banner480
banner69
banner529

Vatandaşlar seçim için ne dedi?

banner476

Vatandaşlar seçim için ne dedi?


 
 
Aysu Basri Akter:
 
Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında ortaya çıkan tablo, tartışmasız şekilde, Kıbrıslı Türklerin baskıya karşı çıkıp, çözüm iradelerine sahip çıktıklarını ortaya koyuyor! Federal çözüm yanlısı adayların toplam oylarının %51.5 olduğu, başka bir çözüm arayanların oylarının %47.5’de kaldığı düşünülürse bu son derece önemlidir.
İlk kez bütün gücü ve varlığıyla haftalarca bizzat sahada çalışarak seçim yöneten bir iktidara rağmen çıkan %51.5’un şimdi kendi oylarına sahip çıkma ve iradesini sandığa yansıtma sorumluluğu vardır.
Her seçim dönemi olduğu gibi bu seçimde de sol içinde türeyen holiganımsı tavırlar yıkıp dökmüştür. İçinde bulunduğumuz hafta baskılar bu yıkıntının sandığa gitmemesi üzerine yoğunlaşacak. Zira Ctp seçmeninin parayla, korkutmayla sindirilemeyeceğine göre, en yumuşk karnı olan öfkesine oynanacaktır.
Ben yine de Ctp seçmeninin aydın yapısı, sağ duyulu, vizyon sahibi duruşuyla ideallerinden ödün vermeyeceğini düşünüyorum.
Seçim arifesinde hükumette yaşananlar ve süreç içinde oyların UBP’ye kaydırılması için çalışmalar yapıldığı düşünülürse, Denktaş, Arıklı ve Özersay oylarının Ersin Tatar’ı Cumhurbaşkanı yapmaya yeterli olmadığı gerçeği de var!
O yüzden Mustafa Akıncı’nın Ersin Tatar karşısında çok daha büyük bir şansı olduğunu, yine geçen seçim gibi %60 bandına yakın bir yerde kazanabileceğini düşünüyorum.
Bu hafta baskı ortamının nasıl şekilleneceği ve solun kendi içinde barışı ne kadar sağlayacağına bağlı olarak hem Cumhurbaşkanlığı hem de erken seçimin kaderi belli olacak.
Sonrası ise siyaset üretenlerin bu topluma yeni şeyler söylemek için artık kısır döngülerden arınıp, yeni siyasetler üretmesinin zamanıdır!
Denklem basit! Yönetemiyorsanız, yönetilirsiniz, çünkü her boşluk mutlaka doldurulur!

 
 
 
 
 
Levent Kızılduman:
 
Seçim sonuçlarını iyi okumak, düşünmek tartışmak gerekiyor.
Şu anki liderlikler ve üye yapısıyla çok ümitli değilim.
“Yenilsende yensende taraftarız senle” mantığıyla siyasi partiler yol kat edemiyor.
Siyasi partilerin ideolojisini belirlemeden, ideolojisine sahip çıkmadan, temsil edilen kesim yörüngeye alınmadan başarılı olunamayacağını düşünüyorum.
HP den başlayalım.
Kudret Hoca sağ mı sol mu belli değildi. 2015’de yüzde 21,25 oy oranına ulaştı. Katıldığı ilk milletvekili seçiminde de yüzde 17 oy aldı.
Saf ırk sağ parti olduğu ortaya çıktı, verilen sözler tutulmadı, bugün yüzde 5 bandında kaldı.
Hoca siyaseti bırakır mi hiç sanmıyorum, bıraksada ilk genel kurulda geri döner.
“Aday olmayacağım, parti kurmayacağım, UBP ile hükümet olmayacağım” dedi hep aksini yaptı.
Dünde hükümetten çekilme kararı almışlardı ama istifa etmeyerek onu da sulandırdılar.
Dolayısıyla HP’nin ideolojik kimliğini belirlemesi ve önce dürüst olması gerekiyor.
CTP
Tufan Hoca, ülkenin yetiştirdiği en iyi akademisyenlerden en mükemmel karakterlerden birisi. En büyük sol partinin başkanı.
Parti sol ama politikalar solun ortası, sağın solu. Barış kelimesini dile getirmeyi sevmiyorlar. İki toplumlu etkinlik kapısı tamamıyla kapandı.
Kudret hoca koalisyon ortaklığını bozarken Kudret hocaya teşekkür edildi üstüne Tatar hükümetine karşı doğru düzgün muhalefet yapılmadı. İnanıyorlardı ki muhalefet yapmayınca UBP tabanı ve sağ kesim kendilerine oy verecek.
Taban futbolu sevdiği için futboldan örnek verelim.
Fatih Terim Fenerbahçe teknik direktörlü olsa Galatasaray taraftarı Fenerbahçeyi mi tutar.
Neticede şimdi 2015 seçimlerindeki Sibel Siber hanımın dahi gerisine düşüldü.
Eğer sağ seçmenden de destek alarak bu oya ulaşıldıysa durum daha da vahim demek.
CTP 2005’de Mehmet Ali Talat ile % 55 oy aldı. 2010’da yüzde 42, 2015 de Sibel Siber ile % 22.53 ve bugun Tufan hoca ile % 21,63
CTP Başkanı Sn. Mehmet Ali Talat 2000 yılında aldığı % 10 oyu 5 yılda % 55’e çıkarmıştı Bu süreçte Annan Planı kadar Bu Memleket Bizim Platformunun ezber bozan sol ilkelerinin sahiplenilmesi de etken olmuştu.
Demek istediğim CTP solu benimsedikçe güçlendi, sağa kaydıkça küçüldü.
Sol politikalar ağırlıklı olarak benimsenir mi sanmıyorum. Akıncı'ya destek dahi verilmemesi beni şaşırtmaz.
Ve TDP.
Halk nezdinde varlığı dahi bilinmiyor.
Akıncı ile yakalanan ivme kullanılırsa, belki parti güçlenebilir ama sanmıyorum. Ölü toprağı kolayına kalkmaz.
İlk tur seçim sonuçları memlekete hayırlı olsun, öz eleştiri yapmadan doğruyu bulmak mümkün değil, düşünme için tartışma için doğru zaman bu zaman.
 

 
 
Hasan Kahvecioğlu:
 
Akıncı; 2015 seçimlerinin ilk turunda yüzde 26.94 oy almıştı. İkinci turda aldığı oy; yüzde 60.50’ye yükseldi. Yani; Akıncı, oylarını 33.56 puan artırmıştı. Bu; yüzde 125 oy artışı demektir.
Oysa; aynı seçimde Derviş Eroğlu, yüzde 28.15 oy almıştı. İkinci turda ise oylarını ancak yüzde 39.50’ye yükseltebilmişti. Yani; oylarını ancak yüzde 40 oranında artırabilmişti.
Bu rakamlar; UBP’nin 2. turda oy artışı kapasitesi bulunmadığını ve Akıncı’nın “rahatlıkla” ikinci turun galibi olacağını işaret ediyor.
 
 
Kartal Harman:
 
UBP’nin anketlerde çıkan oy oranlarını baz alacak olursak, UBP’nin %40-42 arasında bir oy’a sahip olduğunu görüyoruz. Bu noktadan hareketle, Tatar’ın almış olduğu oy oranı %32-33!
Tatar’ın arada oluşan %10’a yakın bir oy kaybı var ki, bu kesim ya Tatar’a oy vermedi yada sandığa gitmedi!
HP’nin oyları ise, %14-%16 bandında seyrediyordu.
Ancak Özersay ve HP, %5,7lik bir oy oranı ile seçimi en dipte noktaladı. Belli ki HP, almış olduğu ‘emanet’ oyların % 10’luk bir kısmını geri iade etmiş yada bir başka değişle ‘emanet’ olarak verilen oylar HP’den geri alınmış.
Bir diğer tarafta ise, TDP, TKP ve BKP oylarının toplamı % 9-11 bandında görünüyordu.
Bu noktada Akıncının almış olduğu oy ise önemli ki o da, % 29,8!
Akıncının %29,8 oyu neden mi önemli ?
Çünkü Tatar’a oy vermeyen %6’lık bir kısım ve Özersay’a oy vermeyen yaklaşık % 9’luk bir kısım Akıncı hanesine oy olarak yazılmış gibi duruyor.
UBP de ise, diğer %4’lük oy oranının Erhürman’ın hanesine kaymış olması!
İşte tam da bu noktada UBP için YDP oyları devreye giriyor ve YDP’den UBP’ye %4’lük bir oy geçişi yaşanıyor ve böylelikle, UBP’den Erhürman’a kayan %4’lük oran YDP’den UBP’ye kayan %4’lük oranla dengelenmiş oluyor!
Böylelikle de Arıklının % 9-11 bandındaki oy oranı da, %5,7 lere geriliyor!
Serdar Denktaş’ın oyları büyük bir operasyonun kurbanı oluyor!
Sokaktaki ve kampanyasındaki ivmesinin sandığa yansıtılması bir şekilde engelleniyor ve Denktaş’ın almış olduğu oy, hem sokağın hemde kendisinin beklentisinin çok altında çıkıyor!
Şimdi soru şu: Sağın ve solun kendi içlerinde bir birlerine hakarete varan küfürlerin havada uçuştuğu bir ilk turun ardından birbirlerinden nasıl oy isteyecekleridir!
Özellikle bazı Akıncı fanatiklerinin tüm 1.tur seçim propagandası süresince sadece Türkiye ‘aleyhtarı’ söylemlerle ortaya çıkması ve nerdeyse Akıncı propagandasının da bu minvalde kurgulanması ve bununla birlikte ‘sağ seçmeni’ ‘faşist’ ve ‘gerici’ olarak niteleyip ‘ötekileştirmelerinin’ ardından nasıl olacak da, ‘sağ seçmenden’ oy istenilecek !?
Ve yine Erhürman ve ekibine 1. turda söylemediğini bırakmayan, hakarete varan paylaşımlar ve söylemlerde bulunan bazı Akıncı ve taraftarları yarın nasıl Erhürman’ın yada CTP’nin kapısını çalıp 2.tur için oy isteyecekleri de ayrıca cevap bulması gereken sorular arasında!
Tatar ve ekibine gelince !
HP’nin, DP’nin ve YDP’nin kapılarını nasıl çalacak ve nasıl oy isteyecekler ?
HP’den bu saatten sonra UBP’ye pek bir faydası olmaz çünkü HP’nin çıkan oy oranına bakılacak olursa bu saatten sonra kendisine pek bir faydası kalmadığı görülüyor!
Bana göre Özersay ve HP yapmış olduğu ‘iktidarda kalma’ oyunları ve entrikaların kurbanı olmuştur. Bunlara ‘kibir’ ve ‘ego’ da eklenince siyasi arenada saman alevi misali bir parti olmuştur.
YDP’ye gelince oylarını UBP’ye kaydıracağı pek mümkün görülmüyor.
Zaten oy kaydırmak da artık öyle yazıldığı ve söylendiği gibi kolay değil. İnsanlar artık akılları ve fikirleri ile hareket ediyor kimsenin ‘koyun sürüsü’ gibi ‘şimdi sen buraya oy ver’, ‘yarın da şuraya oy ver’ talimatı ile oy kullanacağını zannetmiyorum.
DP ise kendisine yapılan müdahaleden çok ‘kırgın’ ve ‘öfkeli’ ve DP de kendilerine yapılan bu müdahalenin Tatar için yapıldığı düşüncesi hakim!
Hal böyle olunca DP’ninde Tatar’a oy vereceğini yada kaydıracağı pek de ihtimaller içinde durmuyor!
Peki Tatar ve ekibi ne yapmalı ?
Tatar ve ekibi bu seçimi kazanmak istiyorsa oy kullanmayan %50’lik kısım içerisinde kendisine yakın olanları tespit etmeli ve onları sandığa getirmenin ve Tatar lehine oy kullandırtmanın yollarını aramalıdır!
Bir diğer yapması gereken şey ise, ilçe sonuçlarını önüne koymalı ve 1.tur da hangi ilçede ne kadar oy ‘kaybettiğini’ tespit edip nokta atışları ile bu kaybettiği oyları geri kazanmanın yolunu aramalıdır!
İlçe ve örgüt başkanlarına bu noktada çok önemli görevler düşüyor elbette!
Ve elbette ki, % 50’lik bir kısmın neden sandığa gitmediği sorusunun cevabı aranmalıdır!
Bu noktada Akıncı daha avantajlı olabilir çünkü Akıncı hükümet kanadını temsil eden bir aday değil. Ancak Tatar bu noktada o kadar şanslı değil çünkü sandığa gitmeyenlerin büyük çoğunluğu, ‘benim karnım aç, işyerim iflas etti, sağlık, eğitim, turizm bitti, benim derdim GEÇİM, SEÇİM değil’ diyen bir çoğunluk. Ve bu durumun sorumlusu olarak da bu süreçte hükümet eden UBP ve onun Başbakanı Tatar elbette!

 
 
Ercan Hoşkara:
 
Seçimlerde sizi %100 ifade eden bir adaya oy vermeniz pek mümkün olmaz, çünkü bu çok da olası bir şey değildir. Dolayısıyla seçmen kendine en yakın bulduğu adaya oy verir. Bu %99 olur %50 olur, ama adaylar arasından kendine en yakın olana, toplumsal açıdan en doğru olana oyunu verir. İradesini de bu şekilde ifade eder.
Iki turlu seçimlerde ise durum bu anlamda daha da sıkıntılıdır. Ilk tercihiniz ikinci turda olmayabilir ve siz iki adaydan birini seçmek durumunda kalırsınız. Ilk turdan kalan kırgınlıklarınız olabilir, bize öyle dediler, böyle dediler diye kızmış olabilirsiniz. Muhtemelen sizin söyledikleriniz de onları kırmıştır, çünkü farklı noktalarda ve farklı tercihlerde oldunuz. Ancak toplumsal açıdan bir tercih yapmak, sorumluluk almak gerekecektir. Bu iş kişisel hırslar ve alinganliklarla yapılacak bir iş değildir.
Diğer taraftan ikinci tura kalan adaylar da, toplumun ilk turda verdiği mesajı almayı başarabilmelidir. Ilk turda size oy vermeyen sizden az çok farklı düşünen kesimler vardır. Onların desteğini ıstemek işin esasını bozmadan onların hassasiyetlerini anlamayı da gerektirir.
Sonuç olarak, sakin olup, toplumun verdiği mesajı doğru okumak ve toplumsal açıdan gereğini sorumlulukla yapmak gerekir. Bu sizin için size yakın en iyi ikinci alternatif olabilir, tam olarak içinize sinmeyebilir ama toplumsal açıdan bunu yapmak en akıllıca olandır.
Siyasal sorumluluğu olan kişiler ise herkesten 10 kat daha sakin olmayı başarabilmelidir. Sonuçta bu mesele kişisel bir mesele değil, toplumsal bir meseledir. Aslolan toplumsal iradenin hayata geçirilmesini sağlayabilmektir.
 

 
 
 
 
Derman Saraçoğlu:
 
Ankara’dakiler, bizleri yeterince böldükleri yetmezmiş gibi, oradan aldıkları cesaretle, CTP oylarının Ersin Tatar'a kayacağı hesabını da yapmışlarsa eğer ikinci turda, 18 Ekimde en büyük şoku yaşayacaklar ve bir kez daha Kıbrıs Türk Toplumuna, Kıbrıslı Türklerin siyaset dünyasına ne kadar yabancı olduklarını görüp anlayacaklardır
 
 
 
 
 
Sefa Karahasan:
 
CTP’de belli bir kesim iki Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde “kendi adayının” Cumhurbaşkanı olmasının yolunu kesti!
CTP, bundan sonra aday göstermesin, bıraksın başka adayları desteklesin!
CTP’nin varlık nedeni bu mu?
Yani, Kıbrıs’ta bir çözümü başkasına emanet edip, kendi adayına sahip çıkmamak!
Şaşırtıcı!

 
 
Mehmet Ekin Vaiz:
 
Kıbrıs Türk halkı gerçekten kendi kendini yönetmek istiyorsa bu iş sadece CTP’nin ikinci turda vereceği destekle Akıncı’nın seçilmesiyle de olmaz...
“Bu Memleket Bizim Platformu” bu ülkenin en büyük başarı öykülerinden biridir. Zaman kendi kendini yönetme iradesine sahip çıkacak, önceliği sadece halkın iradesi olan her kesimle, her partiyle ittifak yapma zamanıdır. Zaman yeniden “Bu memleket bizim” deme zamanıdır.
Konu artık sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi değildir. Akıncı - CTP - DP -HP - TDP derhal bir ittifak yapmalı ve sadece CB seçimine değil, erken genel seçime de birlikte hazırlanmalıdır...

Mustafa Akıncı
bu ittifağın kurulması için ilk adımı atmalıdır ve liderliğini, abiliğini, tecrübesini asıl şimdi göstermelidir...

Tufan Erhürman
ortalama her vatandaşın beklentisini yerine getirip bu ülkenin Başbakanı olmalı ve bu ülkeyi yeniden Hukuk Devleti yapmalıdır...

Kudret Özersay
kendisini siyasi olarak kullanıp bir kenara atanlara, sadece bu halka güvendiğini söylemleriyle değil, bu ittifaka katılarak eylemleriyle de göstermelidir... Bu halka hem bir özeleştiri hem bir özür borcu olarak bunu yapmalıdır...

Serdar Denktaş
herkes tarafından sempati toplayan yenizamanları, kuru kuru propaganda olarak değil, samimiyetle kast ettiğini bu halka göstermelidir, kendi halkının mücadelesine omuz vermelidir...
Bunu başarmak zorundayız.
Bunu şimdi başarmak zorundayız.
Çünkü #bumemleketbizim
 
 
En başından beri yürütülen en büyük operasyon Akıncı - Erhürman taraftarları arasına kin ve nefret tohumu ekmekti...
CTP Parti Meclisi açık destek kararı alsa bile öfkeli seçmen sandığa gidip 2. turda Akıncı’yı desteklemeyecek bu açık... Ancak bir taşta 2 kuş değil, 3 kuş var...
Diyelim ki 2. Turda Ersin Tatar seçildi... Bu sefer öfke yer değiştirecek... Akıncı’ya oy vermiş kitle bunun suçlusu olarak CTP’yi ilan edecek, bu öfke dalgası daha da büyüyecek...
E Ocakta genel seçim var, solu gene böldünüz mü? Böldünüz... Solu mevcut şekilde böldünüz demek UBP’nin iktidar alternatifi olan CTP’yi gene %20 bandına hapsettiniz demektir...
Bir taşta hem CB Seçimini kazandınız hem Genel Seçimi kazandınız... Ama yetmedi...
Bir da Anastasiadis ile anlaştınız “Çocukları” yolladı 2-3 barikat delme işi daha. Ordan halkı da “Bunlarla mı federasyon kuracağız?” noktasına çektiniz mi... Çektiniz...
Bir taşta hem CB, hem Meclis, hem Federasyon gitti mi... Gitti...
Aradaki fark nedir birileri bu ülkede siyasi oyunu satranç gibi oynarken, sol ve yurtsever cephe tavla gibi oynuyor... Satranç değil tavla oynarsanız zar beklersiniz... Haftaya Pazar Düşeş atarsak (CTP-Akıncı barışacak, Anastasiadis başka hamle yapmayacak) kazanırız... Ama tavla oynayanlar bilirler her zaman hep yek gelmesi de ihtimaller arasındadır... 🙂
 
Son dönemde yaşananlara bakacak olursak eğer DP olası hükümet senaryolarında yer almak için 2. turda Ersin Tatar’a açık destek açıklarsa, bence
Serdar Denktas
#yenizamanlar yeni parti kurar.
 

 
 
 
banner342
banner496
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.