banner762
banner661

Rum tarafının konforunu bozmaya çalışıyoruz

banner476

Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi Ergün Olgun, Rum tarafının konfor alanını bozmadan Kıbrıs’ta çözüm olamayacağını, Türk tarafının bu konfor alanını bozmak için çalışmalar yaptığını vurguladı

banner714
Rum tarafının konforunu bozmaya çalışıyoruz


Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi M. Ergün Olgun, BRT’de “Siyaset Üstü” adlı programa konuk olarak Ali Baturay ile Özdemir Tokel’in sorularını yanıtladı.
Türk tarafının, Rum tarafına, uzlaşmaya varmadığı sürece “Maraş” ve “hidrokarbonlar” konusunda kayıpları olacağını, onlar açısından acıtıcı durumların ortaya çıkacağını göstereceğini anlatan Ergün Olgun, “hidrokarbonlar” ve “Maraş” konusunda Rum tarafının konforunu bozacaklarını, bunlara artılar yapılacağını, Türk tarafının şu anda bunları planlandığını, buna benzer planlar üzerinde çalıştığını vurguladı.
Rum tarafının konfor alanının bozulması, Rum tarafının da bedel ödeyeceğini bilmesi gerektiğini belirten Ergün Olgun, “Kıbrıs’taki mevcut statükonun onlara bir fatura çıkaracağını görmeleri gerekir. Görsünler ve buna bağlı olarak kıvam noktasına gelelim. Kıvam noktasında karşılıklı olarak birbirine saygılı olur” dedi.
Rum tarafının neye hakkı varsa Kıbrıs Türk tarafının eşit taraf olarak onlara hakkı olduğunu ifade eden Olgun, “Sen devlet olarak karşıma çıkıyorsan ben de devlet olarak seninle ilişkiye girerim. Aksi takdirde üst ast ilişkisi olur” diye konuştu.
Türk tarafının izleyeceği yolla ilgili bilgi veren Olgun, şunları söyledi:
 “Burada Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye iki enstrüman kullanmaya başladı. Birincisi; hidrokarbon konusunda Rum tarafının tek yanlı hareketine karşılık vereceğiz. Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ı çevreleyen deniz yetki alanlarının ihtilaflı olduğu görülecek. ‘Kusura bakmayın, tek yetkili siz değilsiniz’ diyerek hem Rum tarafına hem de uluslararası şirketlere mesaj verilecek. Burada anlaşılacak ki Kıbrıslı Rumlar tek başına egemen değildir. Bir ihtiyaç çıkıyor ortaya ve ‘bu konuyu çözmemiz lazım’ denecek…”
Ergün Olgun, ikinci enstrüman olarak da kapalı Maraş’ı göstererek, şöyle konuştu:
“Maraş, Kıbrıslı Rumlar için konfor alanını sarsan çok ciddi bir gelişmedir, çünkü çok ciddi bir şeyi kaybediyorlar. Belki de kaybettiler. Bunun bir faturası var. Dolayısıyla ne var şu anda baktığımızda? Rum tarafı açısından acıtan durumlar var…”
Hidrokarbon ve kapalı Maraş unsurlarının dışında da planları olduğunu ifade eden Olgun, “Bunlara artılar yapılabilir mi? Şu anda planlanıyor. Şimdi Türk tarafı buna benzer planlar üzerinde çalışıyor. Yapmak mecburiyetindeyiz, biz Kıbrıs’ta uzlaşı istiyoruz. Bunun dinamiğini ortaya koymak zorundayız. Rum tarafını anlaşma yapmaya teşvik edici unsurlar koymak mecburiyetindeyiz. Adam rahatsa, sizinle gelip de bu zemin içinde anlaşmaya varmaya yanaşmaz, denklik içerisinde görüşme motivasyonu olmaz, şu anda yoktur zaten” dedi.
Bir diğer önemli unsurun ise, Kıbrıs meselesinin, Kıbrıs’ın sınırlarının dışına taşması olduğunu belirten Olgun, “Kıbrıs sorunu, Kıbrıs’ın hudutları dışında neyi getiriyor? Uluslararası aktörlere, bölgeyle ilgili ülkelere, bölgede istikrarsızlık getiriyor. Mesela NATO üyesi iki ülke karşı karşıya geliyor. Beraberinde ikisi kalmıyor, üçüncüsü de geliyor” diye konuştu.
Rumların federal ortaklığı Kıbrıs cumhuriyetinin meşruiyeti altında gerçekleştirilmek istediğini, Kıbrıs cumhuriyetinin dönüşümüyle yapmayı hedeflediklerini ama bunun kabul edilmez olduğunu ifade eden Olgun, tarafların egemen eşitliğinin ve eşit statüsünün kabul edilmesiyle birlikte hızlı bir netice alınacağına da inanç belirtti.
Uzlaşmazlıkların çözülmesi için motivasyonun gerekli olduğunu ifade eden Ergün Olgun şöyle konuştu:
 “Bir uzlaşma ortamının olması için kıvam noktası önemlidir. Kıvam noktası, tarafların al- ver yapabilecekleri ve uzlaşının sonuçlanmasına katkı koyacakları noktadır. Kıvam noktası, tarafların bir ihtilaftan eşit derecede zarar gördükleri noktadır, oraya ulaşmak gerekir. Her ikisinin de motivasyonu olur. O noktada statükoyu bozmak için motivasyon olur. Bu noktaya erişmezseniz çözüm olmaz. Bunun için değişik yöntemler uygulanır.
Uluslararası aktörlerin elinde enstrümanlar var. Birincisi taraflara şartlılık uygulamak. 2004 yılında ‘Kıbrıs’ta AB üyesi olmak istiyorsanız Kıbrıs sorununun çözülmesi gerekir’ demek gibi. Bu iki tarafa da motivasyon verir, motivasyonu böyle bir enstrümanla, mükafatla teşvik etme ki bu fırsat kaçırıldı. Burada motivasyon mükafattı.
İkinci kaçırılan fırsat ise hidrokarbonlar meselesi oldu. Uzlaşının olması için çok ciddi bir katalizör olmalıdır. Bu da ortak bir kaynaktır; ‘İkimiz de kullanamazsak ortak kullanalım’ motivasyonu ama uluslararası camia hidrokarbonlar meselesinde bu fırsatı da kaçırdı. ‘İkiniz de kullanamazsınız, ortak kullanacaksınız’ denilmedi. Mevcut statükonun değişmesi istense bu enstrümanlar kullanılabilirdi. Diğer enstrüman da bedel ödeneceğini göstererek motivasyon sağlamadır. Çözüme yanaşmazsa bedeli olacağını göstererek değişimi sağlamak. İşte Tük tarafı şimdi bunun için çalışmalar yapıyor…”
Bir soru üzerine Ergün Olgun, yalnızca Türk tarafının değil, İngiltere’nin de Cenevre’deki 5+BM konferansına AB’nin katılmasını istemediği belirtti. Olgun, “Bunu benim bu programda söylemem ne kadar doğru bilmiyorum ama söyleyeyim; İngiltere, AB’nin Cenevre’deki konferansa resmi olarak katılmasına karşıydı. Yalnızca Türk tarafı değil, İngiltere’de AB’yi istemedi” dedi.
 
 
banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.