banner583
banner529
banner570

Corona günlerinde Nermi Uygur hocayı anımsamak

banner476

Corona günlerinde Nermi Uygur hocayı anımsamak

banner630

  HAZIRLAYAN: ŞEVKET ÖZNUR

İnsan, kendine yaraşan yaşam ile düşünmeyi gerçekleştirmedikçe, amacı, aracı, nedeni, dürtüsü ne olursa olsun, güdük kalır yaşama ile düşünce.” Sözünü çok severim Mermi Uygur hocanın 30 yıl önce keşfetmiştim kitaplarını, yıllarca başucu eserleri şunlar olmuştur; Yaşama Felsefesi,Kültür Kuramı, Bunalımdan Yaşama Kültürü, Tadı Damağımda: Bir Okur-Yazarın Kitap Okuma Serüvenleri,Başka-Sevgisi” döner döner okurum kitap içinde altını çizdiklerimi. İşte bu Corona günlerinden, tam onun eserlerini okuma fırsatı hele hele bunalımda olanlar için. Kısacası biraz felsefe biraz yaşam sevgisi, biraz Başka-sevgisini onunla keşfedin. Güzel günleri göreceğiz bilim ve kitapla.

Kültür Kuramı, eski ya da yeni kültür öğretileri üzerine genel bilgiler yansıtan bir başvuru kitabı olarak değil, yazarın düşünce felsefeleri ve düşünce kazısı olarak adlandırdığı felsefi bir kültür kuramı arayışı etrafında yoğunlaşan bir kitaptır. Yazar kültür kuramının belki de tam bir sınırı olamayacağını çarpıcı örnekler ve alt başlıklar altında okuyucuya sunmakta ve "sağduyudan uzak düşmeyen herkes tıkız bir kültür kuramının ne denli dallı budaklı birikimler getirdiğini bilir" diyerek eksiksiz bir kültür kuramının mevcut olamayacağını ifade etmektedir. Yazar, kendi deyimiyle felsefi açıdan eli ayağı düzgün bir kültür anlayışını aramaktadır bu kitabında. Kitap on alt bölümden oluşmaktadır. Örneğin aşağıda örneklenen bölümlerde, Kültür Kuramı'nın okuyucuya vermek istediği kuramsal ancak gerçek hayata yansıtılabilecek pratik konular görülebilmektedir.

         "Dil, Kültür ve Eğitim" bölümünde, çağdaş Batı Avrupa'daki çok kültürlülükten bahsedilmekte ve dil, kültür ve eğitim arasındaki bağlar fenomenolojik olarak incelenmeye çalışılmaktadır. Bu yapılırken dilin, kültürün ve eğitimin tanımları yapılmaktadır. Bu kavramların ve fenomenlerin insan hayatına ve değişik toplumlara yapabileceği ve yaptığı katkılar anlatılmaktadır.

        "Kültürler Arası Düşünceler" bölümünde, günlük yaşamın felsefesi irdelenmekte ve bunun kültür açısından önemi ve yeri değerlendirilmektedir. Bu bölümde Türk Dili'nin felsefesi üzerinde durularak dilbilimsel ve felsefi bazı bilgiler verilmektedir. Dilin toplum ve düşünceler üzerine etkileri ele alınarak dilin ve farklı dillerin yarattığı fiziksel ve anlamsal etkilerden bahsedilmektedir.

        "Marcel'de Ben-Sen Bağı" bölümünde, felsefenin en alıcı ayrımı olan kişiler arası ayrımdan ve özellikle ben-sen ikileminden bahsedilmektedir. Marcel'in "varoluş" konsepti ve "yalnızlık" veya "tekbencilik" gibi kavramlar farklı bir açıdan ele alınarak okuyucuya düşünme ve kendini yargılama ortamı yaratılmaktadır. Bu bağlamda çok boyutlu dinamik bir yaşama evreninin ortasında bulunan bir "ben" kavramı incelenerek başka insanlarla arasındaki farklar felsefi olarak ortaya konmaktadır.

        "Ahlakın Bilimce Temellendirilmesi" bölümünde, tanışma, görüşme, dövüşme, giyinme, yargılama ve değerlendirme gibi bir çok davranışın teorik ve pratik değerleri ile farklı toplumlar içindeki önemleri ve rolleri üzerinde durulmaktadır. Bilimsel açıdan ahlakın ne demek olduğu ve "bilimce" bir temellendirmenin mümkün olup olamayacağı ele alınmaktadır. Eğer bir temellendirme varsa ve mümkünse bu nasıl olacaktır?Yazar işte bu bölümde bu ve bunun gibi sorulara cevap aramaktadır.


Sonuç olarak Kültür Kuramı, en küçük ama en önemli varlık olan "ego" kavramında başlayarak daha komplekse doğru giden ve toplumdaki farklı değişkenler içinde kültür teriminin farklı anlamlarını ortaya çıkarmaya hedefleyen bir çalışmadır. Bunu yaparken çok çarpıcı örneklemeler yapmaktadır ve okuyucuya kendini de içinde hissettiği bir sanal toplum yaratmaktadır. Sadece metafizik konuları değil mantık kuramları vasıtasıyla da örnekler ve çıkarım ortamları zenginleştirilmektedir. Yazar, Bertrand Russel'in doğruluk anlayışından bahsederken şöyle der: "Russel'ı belli bir 'izm'in darlığına kapanmaktan; tüm bilgileri 'doğru' yada 'yanlış' olmak bakımından tek ve şaşmaz bir ölçeğe vurmaktan; kuram uğrunda güdükleşmekten kurtaran, hiç kuşku yok ki, ustalıkla uyguladığı çözümleyici yöntemdir." Yazar, Russel'ın yalınlığa verdiği önemden bahsederek, onun doğruluk anlayışını ifade etmeye çalışmaktadır. Bütün bu alt bölümler bir sonucu olarak denilebilir ki: "Bir kültür kuramı, biçimi ve içeriği saymakla tükenmeyecek öğeler kapsar. Evet tanımlanması zordur, ancak tanımlanmaya başladığımızda ise felsefenin ve bilimin ışığında bilmediğimiz bir çok ilginç ve aydınlatıcı yere gidebiliriz.

Prof. Dr. Nermi Uygur KİMDİR? (d. 15 Ocak 1925, İstanbul - ö. 21 Şubat 2005, İstanbul), felsefe profesörü, yazar.

Galatasaray Lisesi'nin Latince Bölümü'nü bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin Felsefe Bölümü'nden ve Köln Üniversitesi'nden mezun olan Profesör Nermi Uygur, 1950 yılının Ocak ayında İstanbul Üniversitesi'nde asistan olarak göreve başladı. 1952'de Kültür Bilimlerinin Varlık Yapısı teziyle doktor oldu. Almanya, Fransa, Belçika'ya görevli olarak gönderilerek bisikletle dolaştığı bu ülkelerde fenomenoloji üzerine araştırmalar yaptı. Türkiye'ye dönüşte 'Husserl'de Başkasının Ben'i' teziyle doçent oldu.

'Filozof denemeci gibi çalışırsa başarıya ulaşır' düşüncesiyle edebiyata yöneldi. 1962'de 'Dilin Gücü'yle başlayıp dünyayı, felsefeyi, kültürü sorgulama serüvenini denemeler şeklinde kitaplaşırdı. 1960'lardan itibaren yazıları yurt dışında yayımlanarak tanınmaya başladı. 1966'da bursla Almanya, 1970'te Fransa ve İngiltere üniversitelerinde çalıştı. 1979 - 1981 arasında Almanya'da, Wuppertal Üniversitesi'ne konuk profesörlük yaptı. Almanya'nın Wuppertal Üniversitesi'nde Mantık, Dil, Sanat, Kültür Felsefesi ağırlıklı dersler verdi.

1992 yılındaki emekliliğinin ardından Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Felsefe tarihi dersleri vermeye başladı. 2002 yılında YÖK tarafından yeniden üniversiteyle ilişiği kesildi.

PEN (Dünya Yazarlar Birliği), Türk Dil Kurumu ve Türk Fizik Demeği'nin üyeliklerinde de bulunmuş olan Nermi Uygur, Dağcılık Kulübünün ilk üyelerinden olup, felsefede denemeci anlayışın öncüsü sayılmaktaydı.

Nermi Uygur'un, Türkçe dışında Almanca, İngilizce ve Fransızca yapıtları da bulunmaktadır.

Nermi Uygur Eserleri :

Edmund Husserl'de Başkasının Ben'i Sorunu, 1958; Türk Dil Kurumu 1959 Bilim Ödülü; 1998,

Dilin Gücü, 1962, 1997,

Felsefenin Çağrısı, 1962, 1995,

Dünyagörüşü, 1963

Güneşle, 1969, 1997,

İnsan Açısından Edebiyat, 1969, 1999,

Türk Felsefesinin Boyutları, 1974, 1988, 2002,

Kuram-Eylem Bağlamı: Çözümleyici Bir Felsefe Denemesi, 1975, 1996

Dil Yönünden Fizik Felsefesi, 1979, 1985,

Yaşama Felsefesi, 1981, 1998,

Kültür Kuramı, 1984, 1996,

Bunalımdan Yaşama Kültürü, 1989, 1997,

Çağdaş Ortamda Teknik, 1989, 2002,

İçi Dışıyla Batı'nın Kültür Dünyası, 1992, 1998,

Tadı Damağımda: Bir Okur-Yazarın Kitap Okuma Serüvenleri, 1995, 1996; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 1995 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü,

Başka-Sevgisi, 1996,

Salkımlar, 1998,

Dipten Gelen, 1999,

Denemeli Denemesiz, 1999,

İçimin Sesi, 2001,

Eşekler, İkindiler, Yetişimler, 2004.

banner342
banner603
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.