banner480
banner69
banner460

Sevgi uğurlamasına siyaset ve militarizm katmayacağız

banner476

Tekke Bahçesi’nde, üzerinde Ecvet Yusuf’un mezar taşı bulunan mezarda yapılan kazılarda paslı bir solina çıktı. Bir insana ait kemikler de bu mezarda bulundu. Ecvet Yusuf’un kızı Nilgün Ecvet Orhon “Babamızın askeri veya dini merasimi olmayacak” dedi

Sevgi uğurlamasına siyaset ve militarizm katmayacağız

Lefkoşa’da Tekke Bahçesi’nde üzerinde Ecvet Yusuf’un mezar taşı bulunan mezarda önceki Cumartesi günü yürütülen kazılarda, mezarı ikiye bölen beton bir duvar ve duvarın altından da paslı bir solina çıktı. Bir insana ait kemikler de bu mezarda bulundu.

1974’ün ilk şehidi sevilen tarih öğretmeni Ecvet Yusuf’un kalıntıları, adını taşıyan mezarda değil de 5 kişinin kalıntılarının olduğu başka bir mezarda bulundu.

20 Temmuz 1974’te savaşta hayatını kaybeden Ecvet Yusuf, tarih öğretmeni ve 55. bölük komutanıydı.

Cumhurbaşkanlığı’nın girişimi ve Bakanlar Kurulu kararıyla kazılan Ecvet Yusuf’un mezarının içinden dikey bir beton duvar çıktığı, kazılınca altından paslı bir su borusu (solina) geçtiği ve mezarda bir insana ait kemiklerin de bulunduğu öğrenildi.

Daha önce Cumhurbaşkanlığı’nın girişimi ve Bakanlar Kurulu kararıyla Hüseyin Ali Arabacı adına bulunan mezar kazılmış ve içerisinden; Hüseyin Ali Arabacı, Ecvet Yusuf, Yüksel Ahmet Dereli, Kadir Mehmet ve Ali Mehmet Kırma’nın kalıntıları çıkmıştı.

Bakanlar Kurulu kararıyla kazılan Ecvet Yusuf’un üzerinde mezar taşının bulunduğu bu mezar kazısı esnasında, Ecvet Yusuf’un kızı Nilgün Ecvet Orhon da Tekke Bahçesi’nde kazı alanının dışında bekledi ve sonra da sosyal medya sayfasından isyanını ve duygularını şöyle paylaştı:

“Ben ne diyeceğimi, ne yazacağımı, ne hissedeceğimi gerçekten bilemiyorum... Babamın adı yazan ve 45 yıl boyunca geldiğim bu mezar aslında bir beton kolon çıktı, altından da bir solina...

Ben 45 yıl boyunca paslı bir su borusunu ziyaret etmişim... Ne güzel zeflediniz, alay ettiniz bizle... Lanet olsun hepinize... İşte siz bu kadar aşağılık, bu kadar insanlık dışısınız... Sizin milliyetçi ya da yurtsever olduğunuz falan da külliyen yalan... Yoksa bir öğretmen komutana, silah arkadaşlarınız şehitlere bu alçaklığı yapmazdınız... Dilerim sürünerek, vizileyerek ve eriyerek geberirsiniz hala gebermediyseniz... Ben babamı rahat ettireceğim ama sizin eğer varsa vicdanlarınız nasıl rahat edecek acaba???”

Şehit Ecvet Yusuf’un kızı Nilgün Ecvet Orhon, 45 sene boyunca babasının sandığı mezardan çıkan kemikler ve su borusu sonrası, sosyal medyadan duygu dolu bir açıklama daha yaptı:

Nilgün Ecvet Orhon “Babamızın askeri veya dini merasimi olmayacak, Tabutun üzerinde bayrak değil, yıllardır önce annem şimdi de torunu, oğlum Ecvet tarafından korunan üniforması örtülecek” dedi.

Tekke Bahçesi’nde üzerinde Ecvet Yusuf’un mezar taşı bulunan mezarda Cumartesi günü yürütülen kazılarda, mezarı ikiye bölen beton bir duvar ve duvarın altından da paslı bir solina çıkması ardından, Ecvet Yusuf’un kızı Nilgün Evcet Orhon bir açıklama daha yaptı.

Kendi sosyal medya hesabından duygu dolu bir paylaşım yapan Orhon, “Babamızın askeri veya dini merasimi olmayacak, Tabutun üzerinde bayrak değil, yıllardır önce annem şimdi de torunu, oğlum Ecvet tarafından korunan üniforması örtülecek” dedi.

Orhon, “O kemikler dilerim ki yıllardır özlem ve çaresizlikle sevdikleri tarafından aranan bir kayıba ait olsun... o her kimse, o benim sırdaşım aslında... kırkbeş yıl o solina ile birlikte benim mutlu mutsuz her şeyimi biliyor... babam sanarak onlarla dertleşmişim yıllardır... ışıklarda olmasını dileyerek onu rahatsız ettiysem özür diliyorum ama belki bu vesileyle o da sevdiklerine kavuşur diyorum” diye yazdı…

Orhon, babası Ecvet Yusuf’un cenazesinin Perşembe günü olacağını bildirerek, isteyen herkese kapılarının açık olduğunu söyledi. “Ama o şehitliğe, o veda törenine, o sevgi uğurlamasına siyaset ve militarizm katmayacağız” diye belirtti.

Nigün Orhon

 “O HER KİMSE, O BENİM SIRDAŞIM ASLINDA”

Orhon’un tam yazısı şu şekilde:

“Babamın adının yazılı olduğu mezar açıldı... Kayıp Şahıslar Komitesi dikkatli, titiz çalışarak özveri ile mezarı babamın defini için hazırladılar. Onlara çok teşekkür ediyorum.

Mezar, iki mezar arası bir yerdi ve beton bir kolon vardı. Kolon kırılıp kaldırıldı ve iki mezar kazıldı... betonun altından bir su borusu çıktı ve soldaki mezardan da kemikler, bir insana ait kemikler çıktı... o kemikler dilerim ki yıllardır özlem ve çaresizlikle sevdikleri tarafından aranan bir kayıba ait olsun... o her kimse, o benim sırdaşım aslında... 45 yıl o solina ile birlikte benim mutlu mutsuz her şeyimi biliyor... Babam sanarak onlarla dertleşmişim yıllardır... ışıklarda olmasını dileyerek onu rahatsız ettiysem özür diliyorum ama belki bu vesileyle o da sevdiklerine kavuşur diyorum.”

 “HERHANGİ BİR DEVLET, ASKERİ YA DA DİNİ MERASİM OLMAYACAK”

Biz, babamın iki çocuğu annemizin de onayını alarak babamızı Perşembe gün öğleden önce defnetmeye karar verdik. Çarşamba gün onla vedalaşacağız ve perşembe de defnedeceğiz.

Babamızın defin töreni yine ortak aldığımız bir kararla resmi bir tören olmayacak... Herhangi bir devlet, askeri ya da dini merasim olmayacak. Tabutun üzerinde bayrak değil, yıllardır önce annem şimdi de torunu, oğlum Ecvet tarafından korunan üniforması örtülecek.

Onu sevenlerin katılımı ile militarizm ve siyasetten uzak sade bir veda töreni olsun ve artık dinlensin, huzura ersin istiyoruz.

Babama veda ederken yanımda, yanımızda olmak isteyen herkes, silah arkadaşları, öğrencileri, mücahitleri katılmak isterlerse bu bizi mutlu eder...

Babamı hak ettiği sevgi seli içinde defnetmek için, rahat olsun artık yattığı yerde diye yapılması gereken ne varsa atlamadan yapabilmek için, ondan esirgenen gerçek mezarına doğru şekilde defnetmek için uğraş veriyoruz. Bu bizim için çok zor ve ağır bir süreç... babamız iki defa ölmüş gibi hissediyoruz...

 “KIRK BEŞ YIL SÜRDÜ BU YOL VE SONUNA GELDİ ARTIK...”

“Ben ona yaseminlerle veda etmek istiyorum. Onu son gördüğüm gün olan 1974 19 temmuzunda, ona ipe dizili yasemin vermiştim ve alıp gitmişti bölüğe... Yani şu anda meclis olarak kullanılan dianellosa... Mevsimi olmadığından yaseminlerin üzerinde tek tük var biliyorum ama yine de bir sürü yasemin vermek istiyorum ona bu son yolculuğunda... 45 yıl sürdü bu yol ve sonuna geldi artık...

Babamı huzura erdireceğimiz perşembe gün bizimle olmak isteyen herkese yüreğimiz açık ve mutlu oluruz ama o şehitliğe, o veda törenine, o sevgi uğurlamasına siyaset ve militarizm katmayacağız, katılmak isteyenler sadece onu uğurlamak için yanımızda olacaklarsa gerçekten yüreğimiz açık...

Az kaldı canım babam... Seni seviyorum... İyi ki senin kızınım... İyi ki senin çocuklarınız...”

banner342
banner496
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.