banner875
banner815
banner878

MONKEYPOX (MAYMUN ÇİÇEĞİ) HASTALIĞI


Prof. Dr. Barlas Aytaçoğlu

Prof. Dr. Barlas Aytaçoğlu

Okunma 19 Eylül 2022, 15:39

Değerli okurlar,
Henüz bir pandemiden kurtulamayan dünyamızda şimdi de COVID-19 kadar korkutucu görünmese de Monkeypox (Maymun Çiçeği) hastalığı gündemi oldukça meşgul etmeye başlamış durumdadır. Felaket tellallığı değil ama sorunu tanımak adına kaleme aldığım bu yazıda sizlere gündemde olan bu hastalığı anlatmak istedim. Neyle karşı karşıya olduğumuzu bilmek tedbirleri ve tedavileri doğru yönlendirmemizin anahtarıdır.
 
Maymun Çiçeği (MÇ) hastalığı tıp dilinde bir viral zoonoz hastalık olarak adlandırılır. Anlamı kabaca hayvanlardan insanlara geçen bir hastalıktır. Klinik bulguları bir zamanlar dünyada yüksek oranda ölümlerle seyreden ve aşılama sayesinde 1980 yılından beridir hiç görülmeyen "Çiçek Hastalığı"ndaki bulgulara, aynı grup virüsler olmaları nedeniyle çok benzemekte ancak daha hafif seyretmektedir. Bu tarihten sonra çiçek aşısının yapılması giderek azalmış ve daha sonra durmuştur. Çiçek aşısı MÇ hastalığının da belli oranda kontrol altına alınmasında etkili olduğundan aşının durdurulmasından sonra hastalık özellikle Orta ve Batı Afrika ülkelerinde bilhassa tropik yağmur ormanlarının yer aldığı alanlarda endemik (bölgesel) olarak var olmaya devam etmiştir. En etkili bulaştırıcıların kemirgenler ve maymunlar olduğu öngörülmektedir.
 
MÇ virüsü DNA içeren bir "ortopoks" virüstür. Virüsten en çok etkilenen hayvanların ip sincapları, ağaç sincapları, Gambiya keseli sıçanları, fındık fareleri ve bazı maymun ırkları olduğu anlaşılmaktadır. Bu virüsle ilk insan bulaşı 1970 yılında Kongo’da 9 yaşında bir çocukta görülmüştür. Bu tarihten sonra 11 Afrika ülkesinde hastalık insanlara bulaşmış ancak uzun süre endemik olarak kalabilmiştir. Afrika dışındaki ilk maymun çiçeği salgını 2003 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde görüldü. Mayıs 2022'de, endemik olmayan birkaç ülkede birden fazla maymun çiçeği vakası tespit edildi.
 
Bulaş Yolu: Hayvandan insana (zoonotik) bulaşma, enfekte hayvanların kan, vücut sıvıları veya cilt veya ağız-burun gibi ıslak bölge salgıları ile doğrudan temastan meydana gelebilir. Virüsle bulaşmış hayvanların yetersiz pişirilerek yendiği gıdalar da bulaş açısından önemli risk taşır. İnsandan insana bulaşma, solunum salgıları, enfekte bir kişinin cilt lezyonları veya yakın zamanda virüsle kirlenmiş nesnelerle yakın temastan kaynaklanabilir. Damlacık solunum partikülleri yoluyla bulaşma genellikle uzun süreli yüz yüze temas gerektirir, bu da sağlık çalışanlarını, ev üyelerini ve aktif vakaların diğer yakın temaslılarını daha büyük risk altına sokar. Bununla birlikte, bir toplulukta belgelenmiş en uzun bulaşma zinciri, son yıllarda art arda 6 kişiye enfeksiyon bulaşmasından 9 kişiye çıkmıştır. Bu durum, "çiçek aşısının durdurulması nedeniyle tüm topluluklarda azalan bağışıklığı yansıtıyor olabilir" şeklinde değerlendirilmektedir. Bulaşma, plasenta yoluyla anneden bebeğe de geçebilmekte (doğuştan maymun çiçeği hastalığına yol açabilir) veya doğum sırasında ve sonrasında yakın temas ile de oluşabilmektedir. Yakın fiziksel temas, bulaşma için iyi bilinen bir risk faktörü olsa da, şu anda maymun çiçeğinin özellikle cinsel bulaşma yoluyla bulaşıp bulaşamayacağı belirsizdir.
 
Bulgu ve belirtiler: Virüs vücuda girdikten 6-13 gün sonra bulgu ve belirtiler ortaya çıkar. İlk önceleri ateş, şiddetli baş ağrısı, lenf bezlerinde şişmeler, sırt ve kas ağrıları ve asteni denilen enerji yokluğu bulguları, ateşten 1-3 gün sonra ise cilt döküntüleri meydana gelir. Döküntüler en çok yüz, kollar ve bacaklarda görülür. Avuç içleri ve ayak tabanlarında dahi çıkabilirler. Ağız içi, genital bölgeler hatta gözün saydam tabakası dahi etkilenebilir. Döküntüler içerisinde sıvılar, hatta bazen enfeksiyona dönebilen sıvılar bulunabilir. Bu döküntüler bazen birleşerek ciltte kuruma ve dökülmelere yol açabilecek kadar büyük yaralar haline dahi dönebilirler.
 
Hastalık sıklıkla kendi kendini snırlayan bir hastalık olup 2-4 haftada iyileşir. Şiddetli vakalar çocuklar arasında daha sık görülmekte ve virüse ne kadar çok maruz kalınırsa şiddet o kadar fazla olmaktadır. Altta yatan bağışıklık eksiklikleri daha kötü sonuçlara yol açabilir. Buradan kronik hastalığı bulunan kişilerde (şeker hastalığı gibi...) hastalık şiddetinin daha fazla olabileceği sonucunu da akılda tutmak gerekecektir. Geçmişte çiçek hastalığına karşı aşılama kısıtlı da olsa koruyucu olmasına rağmen, günümüzde (ülkeye bağlı olarak) 40 ila 50 yaş aralığı altındaki kişiler, hastalığın ortadan kaldırılmasından sonra dünya çapında çiçek hastalığı aşılama kampanyalarının kesilmesi nedeniyle MÇ hastalığına daha duyarlı olabilir.
 
MÇ hastalığında gelişebilecek komplikasyonlar arasında ikincil enfeksiyonlar, bronşit ve zatürre, sepsis, beyin dokusunun iltihabı ve görme kaybıyla sonuçlanabilecek gözün saydam tabakasının enfeksiyonları sayılabilir. Son zamanlarda vaka ölüm oranları Dünya Sağlık Teşkilatı tartafından %3-6 civarında bildirilmektedir.
 
Peki eğer bulgu ve belirtileri Çiçek Hastalığı ve COVID-19 kadar kötü değilse neden MÇ’i hastalığını önemsemeliyiz sorusu akla gelebilir. Maymun çiçeği vaka ölüm oranı tarihsel süreçte genel popülasyonda %0 ila %11 arasında değişmiştir ve küçük çocuklar arasında daha yüksek olarak görülmüştür. 2017 yılında Nijerya’da yaşanan salgında hastalıktan ölüm oranları %3 düzeylerine kadar çıkmıştır. Buradan şu çıkarım yapılabilir. Eğer hastalık pandemiye dönerse COVID-19’un öldürdüğü insan sayısının en az yarısı kadar insan daha bu hastalıktan ölebilecektir. Eğer daha önce olduğu gibi %11 düzeylerinde ölümlere neden olursa bu kez de COVID-19 nedeniyle ölenlerin neredeyse iki katı kadar insan dah hayatını kaybedebilecektir. Mayıs 2022'de, MÇ hastalığının endemik olarak görüldüğü ülkelere seyehat etmemiş kişilerde hastalığın endemik olmayan ülkelerde ortaya çıkması atipik bir tablodur ve bir pandemiye dönme korkusuna neden olmuştur ve bu nedenle araştırmacıları harekete geçirmiştir. Sırf bu durum bile hastalık için farkındalık yaratmak adına büyük önem taşımaktadır.
 
MÇ hastalığından korunmak için yapılacaklar arasında şunlar sayılabilir:
1. İnsandan insana bulaşma riskini azaltmak: Gözetim ve yeni vakaların hızlı tanımlanması, salgının kontrol altına alınması için kritik öneme sahiptir. İnsan MÇ salgınları sırasında, enfekte kişilerle yakın temas, maymun çiçeği virüsü enfeksiyonu için en önemli risk faktörüdür.
2. Hayvan ticaretine getirilen kısıtlamalar yoluyla maymun çiçeğinin yayılmasının önlenmesi: Özellikle hastalığın endemik olarak görüldüğü ülkelerden MÇ hastalığının etkileyebildiği hayvan türlerinin ticaretinin kısıtlanması veya yasaklanması alınması gereken önemli tedbirlerden biri olacaktır.
3. Her zaman olduğu gibi başta hijyen önemli, su ve sabun ile sık el yıkamak ilk sırayı alıyor. MÇ hastalığı olan birine 1 metreden daha fazla yaklaşmamak, kullandığı çarşaf, havlu, giysi gibi materyallerden uzak durmak ve aktif olarak enfekte olduğu bilinen hastaların uygun sürelerle izole edilmesi günümüz koşullarında yeterli tedbirler olarak görülmektedir.
 
"Kitlesel Aşılanma" gerekli mi? Şu anda bir pandemi söz konusu olmadığından riskli bölgelerde çalışan sağlık çalışanları dışında kitlesel aşılanma Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından gerekli görülmemektedir. Diğer taraftan bazı firmalar pandemi ihtimaline karşı aşı araştırmalarını yürütmektedirler. Daha önce Çiçek Hastalığı için aşı olmuş olan kişilerde belli oranda korunmanın mümkün olduğu ifade edilmektedir.
 
Değerli okurlar, viral hastalıklar çok hafif seyirden COVID-19’da gördüğümüz üzere öldürücü etkilere sahip bir seyir izleyebilirler. Özellikle endemik olarak var olmadığı ülkelerde endemik olarak varolduğu ülkelere seyahat etme hikayesi bulunmayan insanlarda ortaya çıkması nedeniyle korkuya sebep olan MÇ hastalığı hakkında genel bilgileri özetlemeye çalıştım. Günümüz itibarıyla endişeye gerek yoktur ancak tedbirsiz de yakalanmamak lazım.
 
Sağlıklı günler diliyorum. 
 
* Bu yazı ağırlıklı olarak Dünya Sağlık Teşkilatı’nın farklı sayfalarından toparlanan bilgilerle derlenmiştir.
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.