banner583
banner661

Spiritüel Yolculuk

banner476

Son zamanlarda sürekli olarak aklıma takılan, çoğu zaman ihlal edilen bireysel alan mevzusu..

banner666
Spiritüel Yolculuk


[email protected]
Fatoş Kızılyürek
Hazırlayan:

BİREYSEL ALAN KİŞİYİ ÖZGÜRLEŞTİRİR.

Bireysel alan için önce birey olmamız gerekmez mi? Hala sürü psikolojisinden kurtulamamış bir milletiz. “Sürüden ayrılanı kurt kapar” atasözlerimize de baktığımız zaman bu hususun genlerimize işlediğini görüyoruz. Savaşı görmüş bir Millet olarak hala savunma psikolojisinden kurtulmuş değiliz. Sürekli olarak işgal/savaş tehdidi insanları gereğinden fazla yakın olmaya zorluyor. Kırsal alanlarımızda onca boş arazi varken bile dip dibe olmayı seçiyoruz. Maalesef ki bu konudaki bilincimiz son derece yetersiz.

Daha da özele inip ev yaşantılarımıza bakacak olursak; örneğin, odaya girmeden önce kapının çalınması gerekiyorsa hem çocuklar ebeveynlerinin hem de ebeveynler çocuklarının odalarına girmeden önce kapıyı çalmalıdır. Küçücük çocuklarımızın özel alanlarına biz ebeveynler saygı duyamıyorsak onlardan da aynı saygıyı bekleyemeyiz. Ya da çocuğun elinden kumandayı çekmek, zorla banyoya sokmak ileride arkadaşının eşyasını sormadan almasını normalleştirecektir. Çocuk ebeveyninden hangi davranışları görüyorsa, bu gördüğü davranışları karşısındaki kişilere yansıtır. Böylelikle çocuğunuzun duygu ve düşüncelerini kabul ettiğinizi göstermeniz, onların özel alanlarını ihlal etmemeniz, çocuğunuzun benlik ve sınır duygusunu pekiştirecektir.
 
Peki bu sınırları nasıl çizelim? Tabii ki HAYIR demeyi öncelik sıramıza alarak. Öncelikle sınırlarınızı çizerken kendinizi kötü hissetmeyin. Örneğin çat kapı evinize gelerek sınırlarınızı ihlal eden bir arkadaşınıza “Keşke arasaydın, şuan da önemli bir işim var” demekten çekinmeyin. Unutmayın bir insan olarak kendinizi korumaya çalışmanız sizin en doğal hakkınız. Sınır çizmek de kendimizi koruma şekillerimizden biri.
Sınırlar, her zaman, her alanda önemli bir konu olmuştur. İlişkilerin düzenlenmesi ve ilerleyişinde sınırların etkisi yadsınamayacak kadar önemlidir. İş hayatı, özel ilişkiler, arkadaşlık ilişkileri gibi çok farklı alanda sınırları belirlemek ve korumak gereklidir. Bunları başaramıyorsak hayatlarımız üzerinde daha kararlı ve kontrol sahibi olamayız ve bu durum kendimize olan özsaygımızı zedeleyerek bizi mutsuzluğa sürükleyebilir. Lütfen düşünün… Sizlerin sınırları nelerdir? Özel alanınız ne kadar geniş?  Hayır diyebiliyormusunuz? Çocuklarınıza bu konuda nasıl yaklaşıyorsunuz?
Size sınırlarınızı belirlediğiniz, bireysel alanlarınızı oluşturduğunuz ve onları özenle koruduğunuz günler diliyorum.

Sevgiyle kalınız…
 

HAFTANIN SÖZÜ

"Ömrünüzü geçmişte yaptığınız hataları düşünüp, kendinizi suçlayarak geçirebilirsiniz. Ancak size temin ederim ki, bu geçmişinizde zerre kadar değişikliğe bile yol açmayacaktır." -
Dr. Wayne W. Dyer

 

HAFTANIN ÖNERİSİ

Özlü Hikayeler...

Suyun Ağırlığı

Bir psikolog, dinleyicilerine stres yönetimini öğretirken elinde bir bardak su vardır.
Birden elindeki bardağı havaya kaldırır. Odadaki herkes psikoloğun “Sizce bu bardak boş mu dolu mu?” sorusunu soracağını düşünür. Ancak psikolog gülümser ve şu soruyu sorar “Sizce bu bardaktaki suyun ağırlığı nedir?”
Cevaplar değişkenlik göstermekte, herkes bir miktar söylemektedir. Psikolog cevaplara şöyle karşılık verir “Net ağırlık önemli değildir. Ağırlığı onu ne kadar taşıdığınıza göre değişir.” ve devam eder “Eğer ben bu suyu bir dakika taşırsam bir sorun olmaz. Ama bir saat taşıdığımda kolum ağrır. Eğer bir gün boyunca taşırsam kolumu uyuşacaktır ve bu çok zor olacaktır. Tüm bu durumlarda suyun ağırlığı hep aynıdır. Ancak ben suyu ne kadar uzun süre taşırsam o kadar ağırlaşır.”
Şöyle devam eder “ Hayatımızdaki stres ve endişeler de aynı bu su gibidir. Onları kısa bir süreliğine düşünün, bir şey olmaz. Ancak onları gecenize ve ertesi gününüze taşımamalısınız. Eğer hala geçmişin stresini üzerinizde hissediyorsanız sizin için suyu yere bırakmanın zamanı gelmiştir.”
 
Suyun Ağırlığı
 

Evimizi negatif enerjilerden temizliyoruz…
 

Taze meyvelere yer açın

Meyveler de kötü enerjiyi uzaklaştırmaya yardım eder. Mutfak veya yemek odanızda devamlı taze meyve bulundurun. Çürük meyveleri hemen çöpe atınız…

HAFTANIN FARKINDALIĞI

 Yorgunluk Hissinin Fiziksel Değil Ruhsal Olduğunu Gösteren 8 İşaret
 
 
Eğer sık sık bitkin ve yorgun hissediyorsanız yalnız değilsiniz. Aslında her 5 kişiden 1’i bu durumdan şikayetçi. Modern hayatın getirdiği yoğun iş temposu; stres, uykusuzluk ve egzersiz eksikliğiyle birleşince yorgun hissetmemek pek de mümkün olmuyor. Peki, bu bitkinliğin sebebinin fiziksel değil de ruhsal olduğunu hiç düşünüzdünüz mü? Bedeninizin değil ruhunuzun yorgun olduğunu gösteren 8 işareti sizin için derledik.

1. Uzun bir gece uykusu çektikten sonra hala yorgun hissetmek
Yeterli sürede uyuduğunuzda bile dinlenmiş hissetmiyorsanız bu önemli bir işaret sayılabilir. Uyuyarak bedeninizi dinlendirebilirsiniz ancak ruhunuz dinlendiremezsiniz.

2. Gün içinde sık sık düş kurma ve gerçeklikten kaçma
Hayatın gerçeklerinden hayal kurarak kaçıyor olmak, ruhen yorgun olmanın en önemli göstergelerinden biri sayılabilir.

3. İlgisizlik ve hevessizlik
Etrafınızda olan bitene kayıtsız kalıyor, hiçbir şeyi arzulamıyorsanız yorgunluğunuz fiziksel değil de ruhsal olabilir.

4. Ani duygu değişiklikleri
Durup dururken gülmeye ya da ağlamaya başladığınız oluyor mu? Peki ya olmayacak şeylere alınganlık göstermek? Eğer bu ani duygu değişimlerini yaşıyorsanız ruhunuzu dinlendirmeye ihtiyacınız olabilir.

5. İyiymiş taklidi yapmak
Eğer iyi olduğunuz konusunda kendinizi ve çevrenizi kandırıyorsanız karşılaşacağınız ilk sorun yorgunluk olacak. Hissettiğiniz gibi davranamamak kadar yorucu çok az şey var!

6. Yalnız hissetmek
Etrafınızdaki insanları kendinizden uzaklaştırmanız ya da sizi anlamadıklarını düşünerek içinize kapanmanız hiçbir sorunu çözmez. Aksine sorunlarınızla kendi başınıza boğuşurken daha fazla yorulursunuz.

7. Başkalarından saklanma isteği
Bir köşeye oturup herkesten ve her şeyden uzak kalmak pek mümkün sayılmaz. Bu hissiyata sahipken iş ve sosyal hayatınıza devam etmek ise işleri daha da zor bir hale sokabiliyor. Yorgunluğunuzun sebeplerinden biri üzerinizdeki bu psikolojik baskı olabilir.

8. Negatif düşünceler
Eğer güzel ve eğlenceli şeyler yerine aklınıza hep negatif düşünceler geliyorsa fiziksel değil ruhsal olarak yorgun olabilirsiniz. Ruhen yorgun olduğunuzu gösteren bu işaretler, çözümün uykuda ya da diğer fiziksel yöntemlerde olmadığına dair de fikir veriyor.
 

 

HAFTANIN TAŞI

Akik Taşı Faydaları Nelerdir?

Kişiyi ruhsal açıdan korur.
Strese karşı koruyucu etkisi vardır.
İnsanı negatif enerjiden kurtarır.
Cilt hastalıklarına iyi gelir.
Bedeni güçlendirici etkisi vardır.
Kendini ifade etmekte zorlananlara iyi gelir.
Ağrıları azaltır.
Taşıyan kişiyi tehlikelere karşı koruyucu etkisi vardır.

Akik taşı nedir? Akik taşı özellikleri ve faydaları

 
 
banner342
banner692
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.