banner762
banner661

Dr.Okan Dağlı’nın Topta Birlikte Kitabı Çıktı

banner476

Ülkemiz son 70-80 yıldır aşırı milliyetçilik yüzünden bölünüp, parçalanıp bazı kişilerin, ulusların çıkarlarına hizmet ettiler. Bu bölünmüşlük acısını yine tüm Dünya’da olduğu gibi halklar çekti

banner714
Dr.Okan Dağlı’nın Topta Birlikte Kitabı Çıktı

Şehit oldu, göç etti, malından mülkünden oldu ve en önemlisi toplumsal belleğini kaybetti. Son yılarda yapılan bir sürü bilimsel, nitel araştırmalar bu gerçeğe dönmemizi, Adamızın o güzel yıllarını öğrenmemize neden oldu, Okan Dağlı’nı 274 sayfalık “Topta Birlikte İki Toplumlu Futbolcular” adlı eseri geçmişle gelecek arasında bağ kurarak hem eskiden hem de 2003 sonrası bu toplumun birlikte Barış içinde olursalar neler yapabileceğini bizlere gösteriyor. Topun önemli bir barış aracı olması ve bu toplumun son günlerde yaşanan Corona’dan sonra Barışa ne kadar ihtiyacı olduğu, bir kez daha bizlere göstermiş oldu. Okurken duygulanıp bazan da öfkeleneceğiniz bu önemli çalışmayı okumanızı salık verirken. Yazar kitabı için önsözde şöyle diyor: “Uzun bir uğraştan sonra bir futbol tutkunu olan oğlum Berke ile kitabımızın ikinci baskısını yayına hazırladık. İlk baskıdan bugüne 8 yıl geçti. O yıllardan bugüne Kıbrıs Türk futboluyla beraber tüm dünyada birçok değişiklikler yaşadık. Kıbrıs futbolunun henüz Kıbrıs Futbol Federasyonu (KFF-Kipriaki Omospondia Podosferu KOP) çatısı altında birlikte oynandığı 1955 yılı öncesinde forma giymiş kah unutulmuş kah adanın efsane olmuş oyuncularını da kitabımıza ilave ettik. (Bu noktada araştırmacı yazar Eralp Adanır’dan ve Mete Adanır Vakfının yayını olup sadece 20 sayı yayınlanmış olan SPORTARİH isimli dergimizin kaynaklarından da yararlandık.) 2013 sonrasını da dönemini kitabı eklerken o günlerde birçok değişikliği de kitabın sayfalarındaki "Kıbrıs Türk Futbolunun Tarihsel Analizi" kısmında bulabileceksiniz. Ayrıca 1955'te Kıbrıslı Türklerin FIFA ve UEFA tarafından adada tek tanınan futbol federasyonu olan KOP'tan nasıl koptuğunu olabildiğince ayrıntılı olarak sayfalarımız taşıdık.

1955'te ayrışan Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum futbolunun yani Kıbrıs Futbol Federasyonunun (KOP), özellikle Sertoğlu'nun KTFF (Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu) ve Kutsokumnis'in KOP (Kipriaki Omospondia Podosferu) başkanlıkları yaptığı yıllarda, 2012den sonra hız kazanan ve onların ciddi uğraşlarıyla gerçekleştirilmeye çalışılan birleşme çabalarıyla beraber yaşanan hayal kırıklığını okuyacaksınız. KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu, 2012 yılından başlayarak Kıbrıs Türk Futbolunun makus talihini değiştirecek bir hamle yaptı. 5 Kasım 2013 yılında Zürih'te FIFA ve UEFA Başkanları Sepp Blatter ile Micheal Platininin de katıldığı toplantıda KOP (Kıbrıs Futbol Federasyonu) Başkanı Kutsokumnis ile Kıbrıs'ta futbolu birleştirecek bir metne imza attılar. Adada resmen deprem oldu. Taşlar yerinden oynadı. Kitabımızın 2. baskısına, 2013 yılında başlayan ama maalesef tamamlanamayan bu süreci de ilave ettik.

Aynı dönemlerde yani 2013 sonrası Kıbrıslı Rum futbolcuların tarihte belki de ilk kez Kıbrıslı Türk takımlarında boy göstermeye başladıklarını ve hala daha bugüne kadar devam eden bu sürece yine sayfalarımızda yer verdik. Bu dönemde yine Kıbrıs'ın en köklü kulüplerinden biri olan Lefkoşa'nın Omonoia takımının alt yapısından yetişip A takımına kadar yükselmiş bir Kıbrıslı Türk oyuncumuzla da konuştuk.

Kitabımızın Yunanca çevirisi ile beraber adanın güneyinde ve Türkiye basınında ciddi olarak yer aldığımızı ve adanın bölünme sürecinden önce gerçekleşen "futbolun bölünme sürecini" ve "yeniden birleşme çabalarını" değişik panellerde tartıştık. Bu panellerde yapılan konuşmaların tam metinleri ve Türkiye basınında yer alan bu önemli yazılar da kitabımızın sonunda yer almaktadır.

Yeniden geliştirilmiş baskıyı hazırlarken 70 yıla yakın gerileri gittik. Bizlere konuşan oyuncuların anlattıkları maçları, atılan golleri ve maç sonuçlarını elimizdeki çok önemli kaynaklardan teyit ettik. Kıbrıs'ta futbolun tarihçesine göz atarken elimizdeki bu kaynak kitaplardan da oldukça yararlandık. Değerli araştırmacı Yücel Hatay'ın 2000'li yılların başında yazdığı 'Futbolda Türk-Rum (1934-1955)' ve iki ciltlik 'Dünden Bugüne Sporumuz' isimli kitaplar adeta bir başucu ve kaynak kitabımız oldu bu süreçte. Ayrıca MTG'nin efsane oyuncularından olan Dinçer Raif de sözlü kaynaklarımızdan biriydi Burada onlara bir parantez açmadan "Topta Birlikte" kitabının eksik olabileceğini düşündüğüm Bodamya futbol takımından da bahsetmek isterim. Bodamya adanın ulusötesi diye adlandırabileceğimiz bir köyü. 1950'li ve 60'lı yıllarla birlikte 1974'teki adanın bölünme sürecinde iki toplumlu yapısından ödün vermemiş ve fanatik milliyetçiliği yaşam alanları içine dahil etmemiş bir köyümüz. Her ne kadar 1974 sonrası zorunlu göç de olup köydeki Kıbrıslı Türk nüfusu azalsa da halen iki toplumlu yaşam köyde barış içinde devam etmektedir. İşte bu köyün 1950'li yıllarda belki de adada örneğine rastlanmayan Kıbrıslı Türk ve Kıbrıs Rum futbolculardan oluşan futbol takımı vardı. Çatışmaların en yoğunlukla yaşandığı yıl olan 1958 yılında Bodamya futbol takımında iki toplumun futbolcuları beraber top oynuyorlardı. Aralarında Omonoia gibi şampiyonluklar yaşamış takıma gönderdikleri 3 futbolcuları vardı. Anastasi, Lukadi ve İbrahim... Bunların içinde Kıbrıslı Türk İbrahim Azizle çok istediğim halde konuşamadım.

Bu kitap için 2010 yılından itibaren uzun bir süreye yayılan anı röportaj dizim tetiği çeken bir faktör oldu. Sevgili dostum Öntaç Düzgünle sohbet ederken "Kıbrıs'ın hem Rum hem de Türk takımlarında forma giymiş" futbolcularıyla konuşmayı düşündüğümü söylemiştim. Öntaç da böyle çalışmanın çok güzel ve ilgi çekici olabileceğini ve haftalık Poli dergisinde bunu yayınlayabileceğimizi ifade etti.

Yola koyuldum hemen. Sayıları çok fazla olmayacağını, yaşları itibariyle de çoğunun 80 yaş ve üzeri olan bu insanlarımızla istediğim sonuca ulaşamayacağımı düşünmüştüm. Yanıldım. Sayıları yirmiye yakın, çoğu 80'li yaşlarda olsa dahi beyinleri ve hafızaları hala daha çok dinamik olan bu insanlarla teker teker buluştum. Kimileri benim mesleğimi düşünerek beni Mağusa Tıp Merkezi'nde ziyaret ettiler. Kimilerinin ise ben peşlerine düştüm. Girne, Güzelyurt, İskele, Lefkoşa arkalarından gittim.

Zor ve zahmetli olsa da çok keyif aldığım bir süreç yaşadım. Bu söyleşileri haftalık Poli dergisinde okuyan birçok eş, dost beni aradı. Hiç tanımadığım insanlardan çok güzel mesajlar aldım. Bunlar içinde Hüseyin Garip bana sürekli bu futbolcuları ve o dönemi hatırlatmada yardımcı olurken, iki oğlum Berke ve Berkan da bu gezilerimin çoğuna eşlik edip fotoğraflarımızı çekerek oldukça fazla katkı koydular.

Evet, bir zamanlar buralarda henüz adamız bölünmemiş, EOKA ve TMT kurulmamıştı. KOP (Kıbrıs Futbol Federasyo­nu- Kypriaki Omospondia Pedesferou) henüz Kıbrıslı Rumla­rın, Kıbrıslı Türklerin ve Ermenilerin beraber terlerini akıttık­ları bir futbol federasyonuymuş.

İşte o zamanlarda insanlarımız Kıbrıslı Türk'ü, Rum'u ve Ermeni'si ayni forma altında terini döküyor, forması için din, dil, millet ve ırk farkı gözetmeksizin oynuyormuş. Kıbrıs'ta yaşa­yanlar da düşmanlık nedir bilmiyorlarmış.

Ali'si, Sevim'i, Defteralı'sı, Takis'i, Sarkiz'i, Aram'ı ayni takımda beraber top oynarken, aynı zamanda Kıbrıs Karmasında da be­raber KIBRIS için de ter döküyorlarmış. Örneğin Kıbrıs-İsrail milli maçlarında Ali, Defteralı ve Erdoğan da İsrail'e goller de atmış.

Evet mış'lı, miş'li bu anlattıklarım bir masal gibi gelse de sizlere masal değil aslında. Sizlere yarım asırdan önceki Kıbrıs'ı anla­tıyorum aslında.

Bana sen nerden biliyorsun diyebilirsiniz. Ben onların yalancı-siyim! Ali'lerin, Takis'lerin, Aram'ların ve diğerlerinin. Poli dergisinde "İki Toplumlu Futbolcular" isimli anı röpor­taj dizisi başlatma kararı aldıktan sonra ben de geçmişe gittim onlarla.

Bugün bize reva görülen Kıbrıs'ı yaşarken, zaman tünelinden geçmişe uzandık. Onlar anlattı, biz yazdık. Kıbrıs Türk futbol takımlarının Kıbrıs Rum futbol takımlarıyla ayni liglerde başa baş oynadığı ve şampiyonluklar yaşadığı günleri dinledik on­lardan. Kıbrıslı Türk futbolcuların tüm Kıbrıs'ın yıldızları ve gol kralları olduğu gerçeğini öğrendik bu sohbetlerimizde.

Anorthosis'li Ali (Ahmet) Eşrefoğlu'nun 1951 yılındaki lig maçında Çetinkaya'ya attığı golle Çetinkaya'nın KOP'taki tek şampiyonluğuna ramak kalmışken ne sıkıntılara yol açtığını dinledik ondan.

Daha sonra Çetinkaya'ya geçen Ali'nin Gassipi'de kazanılan Pakkos Şildinden sonra omuzlarda Lefkoşa'ya nasıl taşındığını dinledik Ali abiden.

Özkan'ın Çetinkaya'daki ilişkilerden canının sıkılıp Larnaka'nın EPA'sına gidip "beni alın" dediğini ve EPA formasıyla Kupa Finalinde Çetinkaya'yı yenip kupayı nasıl aldıklarını din­ledim, birinci ağızdan.

TMT'nin önde gelenlerinden Kemal ve Şahap Şemi kardeşle­rin maçları nasıl bağladığını anlattı bu yaşlı kurtlar.

Hüseyin Galliga elbette Ali Abi gibi şanslı değildi. İki toplu­mun takımlarında da top oynamış ama artık EOKA ve TMT kurulmuştu! KOP sadece Kıbrıslı Rumların Futbol Federasyo­nu olmuştu…”

banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.