banner875
banner885
banner878

RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERLERİ


Prof. Dr. Barlas Aytaçoğlu

Prof. Dr. Barlas Aytaçoğlu

Okunma 14 Kasım 2022, 12:16

Değerli okurlar,
 
Bugünkü yazımda kadınlarımıza pozitif ayırımcılık yapıyorum. Bunun sebebi ise özellikle son  yıllarda sadece sayısal anlamda değil nüfusa göre görülme  sıklığı da giderek artan ve doğru tedbirlerle büyük oranda önlenebilir bir hastalık olan rahim ağzı kanserlerinin her geçen gün daha fazla kadının yaşamını yitirmesine yol açmasıdır. Diğer taraftan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu konudaki çalışmalarına ciddi olarak ağırlık vermektedir. Ben de bilinen ve bilinmeyenleriyle rahim ağzı kanserleri hakkında genel çerçevede bilgi aktararak bu çalışmalara destek olmak istiyorum.
 
2018 yılı verilerine bakıldığında dünya üzerinde yarım milyondan fazla rahim ağzı kanseri olan insan olduğu ve  yılda 300,000’den fazla ölüme sebebiyet verdiği bilinen bir olgudur. Bu haliyle kadınlarda en sık görülen 4. sıradaki kanser türüdür ve neredeyse her 2 dakikada bir kadın hayatını bu kanser nedeniyle kaybetmektedir. 2020 istatistikleri yıllık ölüm miktarını 340,000 olarak vermektedir. Sadece iki yıldaki artış bile konunun ciddiyetini ifade etmeye yeterlidir. Özellikle orta ve düşük gelirli ülkelerdeki yaygınlığı belirgin olarak daha fazladır. 2019 yılında yayınlanan bir makaleye göre rahim ağzı kanserine bağlı yeni vakaların %85'inden fazlası ve ölümlerin %80'i düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana gelmektedir*. Önlem alınmadığı takdirde, rahim ağzı kanseri sebebiyle ölümlerin neredeyse kesin olarak 2030 yılına kadar %50 daha artacağı öngörülmektedir. Buna karşılık, yüksek gelirli ülkelerde, iyi organize edilmiş tarama programları ve uygun takip ve tedavi sağlamak için geliştirilen altyapı ve takip yöntemleri ile bu kanserlerin hem görülme sıklığında hem de rahim ağzı kanserine bağlı ölümlerde ciddi düşüşler gözlenmektedir. Bu gözlem DSÖ içerisinde rahim ağzı kanserlerinin bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınması ve bertaraf edilmesi (eliminasyonu) için küresel bir strateji oluşturulması fikrini canlandırmış ve çalışmalara başlanmıştır.
 
Peki rahim ağzı kanseri nedir? Rahim ağzı, kadın üreme sisteminin bir parçasıdır ve rahmin alt kısmında bulunur ve rahimden vajinaya doğru açılan yapıdır. Rahim ağzı kanseri, rahim ağzı zarındaki anormalleşen hücrelerin kanserleşip kontrolsüz büyümesidir. Tüm kanserler gibi bu kanserler de belli yollar ile vücut içerisinde yayılabilir ve yaşamı tehdit eder hale gelirler.
 
Rahim ağzı kanserleri neden olur? Virolog Harald zur Hausen, rahim ağzı kanserinin virüs enfeksiyonları tarafından nasıl tetiklendiğini keşfetti. Bu çalışmalara göre rahim ağzı kanserlerinde etkili olan virüs Human Papilloma Virüs (HPV) denilen ve 100’den fazla türü olan bir virüs idi. Hausen 14 tanesinin ama özellikle  HPV 16 ve 18 tipindeki virüslerin bu kanserlerin %70ine yol açtığını ortaya koydu. Çalışmaları, rahim ağzı kanseri geliştirme riskini azaltan HPV aşısının yaratılmasına yol açtı ve aynı zamanda 2008 Nobel Tıp Ödülü almasını sağladı.
 
Rahim ağzı kanserleri nasıl önlenebilir? Günümüzde üç temel uygulama rahim ağzı kanserlerinin önlenmesinde, ortadan kaldırılmasında ve DSÖ’nün hedeflediği bertaraf edilmesinde çok önemlidir.
1. HPV aşısı uygulanması.
2. Düzenli tarama ve kanser öncesi denilen ve kanserleşmeye giden hücrelerin önceden saptanarak uygun şekilde tedavileri.
3. Yayılma eğilimindeki kanserlerin girişimsel ve/veya ilaçlarla tedavileri ve hastaları rahatlatacak tedbirlerin sağlanması.
 
Ne yazık ki günümüz ekenomik koşullarında DSÖ’nün ortaya koyduğu bu hedefe yürümede ciddi sorunlar gündeme gelmektedir. HPV enfeksiyonuna karşı bir aşı ilk olarak 2006 yılında ruhsatlandırılmıştır. 2017 itibariyle 100 milyondan fazla ergen kıza en az bir doz aşı yapılmıştır. HPV aşısının uzun vadeli etkileri İsveç'ten kayıtlara dayalı bir çalışma ile 2007'den beri aşılanan kızların ve kadınların sonuç verilerini bildirmesiyle ortaya konmuştur. 2017'ye kadar olan takip döneminde, rahim ağzı kanserinin görülme sıklığı, aşılanmış kadınlar arasında 100.000 kişi başına 47 olarak bulundu. Oysa bu durum daha önceleri aşılanmamış olanlar arasında 100.000 kişi başına 94 vaka olarak belirlenmişti.
Küresel strateji, kızların %90'ının 15 yaşına kadar HPV aşısı olmasını hedefliyor. Yüksek gelirli ülkelerde, kız çocukları HPV’e karşı aşılanma fırsatına sahiptirler. Ancak gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde kızlar ve kadınlar bu olanaklara ulaşmakta çok zorluk çekmektedirler. Bu durum DSÖ’nün dünya üzerinden rahim ağzı kanserlerini yok etme çalışmalarına ciddi darbe vurmaktadır. Benzer şekilde 1960'larda rahim ağzı kanseri taraması uygulayan birçok Avrupa ülkesi, 1980'e kadar kanıtlanabilir etkileri olan, yerleşik nüfus temelli programlara sahipti. Ancak bu, yoksulluk, kaynak ve altyapı eksikliği nedeniyle çoğu düşük ve orta gelirli ülkede gerçekleşememiştir. Böylelikle dünyada rahim ağzı kanserlerinin yok edilmesine yönelik program istenen hedeflere ulaşmak konusunda bir başarısızlık daha yaşamıştır.
 
Ne yapılmalı? Günümüzde artık aşı ve taramanın düzgün bir şekilde tüm ülkelerde uygulanabilir olması halinde rahim ağzı kanserlerinin %90’a kadar önlenebileceği hesaplanmaktdır. Eğer DSÖ’nün önerileri ve yöntemleri tüm ülkeler tarafından benimsenirse 2120 yılına kadar 65 milyondan fazla kadının rahim ağzı kanserinden ölmesinin önlenebileceği hesaplanmaktadır**. Özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelere bu programları yürütebilmeleri için fonlar yaratılabilmesi ve destek olunması programın başarısı açısından gerekli gibi görülmektedir.
 
Bu şartlar altında özetlemek gerekirse ergenlik dönemi ile birlikte kızların HPV aşılarının yapılması, aktif cinsel hayatın başlamasından ya da 21 yaşından itibaren düzenli aralıklarla rahim ağzı kanserleri açısından taramaların başlatılması, kanser öncesi değişimlerin ve/veya kanserlerin erken saptanıp tedavi edilmesi bu kanserden ölümlerin azaltılmasında ciddi bir başarı sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki rahim ağzı kanserlerinde de erken tanı ve tedaviler pek çok kanser türünde olduğu gibi tam olarak sağlığa kavuşmanın en önemli anahtarlarından bir tanesidir.
 
Panikle daha kötü oluruz, bilgiyle ve uygulamayla güçleniriz.
Sağlıklı günler dilerim.
 
* Ann Marie Beddoe. Elimination of cervical cancer: Challenges for developing countries. Ecancermedicalscience.  2019; 13: 975.
 
** https://www.uicc.org/what-we-do/thematic-areas-work/cervical-cancer-elimination
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.