banner583
banner661
banner570

İlaç zammı iptal edilebilirdi

banner476

Yakın zamanda Türk menşeli ilaçlara yüzde 20 zam yapılmasıyla birlikte 50-60 TL’ye satılan bir ilaç 70- 80 TL’ye çıktı. Eczacı Didem Can’a göre bu artışları hükümet öteleyebilir ya da iptal edebilirdi

İlaç zammı iptal edilebilirdi

PANDEMİ MAĞDURLARI 
ÜMİT ŞEYHUN
Ülkemizde ve dünyada yaklaşık 1 yıldan fazladır süren yeni tip koronavirüs pandemisi nedeniyle en çok etkilenen esnaflarımızla yapmaya başladığımız röportajlarımıza devam ediyoruz. Bugünkü konuğumuz, Eczacılık Fakültesi mezunu olan çiçeği burnunda bir eczacı Didem Can.
Pandemi sürecinde ülkemizde halkın yaşamını ucuzlatacak bazı adımlar atılması gerekirken, bunun yapılmayarak daha çok pahalılaştırıldığına dikkat çeken Ecz. Didem Can, geçtiğimiz Ocak-Şubat aylarında Türk menşeli ilaçlara % 20 civarında zam olduğunu ancak bunu hükümetin ötelemesi veya bu yıl iptal etmesi gerektiğini vurguladı.
Fiyatların yükselmesiyle alım gücünün düştüğünü ifade eden Can, bazı ürünlerin navlunun gümrüğünü düşürüp maliyetini aşağı çekip alım gücünün yükseltebileceğini belirtti.
 
Öncelikle kendinizi biraz tanıtır mısınız?
Adım Didem Can. Lefkoşalıyım. Önce İşletme Fakültesini sonrasında ise Eczacılık Fakültesini bitirdim. Yaklaşık 10 aydır kendi eczanem var.

Geçtiğimiz yıl mart ayından beridir ülkemizde de yaşanan koronavirüs pandemisinin işyerinize nasıl bir etkisi oldu?
Eczacılık sektörü pandemi süresince devlet politikası gereği faaliyetlerini durdurmadı. Ancak şubat ayında Sağlık Bakanlığı eczanelerin rotasyon usulü çalışmasını uygun görmüştür bu nedenle şubat ayında eczanelerin faaliyetlerinde tabii ki biraz düşüş olmuştur.
Bu eczacıları ilgilendiren taraf, halkı ilgilendiren tarafsa benim gözlemlediğim eczanelere gelme kapasitesi veya acil olmayan ilaçları tedarik etme kapasitesi halkımızda çok düştü. Bu bana göre tamamen alım gücüyle bağlantılıdır. Geçen marttan bu yana yaşandığımız süreç yüzünden çok yüksek korumalı bir toplum olduk. Mesela maskeler olsun, evde kapanmalar olsun, mesafeler olsun, çok ilginçtir ki bu yıl grip hastalığı da çok görülmedi. İnsanlar kendilerini korudukları için her yıl bu dönemde oldukça talep olan grip aşısının satışı inanılmaz düşmüştür.  İnsanlar kendilerini korumasını bildi. Grip aşısı etkinliğinin de çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir önceki dönemde grip aşılarıyla ilgili açıklanan etkinlik oranı ile bu yıl açıklanan oran arasında ciddi farklar var. Tabi bu dönemde Covid ve grip aşısının paralel gitmesi insanların grip aşısına duyarlılığını artırdı, o yüzden insanlar grip aşısını temin ettiler ve bir şekilde kendilerini korumaya aldılar. Dediğim gibi bu süreç içerisinde kronik hastalığı olanlar dışında eczaneye gelenler çok azdır. Bunun iki nedeni var
1. Covid dışında ciddi bir vaka olmaması
2. İnsanların alım gücü
Ocak ayında TC kaynaklı bir fiyat artışı oldu. Türk menşeli ilaçlarda % 20 ye yakın artış oldu.
Gönül isterdi ki bunu devlet ötelesin en azından kendi devletimiz bunu ötelesin Türkiye kaynaklı olmasına rağmen. Gönül isterdi ki vatandaşın yanında olsun da ya bir ileri tarihe çeksin ya da bu yıl için iptal etsin. Ben böyle bir girişim beklerdim sağlık bakanlığından veya ekonomi bakanlığından fakat bunlar olmadı.
50 TL’ye 60 TL’ye satılan bir ilaç bugün 70 – 80’lere çıkmıştır bu nedenle alım gücü çok çok aşağılara inmiştir.
Mesela bebek mamaları bir iyileştirme beklerdim Ekonomi Bakanlığı’ndan. KDV’si falan iyileştirildi, uzun zaman önce, ama bu tür ürünlerde mamalardan ve bezlerden bir şekilde navlunun gümrüğünü düşürüp maliyetini aşağı çekip alım gücünü yükseltebilirdi, ama o da olmadı.
Avrupa menşeli ilaçların fiyatları fahiş fiyatlara gelmiştir.  Eskiden Türk menşeli ilaçların muadilini Avrupa ilaçlarında bir şekilde bulurdunuz ve çok daha ucuza bulurdunuz. Fakat şimdi nerdeyse Avrupa ilaçları ve Türk menşeli ilaçlar başa baş gidiyor. En basiti yaygınlıkla kullanılan bir mide koruyucu ilaç vardır. Önceden 19 TL civarında satılıyordu, ayni ilaç bugün nerdeyse iki katına çıktı. Hatta önceden çok daha ucuz olan Avrupa ilaçları bazı kalemlerde Türk menşeli ilaçların üzerine çıktı. Yani çocukların öksürük ya da grip ilaçları vardır ve genellikle doktorlar tarafından tek bir marka yazılır şu an bu ilaç 90 TL.
Bir aile düşünün 2 ya da 3 çocuğu var ve bu ilacı günde 3 sefer vermesi lazım. Bu vatandaşın aynı ilaç için 3 gün sonra tekrar eczaneye gelmesi lazım. Bir tedavi süresini 10-15 gün düşündüğünüzde en az 3 kutu gidecektir.
Bana göre tüm bunların düzenlenmesi gerekir.
Bir eczanenin birçok kalemi vardır. Türk ilaçları Avrupa ilaçları kozmetik kalemleri ki ben kozmetiğe hiç girmiyorum. Kozmetik lüks araba satışı gibi olmuş durumda. Çünkü insanlar evlerine yemek mi alsın, arabalarına benzin mi koysun, çocuğunun ihtiyacını mı gidersin yoksa kozmetik mi alsın. Yani bu sürecin kadın veya erkek kozmetik ihtiyaçlarını hayatlarından çıkardığını düşünüyorum. Bunun yerine temel ihtiyaçlarını karşılamaya ve kronik rahatsızlıkları için ilaç almaya yöneldiklerini düşünüyorum.
 
Geliriniz ne kadar düştü? Nasıl geçindiniz? Neler hissettiniz?
Eczanemi yeni açtım ve açılışta stok yapmam gerekiyordu. Yani bu durumda gelirimin düştüğünü veya yükseldiğini söylemem çok erken. Ancak sektörle ilgili birçok eczanenin kapandığını söyleyebilirim. Yani gerek pandemi sürecinden gerekse sektör değişikliğinden birçok eczanenin kapandığını söyleyebilirim. Bazı meslektaşlarımın ödeme konularında zorlandıklarını biliyorum ama benim için bunu gelirimin düştüğünü veya yükseldiğini söylemek çok erken.
Her eczanenin kendi güzergahına göre belli bir cirosu var. Benim eczanemin bulunduğu böylesi bir güzergahta aylık ciro böyle mi olmalıydı dersen hayır olmamalıydı.
 
Pandeminin ailenize etkisi nasıl oldu?
Hem mesleğim hem içinde bulunduğum çalışma saatlerine baktığınızda kendimi çok fazla korumaya almak zorunda kaldım. Biz hiçbir dönem kapatmadık ve buraya gelenler hastalardır. Hastalar bu dönemde hastaneye gitmek istemiyor. Ateşi olan, boğazı ağrıyan, ishali olan buraya geliyor. Şimdi bu üç dört semptomu duyunca ister istemez birkaç adım geriye gidiyorsun. Biz bunları hergün yaşıyoruz. Çok panik olmadık belki mesleğin gerektirdiği şekilde soğukkanlı yaklaştık ancak ailenin diğer bireyleri karşısında korumacılık görevini üstlendik. Özellikle çocuğum için ama çocuğumun okula gitmesine engel olmadım açık olduğu sürece okula gitti. Ama bu saatten sonra bu aşılama politikasıyla keşke daha fazla kişiye aşılama yapılsaydı maalesef biz diğer ülkelerden biraz geri kaldık o yüzden hala okullar açılamıyor, hala bazı sektörlerde sıkıntılar yaşanıyor. O yüzden ben bununla yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini düşünenlerdenim. Başka bir dünya yok bu dünyadayız. Bundan daha kötü bir hastalık var mıdır vardır. Bunun gibi öldüren hastalıklar da vardır. Kısacası bu hastalıkla yaşamaya alışmalı kendimizi korumalıyız.
 
Geçmiş ve şu anki hükümetlerin pandemiyle ilgili çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Büyük koalisyon ortağı önceki dönemde de hükümetin büyük ortağıydı. Keşke yeni gelen Ekonomi Bakanının bahsettiğim konularda etkisi olsaydı ama olmadı. İyileştirme yapılabilirdi, mesela eczanede satılan ürünlerin fiyatlarını farklı koyuyorlar marketlerde eldivenin, maskenin fiyatlarını farklı koyuyorlar. Dolayısıyla eczacıyı da halka karşı düşman ettiler. Keşke bunları düzeltselerdi diyorum.
Bu dönemde iki farklı Sağlık Bakanı oldu. Ali Pilli’nin bilime dayalı bilimi takip eden çalışmaları olduğuna inanıyorum. Buna rağmen verimli geçtiğini söylemiyorum çünkü çok geç kalmış kararlar alınıyordu. Kontrolsüzce faaliyetleri vardı yani Sn. Pilli bu süreci daha verimli kullanabilirdi. Zaten daha verimli kullansaydı adaya gelen aşıları yerine ve amacına uygun kullanabilirdi.
Mevcut sağlık bakanının da bir hazır pasta bulup onun üzerinden gittiğine inanıyorum. Bu saatten sonra Sağlık Bakanına mevcut sistemi sürdürmekten başka yapılacak bir şey kalmadığına inanıyorum.
Evdeki karantina sürecinde ne kadar başarılı olunacak bilemiyorum. Pandemi hastanesi başhekimi diyor ki vakalar artsın sıkıntı değil hastaneye yatan sayısı artmasın. Bu da doğru yaklaşım olabilir. Burada önemli olan hastanede yatan sayısıdır. Ben önceki dönemdekilerin veya bu dönemdekilerin verimli çalıştığına inanmayanlardanım.  Halka bir güven veremediler. Halkı yanlış ve tutarsız verilerle çekinceme de bıraktılar. Toplumun psikolojisini bozdular. Doğru verilere erişemiyorduk hiçbir zaman. Sendikalar ve hükümet arasındaki kavgalardan vatandaş mağdur oluyor. Keşke daha verimli bir planlama toplum yararına daha iyi bir çalışma yapılabilselerdi.
 
Bundan sonrası için beklentileriniz nedir?
Pandemiyle ilgili uzun süre bir beklentim yok bu süreç devam edecek. Bununla yaşamaya alışmamız lazım.
Ekonomik olarak on yıl geride olduğumuza inanıyorum. Bu bizim sektör için değil, tüm sektörler için geçerli bir durumdur.
 
Gelecekle ilgili umudunuz, planınız var mı?
Umut bende her zaman vardır. Bu kötü günlerin geçeceğine inanıyorum. Sadece rüzgara karşı durduğumuzu düşünüyorum. Rüzgarın devireceği şeyler hep vardır ama onların da ayağa kalkacağına inanıyorum. Kısaca umut hep vardır.
banner342
banner603
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.