası olmayan yok edilen kamusal sağlık ve eğitime ulaşamamakta, fırsat eşitsizliği giderek artmaktadır.”</p>

<p>Eğitim alanında kalıcı hale gelen geçici çözümlerin, konteyner sınıflar gibi uygulamaların çocukların nitelikli ve eşit eğitim hakkını zedelediğini kaydeden Dalkan, sağlık alanında ise koruyucu hizmetlere erişim, güncel aşı takvimi, tüm dünyada olan erken tanı sağlayan tarama programlarının uygulanmadığı ve sağlık altyapısının yetersiz kaldığı görüşünü belirtti.</p>

<p>-“Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil, kamusal bir sorumluluktur”</p>

<p>Öte yandan eğitim ve kamusal hizmet alanlarında farklı protokollerle yürütülen uygulamaların, şeffaflık, denetim ve eşitlik ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri yarattığını kaydeden Dalkan, “Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil, kamusal bir sorumluluktur. Ekonomik koşulların yükünü çocukların omuzlarına bırakan her yapı, toplumsal geleceği zayıflatmaktadır” dedi.</p>

<p>Kamusal sağlık sisteminin güçlendirilmesi, tüm dünyadaki tarama ve aşı programlarının kamusal sağlık sistemi içerisinde tüm çocuklara ücretsiz sağlanması gerektiğini belirten Dalkan, kamusal eğitim altyapısının iyileştirilmesi, eğitimdeki kamu özel uçurumunun giderilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Çocukların beslenme, sağlık ve eğitim hakkının modern dünyadaki standartlara uygun güvence altına alınması gerektiğini ifade eden Dalkan, “Tüm uygulamalar şeffaf, denetlenebilir ve eşitlikçi olmalıdır” dedi.</p>

<p>Çocuklara yönelik ruh sağlığı politikalarının geliştirilmesi, ruh sağlığı hizmetlerine ulaşımın kolaylaştırılması gerektiğini de kaydeden Dalkan, okullarda akran zorbalığına yönelik ciddi adımlar atılması, sınıf geçme ve disiplin tüzüklerinin güncellenmesi çağrısı yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/dalkan-cocuklarin-esit-guvenli-ve-nitelikli-yasam-hakki-ertelenemez-bir-haktir</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/09/ceyhun-dalkan1-1.jpeg" type="image/jpeg" length="45459"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuğcu: “Elektrik zammının gerekçeleri yeterince konuşulmuyor. Temel neden ortada..."]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/tugcu-elektrik-zamminin-gerekceleri-yeterince-konusulmuyor-temel-neden-ortada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/tugcu-elektrik-zamminin-gerekceleri-yeterince-konusulmuyor-temel-neden-ortada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (El-Sen) Başkanı Ahmet Tuğcu, elektriğe yüzde 22 zam yapılmasının gerekçelerinin yeterince konuşulmadığını söyleyerek, yaklaşık 2 buçuk yıldır elektrik maliyetlerinin artış sebeplerini detayları ve rakamlarıyla kamuoyuyla paylaştıklarını kaydetti.</p>

<p>Tuğcu yazılı açıklamasında, "Bugünkü zamların temel nedeni ortadadır." diyerek, bunların “AKSA’ya olan yüksek maliyet bağımlılığı; üretimde maliyeti yüksek santrallerin kullanılması; üretim altyapısına ve şebekeye yatırım yapılmaması; kayıp ve kaçakların kontrol altına alınmaması; borçlanmalardan kaynaklanan yüksek faiz giderleri” olduğunu savundu.</p>

<p>Ahmet Tuğcu, 2020’den bu yana Kıb-Tek’in mali bilançosunun yayınlanmadığını, bunun sebebinin gerçekleri kamuoyundan saklama çabası olduğunu iddia etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kıb-Tek yönetiminin El-Sen’in bilançonun şeffaf biçimde yayınlanması çağrılarına kulak tıkadığını da ileri süren Tuğcu, bunun sorgulanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“El-Sen yönetimle anlaştı” iddialarını dile getirenle ilgili gerçeklerin belgelerle ve rakamlarla ortada olduğunu da savunan El-Sen Başkanı Ahmet Tuğcu, algı yaratmaya yönelik açıklamaların kimseye faydası olmadığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/tugcu-elektrik-zamminin-gerekceleri-yeterince-konusulmuyor-temel-neden-ortada</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/03/ahmet-tugcu.jpg" type="image/jpeg" length="44151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Onalt: “Süt paralarının ödenmemesi üreticiye vurulan büyük bir darbedir”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/onalt-sut-paralarinin-odenmemesi-ureticiye-vurulan-buyuk-bir-darbedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/onalt-sut-paralarinin-odenmemesi-ureticiye-vurulan-buyuk-bir-darbedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adil Onalt, bugün ödenmesi gereken süt paralarının hala üreticilerin hesaplarına yatırılmadığını belirterek hükümet ve yetkilileri eleştirdi.</p>

<p>Bayram öncesinde ödemelerde yaşanan gecikmenin üreticiyi mağdur ettiğini kaydeden Onalt, "hayvancıların artan maliyetler, yem fiyatları, elektrik giderleri ve üretim baskısı altında ezildiğini" söyledi.</p>

<p>Onalt yaptığı yazılı açıklamada, üreticinin aylardır "çok ağır şartlar altında ayakta kalmaya çalıştığını" belirterek “Üretici zaten zor şartlarda üretim yapmaya çalışıyor. Yem pahalı, mazot pahalı, elektrik pahalı… Hayvancı bir yandan maliyetlerle mücadele ederken diğer yandan da ayakta kalma savaşı veriyor. Bugün süt paralarının ödenmemesi ve ödemenin bayram sonrasına bırakılması üreticiye vurulan büyük bir darbedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>-“Bayramda insanlar ailesiyle rahat etmek ister”</strong></p>

<p>Bayram öncesinde üreticinin en azından emeğinin karşılığını almayı beklediğini kaydeden Onalt, yaşanan gecikmenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir mağduriyet yarattığını da belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bayramda herkes ailesiyle huzurlu bir şekilde vakit geçirmek ister” diyen Onalt, birçok üreticinin ciddi ödeme sıkıntısı yaşadığını savunarak “Üretici bayrama harçlıksız giriyor. İnsanlar çocuklarına bayramlık almak, evinin ihtiyacını görmek istiyor. Ama bugün üreticinin cebinde para yok. Birçok üretici bırakın rahat bir bayram geçirmeyi, evinden çıkamayacak durumdadır.” dedi.</p>

<p><strong>-“Üreticinin emeği görmezden gelinemez”</strong></p>

<p>Hayvancının ülke ekonomisi ve gıda güvenliği açısından stratejik bir sektör olduğunu hatırlatan Onalt, "üreticinin sürekli mağdur edildiğini" savundu ve bunun kabul edilemez olduğunu belirtti.</p>

<p>Hükümete çağrıda bulunan Onalt, süt ödemelerinin daha fazla geciktirilmeden yapılmasını istedi. Onalt, üreticinin artık dayanacak gücü kalmadığını da kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/onalt-sut-paralarinin-odenmemesi-ureticiye-vurulan-buyuk-bir-darbedir</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/05/adil-onalt-3.png" type="image/jpeg" length="33576"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taşeronları Birliği, muhaceret affına destek belirtti]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/taseronlari-birligi-muhaceret-affina-destek-belirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/taseronlari-birligi-muhaceret-affina-destek-belirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronları Birliği (KTİTB) Başkanı Osman Amca, Cumhuriyet Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen muhaceret affına destek verdiklerini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Osman Amca konuyla ilgili yaptığı açıklamada, yasanın zamanlamasının doğru olduğunu ve ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayacağına inandıklarını belirtti.</p>

<p>Özellikle inşaat sektöründe son dönemde yaşanan iş daralması nedeniyle çok sayıda kayıt dışı işçinin bulunduğunu ve bazı işverenlerin mevcut işçileri kayıt dışına düşürüp yeniden yurt dışından işçi getirmeye devam ettiğini kaydeden Amca, “Öncelikle ülkedeki kayıt dışı çalışanları kayıt altına almalıyız. Sürekli yeni işçi getirmek yerine mevcut kaçakların sisteme dâhil edilmesi hem devlet hem de işveren açısından daha sağlıklı olacak.” ifadesini kullandı.</p>

<p>Amca, deport işlemlerinin devlet bütçesine ciddi yük oluşturduğunu da vurgulayarak, kaçak durumdaki kişilerin ülkelerine gönderilmesinin maliyetli bir süreç olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Yasayla hem deport maliyetlerinin azalacağını hem de devletin kasasına ciddi bir gelir gireceği görüşünü aktaran Amca, muhaceret affından yaklaşık 5 bin kişinin yararlanmasının beklendiğini ve ödenecek ücretlerin kamu maliyesine önemli katkı sağlayacağını kaydetti.</p>

<p>Aftan yararlanacakların ödeyeceği ücretlerin ciddi bir rakam oluşturduğunu savunan Amca, “En azından memur maaşlarının belli bir kısmını karşılayabilecek bir gelir ortaya çıkacak. Hem kayıt dışılığı azaltacağız hem de ülkedeki başıboş iş gücünü bir nebze disiplin altına alacağız.” şeklinde belirtti.</p>

<p>Amca, uzun süredir yanında çalışan ancak kayıtsız durumda bulunan üçüncü ülke vatandaşları nedeniyle sıkıntı yaşayan çok sayıda işveren bulunduğunu da belirterek, söz konusu düzenlemenin hem çalışanların hem de işverenlerin önünü açacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/taseronlari-birligi-muhaceret-affina-destek-belirtti</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/11/1762174481367taseronlar-birligi.jpeg" type="image/jpeg" length="82547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Madali: “Müze ve ören yerlerinin özelleştirilmesine sıcak bakmıyoruz”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/madali-muze-ve-oren-yerlerinin-ozellestirilmesine-sicak-bakmiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/madali-muze-ve-oren-yerlerinin-ozellestirilmesine-sicak-bakmiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Rehberler Birliği Başkanı Dilem Madali, müze ve ören yerlerinin özelleştirilmesine sıcak bakmadıklarını, bu alanların devlet denetimi ve kamusal sorumluluk anlayışıyla korunarak yönetilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Müze ve ören yerlerinin özelleştirilmesine yönelik kamuoyunda gündeme gelen iddialara ilişkin yazılı açıklama yapan Madali, Kıbrıs Türk Rehberler Birliği ile herhangi bir istişare yapılmadığını ve resmi bilgilendirme gerçekleştirilmediğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Madali, müze ve ören yerlerinin yalnızca turistik ziyaret alanları değil; tarih, kültürel kimlik ve toplumsal hafızanın en önemli taşıyıcıları olduğunu ifade ederek, kültürel miras alanlarının ekonomik gelir odaklı değil, kamu yararı ve koruma sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Dünyadaki uygulamalarda müze, antik kent ve ören yerlerinin büyük ölçüde devletlerin ilgili kültür kurumları ve kamu otoriteleri tarafından korunduğunu belirten Madali, birçok ülkede özel sektörün yalnızca belirli hizmet alanlarında görev aldığını, koruma, denetim, yenileme ve yönetim süreçlerinin ise kamu kontrolünde yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Madali, UNESCO başta olmak üzere uluslararası kültürel miras anlayışının da tarihi ve kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasını devletlerin temel sorumluluklarından biri olarak değerlendirdiğini belirtti.</p>

<p>Profesyonel turist rehberleri olarak kültürel miras alanlarının gelecek kuşakların emaneti olduğuna inandıklarını ifade eden Madali, kültürel mirasa ilişkin kararlarda meslek örgütleri, uzmanlar ve ilgili paydaşların görüşlerinin alınmasının önemine de dikkat çekerek, kamu yararını ilgilendiren konuların şeffaflık ve ortak akıl anlayışıyla ele alınması gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/madali-muze-ve-oren-yerlerinin-ozellestirilmesine-sicak-bakmiyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/05/m-a-d-a-l-i-k-i-t-r-e-b.jpg" type="image/jpeg" length="85459"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Onalt “Üreticinin ensesinde boza pişiriyorlar”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/onalt-ureticinin-ensesinde-boza-pisiriyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/onalt-ureticinin-ensesinde-boza-pisiriyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adil Onalt, süt paralarının eksik yatırıldığını ve üreticilerin mağdur edildiğini ifade ederek, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nı eleştirdi.</p>

<p>Onalt yaptığı açıklamada, geçtiğimiz cuma günü Hayvancılar Birliği yönetimi olarak süt ödemelerinin zamanında yapılmaması nedeniyle üreticilerin yaşadığı mağduriyeti kamuoyu önünde dile getirdiklerini hatırlattı. Açıklamanın ardından Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş Kelle’nin 15 Mayıs tarihinde süt paralarının ödendiğini duyurduğunu belirten Onalt, gerçekte ise üreticinin parasının eksik yatırıldığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Onalt, bakanlığın kooperatife eksik ödeme yaptığını ileri sürerek yaklaşık 68 milyon TL’nin üreticiye ulaşmadığını söyledi. Kooperatif bankasına aktarılan kaynağın yetersiz olması nedeniyle, ödemelerini Ziraat Bankası üzerinden alan çok sayıda üreticinin bugün ayın 18’i olmasına rağmen hâlâ süt parasını alamadığını ifade etti.</p>

<p>‘’Bugün mesai bitti ve halen üreticimiz bu parayı alamadı. Yarın ise 19 Mayıs resmi tatil. Üretici yine parasını alamayacak” diyen Onalt, Tarım Bakanlığı’nın günü kurtarma ve oyalama taktiği uyguladığını öne sürdü.</p>

<p>Sözlerini sert ifadelerle sürdüren Onalt, “Tarım Bakanlığı üreticinin ensesinde boza pişiriyor. Bu utanmazlıktır, arlanmazlıktır. Hayvancılar Birliği var olalı böylesine bir yalan dolan ne gördü ne duydu” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/onalt-ureticinin-ensesinde-boza-pisiriyorlar</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/05/onalt.jpg" type="image/jpeg" length="15377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırıncılar da isyan noktasında]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/firincilar-da-isyan-noktasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/firincilar-da-isyan-noktasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fırın ve Unlu Mamuller Derneği (FUM-DER), son günlerde sektörle ilgili basına olumsuz haberler yansıdığı belirtilerek, buna da tepki gösterildi.</p>

<p>FUM-DER Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, sektörün gerçek sorunlarının görmezden gelindiği savunularak, sorunların defalarca ilgili bakanlıklar ve hükümet yetkililerine aktarıldığı kaydedildi. Açıklamada, "Sektörümüzün içine düşürüldüğü bu tabloya artık yeter diyoruz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Açıklamada, sektörün sorunları; una erişim, artan enerji maliyetleri, destek görmemek, köy fırınlarının teknolojiden uzak şekilde faaliyet göstermesi, kaçak ve kayıt dışı üretim, market ve mağaza içlerinde kurulan kontrolsüz üretim alanları, donmuş ithal unlu mamuller ile ekmek çeşitlerinin ülkeye girişinin yarattığı haksız rekabet olarak sıralandı.</p>

<p>Bu sorunların sonucu sektörün rekabet gücünün azaldığının kaydedildiği açıklamada, “İşçi maaşlarını ödeyememe, finansal yükümlülükleri yerine getirememe gibi sorunlar artık gizlenemeyecek boyuta ulaşmıştır.” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, derneğin sorunların çözümüne yönelik yetkililerle ve Kıbrıs Türk Sanayi Odası ile çalışmaya hazır olduğu da belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/firincilar-da-isyan-noktasinda</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/05/firincilar.jpg" type="image/jpeg" length="87073"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KTÖS'ten  Ceza Muhakemeleri Usulü Yasa Değişikliği’ne eleştiri]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/ktosten-ceza-muhakemeleri-usulu-yasa-degisikligine-elestiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/ktosten-ceza-muhakemeleri-usulu-yasa-degisikligine-elestiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maviş: “Kamusal görev üstlenen kişilerin yargı süreçlerinin haberleştirilmesi demokratik toplumlarda kamu yararı kapsamındadır”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Meclis’ten geçirilen Ceza Muhakemeleri Usulü Yasa Değişikliği’ni eleştirerek, kamusal görev üstlenen ve toplum adına yetki kullanan kişilerin yargı süreçlerinin haberleştirilmesinin demokratik toplumlarda kamu yararı kapsamında olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KTÖS’ten yapılan açıklamaya göre Maviş, Ceza Muhakemeleri Usulü Yasa Değişikliği'nin hem basın özgürlüğü hem de halkın haber alma hakkı açısından kamuoyunda ciddi kaygılar yarattığını belirtti.</p>

<p>Yeni düzenleme ile birlikte kamuoyunu ilgilendiren davalarda açık isim veya fotoğraf kullanılmasının gazeteciler için hapis ve para cezası tehdidine dönüştüğünü kaydeden Maviş, “Bu tehdit, pratikte gazeteciliğin baskı altına alınması ve toplumun gerçeklere erişiminin engellenmesi anlamına gelmektedir.” dedi.</p>

<p>Masumiyet karinesinin hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olduğunu ancak kamusal görev üstlenen, toplum adına yetki kullanan kişilerin yargı süreçlerinin haberleştirilmesinin de demokratik toplumlarda kamu yararı kapsamında olduğunu vurgulayan Maviş, “Yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet ve kamuoyunu ilgilendiren olayların haber yapılması suç değil, gazeteciliğin temel sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Maviş, yaratılmak istenen düzenin suç işleyeni değil, suçu ortaya çıkaranı cezalandırma riski de taşıdığını belirterek, basın özgürlüğünün olmadığı yerde şeffaflık, hesap verebilirlik ve demokrasinin de zayıflayacağını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/ktosten-ceza-muhakemeleri-usulu-yasa-degisikligine-elestiri</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/04/1743670371308burak-mavis-411.jpg" type="image/jpeg" length="46619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Barolar Birliği: “Yasa çalışması 2023’te yapıldı"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/barolar-birligi-yasa-calismasi-2023te-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/barolar-birligi-yasa-calismasi-2023te-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Barolar Birliği “Ceza Muhakemeleri Usulü yasa çalışması ‘doktorlar ve eczacılar’ soruşturması döneminde başladı. Barolar Birliği için kişiler değil; haklar ve prensipler önem arz etmektedir”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Barolar Birliği, Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası’yla ilgili çalışmanın, 2023’te, “doktorlar ve eczacılar soruşturması” olarak bilinen seri tutuklamalar döneminde başladığını belirterek, çalışmanın güncel zanlılar veya hükümetin beklentileriyle ilgisi bulunmadığını açıkladı.</p>

<p>Kendileri için kişiler değil, haklar ve prensiplerin önem taşıdığını vurgulayan Barolar Birliği, adil yargılanma hakkının güvence altına alınmasını şu anda tartışılan haklar içinde en hassas ve en değerli konu olarak gördüğünü kaydetti.</p>

<p>Birlik, yasanın öznesi tamamen “Mahkemede yargılanmakta olan kişiler”, şiarının ise yalnızca “Adil yargılanma hakkının tesisi” olduğunu ifade etti.</p>

<p>Barolar Birliği, bugün saat 13.00’te Birlik binasında yapılacağı duyurulan bilgilendirme ve basın toplantısının, basın örgütlerinin katılmayacaklarını bildirmesi nedeniyle iptal edildiğini açıkladı. Barolar Birliği, bunun ardından Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası’yla ilgili yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, değişiklik yasasıyla bir zanlının veya mahkum olmamış bir kimsenin ya da müşteki ile tanıkların açık isminin veya fotoğrafının yayımlanmasının hafif suç haline getirilerek yasaklandığı belirtildi.</p>

<p>Basın özgürlüğü ile adil yargılanma hakkı arasındaki hassas dengenin mağduriyetler dikkate alınarak kurulmaya çalışıldığı ifade edilen açıklamada, düzenlemeyle ayrıca Mahkemeler Yasası’nın 52’nci maddesinde mahkeme salonunda veya oturum yapılan binada fotoğraf çekmenin suç olarak düzenlendiği anımsatıldı.</p>

<p><strong>“Ceza yargılanmalarında adil yargılanma hakkı ile örtüşmeyen sorunlar 2023’te daha görünür oldu”</strong></p>

<p>Açıklamada, ceza yargılamalarında yıllar içinde çeşitli nedenlerle yaşanan ve adil yargılanma hakkıyla örtüşmeyen sorunların, 2023’te "Doktorlar ve eczacılar soruşturması.” olarak bilinen seri tutuklamalarla daha görünür hale geldiği, kamu vicdanında yarattığı rahatsızlık üzerine Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi üyelerinden oluşturulan avukat ekibinin aynı yıl Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası üzerinde değişiklik çalışmasına başlandığı kaydedildi.</p>

<p>Çalışmanın, 2025’te bir meslektaşlarının kelepçeli şekilde mahkemeye getirilmesi üzerine yeniden ele alındığı, Baro Konseyi tarafından finalize edilip oy birliğiyle onaylanarak, yasalaştırılması tavsiyesiyle Bakanlar Kuruluna gönderildiği belirtilen açıklamada, yasa tasarısının diğer yargı yasalarıyla birlikte Bakanlar Kurulu’ndan geçirilerek Cumhuriyet Meclisine sevk edildiği ve komite sürecinin başladığı belirtildi.</p>

<p>Komite’de uzun süre ve seri toplantılarda görüşülen çalışmalara komite üyeleri yanında diğer milletvekilleri, Yüksek Mahkeme, Başsavcılık ve Baro temsilcileri, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Polis yetkilileri, Başbakanlık hukukçuları ile basın örgütlerinin katılarak görüş ve önerileri aktardığı bildirilen açıklamada, iki tasarıda çok sayıda ekleme, çıkarma ve düzeltme yapıldığı ve oy birliğiyle kabul edilip Genel Kurul’a sevk edildiği kaydedildi.</p>

<p><strong>“Yargılanıp suçsuz bulunan kişiler, haklarındaki fotoğraf ve haberleri dijital ortamdan sildiremiyor”</strong></p>

<p>Açıklamada, basınla ilişkin yapılan düzenlemeler ayrıntılı şekilde aktarılarak, henüz polis soruşturmasının başında zanlı sıfatıyla mahkemeye çıkarılan kişilerin fotoğraflarının çekilmesi ve açık isimleriyle, işledikleri iddia edilen suçla ilişkilendirilerek yayımlanmasının, özellikle sosyal medyada peşin hüküm, hakaret ve linç yorumlarını beraberinde getirdiğini; bunların aileler, çocuklar ve yakınlar tarafından görüldüğü ifade edildi.</p>

<p>Masumiyet karinesine ve adil yargılanma hakkına saygı duyarak yayın yapan basın mensuplarının, ifşa ve magazin içeren yayıncılığın daha çok ilgi görmesi sebebiyle, mecburen benzer yönde haber yapma baskısı altında kaldığı savunulan açıklamada, yaratılan etkileşimin kişileri “nefret objesine” dönüştürebildiği ve bunun mahkemeleri baskı altına alma ve adil yargılanma hakkını ortadan kaldırma tehlikesi barındırdığı kaydedildi.</p>

<p>“Basın mensubu veya gazeteci olmayan, hiçbir etik ve ahlaki kuralla bağlı olmayan sosyal medya kullanıcılarının bu konuyu son derece suiistimal ettiği” savunulan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>“Kendisine dava getirilmeyen veya yargılanıp suçsuz bulunan kişiler, haklarındaki fotoğraf ve haberleri dijital ortamdan sildirememekte; bazen muhatap bulamamakta; bazense bunların kaldırılması için maddi taleplerle karşılaşmaktadırlar. Böylece suçsuz olduğu bir konuda kendisini suçlu gösteren haber ve görsellere ömür boyu muhatap olmakla cezalandırılan çok ciddi sayıda insanımız bulunmaktadır.”</p>

<p><strong>“Yasa, kişilerin kamu ile ilgili olan bağlantı, makam ve ünvanlarının kullanılmasını engellemiyor”</strong></p>

<p>Açıklamada, bu nedenlerle, değişiklik yasasıyla bir zanlının veya mahkum olmamış bir kimsenin ya da müşteki ile tanıkların açık isminin veya fotoğrafının yayımlanmasının hafif suç haline getirilerek yasaklandığı belirtildi.</p>

<p>Basın özgürlüğü ile adil yargılanma hakkı arasındaki hassas dengenin mağduriyetler dikkate alınarak kurulmaya çalışıldığı ifade edilen açıklamada, ilgili maddenin kamusal haber değeri bulunan konu veya mahkeme sürecinin haber yapılmasını, kişilerin kamu ile ilgili bağlantı, makam ve unvanlarının kullanılmasını engellemediği vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca, yargı sürecinden önce veya mahkeme sona erdikten sonra isim ve fotoğrafla haber yapılmasının önüne geçilmediği, kısıtlamanın yalnızca yargı süreci devam ederken geçerli olduğu ifade edilen açıklamada, Mahkemeler Yasası’nın 52’nci maddesinde de mahkeme salonunda veya oturum yapılan binada fotoğraf çekmenin suç olarak düzenlendiği anımsatıldı.</p>

<p><strong>“Bu maddenin değiştirilmesine yönelik hiçbir öneriyle olumsuz yaklaşmadık”</strong></p>

<p>Açıklamada, çalışmanın güncel zanlılar veya hükümetin beklentileriyle ilgisi bulunmadığı ifade edilerek, Barolar Birliği için kişiler değil, haklar ve prensiplerin önem taşıdığı kaydedildi.</p>

<p>“Adil yargılanma hakkının güvence altına alınması, şu anda konuşulmakta olan haklar içerisinde bize göre en hassas ve en değerli olandır.” denilen açıklamada, buna rağmen Barolar Birliği’nin, Meclis Komitesi’nde söz konusu maddenin değiştirilmesine yönelik hiçbir öneriye olumsuz yaklaşmadığı veya karşı durmadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Çok önemli bazı düzenlemeler, Bakanlar Kurulu veya Meclis Komitesi aşamasında yasa metninden çıkarıldı”</strong></p>

<p>Pazartesi günü Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen değişiklik yasasının, ceza yargılamalarında yıllar içinde hak kayıplarına, mağduriyetlere ve adil yargılanma hakkının zedelenmesine yol açan sorunların aşılması bakımından önemli kazanımlar ve ciddi yenilikler içerdiği görüşü paylaşılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Buna karşın 2023 yılında hazırladığımız yasa çalışmasının orijinal versiyonunda yer alan ve zanlı/sanık hakları bakımından yine çok önemli olan bazı düzenlemeler ise Bakanlar Kurulu veya Meclis Komitesi aşamasında yasa metninden çıkarılmış ve ne yazık ki bunların yasalaşması imkanı bu aşamada kaybedilmiştir.</p>

<p>Bunlar, polis hücrelerinin koşullarının iyileştirilmesi; tutukluların nakli ile ilgili koşulların iyileştirilmesi; kelepçe kullanımına ilişkin kriterler getirilmesi, elektronik kelepçenin bir teminat koşulu olarak uygulanması ve tutuklu yargılanıp beraat eden kişilere devlet tarafından tazminat ödenmesine ilişkin düzenlemelerdi.”</p>

<p>-<strong> Yasada yapılan düzenlemeler… “PI kaldırıldı, savunmasız ve yoksul kişiler için avukat talebi hakkı tanındı”</strong></p>

<p>Açıklamada, “Öznesi tamamen mahkemede yargılanmakta olan kişiler, şiarı ise yalnızca adil yargılanma hakkının tesisi olan” yasa çalışması kapsamında çeşitli sorunlara çözüm getirildiği de vurgulandı. .</p>

<p>Buna göre, İlk Soruşturma (PI) aşamasının uygulamada güncelliğini ve faydasını yitirmesinden dolayı yargılama usulünden çıkarıldığı, Kaza Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanıklara da duruşma öncesinde ithamla ilgili belge ve ifadeleri temin etme hakkı sağlandığı kaydedildi.</p>

<p>Yıllar boyunca davaların getirilmemesinden kaynaklı kişilerin mağduriyet yaşamaması adına teminat emirlerine süre sınırı getirildiği de belirtilen açıklamada, Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda teamüli bir uygulama halini alan “Otomatik tutukluluğun.” önüne geçilmesi için tedbir alındığı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, düzenlemeyle; savunmasız ve yoksul zanlı veya sanıklar için mahkemelere Barolar Birliği’nden avukat atanmasını talep etme yetkisi tanındığı, bu şekilde savunmasız ve yoksul kişilerin anayasal savunma hakkından mahrum kalmalarının önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/barolar-birligi-yasa-calismasi-2023te-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/05/barolar-birligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="16950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gürkut: "Sağlıkta şiddeti önleyici yasal düzenlemeler, ivedilikle hayata geçirilmeli"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/gurkut-saglikta-siddeti-onleyici-yasal-duzenlemeler-ivedilikle-hayata-gecirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/gurkut-saglikta-siddeti-onleyici-yasal-duzenlemeler-ivedilikle-hayata-gecirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) Başkanı Özlem Gürkut, Geçitkale Sağlık Ocağı’nda dün bir kişinin görevli hemşireye fiziksel şiddet uyguladığını belirterek, sağlıkta şiddeti önleyici yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Yazılı açıklama yapan Gürkut, sağlıkta şiddetin "kabul edilemez” olduğunu belirteretek, Sağlık Bakanlığı’nı gerekli güvenlik önlemlerini almaya ve yasal düzenlemeleri ivedilikle hayata geçirmeye çağırdı.</p>

<p>Sağlıkta şiddeti önleyici yasal düzenlemelerin uzun süredir yapılmadığını belirten Gürkut, olayın münferit olmadığını savunarak, 'başhekimlik makamındaki eksiklikler, güvenlik görevlisi bulunmaması ve sağlık çalışanlarının çoğu zaman sınırlı personelle hizmet vermek durumunda kalmasının' benzer olayların ortaya çıkmasına yol açtığını ileri sürdü.</p>

<p>Sağlık hizmetlerindeki plansızlık ve yanlış politikaların hizmete erişimi zorlaştırdığını öne süren Gürkut, memnuniyetsizlik ve öfkenin çoğu zaman sağlık çalışanlarına yöneldiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıya uğrayan hemşireye geçmiş olsun dileklerini ileten Gürkut, benzer olayların yaşanmaması için yetkilileri sorumluluk almaya davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/gurkut-saglikta-siddeti-onleyici-yasal-duzenlemeler-ivedilikle-hayata-gecirilmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/02/ozlem-gurkut.JPG" type="image/jpeg" length="20380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karpaz Koruma Derneği üreticilerin “Hür eşekler” nedeniyle yaşadığı zararın tazminini istedi]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/karpaz-koruma-dernegi-ureticilerin-hur-esekler-nedeniyle-yasadigi-zararin-tazminini-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/karpaz-koruma-dernegi-ureticilerin-hur-esekler-nedeniyle-yasadigi-zararin-tazminini-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karpaz Koruma Derneği Başkanı Dursun Çebi, İskele Kaymakamı Ertuğrul Toroslu’ya yazılı başvuruda bulunarak, Dipkarpaz ve civar köylerde yaşayan üreticilerin “Hür eşekler” nedeniyle uzun süredir ciddi mağduriyet yaşadığını belirtti ve zarlarının tazmin edilmesini istedi.</p>

<p>Çebi basına da dağıttığı başvuruda bölgede tarımsal üretim yapıldığını ancak zaman içinde çoğalan eşeklerin ekili arazilere zarar verdiğini ifade etti. Bu durumun üreticilere ekonomik kayıp yaşattığını fakat zararların Genel Tarım Sigortası Tüzüğü kapsamına girmediğini vurgulayan Çebi, bu zararların Genel Tarım Sigortası kapsamına alınmasını istedi.</p>

<p>Eşeklerin devlet tarafından koruma altına alındığını, herhangi bir zarar görmelerinin yasal olarak mümkün olmadığını kaydeden Çebi, bölge halkının eşeklerin korunması gerektiği bilinciyle hareket ettiğine işaret etti.</p>

<p>Gübre, tohum ve mazot fiyatlarının son yıllarda ciddi şekilde yükseldiği beliren Çebi, tarımsal girdilerin pahalılaştığı ve eşeklerin verdiği zararın üretim maliyetlerini katlanılmaz hale getirdiğini de kaydetti.</p>

<p>Çebi, eşeklerin karayollarına çıkarak sık sık kazalara yol açtığını, bu kazaların zaman zaman ölümcül sonuçlar doğurduğunu belirterek sorunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda can güvenliği açısından da risk oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p>Dernek Başkanı Çebi, daha önce yapılan başvurulara resmi cevap verilmediğini savunarak bunun İyi İdare Yasası ilkelerine aykırı olduğunu da ileri sürdü.</p>

<p><strong>"Eşek popülasyonu kontrol altına alınsın"</strong></p>

<p>Çebi, eşeklerin neden olduğu zararların yerinde tespit edilmesini, zararın Genel Tarım Sigortası kapsamına alınarak veya özel bir düzenleme ile karşılanmasını talep etti. Çebi, eşek popülasyonunun kontrol altına alınması, başvurulara yasal süreler içinde cevap verilmesi ve bölge halkının mağduriyetinin giderilmesi için ilgili kurumların koordineli şekilde harekete geçmesi gerektiğini de kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İskele Kaymakamı Ertuğrul Toroslu’ya yapılan başvurunun dağıtımı, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, TC Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’ne de yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/karpaz-koruma-dernegi-ureticilerin-hur-esekler-nedeniyle-yasadigi-zararin-tazminini-istedi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/03/esekler.jpg" type="image/jpeg" length="63117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medya Etik Kurulu: “Ceza Muhakemeleri Değişiklik Yasası’nda yapılan düzenlemeyi kaygıyla karşılıyoruz”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/medya-etik-kurulu-ceza-muhakemeleri-degisiklik-yasasinda-yapilan-duzenlemeyi-kaygiyla-karsiliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/medya-etik-kurulu-ceza-muhakemeleri-degisiklik-yasasinda-yapilan-duzenlemeyi-kaygiyla-karsiliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medya Etik Kurulu, Ceza Muhakemeleri Değişiklik Yasası kapsamında kabul edilen ve devam eden cezai yargılamalara ilişkin haberlerde açık isim ve fotoğraf kullanımını suç haline getiren düzenlemeyi “kaygıyla” karşıladıklarını belirtti.</p>

<p>Kurul, söz konusu düzenlemenin ifade ve basın özgürlüğü ile masumiyet karinesi arasındaki hassas dengeyi gözetmediğini belirterek Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yasayı iade etme çağrısında bulundu.</p>

<p>Kurul tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu düzenlemenin kamuoyuna “masumiyet karinesinin korunması” gerekçesiyle sunulmasına rağmen mevcut haliyle kamusal denetimi zayıflatan bir araca dönüştüğü ifade edildi.</p>

<p>Masumiyet karinesinin, bireyin peşinen suçlu ilan edilmesini engelleyen temel bir ilke olduğu belirtilen açıklamada, bu ilkenin kamu yararı taşıyan bilgilerin toplumla paylaşılmasını engelleyecek şekilde yorumlanmaması ve uygulanmaması gerektiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Yargı süreçlerinin şeffaf biçimde izlenmesi demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurlarından biri"</strong></p>

<p>Özellikle kamu görevi yürüten, kamu gücü kullanan veya kamusal etki alanı bulunan kişiler söz konusu olduğunda, yargı süreçlerinin şeffaf biçimde izlenmesinin demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğu kaydedilen açıklamada, “Rüşvet, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma ve benzeri iddialar, doğası gereği hem yargının hem de kamunun denetimine açık olmalıdır. Bu tür dosyalarda isim ve bağlamdan arındırılmış bir habercilik, kamusal tartışmayı anlamsızlaştıracak, hesap verebilirlik mekanizmalarını işlevsiz hale getirecektir.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Medya Etik Kurulu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına da değinerek, bir haberin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinde ilgili kişinin tanınırlığı, haberin konusu, içeriği, bağlamı ve kamu yararına katkısının belirleyici unsurlar arasında olduğuna vurgu yapıldı.</p>

<p>Açıklamada, kamuyu ilgilendiren konularda yürütülen yargı süreçlerinin haberleştirilmesi, bu çerçevede ifade özgürlüğünün koruma alanı içerisinde olduğu belirtildi.</p>

<p>Getirilen düzenlemenin bu dengeyi gözetmediği, gazetecileri doğrudan cezai yaptırım tehdidi altında bırakarak fiili bir oto-sansür ortamı yarattığı ileri sürülen açıklamada, “Haber yapma pratiğinin cezalandırılabilir hale getirilmesi, yalnızca basın özgürlüğünü değil, toplumun haber alma hakkını da doğrudan ihlal etmektedir.” denildi.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Erhürman’a çağrı</strong></p>

<p>Kamu yararı taşıyan yargı süreçlerinin görünür kılınmasının gazeteciliğin temel işlevlerinden biri olduğunu ifade edildiği açıklamada, basının görevinin yargı dağıtmak değil, toplumu bilgilendirmek olduğu, bu işlevin cezai yaptırımlarla sınırlandırılmasının demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığı belirtildi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a çağrıda bulunan Medya Etik Kurulu, “Yasanın yeniden değerlendirilmek üzere iade edilmesi ve ilgili tüm tarafların katılımıyla, uluslararası hukuk ve demokratik standartlara uygun bir biçimde yeniden ele alınmasına katkı sağlanması büyük önem taşımaktadır.” ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/medya-etik-kurulu-ceza-muhakemeleri-degisiklik-yasasinda-yapilan-duzenlemeyi-kaygiyla-karsiliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/01/1736504562642medya-etik-kurulu-yeni-logo.jpg" type="image/jpeg" length="40525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgör: “ ‘Önce insan, önce güvenlik’ anlayışı tüm işyerlerinde temel ilke haline gelmeli”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/ozgor-once-insan-once-guvenlik-anlayisi-tum-isyerlerinde-temel-ilke-haline-gelmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/ozgor-once-insan-once-guvenlik-anlayisi-tum-isyerlerinde-temel-ilke-haline-gelmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği (İSG-BİR) Başkanı Erkay Özgör, “Önce insan, önce güvenlik” anlayışının tüm işyerlerinde temel ilke haline gelmesi gerektiğini belirterek, üretimin devamlılığının ancak çalışanların sağlığı ve güvenliği garanti altına alındığında mümkün olduğunu kaydetti.</p>

<p>Birlik Başkanı Erkay Özgör, 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin işyerlerinde eksiksiz şekilde sağlanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, bunun hayati bir gereklilik olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Sahadan elde edilen bulgular, birçok işyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin ya hiç alınmadığını ya da yalnızca mevzuata uyum sağlamak amacıyla sınırlı ve yüzeysel şekilde yürütüldüğünü göstermektedir” diyen Özgör, iş sağlığı ve güvenliğinin, belge tamamlamaktan ibaret olmadığını, çalışanların hayatını doğrudan koruyan sistematik ve sürekli bir süreç olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş kazaları ve meslek hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir nitelikte olduğunu vurgulayan Özgör, ancak gerekli profesyonel hizmetlerin alınmaması, risk değerlendirmelerine uyulmaması ve işyerlerinde kalıcı bir güvenlik kültürünün oluşturulamamasının, bu önlenebilir kayıpların devam etmesine neden olduğunu belirtti.</p>

<p>İşverenlerin, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini bir maliyet unsuru olarak değil, yasal bir yükümlülük, aynı zamanda sürdürülebilir üretimin temel şartı olarak görmesi gerektiğinin altını çizen Erkay Özgör, işyerlerinde yetkin iş sağlığı ve güvenliği uzmanları ile çalışılmasının, risklerin önceden tespit edilmesi, gerekli önlemlerin zamanında alınması ve çalışanların bilinçlendirilmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.</p>

<p>-“Kalıcı ve etkili bir iş sağlığı ve güvenliği kültürü oluşturulmadan, önlemler sürdürülebilir olmaz"</p>

<p>“Kalıcı ve etkili bir iş sağlığı ve güvenliği kültürü oluşturulmadan, alınan önlemlerin sürdürülebilir olması mümkün değildir” diyen Özgör, şöyle devam etti:</p>

<p>“Güvenlik kültürü, sadece kurallar bütünü değil, tüm çalışanlar tarafından benimsenen bir davranış biçimi olmalıdır. Bu kültürün oluşması için eğitimlerin nitelikli hale getirilmesi, işverenlerin kararlı duruş sergilemesi ve çalışanların sürece aktif katılım sağlaması gerekmektedir.”</p>

<p>4-10 Mayıs haftasının, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin zorunluluğunun hatırlandığı değil, etkin şekilde uygulandığı bir dönüm noktası olması gerektiğini belirten Özgör, birliğin, bu alandaki farkındalığın artırılması ve uygulamaların güçlendirilmesi adına çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/ozgor-once-insan-once-guvenlik-anlayisi-tum-isyerlerinde-temel-ilke-haline-gelmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/05/isg-2.jpg" type="image/jpeg" length="13849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KTSYD: "Basın ve ifade özgürlüğü toplumun haber alma özgürlüğünün de bir parçasıdır"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/ktsyd-basin-ve-ifade-ozgurlugu-toplumun-haber-alma-ozgurlugunun-de-bir-parcasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/ktsyd-basin-ve-ifade-ozgurlugu-toplumun-haber-alma-ozgurlugunun-de-bir-parcasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği(KTSYD), basın ve ifade özgürlüğünün sadece mesleki hak olmadığı, toplumun haber alma özgürlüğünün de bir parçası olduğunu belirtti.</p>

<p>Dernek'ten, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü vesilesiyle yayımlanan mesajda, basın ve ifade özgürlüğünün demokratik toplumların temel taşlarından biri olduğu belirtildi.</p>

<p>Basın özgürlüğünün halkın doğru, tarafsız ve zamanında bilgiye ulaşabilmesinin en önemli güvencelerinden biri olduğu kaydedilen mesajda, özgür basının yalnızca gazetecilerin mesleki hakkı değil, toplumun haber alma özgürlüğünün de ayrılmaz bir parçası olduğu kaydedildi.</p>

<p>Mesajda, "Demokratik bir toplumun sağlıklı şekilde varlığını sürdürebilmesi, ancak farklı düşüncelerin özgürce ifade edilebildiği, eleştirenlerin baskı altına alınmadığı ve gazetecilerin görevlerini herhangi bir korku, tehdit ya da sansür olmaksızın yerine getirebildiği bir ortamla mümkündür" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Yazar, gazeteci veya medya çalışanlarının düşüncelerini ifade ettiği, kamuoyunu bilgilendirdiği veya eleştirel bakış açılarını paylaştıkları için tehdit edilmelerinin, baskıya uğramalarının ya da hedef gösterilmelerinin kabul edilemez olduğu kaydedildi. "Basına yönelik her türlü yıldırma girişimi, yalnızca bireylere değil, toplumun demokratik yapısına ve ifade özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdit oluşturmaktadır" denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği'nin, özgür, bağımsız ve etik değerlere bağlı basının korunmasının, güçlendirilmesinin ve gazetecilerin güven içinde görev yapabilmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğuna inandığı ifade edilirken, basın özgürlüğü uğruna emek veren, kamu yararını gözeten tüm basın emekçilerinin de yanında olduğu kaydedildi. Mesajda, düşünce ve ifade özgürlüğünün evrensel değerler çerçevesinde korunması çağrısı yapıldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/ktsyd-basin-ve-ifade-ozgurlugu-toplumun-haber-alma-ozgurlugunun-de-bir-parcasidir</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/ktsyd-logo.jpg" type="image/jpeg" length="92537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Çiftçilerimiz ülkenin ekonomik direncinin ve kırsal yaşamının en sağlam dayanağıdır"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/ciftcilerimiz-ulkenin-ekonomik-direncinin-ve-kirsal-yasaminin-en-saglam-dayanagidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/ciftcilerimiz-ulkenin-ekonomik-direncinin-ve-kirsal-yasaminin-en-saglam-dayanagidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çavuş: "“Toprağa emek veren, üretimiyle hayatı sürdüren değerli çiftçilerimiz ülkenin gıda güvencesinin, ekonomik direncinin ve kırsal yaşamının en sağlam dayanağıdır”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, toprağa emek veren, üretimiyle hayatı sürdüren çiftçilerin ülkenin gıda güvencesinin, ekonomik direncinin ve kırsal yaşamının en sağlam dayanağı olduğunu belirtti.<br />
<br />
Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği’nin 83. kuruluş yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda, Çavuş, Birliğin yıllar içinde sadece bir meslek örgütü değil; üreticinin sesi, dayanışmanın adresi ve tarımın gelişiminde öncü bir yapı haline geldiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün gelinen noktada, Birliğin ortaya koyduğu kararlılık ve mücadelenin, tarım sektörünün geleceğine yön verdiğini kaydeden Çavuş, günümüz dünyasında artan iklim baskıları, üretim maliyetleri ve küresel belirsizlikler karşısında tarımın öneminin her geçen gün daha da arttığını, bu süreçte tarım emekçilerinin gösterdiği azim ve kararlılığın, her türlü takdirin üzerinde olduğunu ekledi.<br />
<br />
Çavuş, mesajında “Tarım sadece üretim değil; sabır, bilgi, alın teri ve sürdürülebilir bir gelecek demektir. Bu bilinçle hareket eden tüm üreticilerimizin yanında olmaya, tarım sektörünü daha güçlü yarınlara taşımak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz…Birliğimizin nice yıllar boyunca üretmeye, büyümeye ve yol göstermeye devam edeceğine yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Çiftçiler Birliği’nin kuruluşunda emeği geçenleri saygıyla anan Çavuş, bu yapının güçlenmesine katkı sağlayan tüm çiftçilere ve yöneticilere teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/ciftcilerimiz-ulkenin-ekonomik-direncinin-ve-kirsal-yasaminin-en-saglam-dayanagidir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/03/huseyin-cavus-2.jpg" type="image/jpeg" length="48072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maviş: “Birleşik Kıbrıs hedefi emek mücadelesinin de ayrılmaz bir parçasıdır”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/mavis-birlesik-kibris-hedefi-emek-mucadelesinin-de-ayrilmaz-bir-parcasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/mavis-birlesik-kibris-hedefi-emek-mucadelesinin-de-ayrilmaz-bir-parcasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, 1 Mayıs’ın emekçilerin ırk, dil, din, cinsiyet ayrımı birlikte mücadele etmesinin günü olduğunu belirterek, 'Birleşik Kıbrıs hedeflerinin' yalnızca bir siyasi talep değil, emek mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p>KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.</p>

<p>Maviş mesajında Ledra Palas barikatının 23 yıl önce açıldığını hatırlatarak bunun adada önemli bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Aradan geçen sürede iki toplumun bir arada olabileceğini gösterdiğini belirten Maviş, “Bu umut dolu süreç, bölünmüşlüğe karşı dayanışmanın, ayrımcılığa karşı ortak mücadelenin mümkün olduğunu da ortaya koymuştur. O günden bugüne temaslar arttı, ortak yaşam iradesi güçlendi. Milliyetçiliğe karşı emekçilerin dayanışması büyüdü. Sokaklar bize bu adanın ayrılığın değil birlikte üretmenin ve birlikte yaşamanın coğrafyası olduğunu söylüyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>-“Bizler ne barıştan ne çözümden vazgeçtik”</p>

<p>1 Mayıs’ın tüm dünyada emekçilerin ırk, dil, din, cinsiyet ayrımı olmaksızın birleşmesi ve birlikte mücadele etmesinin günü olduğunu söyleyen Maviş, bu bağlamda Kıbrıs için 1 Mayıs’ın halkları birleştiren, eşitlik ve adalet temelinde ortak bir gelecek kurma iradesinin de bir ifadesi olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“İki toplumun siyasi eşitliğine dayalı, adil ve birleşik bir Kıbrıs hedefi bizler için yalnızca bir siyasi talep değil. Aynı zamanda emek mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır.” diyen Maviş, müzakerelerin hızlanması, somut ve sonuç alıcı adımların atılması, güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi ve yeni geçiş noktalarının açılmasının ertelenemez bir sorumluluk olduğunu vurguladı.</p>

<p>Maviş, “Halkların temasını artırmak, haklara erişimi genişletmek ve ortak yaşamı büyütmek barışın en güçlü zemini olacaktır. Bizler ne barıştan ne çözümden vazgeçtik. Bu adada umudu büyütmeye, emek mücadelesi, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik temelinde birleşik bir gelecek için yürümeye devam edeceğiz. Yaşasın 1 Mayıs” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/mavis-birlesik-kibris-hedefi-emek-mucadelesinin-de-ayrilmaz-bir-parcasidir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/04/1743670371308burak-mavis-411.jpg" type="image/jpeg" length="36578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bozkurt "Meclis Kürsüsü, bilgi sahibi olunmadan insanların ve kurumların hedef gösterileceği yer değildir"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/bozkurt-meclis-kursusu-bilgi-sahibi-olunmadan-insanlarin-ve-kurumlarin-hedef-gosterilecegi-yer-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/bozkurt-meclis-kursusu-bilgi-sahibi-olunmadan-insanlarin-ve-kurumlarin-hedef-gosterilecegi-yer-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Northernland Group Yönetim Kurulu Başkanı Koral Bozkurt yaptığı basın açıklamasıyla Cumhuriyetçi Türk Partisi İskele Milletvekili Fide Kürşat’ın, Meclis kürsüsünde Pera Mackenzie işletmesine ilişkin olarak kullandığı “peşkeş çekiliyor” ifadesini esefle kınayarak, konuyla ilgili detaylı bir bilgilendirme yayınladı.</p>

<p>Bozkurt'un basın bildirisi şöyle:</p>

<p>"Cumhuriyetçi Türk Partisi İskele Milletvekili Sayın Fide Kürşat’ın, Meclis kürsüsünde Pera Mackenzie işletmemize ilişkin olarak kullandığı “peşkeş çekiliyor” ifadesini büyük bir üzüntü ve esefle karşılıyor; bu açıklamayı şiddetle kınıyoruz.</p>

<p>Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına açıkça belirtmek isteriz ki; Pera Mackenzie, 2022 yılında İskele Belediyesi tarafından ihaleye çıkarılmış, şirketimiz söz konusu ihale şartları kapsamında ihaleyi kazanmıştır. Bugün işletme, İskele Belediyesi ile yapılan resmi sözleşme kapsamında, tamamen yasal zeminde ve şeffaf ticari koşullar çerçevesinde faaliyet göstermektedir.</p>

<p>Ülkedeki benzer turizm alanlarının kira koşulları m² bazında değerlendirildiğinde; Pera Mackenzie için şirketimizin ödediği bedelin standartların üzerinde olduğu açıktır. Ayrıca son üç yılda belediyeye toplam 22.378.589,83 TL, yalnızca 2025 yılı içerisinde ise 10.700.559,17 TL ödeme yapılmıştır. Resmi sözleşmeye dayalı ve tüm mali yükümlülüklerini yerine getiren bir yatırım için “peşkeş” ifadesinin kullanılması; en hafif tabirle gerçeklerden kopuk, mesnetsiz ve kabul edilemez bir ithamdır.</p>

<p>Dolayısıyla ortada kamu zararına sebep olan, gizli yürütülen ya da karşılıksız devredilmiş herhangi bir süreç bulunmamaktadır. Aksine bu işletme modeli; belediyeye düzenli gelir sağlayan, bölge ekonomisine katkı sunan, istihdam yaratan ve turizme değer katan yasal bir yatırım sürecidir.</p>

<p>“Peşkeş” kelimesi; bir kamu malının, hakkın ya da değerin usulsüz, haksız veya çıkar ilişkisiyle bir kişi ya da kuruma devredildiği yönünde ağır bir anlam taşımaktadır. Bu nedenle Sayın Fide Kürşat’ın hiçbir somut belgeye, veriye ya da hukuki dayanağa başvurmadan Meclis kürsüsünde bu ifadeyi kullanması, vahim bir sorumsuzluktur.</p>

<p>Sayın Fide Kürşat’ın, milletvekili olduğu bölgeyle ilgili böylesine ağır bir ithamda bulunmadan önce; ihale koşullarını, m² bazında ödenen bedeli, belediyeye sağlanan geliri ve yatırımın bölge ekonomisine katkısını araştırarak konuşması gerekirdi. Temsil ettiği bölge hakkında bilgi sahibi olmadan yapılan bu açıklama, siyasi sorumlulukla bağdaşmamaktadır.</p>

<p>Bu açıklama; konuya dair bilgi eksikliğini, araştırma zahmetine dahi girilmediğini ve kamuoyu önünde mesnetsiz iddia üretmenin nasıl bir cehalet örneğine dönüşebileceğini açıkça göstermektedir. Doğruluğu araştırılmadan ortaya atılan bu tür iddiaların, sokak ağzını ve mahalle dedikodusunu andıran bir üslupla dile getirilmesi; Meclis kürsüsünün ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır.</p>

<p>Bugün Pera Mackenzie’de ortaya çıkan değer, yalnızca bir işletmenin ticari faaliyeti değildir. Bu değer; çalışanlarımızın emeği, bölge esnafının katkısı, tedarikçilerimizin desteği, belediyeye sağlanan düzenli gelir, yerel ekonominin canlılığı ve turizmin gelişimiyle büyüyen ortak bir kazanımdır.</p>

<p>Bizler, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da faaliyetlerimizi yasal zeminde, şeffaflık ilkesiyle ve kamu yararını gözeten bir anlayışla sürdürmeye devam edeceğiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bilinmelidir ki; şirketimizin, markalarımızın ve çalışma arkadaşlarımızın itibarını hedef alan asılsız, mesnetsiz ve maksatlı iddialar karşısında sessiz kalmayacağız. Kamuoyunu yanıltan, gerçekleri çarpıtan ve yatırımcıyı haksız şekilde töhmet altında bırakan bu açıklamayı bir kez daha kınıyor; tüm hukuki ve kurumsal haklarımızı saklı tuttuğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.</p>

<p>Yerli yatırımcıyı hedef göstererek bu ülkeye hizmet edilmez.</p>

<p>İstihdam sağlayan, belediyeye düzenli gelir kazandıran, vergi ödeyen ve turizme değer katan yatırımları itibarsızlaştırmak; ne kamu yararına ne de ülke ekonomisine hizmet eder."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/bozkurt-meclis-kursusu-bilgi-sahibi-olunmadan-insanlarin-ve-kurumlarin-hedef-gosterilecegi-yer-degildir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/04/koral-bozkurt-2.jpg" type="image/jpeg" length="86987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sendikalardan, hükümete 1 Mayıs'a kadar süre]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/sendikalardan-hukumete-1-mayisa-kadar-sure</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/sendikalardan-hukumete-1-mayisa-kadar-sure" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuda örgütlü 6 sendika ocaktan beri ödenmeyen ek mesailer için 1 Mayıs’a kadar süre verdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamuda örgütlü 6 sendika, ocak ayından beridir bekleyen ek mesai ödeneklerinin en geç 1 Mayıs’a kadar ödenmemesi halinde çalışanların 4 Mayıs Pazartesi gününden itibaren ek mesaiye kalmayacağını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KTAMS, KAMUSEN, GÜÇ-SEN, KAMU-İŞ, K.T. Hemşireler ve Ebeler Sendikası ile TIP-İŞ adına KTAMS Başkanı Güven Bengihan tarafından yapılan ortak açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>Kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi için günlük çalışma saatleri dışında çalışmayı gerektiren nitelikteki görevleri yerine getiren kamu çalışanları ve kamu sağlık çalışanlarına Kamu görevlileri Yasası ve Kamu Sağlık Çalışanları Yasasında belirtilen kurallar çerçevesinde ek mesai ödeneği verilir.</p>

<p>Çalışanların, ailelerinden ve sosyal yaşantılarından ödün vererek ortaya koyduğu hizmetlerin karşılığını ödemek için her seferinde sadaka verirmiş gibi his uyandıran UBP-DP-YDP Hükümeti, çalışanların ek mesai ödemelerini zamanında yapmayarak hak gaspına neden olmaktadır. Üstelik Maliye Bakanlığı ek mesai ödenekleri için kendi belirlediği takvimlendirmeye dahi uygun hareket etmemektedir.</p>

<p>Ocak ayından beridir bekleyen ek mesai ödeneklerinin en geç 1 Mayıs 2026 tarihine kadar ödenmemesi halinde çalışanların 4 Mayıs Pazartesi gününden itibaren ek mesaiye kalmayarak angarya çalışmayacağını ve her türlü yasal eylem hakkını kullanacağını vurgularız.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/sendikalardan-hukumete-1-mayisa-kadar-sure</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 08:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2026/01/guven-bengihan-1.JPG" type="image/jpeg" length="71750"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KTÖS: "İhtiyat Sandığıyla ilgili tartışılması gereken faiz oranı değil, birikimin azlığıdır"]]></title>
      <link>https://www.halkinsesikibris.com/ktos-ihtiyat-sandigiyla-ilgili-tartisilmasi-gereken-faiz-orani-degil-birikimin-azligidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesikibris.com/ktos-ihtiyat-sandigiyla-ilgili-tartisilmasi-gereken-faiz-orani-degil-birikimin-azligidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) İhtiyat Sandığıyla ilgili “bugün tartışılması gerekenin faiz oranının yüzde 40’dan 37’ye düşürülmesi değil; 15 yıldır yatırım yapan bir çalışanın neden 3 maaşlık birikimi bulunduğu olduğunu” belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener yazılı açıklamasında, “Neden bu sistem çalışanlara vaat edildiği gibi bir güvence üretmemiştir? Neden yıllar boyunca yapılan kesintiler, emeklilikte bir hakka değil, küçülmüş bir bakiyeye dönüşmüştür?” sorularını sordu ve bunların ele alınması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Gelener, aynı işi yapan kamu çalışanlarının 2008 sonrası farklı emeklilik rejimlerine bölünmesinin, bugün açık bir eşitsizlik ve ciddi bir hak kaybı yarattığını da savundu.</p>

<p>İhtiyat Sandığı sisteminin enflasyon, kur kaybı ve kötü yönetim nedeniyle çalışanların birikimlerini koruyamadığını ileri süren Gelener, “15 yıl katkı yapan bir çalışanın yalnızca yaklaşık 3 maaşlık birikime ulaşabilmesi ve faiz oranının yüzde 40’tan yüzde 37’ye düşürülmesinin gündeme gelmesi, sistemin vaat ettiği güvenceyi üretmediğini ve emeğin değersizleştirildiğini açıkça ortaya koymaktadır” dedi.</p>

<p>“Eşit işe eşit emeklilik” ilkesi doğrultusunda bu yapının adaletsiz olduğunu savunan ve değiştirilmesinin artık teknik bir tercih değil; doğrudan bir sosyal adalet ve kamusal sorumluluk meselesi olduğunu kaydeden Gelener, “bu hak kaybına” karşı mücadelelerinin süreceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Basın Bildirileri</category>
      <guid>https://www.halkinsesikibris.com/ktos-ihtiyat-sandigiyla-ilgili-tartisilmasi-gereken-faiz-orani-degil-birikimin-azligidir</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesikibriscom.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesikibris-com/uploads/2025/12/f56-c9641-183-e-4-d-e7-a-a07-e177-f216-d99-c.png" type="image/jpeg" length="13573"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
