banner480
banner572
banner529
banner570

Guteres hızlı bir tempoda hareket etmeye kararlı

banner476

banner577
Guteres hızlı bir tempoda hareket etmeye kararlı

Rum basınında bugün yer alan bir haberde, Kuzey Kıbrıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tamamlanmasının “herkesin beklediği gibi” Kıbrıs sorunundaki hareketliliği geri getirdiği ve Birleşmiş Milletlerin (BM) hızlı bir tempoda hareket etmeye kararlı göründüğü öne sürüldü.
Fileleftheros gazetesi “Guterres Randevu Ayarlıyor- BM Genel Sekreterinin Kasım Ayı İçerisinde Prosedürel Bir Görüşme Yapılmasına Dair Davetleri Hazır” başlıklarıyla manşetten yayımladığı haberinde, “BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in davetiyelerinin hazır olduğunu ve bunları ilk olarak Kıbrıs’taki iki lidere, ardından da üç garantöre göndereceğini” ileri sürdü.
Guterres’in hedefinin “Kasım ayı içerisinde iki lider, garantör ülkeler ve BM’nin katılımıyla 5+1 bileşiminde prosedürel bir görüşme yapılması olduğu” ifade edildi.
Gazete “Guterres’in bu hareketiyle, müzakerelerde bir sonuç ortaya çıkması için bir şeyleri zorlamak istediği” değerlendirmesinde bulundu.
BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs Türk liderliğine seçilmesinden ötürü kendisini kutlamak için Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’la iletişim kuracağını ve kendisini Kasım ayı içerisinde prosedürel bir görüşme yapılmasına ilişkin niyeti konusunda bilgilendireceğini yazan gazete, Guterres’in Anastasiadis’le de benzer bir iletişim kurmasının beklendiğini kaydetti.
Öte yandan Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in dün Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a yönelik ilk hamlede bulunduğunu ve Anastasiadis ile Tatar’ın dün gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bir tanışma görüşmesi yapmak konusunda anlaştıklarını iddia eden gazete, Anastasiadis’in, iki lider arasında gayri resmi bir görüşme yapılması için inisiyatif üstlenmesi amacıyla, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar’a başvurduğunu da iletti.
Gazete, görüşmenin ne zaman gerçekleştirileceğinin önümüzdeki günlerde netleşmesinin beklendiğini de yazdı.
Gazete, iç sayfadan “Kasım’da Randevu- Çok Taraflı Prosedürel Bir Görüşmenin Birkaç Haftaya Toplanması Bekleniyor” başlığıyla yer verdiği haberinde ise, Kıbrıs sorununun yeniden raylara oturmakta olduğunu ve her şeyin önümüzdeki dönem içerisinde yeniden yoğun bir hareketlilik olacağını gösterdiği yorumunda bulundu.
Haberde, BM Genel Sekreteri’nin niyetinin, önümüzdeki Kasım ayı içerisinde müdahil tüm tarafları çok taraflı prosedürel bir görüşmeye çağırmak olduğunu, öte yandan Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in dün BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar’dan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’la bir ilk görüşme ayarlamasını istediği yinelendi. Gazete, BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs Türk toplumunun liderliğine seçilmesinden ötürü Tatar’ı yazılı bir şekilde kutlamak niyetinde olduğunu ifade etti.
Guterres’in buna paralel olarak göndereceği kutlama mektubuyla, Cumhurbaşkanı Tatar’ı, Kıbrıs sorunundaki müzakerelerin devamıyla ilgili süreci ele almak için BM’nin ev sahipliğinde beş tarafın katılımıyla gayri resmi bir görüşme yapılması konusunda bilgilendireceğini kaydeden gazete, BM’nin niyetlerinin yer alacağı benzer bir mektubun Anastasiadis’e de gönderilmesinin beklendiğini iletti.
Guterres’in başlangıçta Tatar ve Anastasiadis’le görüşmeler yapması için Jane Holl Lute’u bir keşif göreviyle Kıbrıs’a gönderme niyetine sahip olduğunu da iddia eden gazete, BM Genel Sekreteri Guterres’in, Jane Holl Lute tarafından yapılacak temasların sonuçlarını beklemeden, çok daha doğrudan bir harekette bulunup, gayri resmi bir görüşme çağrısında bulunmasının ihtimal dışında olmadığına işaret ettiklerini belirtti.
“BM Genel Sekreteri’nin bu şekilde bir yandan Kıbrıs sorununu müzakere seyrine geri döndürmek konusunda kararlılık sergilediği, buna paralel olarak, elle tutulur bir yönelimle görüşmeye gitmeleri için müdahil taraflara baskı yaptığı da” ifade edildi.
Gazeteye göre, BM Genel Sekreteri’nin prosedürel görüşme sırasında elle tutulur bir sonuç çıkmasını, özellikle her tarafın niyetini net bir şekilde bilmek istiyor.
KUSİOS
Rum Hükümeti Sözcüsü Kiriakos Kusios ise dün yaptığı açıklamada, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in dün gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a mümkün olan en kısa sürede bir ilk tanışma ve temas için buluşmalarını önerdiğini ve Tatar’ın da bunu kabul ettiğini öne sürdü.
Kusios, Anastasiadis’in daha sonra BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar’la iletişim kurduğunu ve kendisini iki liderin görüşme niyeti konusunda bilgilendirdiğini belirtti.
Spehar’ın, Lefkoşa’da bulunan BM konutunda, gerekli düzenlemeleri yapmayı üstlendiğini ifade eden Kusios, Anastasiadis’in bunun akabinde ise Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybeden Mustafa Akıncı’yı aradığını belirtti.
Anastasiadis’in Akıncı’ya bugüne kadar olan işbirliğinden ötürü teşekkür ettiğini ifade eden Kusios, Anastasiadis’in Akıncı’ya, Kıbrıs sorununun çözüm çabalarına katkıda bulunmasını umduğunu söyledi. Kusios, Akıncı’nın ise bu çabalarında her daim iki liderin hizmetinde olduğunu ifade ettiğini ekledi.
Alithia gazetesi ise “Εrdoğan-Tatar Muamması… Anastasiadis’ten Girişim- Tanışma Görüşmesi Bekleniyor” başlığıyla geniş yer verdiği haberinde, Ersin Tatar’ın KKTC Cumhurbaşkanlığına seçilmesinin hemen ardından gelişmeler yaşanmakta olduğunu yazdı.
Gazete, Kıbrıs Türk ve Türk taraflarının, Guterres’in beş taraflı görüşme davetine nasıl yanıt vereceklerinin merak edildiğini de belirtti.
Gazete, Rum hükümetinin, Hükümet Sözcüsü Kiriakos Kusios aracılığıyla dün Kıbrıs sorunuyla ilgili yeni bir diyalog sürecine girmeye hazır olduğunu ve bunun Crans Montana’da kaldıkları yerden devam etmesi gerektiğini yinelediğini de iletti.
Haravgi gazetesi ise “Tatar’ın Beş Taraflı Görüşme Çağrısına Yanıt Vermesi Umudu- Anastasiadis ile Tatar İlk Tanışma İçin En Kısa Sürede Görüşecek” başlıklarıyla yer verdiği haberinde, Rum Hükümeti Sözcüsü Kiriakos Kusios’un, Kıbrıs Türk toplumunun yeni lideri Ersin Tatar’ın gayri resmi beş taraflı bir görüşme çağrısına karşılık vermesini umduğunu dile getirdiğini iletti.
Kusios, kendilerinin hali hazırda, müzakereler ve Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin tezleri ile yönelimlerini belirlediklerini de söyledi.
Türkiye’nin Kıbrıs sorununun belirli boyutlarında belirleyici bir söze sahip olduğunu göz ardı etmediklerini de öne süren Kusios, Maraş konusundaki bir soruya karşılık ise, BM Güvenlik Konseyi kararları ile Guterres çerçevesine atıfta bulundu.
RUM SİYASİ PARTİLER KKTC’DEKİ SEÇİM SONUÇLARINI YORUMLADI
Öte yandan, Alithia, Rum tarafındaki siyasi partilerin Kuzey Kıbrıs’ta pazar günü gerçekleştirilen seçimlerin sonuçlarını yorumlayan açıklamalara yer verdi. 
DİSİ, açıklamasında “şu an beklenen şeyin, Tatar’ın BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorununda ilan ettiği ve ortaya çıkmakta olan gelişmeler konusunda takınacağı tavrın pratikte de ortaya çıkması olduğunu” belirtti.
AKEL “Tatar’ın seçilmesinin oldukça olumsuz bir gelişme olduğunu fakat Kıbrıs sorununda henüz hiçbir şeyin sona ermediği” iddiasında bulunurken, DİKO ise “Kuruntulara kapılmamaları gerektiğini, çünkü hiçbir Kıbrıs Türk politikacının Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri belirlemediğini” iddia etti.
EDEK, “seçimlerin sonuçlarının, işgal bölgelerinde kararlar ve tercihler konusundaki ilk ve belirleyici söze Ankara’nın sahip olduğunu gösterdiği” iddiasında bulundu.
Vatandaşlar İttifakı, Rum Ulusal Konseyi’nin toplanmasını isterken, Dayanışma Hareketi ise “Akıncı’nın 5 yıl boyunca tolere edilebilir bir çözüme dahi varılmasına izin vermediğini” ileri sürdü.
Ekologlar-Vatandaşlar İşbirliği ise “Tatar’ın seçimlerdeki zaferinin Ankara’nın artan nüfuzunu ve Erdoğan rejiminin işgal bölgelerinde uyguladığı kontrolü teyit ettiğini” ileri sürerken, ELAM ise açıklamasında sözde olarak nitelendirdiği seçimleri yorumlamayacağını ekledi.
Politis ise konuyla ilgili haberlere “Tatar’ın Seçilmesinin Ardından Ortam Hala Daha Belirsiz” başlığıyla yer verdi.
banner342
banner496
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.