banner762

“Ne iş olsa yaparım” diyenler var

Güney’de çalışmak için başvuru yapan Kıbrıslı Türklerin sayısı 400’ü aştı. Başvuru yapanlar arasında “Ne iş olsa yaparım” diyenler var

banner714
“Ne iş olsa yaparım” diyenler var

 
 
Türk-Sen ile Sek ortaklığıyla Kıbrıslı Türklere güneyde iş imkanı sağlamak üzere başlattığı projenin ilk mülakatları önceki gün ara bölgedeki Dayanışma Evi'nde yapıldı, turizm sektörü için başvuran kişilerin büyük çoğunluğunu 20-30 yaş arası ‘diplomalı işsiz’ gençlerin oluşturması dikkat çekti.
Türk-Sen’in farklı sektörler için güneyde iş alanı açan projesinin mülakatları, güneydeki işverenlerin de katılımıyla yapılmaya başladı.
Turizm sektöründe görev almak için başvuru yapan 130 kişi pandemi koşulları gereği belirli saatlerde ve 15’er kişilik gruplar halinde görüşmeye çağrıldı. Önceki gün gün boyu devam eden mülakatların dün de sürdü.
Öte yandan Güney’de yayımlanan Alithia, Güney Kıbrıs’ta çalışmak için sendika aracılığıyla başvuru yapan Kıbrıslı Türklerin sayısında önemli bir değişiklik olmadığına dikkat çekerek “Türk Sen’in ilan ettiği ‘patlama’ işitilmedi” ifadesini kullandı.
Haberde, Rum Sağcı İşçi Sendikaları Konfederasyonu SEK’in önceki gün, Güney’de çalışmak için başvuru yapan Kıbrıslı Türk sayısının 400’ü aştığını açıkladığı, Kıbrıslı Türk işçi çalıştırmak isteyen Rum işverenlerin önceki gün ara bölgedeki -Ledra Palace karşısı- “Dayanışma Evi”nde başvuranlar ile mülakatlara başladığı ancak henüz işe alma işlemi yapılmadığı kaydedildi.
Kıbrıslı Türklerin büyük ölçüde tercih ettiği sektörün otel ve lokantacılık olduğu, bunu inşaat sektörünün izlediği belirtilirken “Ne iş olsa yaparım diyenler olduğu da dikkat çekti” ifadesine yer verildi.
Öte yandan çoğu üniversite mezunu genç işsizlerden oluşan başvuru sahipleri, kuzeyde iş bulmanın ve geçinmek için yeterli parayı kazanmanın günden güne zorlaştığını söyledi, devletin bu konuya müdahale etmemesinden yakındı.
Kapıda kayıtları alan Türk-Sen Uluslar arası İlişkiler ve Eğitim Sekreteri Cevdet Akgür, önceki gün ve dünkü mülakatlarda 130 kişinin çoğunun işe girmesini umduklarını söyledi. Önceliğin turizm sektörüne verildiğini ancak ilerleyen günlerde diğer sektörler için de mülakatların açılacağını ifade eden Akgür, “genel olarak 7-8 bin kişi için istihdam söz konusu” şeklinde konuştu.
Akgür, güneyde çalışmak isteyen kişilere çağrıda bulunulduğunu ve 7-8 bin kişi için istihdamın söz konusu olduğunu aktardı.
Başvuru yapanlar arasında bulunan üniversite mezunu olduğunu söyleyen Deniz İnatçı, Kıbrıs’ın kuzeyinde yeterli iş imkanı olmadığı için güneyde çalışmayı tercih ettiğini anlattı. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünü bitirdiğini ancak yeni mezun bir işsiz olarak bunun kendisi için ‘zorunlu bir seçenek’ olduğunu vurgulayan İnatçı sözlerine şöyle devam etti: “Asgari ücretimiz son artıştan sonra bile yetersiz. O yüzden mezun olduğum bir alan olmamasına rağmen turizm sektöründe iş aramak için bu projeye yazıldım. Açılacak iş alanları arasında yüksek ihtimalle garsonluk olacak ve garsonluğa başlayacağım. Artık bize ne iş verilirse onu yapacak duruma geldik”.
Maddi açıdan güneyde daha iyi bir geleceği olacağına inandığını söyleyen İnatçı, “hem kendime hem de kuzeyde yaşayan diğer gençlere gerçekten acıyorum” ifadelerini kullandı. İnatçı şunları anlattı: “Bunca zorluk çekiyoruz, üniversitelerde iyi bölümlerden mezun oluyoruz ancak gidip bir otelde bambaşka bir branşta çalışmaya razı oluyoruz. Bu bizler için çok üzücüdür. En azından kuzeyde, hak ettiğimiz parayla kendi mesleğimizi icra edebilmek çok daha iyi olurdu ancak maalesef öyle bir iş imkanı yok”.
Pandemi başladığında kuzeyde bir işi olduğunu ancak bir arkadaşının çağırması üzerine üç aylığına güneyde bir otele çalışmaya gittiğini anlatan Hüseyin Kürşat ise, orada üç ay çalışarak buçuk yıllık maddi açığını kapattığını dile getirdi. Ardından otel kapandığı için kuzeye döndüğünü belirten Kürşat, “bir ay içerisinde sıfırla çarpıldım, eksiye doğru gidiyorum” şeklinde konuştu. Kürşat şöyle devam etti: “Şu an kuzeyde part-time olarak çalışıyorum ve günlük kazandığım paradan daha fazlasını sadece işe gitmek için harcıyorum. Sigortamın yatıp yatmadığı da belli değil. Bu durumda hem sosyal haklarımı alamıyorum, hem düzgün gelirim olmuyor. Bu durumda neyi bekleyeceğim? Bir ömrü bu şekilde harcadık gitti”.
Kuzeyde iş bulmanın ve para kazanmanın çok daha zor olduğunu belirten Ömür Derya da, “kuzeyde çalışmak şu an için kölelik gibi bir şey” dedi. Hem İngilizcesi hem de bir süre İngiltere’de çalışma deneyimi olduğunu ifade eden Derya, kuzeyde çalışan haklarının korunmadığını ve denetlemelerin de eksik olduğunu aktardı. Ömür şunları söyledi: “Şu an çalıştığım yer beni 8-9 saat diye aldı ancak 14-15 saat çalıştırıyor. Verecekleri maaşı da bir türlü alamıyorum ve bizim devletimiz kendi dertlerinin peşinde olduğu için bu duruma müdahale etmiyor, haklarımızı korumuyor. Euro da yükselince şansımı bir de güneyde denemek istedim, ne olacağını göreceğiz”.
Turizm ve Otel İşletmeciliği mezunu olduğunu söyleyen Erim Paşa, kuzeyde iş bulamadığı için çalışamadığını, kendi alanında bir boşluk açılınca güneye başvurmak istediğini anlattı. Mülakatının güzel geçtiğini de aktaran Paşa şöyle devam etti: “Lefkoşa’daki Hilton Hotel’in olma ihtimali var. Umarım olur çünkü güneyde daha iyi bir geleceğimin ve yükselebilme şansımın olduğunu düşünüyorum. Bu konuda gerçekten umutluyum. Kuzeyde kalan kişileri neler beklediğiyle ilgili ise artık hiçbir fikrim yok”.
Oğlunun mülakatında yanında olmak için geldiğini söyleyen Ömer Paşa, sosyal sigortadan emekli olduğunu ve şu anki maaşının 4 bin 500 TL olduğunu dile getirdi. Paşa, kuzeyde kararlaştırılan asgari ücret artışının korunması gerektiğini ve hükümetin işverenlere fırsat vermemesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Oğlunun güneyde çalışması üzerine de konuşan Paşa şunları aktardı: “Bizim tarafta artık işçilerin güvenliği kalmadı. Ben de zaten çocuklarımı okuturken çok zorluklar çektim. Bunu bildiğim için çocuğumun güneyde daha güvenceli bir işte çalışmasını destekliyorum”.
 
 
banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.