banner762
banner815
banner797

Erçin'le Kitap Dünyası

banner476

Kitabın hala fikirlerin temel taşıyıcısı olduğuna inanıyorum. GEORGE WİLL (Amerikalı Özgürlükçü)

banner825
Erçin'le Kitap Dünyası

Hazırlayan: Erçin SELASİYE 


HAFTANIN EN ÇOK OKUNAN KIBRIS KİTAPLARI:

Kıbrıs Mutfağından Tatlar – Aysel Bodi
Güçük Prens - Kıbrıs Türkçesi – Antoine de Saint-Exupery 
Kuzey Kıbrıs Mantarlar ve Diğer Sakinleri – Vladislav Matselevich 
Zoraki Sol – Eğilgenliğin Retoriği – Ümit İnatçı
Kıbrıs Mutfağından Yemek Keyfine Yolculuk – Zehra Eliçin 
 

KIBRIS MUTFAĞINDAN TATLAR AYSEL BODİ

Akova Kadınlar Derneği tarafından hazırlanan kitap Kıbrıs Türk yemek kültüründen örnekler kayıt altına alınarak, tariflerin gelecek nesillere ulaşmasını böylece kültürümüzün unutulmamasını amaçlıyor.  


 

HAFTANIN EN ÇOK OKUNAN DÜNYA KİTAPLARI:

Darağacında 15 Kadın – Tarık Işık
Amok Koşucusu – Sahaf Mendel – Stefan Zweig 
Kaplanın Sırtında – İstibdat ve Hürriyet – Zülfü Livaneli 
Şeker Portakalı – Jose Mauro de Vasconcelos 
Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupery 

DARAĞACINDA 15 KADIN – TARIK IŞIK

Türkiye'de İdam Edilen Kadınların Gerçek Hikayeleri (1931-1971)
İşte, bu benim idam ettiğim ilk ve son kadın oldu.
Koca koca eşkıyaları asmak, bana böyle ufak tefek bir kadını asmaktan daha kolay gelmişti.


 

HAFTANIN KİTABI

DUL – FİONA BARTON

Hayatımızı paylaştığımız insanları gerçekten tanıyor muyuz?
İç dünyalarında neler var ve ne kadar ileri gidebilirler hiç bir fikrimiz var mı?
Tabi bu soruların aynısı bizler içinde geçerli. Kendimize sakladığımız duygu ve düşüncelerimiz ile baş başa kaldığımızda nasıl bir varlığa dönüşüyoruz?
Adalet anlayışımız sadece kendimize mi yoksa herkes için aynı tutumu sergileyebiliyor muyuz?
Kitabı elimden bırakamadım ve iki günde bitirdim…
İsmine bakıp da yalnız bir kadını anlattığını sanmayın, kitap tam anlamıyla baş döndürücü bir psikolojik gerilim…
Çocuk sahibi olmak için çıldıran bir kadın ve pedofil kocası... Jean Taylor, sıradan ve sakin bir hayatı bir gün küçük Bella’nın kaçırılmasıyla tam bir kaosa dönüşür. Sevgili kocası Glen Taylor küçük kızı kaçırmakla suçlanmaktadır. Gazeteler ondan Canavar diye bahsetmektedir. Taylor çifti o günden sonra gazete manşetlerinden düşmeyecektir. Kocasının ölümüyle gazetecilerle tek başına mücadele etmeye başlar. . .
Kitap türünün hakkını sonuna kadar veriyordu. Uzun zamandır okuduğum en iyi psikolojik gerilim... 
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen son derece başarılı, akıcı, sade ve okuru yormayan bir dille yazılmış…
Klasik bir konu olmasına rağmen sayfaları çevirmek için sabırsızlandığınız merak uyandıran bir hikayeye dönüşmüş.  Karakter çok iyi oluşturulmuş,  öyle ki kitabın başından sonuna kadar Jean karakterini çözmekle uğraşıyorsunuz…
Hikaye günümüz ve geçmiş zaman olarak bölüm bölüm ilerliyor. Asıl hikaye Jean karakterinin gözünden anlatılsa da diğer tüm karakterlerin gözünden de bölümler mevcut…
Dul serinin ilk romanıymış devam romanın ismi ise Çocuk. Okumak için sabırsızlanıyorum…
OKUMA AZMİNİZ HİÇ BİTMESİN…



 

HAFTANIN YAZARI

SELMA LAGERLÖF (1858 – 1940)

İsveçli yazardır. Efsane ve masallara dayanan yapıtlarıyla tanınmıştır.
Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan hem ilk kadın yazar, hem de ilk İsveçli yazardır.
1858 yılında İsveç’te bir çiftlikte doğru. Çocukken geçirdiği bir hastalık yüzünden bir süre sakat kaldı. Dönemin geleneklerine göre evde özel eğitim gördü. 1882 sonbaharında babasının rızası olmadan Stockholm'de öğretmen okuluna girdi. Eğitimi sırasında babası ekonomik sıkıntıya girdi ve çiftliği satıldı.
1885'te babasını kaybeden Selma Lagerlöf aynı yıl Landskrona'da öğretmenliğe başladı. İki ciltlik romanı Gösta Berlings Saga'yı bu sırada yazdı.
1924'te Mauritz Stiller'in sinemaya uyarladığı roman, Lagerlöf'ün doğup büyüdüğü Vaermland bölgesinin en parlak dönemini, bölgenin demir döküm atölyeleri ve küçük malikanelerle dolup taştığı yıllardaki yaşamı anlatıyordu.
1890'larda İsveç'te romantizmin canlanışında önemli bir rol oynadı ve Osynliga Länkar (Görünmez Bağlar)'ı yazdı.
1895'te bir burs kazanınca, öğretmenliği bırakarak yurt dışı gezilerine katıldı ve kendini tamamen yazmaya verdi. 
İtalya'ya yaptığı ziyaretten sonra Antikrists mirakler (Deccal'in Mucizeleri)'i adlı sosyalist içerikli romanını yayımladı. Bunu en iyi yapıtlarından biri sayılan En herrgårdssägen (Malikane öyküleri) ile Mısır ve Filistin'de geçirdiği kışın etkisiyle yazdığı, kendisine İsveç'in en önde gelen romancısı niteliğini sağlayan iki ciltlik Jerusalem (Kudüs) izledi. Diğer önemli yapıtları arasında, özlü ve güçlü bir anlatımı olan Herr Arnes penningar (Bay Arnes'in Hazinesi; 1904) yer alır.
I. Dünya Savaşı başlayınca çok sarsılan Lagerlöf, birkaç yıl süreyle pek ürün vermedi. Daha sonra Marbacka (1922), Ett Barns Memoarer (Bir Çocuğun Anıları; 1930) ve Dagbök för Selma Lagerlöf (Selma Lagerlöf'ün Günlüğü; 1932) adlı kitaplarında incelikli bir üslupla çocukluğunu anlattı. Vaermland'ı konu alan üçlemesiyle de tanınan Lagerlöf, çağdaş öykü yazarlarının en yeteneklilerinden biri sayılır.
Lagerlöf'ün en iyi eseri olan Nils Holgerssons underbara resa genom Sverige (Nils Holgersson'un yaban kazlarıyla maceraları) adlı kitabından yola çıkarak hazırlanan çizgi film dizisi, TRT televizyonlarına Uçan Kaz adıyla gösterilmiştir. 



 
 
banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.