banner913
banner885
banner915

Erçin'le Kitap Dünyası

banner476

Ne kadar çok okursanız o kadar çok öğrenir ve güç kazanır yaşamınızın denetimini kendi ellerinize alırsınız. ROZ TOWNSEND

banner825
Erçin'le Kitap Dünyası


Hazırlayan: Erçin SELASİYE


HAFTANIN EN ÇOK OKUNAN KIBRIS KİTAPLARI:

Özgürleşme Denemeleri – Sol Kimlik Ekoloji ve Konformizm – Hasan Yıkıcı
Ada Karanlığı – Turgül Tomgüsehan
Kıbrıs Mutfağından Yemek Keyfine Yolculuk – Zehra Eliçin
Gök Çatının Altındakiler – Fatma Türkoğlu
Kıbrısın En Uzun Yüzyılı – Mete Hatay
 

ÖZGÜRLEŞME DENEMELERİ – SOL KİMLİK EKOLOJİ VE KONFORMİZM – HASAN YIKICI

Hasan Yıkıcı'nın çalışması, "Özgürleşme Hatları", "Kimlik Çıkmazı", "İklim Krizi, Ekoloji ve Sol", "Entegrasyon, Merkezde Kırılmalar, ve Kıbrıs Sorunu" ile "Huzursuz Düşünceler" başlıkları altında toplanan 5 temel bölümden oluşmakta.
 

HAFTANIN EN ÇOK OKUNAN DÜNYA KİTAPLARI:

Yanlış Hayat Doğru Yaşanmaz – Ethem Emin Nemutlu
Yaşamak Sakinlik İster – Özgür Bacaksız 
Var mısın – Güçlü Bir Yaşam İçin Öneriler 
Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali  
Sokak Nöbetçileri (Ciltsiz) – Aslı Arslan 
 

YANLIŞ HAYAT DOĞRU YAŞANMAZ - ETHEM EMİN NEMUTLU

“Ölmeden önce ölmek” fikrini benimseyen, intiharlar kuşanan ve otuz senedir cezaevinde olan bir kadın…
Hasret Kurtuluş; uyuşturucu bağımlısı, kocasını öldürmekten hüküm giymiş ve hayattan çoktan vazgeçmiş bir kadındır. Yine bir intihar girişiminin ardından psikoloğun yolunu tutar. Bu sefer psikolog farklı biridir. Hapishanede bir hastaya ilk kez bakan Psikolog Efe Taşçı, Hasret'in hayat hikâyesini dinledikten sonra ona yardım etmeye karar verir. Bu yardımlar doğrultusunda hüzün ve umudun iç içe geçtiği bir hikâye başlar.
 

 

HAFTANIN KİTABI

KRİSTİN HANNAH - BÜLBÜL

Kristin Hannah sürekli gördüğüm ama okumadığım bir yazardı... Çok sevdiğim bir dostum doğum günümde hediye etti ve herşeyi bırak bunu mutlaka oku dedi…
Ve… Hayatıma başka bir hayat eklediği için Kristin Hannah' ya teşekkür ederim…
Bu kitap hayatın kendisi gibi… Sevgi, acı, şefkat ve yaşanmışlık dolu. Duygular o kadar yalın ve doğru yansıtılmış ki hayran olmamak elde değil…
Tarih kitaplarını severim ama burdaki tarihle birlikte harmanlanmış karakterler çok çarpıcı… İyi ki okumuşum dedirtecek ender kitaplardan biri Bülbül…
İki zıt karakter Isabelle ve Viann... Direnişe katılıp ülkesini korumak isteyen asi, başına buyruk bildiğini okuyan Isabelle ve red edilmeyi, sevgisizliği kabul etmeyip birine sığınmak ve onun kanatları altında güvende olmak isteyen şartlar zorlaştığında ve sevdikleri söz konusu olduğunda gücünün ve cesaretinin farkına varan Viann.

 

HAFTANIN YAZARI

STEFAN ZWEİG 1881 – 1942

Stefan Zweig 1881 yılında Viyana, Avusturya’da dünyaya gelmiştir. Oyun yazarı, romancı, gazeteci ve biyografi yazarıdır. Babası varlıklı bir sanayici olan Stefan küçük yaşlardan itibaren edebiyat, kültür alanında iyi bir eğitim görmüş Latince, Fransızca, İngilizce, Yunanca dillerini iyi şekilde konuşmaktadır.
İlk şiirlerini lise yıllarında yazdı. Hugo Von ve Paul Verlaine şiirlerini Almanya ’caya çevirdi. 1.Dünya Savaşında gönüllü olarak Viyana’da savaş karargâhında Arşiv Memuru olarak çalıştı. Savaş bittikten sonra Avusturya’ya döndü Salzburg’a yerleşerek Frederike Von Winternit ile evlendi. 
Burada yaklaşık 20 yıl kaldı. Burada geçirdiği yıllar en verimli yıllarıydı yazarın. İnsanlarla güzel dostluklar kurdu ve bu dönemde edebiyatı doruklara kadar çıkardı. 
Salzburg’da geçen senelerinde Stefan Zweig Avrupa’nın düşünsel birliğinde ağırlığını koydu bir takım konferans ve makaleleri ile aşırılılığa karşı devamlı uyarılarda bulundu.
1927yılında Duygu Karmaşası, Yıldızın Parladığı Anlar, Tarihsel Baş Minyatür isimli kitaplarını yayınladı. Stefan Zweig, Leo Tolstoy’un 100. Doğum yıldönümünde kutlamalara katılmak için Sovyetler Birliğine gitti.
1933de Nazilerin yaktığı kitaplar içinde Yahudi kökenli Stefan Zweig’in de kitapları ’da yer alıyordu. Zweig bundan sonra ülkesini terk ederek Londra’ya yerleşmek zorunda kaldı. Burada da huzur bulamadı. 
1937 yılında karısı Frederike’den ayrıldı. Tam bir sene sonra Portekize giderken yanında Lotte Altman isimli bir kadın vardı. Bu sıralarda Avusturya, Alman Reich’ katılmıştı Stefan’da İngiliz vatandaşlığına geçmek için müracaat etmişti. Daha sonra Lotte Altman ile evlendi yazar. II. Dünya savaşında İngiliz tabiiyetine girerek New York, Arjantin, Portekiz’e gitti. 
Brezilyaya yerleşmeye karar veren yazar orada çok ünlü eseri Satranç Öyküsünü yayınladı. Oldukça üretken olması ile bilinen Zweig denemeler yaptı birçok konuda. Lirik şiirler yazdı, Trajedi türünde sahne eserleri, biyografi alanlarında denemeler yaptı.
Biyografi alanındaki çalışmalarını Freud’a ve psikolojiye olan ilgisinden dolayı etkilenmişti. Balzac, Dickens, Dostoyevski gibi üç büyüğün biyografilerini hazırladı.
Patlak veren savaş tüm dünyayı yakmaktaydı buda en çok Zweig’i üzüyordu. Büyük yazar Zweig Alman bir şair olan Kleist kendini ve eşini silahla vurarak intihar etmesinden etkilenmiş ve karısı Lotte ile bu benzerliği yaşamak ister.
Zweig bunun sonucunda 22 Şubat 1942'de bir soda şişesine bol miktarda Veronal denilen zehri ilave eder ve bu şişeden üç yudum alarak eşine şişeyi uzatır şunları söyler’ Yanıma gelmek arzusundaysan eğer bunu istediğin zaman yapabilirsin der’
Bunun üzerine Lotte ona son olarak ‘ beni seviyor musun’ diye sorar Zweig evet cevabını verir. Lotte şişenin tamamını içer ve eşinin yanına uzanır. Son uykularına yatarlar.
Hitlere karşı nefret duyan Zweig çiftinin intiharına neden olmuş fakat tarih tekerrür ederek 3 yıl sonra Nazilerin Rusya’ya karşı yenilmesinden sonra Hitler eşi ile birlikte intihar etmiştir. 

banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.