banner913
banner885
banner915

“Türkiye ile birlikte arama yapma haklarına sahibiz”

banner476

YDÜ’de, dünyadan 40 üniversitenin desteği ile düzenlenen “Kıbrıs Sorunu: Çevresel Zorluklar ve Enerji Güvenliği” konferansında 200’e yakın katılımcı Doğu Akdeniz’deki enerji politikalarını irdeledi

banner825
“Türkiye ile birlikte arama yapma haklarına sahibiz”

Yakın Doğu Üniversitesi ev sahipliğinde dünyadan 40 üniversitenin desteği ile düzenlenen “Kıbrıs Sorunu: Çevresel Zorluklar ve Enerji Güvenliği” konferansında 200’e yakın katılımcı Doğu Akdeniz’deki enerji politikalarını ele aldı
Yakın Doğu Üniversitesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Fakültesi ev sahipliğinde bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen “Kıbrıs Sorunu: Çevresel Zorluklar ve Enerji Güvenliği” yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Dünyadan 40 üniversitenin desteği ile yapılan uluslararası konferans, bilim insanları, siyasetçiler, bürokratlar, emekli generaller/amiraller ve enerji uzmanlarından oluşan 200’e yakın katılımcıyı bir araya getirdi. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen konferansta, üç gün boyunca Doğu Akdeniz’deki enerji güvenliği sorunlarına ve enerji güvenliğinin politik ekonomisi ile ulusal/uluslararası güvenlik arasındaki karşılıklı ilişkiye ve bu dengede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin rolüne ilişkin önemli konular ele alındı.
Türkiye ve KKTC başta olmak üzere aralarında ABD, Çin, Rusya, İsrail, Kanada, İngiltere, Fransa, Azerbaycan, Lübnan, Libya, Güney Afrika, Pakistan, Cezayir, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Hırvatistan ve Endonezya gibi pek çok ülkeden temsilcinin yer aldığı uluslararası konferansa bilim insanları, siyasetçiler, bürokratlar, emekli generaller, amiraller ve enerji uzmanlarından oluşan pek çok kişinin katıldı.
Yakın Doğu Üniversitesi’nde üç gün süren “Kıbrıs Sorunu: Çevresel Zorluklar ve Enerji Güvenliği” konferansında çevre ve enerji ile ilgili önemli konuların ele alındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, dünyanın, Kıbrıs sorunu olarak adlandırdığı konunun, özünde bir egemenlik mücadelesi olduğunu vurguladı. Kıbrıs’ta yaşanan politik mücadelelerin tarihine değinen Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs Türkleri, Rumlar tarafından yaşatılan ağır olayların ardından kendi devletlerini kurmak zorunda kalmıştır” dedi.
Rusya-Ukrayna savaşının ardından dünyada global dengelerin ve uluslararası ilişkilerin yeniden yapılandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Yaşanan gelişmeler; jeopolitik ve jeoekonomik konumu ve sahip olduğu doğalgaz potansiyeli ile Kıbrıs adasının önemini artırmış, KKTC de ana aktörlerden biri haline gelmiştir; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, ana vatanımız ve garantör ülkemiz Türkiye ile birlikte bölgedeki Türk çıkarlarını korumak için çalışıyoruz” ifadesini kullandı. Tatar sözlerine “Kıbrıs Rum tarafının, büyük uluslararası şirketlerle, Kıbrıs adası etrafındaki denizlerdeki enerji kaynaklarının tanınmış bir devlete ait olduğu argümanıyla birçok anlaşma yaptığını görüyoruz; 1960 Anlaşmasına göre Kıbrıs Rumları ile eşit haklara ve egemenliğe sahibiz. Bu nedenle biz de anavatan Türkiye ile birlikte arama yapma haklarına sahibiz” şeklinde devam etti. 
 
banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.