banner875
banner885
banner878

GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ KIBRIS TÜRK HALKINA KARŞI SİLAHLANMAYI HEDEFLERKEN (3)


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 29 Eylül 2022, 12:37

77. BM Genel Kurulu nedeniyle gerçekleşen ABD ziyareti sonunda New York’taki Türkevi’nde gazetecilerle gerçekleştirdiği söyleşide, KKTC’nin tanınmasıyla ilgili somut  herhangi bir adımın olup olmayacağı, bu yönde dünyada ne gibi adımların beklenebileceği sorusu üzerine Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı   Erdoğan, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’a yönelik siyasetinin belli olduğunu ve bunun tartışma götürmeyeceğini  kaydetti..
23 Eylül 2022 tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ercan’a uçuş konusunu Putin’le görüştüğünü açıkladı.
“Biz Kuzey Kıbrıs’ı rastgele bir ülke olarak görmüyoruz. Onu biz adeta kendimiz olarak kabullendik, öyle görüyoruz, öyle de göreceğiz” diyen T.C Cumhurbaşkanı  Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin’le görüşmelerinde de Kuzey Kıbrıs meselesine değindiğini aktardı..
Rusya’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne  direkt uçuşların başlamasından memnuniyet duyacaklarını belirten Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Buranın  çok önemli olan boyutu malum Rusya’nın turist potansiyeli çok yüksek. Turizm de KKTC’nin en önemli gelir kaynaklarından biridir” dedi.
23 Eylül tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre; 77. BM Genel Kurulu nedeniyle New York’ta bulunan KKTC Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar; “Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statülerinin tescil edilmesi yönündeki çalışmaların, Türkiye Cumhuriyeti’nin  desteğiyle yürütüldüğünü” ifade etti.
Yine  “Yıllardır yapılan federasyon görüşmelerinde Rum tarafının eşitlik kavramını ciddiye  almaması nedeniyle bir neticeye varılamadığını dile getiren sayın Ersin Tatar;  Rum tarafının, Kıbrıs Türklerini domine etmeye ve Türkiye Cumhuriyeti’nin adadan çekilmesini sağlamaya yönelik çabalarına işaret etti.
KKTC Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar, AB üyesi olduktan sonra Rum tarafının “Sıfır Garanti Sıfır Asker” ısrarıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin dışlanmasını hedeflediğini belirtti.
77. BM Genel Kurulu nedeniyle  New York’ta bulunan sayın Ersin Tatar, TVNET canlı yayın programına katılarak, New York temaslarını ve gündeme dair son gelişmeleri değerlendirdi. Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda gerçekleştirmiş olduğu  konuşmada  KKTC’nin tanınması yönünde yaptığı “Uluslararası toplumu, KKTC’yi resmen tanımaya davet ediyoruz” çağrısına değinerek, New York’ta dünya devlet başkanlarının huzurunda yapılan böyle bir çağrıya Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin  ve Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu ve sahiplendiğini bir kez daha gösterdiğini ifade etti..
..”Bölgenin en güçlü ülkesi olan Anavatan Türkiye ile birlikte hareket ettiklerini” vurgulayan KKTC Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar, daha güçlü bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için direnmeye devam  edeceğiz dedi. Sayın Tatar “Türkiye Cumhuriyeti, bizim Anavatan’ımızdır, bu gölgenin en güçlü ülkesidir. Böyle güçlü bir devletin, kendi güvenliği ve Doğu Akdeniz’deki hakları, elbette KKTC’den geçer. Tanınmış bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bu hedeflerimiz bağlamında çok önemlidir. Onun için biz, sonuna kadar direneceğiz” dedi..
..Türkiye Cumhuriyeti’nin, Kıbrıs Türk halkını yalnız bırakmayacağını ve gerekli adımları atacağını dile getiren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sayın  Ersin Tatar, öldürücü silahların da alınabilmesini içeren bir durumun hasıl olmasının ve ABD’nin böyle bir adım atmasının rahatsız edici olduğunu kaydetti..
.. “Bir tarafta NATO üyesi Türkiye, diğer tarafta AB üyesi Güney Kıbrıs.  Böyle bir çatışma ortamına  katkı koymak, ABD’ye yakışmıyor” diyen KKTC Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar “Yakın gelecekte olabilecek bir antlaşma sürecine, silahlanmanın hiçbir katkı koymayacağını vurguladı..  Sayın Tatar “Bu durum, bir antlaşma umudunu da bana göre yok etmektedir” dedi..
..Çatışma ortamının tetiklenmesinin turizm ve ekonomiye de etki yapacağını kaydeden KKTC Cumhurbaşkanı sayın  Ersin Tatar  “Yapılan  yanlışlardan  kısa süre sonra dönülmesi gerektiğini söyledi.  “Biz  her şartta , Anavatan Türkiye ile birlikte hareket ediyoruz. Rum tarafı, Kıbrıs Türk’ünü azınlık durumuna düşürmek niyetindedir. Bunu asla kabul etmeyiz” şeklinde konuştu.
Birleşmiş Milletler (BM) 77. Genel Kurulu toplantıları dolayısıyla New York’ta bulunan  KKTC Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar; Türkevi’nde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı  Erdoğan ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye Dışişleri Bakanı sayın Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC New York Temsilcisi Mehmet Dana ve Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu’nun da katıldığı görüşme basına kapalı gerçekleştirildi.
Yine 26 Eylül 2022 tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre “Kıbrıs konusunda yeni döneme  girildi” diyen  KKTC’nin Ankara Büyükelçisi sayın  İsmet Korukoğlu: Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları “Kıbrıs Adası’nda iyi komşuluk ilişkisi içinde yaşayan iki devletin varlığının resmen tanınması anlamına geldiğini, KKTC’nin  uluslararası toplum içindeki haklı yerini almasının zamanı geldiğinin  dünyaya ilanı olduğunu” kaydetti.
26 Eylül 2022 tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre; BM Genel Kuruluna katılmak üzere  gittiği New York’ta ABD’de yaşayan Rum ve Yunanlılarla da görüştü.  Fileleftheros Gazetesi, 23 Eylül Cuma akşamı   düzenlenen yemekte yapmış olduğu konuşmada  GKRY Lideri Anastasiadis’in; soydaşlarından  “Kıbrıs ile Yunanistan’ın  bayrağı ile ideallerini yüksekte tutmalarını” istediğini yazdı.
Habere göre Anastasiadis, çabalarına tavizlerine ve tarihi uzlaşılara rağmen Türkiye’nin uzlaşmazlığının, “Kıbrıs’taki Helenizmi” kurtaracak çözüm  perspektifine izin  vermediğini iddia etti.  Anastasiadis, başından beri Rumlar ve Kıbrıslı Türkler için ilerleme koşulları yaratılmasına ve  ülkenin toprak bütünlüğünün  geri alınmasına  önem verdiklerini  ifade ederken, “Kıbrıs’ın  AB üyesi olmasından dolayı” güvende hissettiğini ve güvende hissetmesini sağlayacak ittifaklar oluşturulduğunu belirtti.
Geriye dönüp baktığımızda  Rum-Yunan ikilisinin 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Enosis’e sıçrama tahtası olarak gördüğünü yaşayarak gördük. 21 Aralık 1963 Kanlı Noel saldırıları ile Rum-Yunan ikilisinin hedefi 8 saat içerisinde Lefkoşa’da Türkleri teslim almak ve de 24 saat içerisinde Ada genelinde etkisiz hale getirmekti.
11 yıl boyunca Kıbrıs Türk Halkı adanın her yanında silahlı saldırılara ve katliamlara uğradı ama yılmadı, Türk Mukavemet Teşkilatı TMT etrafında bütünleşerek anavatanımıza güvenerek verdiği mücadelenin sonunda 20 Temmuz 1974 Barış Harekatının mutluğunu yaşadı, Kıbrıs’ta iki bölgelilik oluştu, Kıbrıs’a barış ve huzur geldi. Yıllarca devam eden federasyon görüşmelerinden bir sonuç alınamamasının ardından 15 Kasım 1983’te  bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.
Ancak ne var ki siyasi çözüm adına Rum liderliğinin tüm uzlaşmaz tutumuna karşı yine yıllarca görüşme masasına oturuldu, yeniden ‘Federasyon’ görüşmelerine devam edildi. Ancak Rum-Yunan ikilisinin tarihin derinliklerinden gelen Megali-İdea hayalleri nedeniyle Enosis’e giden yolu açmak istemeleri sonucu bir uzlaşmaya varılamayacaktı. Ama ne var ki hala daha dün olduğu gibi bugün de aramızda bu küçücük ada ikiye bölünemez diyerek Rumlarla Federasyon çatısı altında yaşamak isteyenler vardır!..
Biz de diyoruz ki adada tek adil ve kalıcı siyasi çözüm  “Günümüzde Kıbrıs’ta var olan iki bağımsız ve egemen  devletin birbirini karşılıklı olarak tanımasıyla mümkündür”  ve de dünyada bir başka örnekleri vardır diyoruz.
Sonuç olarak ; gelinen noktada bir kez daha görüyoruz ki Rum-Yunan ikilisinin  ve onlara destek veren BM Güvenlik Konseyinin hedefi Kıbrıs Türk halkını olası bir siyasi çözümde ‘sözde’ Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ‘azınlık’ hakları ile yamalamak ve Girit misali yok etmektir.
 Kıbrıs Türk Halkına düşen görev birlik ve beraberlik içinde hareket ederek; anavatanımız Türkiye’ni desteğinde  bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasını sağlamaktır.
Bu noktada çok  önemli gördüğüm bir noktayı dile getirmek istiyorum. 21 Eylül 2022 tarihli Diyalog gazetesinde s.10’da  kendisine ait köşesinde “Üçe bölünen ada vardır” diyen sayın Cemal Aslan: “Kıbrıs adasının  2 ayrı devlete bölünecek kadar büyük olmadığını  iddia eden romantik Federalistlere gelsin;  1 ada 3 bağımsız ve egemen  devlet: Borneo Adası. Güney Doğu Asya’da bulunur. Endonezya, Malezya ve Brunei tarafından paylaşılmıştır..
..Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti neden kabul edilmesin?..
..Kıbrıs’ta dini, dili, ırkı  tamamen ayrı 2 halk, 2 ayrı demokratik düzen ve 1964’ten beridir 2 ayrı devlet vardır. Kabul etseler de etmeseler de biz bir devletiz. Birleşmiş Milletler, meşruiyetin kaynağı  değildir” diyor.
Sayın Cemal Aslan’ı bu söylemleri ve konu ile ilgili, örnek  verdiği  Borneo Adası için ve de “1 Ada 3 Bağımsız Egemen Devlet” açıklaması  için  yürekten kutlarım.
Kıbrıs Türk Halkına düşen görev bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yaşatmak ve tanınmasını sağlamaktır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sen Çok Yaşa..
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.