banner583
banner676
banner661

Süreci izleyeceğiz

banner476

Kutlu Adalı'nın eşi İlkay Adalı, bir hafta boyunca yaşanan süreci izleyeceklerini açıkladı

banner666
Süreci izleyeceğiz

 
 
Kutlu Adalı'nın eşi İlkay Adalı, bir hafta boyunca yaşanan süreci ailece izleyeceklerini aktararak duruma göre daha sonra açıklamalarda bulunacaklarını belirtti.
Kutlu Adalı, 6 Temmuz 1996 günü evinin önünde gerçekleştirilen silahlı saldırıda öldürüldü. Polis Genel Müdürlüğü'nün başlattığı soruşturma sonuç vermedi ve cinayeti kimin işlediği belirlenemedi.
Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı. 31 Mart 2005'te mahkeme, cinayet hakkında yeterli ve inandırıcı araştırma yapılmadığı gerekçesi ile Türkiye'yi mahkûm etti. 
Cinayetinin arka planında Adalı'nın hakkında araştırma yaptığı, çok değerli tarihî eserlerin yer aldığı St. Barnabas Kilisesi ve İkona Müzesi'nde gerçekleşen silahlı soygun olduğu da ileri sürüldü.
Sözkonusu soygun, 15 Mart 1996'da sabah saatlerinde gerçekleşti. Üç nöbetçiyi etkisiz hâle getirerek bir odaya kilitleyen maskeli ve silahlı kişilerin neler aldığı hala ortaya çıkarılamadı. 
Yenidüzen gazetesinde Adalı'nın baskından dokuz gün sonra, 23 Mart günü yayımladığı haberinde, soygunda KKTC Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı'na bağlı resmî araçların (Renault Toros) kullanıldığını açıkladı.
Bu haberden sonra kamuoyunda oluşan merak üzerine, Başbakan Hakkı Atun olayın "askerî bir operasyon" olduğunu açıkladı.
İddiaların Kıbrıs'ta ardı arkası kesilmezken Adalı o tarihlerde, Türkiye'nin 3 Kasım 1996'da Susurluk kazasıyla ortaya saçılan "polis, mafya ve siyaset üçgeni”ne eğilmişti.
Eski TBMM Susurluk Komisyonu üyesi Fikri Sağlar, Kıbrıs Genç TV’de dün yaptığı açıklamada komisyon araştırmalarının devam ettiği süreçte, Kutlu Adalı cinayetine ulaştıklarını anlattı.
Sağlar, “Adalı’nın öldürülmesiyle ilgili çalışmalar yapılırken, Kıbrıs’ta da Susurluk’un uzantısı olduğu ortaya çıktı. Türkiye’de kapatılan kumarhanelerin Kuzey Kıbrıs’ta açılması, off-shore bankacılığın kurulması, ülkücülerin Türkiye’den Kıbrıs’a yerleştirilmesi, Kıbrıs’ta yeni bir yapılanma oluşturdu” şeklinde konuştu.
Kuzey Kıbrıs’ın tüm güvenlik güçleri sorumlularıyla görüştüğünü aktaran Sağlar, “Bize, adada uzi silahın olmadığını söylediler. O zaman bunun bizdeki çetenin uzantısı olduğunu düşündük. Ben TBMM’de tüm Milletvekillerine bu konudaki bilgilerimi aktardım. Emindim ki Kıbrıs’taki değerli gazeteci Kutlu Adalı’nın öldürülmesi de Susurluk Çetesi ile bağlantılıydı. Fakat daha sonra soruşturma kapandı” diye de ekledi. 
Kutlu Adalı, 2 Nisan 1996 tarihinde tehdit edildiğini açıkladı. Adalı'nın açıklaması ve tehditler hakkındaki uyarıları emniyet yetkilileri tarafından dikkate alınmadı.
 
banner342
banner603
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.