banner762
banner753
banner661
banner726

İkinci dalga olacak

banner476

Moleküler Genetik ve Genetik Hastalıklar Profesörü Dr. Erol Baysal, KKTC’de ikinci korona virüs dalgasının yaşanacağını söyledi ve ülkede gerçek vaka sayısının açıklanandan çok daha fazla olduğunu belirtti

banner714
İkinci dalga olacak

 

Moleküler Genetik ve Genetik Hastalıklar Profesörü Dr. Erol Baysal, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden KKTC’deki korona virüs ile mücadele sürecini değerlendirdi çarpıcı açıklamalarda bulundu.

KKTC’de ikinci korona virüs dalgasının yaşanacağının altını çizen Baysal yetkilere çağrı yaparak tedbir alınması gerektiğini vurguladı.

Gerçek vaka sayısının açıklanandan çok daha fazla olduğu ihtimaline kesin gözüyle baktığını ifade eden Erol Baysal 13 günde sıfır pozitif vaka sayısının düşündürücü olduğunu söyledi.

Moleküler Genetik ve Genetik Hastalıklar Profesörü Dr. Erol Baysal’ın açıklaması şöyle:

TEST TEST TEST! PCR PCR PCR? MADALYONUN ÖBÜR YÜZÜ

KKTC’DEKİ GÜNCEL COVID-19 KAYGILARI:

Bugün 1 Mayıs 2020. Bu yazıyı yazdığım gün. An itibariyle sayın Sağlık Bakanımız bir açıklama yaparak 13 gündür sıfır pozitif vaka olduğu haberini kamuoyuyla paylaştı. Bugüne kadar toplam 13129 vaka içerisinde 108 pozitif vaka. Elbette bu haber KKTC’de herkesi sevindirdi. Bazılarımızı hem sevindirdi hem de düşündürdü... Bu bağlamda, şahsen KKTC hükümetini zamanında aldığı tedbirlerden ve halka telkinlerinden dolayı kutluyorum. Alınan önlemlerin yanında toplumun ve bireylerin yasaklara ve kısıtlamalara uyması, temkinli davranması da hükümetin bu coronovirüs savaşı ile baş etmesinde önemli rol oynamıştır. Halkımızı da fedakarlıklarından ve kurallara itaatkarlıklarından dolayı kutluyorum.

13 günde sıfır pozitif vaka sayısı gerçekten düşündürücü. Bir haftadır birçok kişi benim de fikrimi ve yorumlarımı sordu.

Binlerce kilometre uzaklarda bir sağlık çalışanı olarak COVID-19 ile savaşırken bile aklım KKTC’deki dün açıklanan sıfır pozitif vakalarda. Bu konu birçok insanda endişe uyandırdı ki son bir haftadır telefonum hiç susmadı.

“16 KİŞİNİN SERBEST BIRAKILMASI YANLIŞTI…”

En büyük kaygılardan biri de hızlı testlerde 16 pozitif çıkan kişilerin tek bir PCR testi ile negatif çıktıktan sonra izole edilmeyip serbest bırakılmaları. Bu asla doğru bir karar değildi.

Eğer bu 16 kişi içinde semptomlu olan(lar) varsaydı semptomların başladığı kesin tarihi tespit edilip 2. RT-PCR testi uygulanmalıydı. Ayrıca akciğer CT gibi diğer destekleyici bulgularla birlikte sonuçlar değerlendirilmeliydi. Diğer kaygı kaynağı Hızlı test sonuçlarında hangileri immunoglobulinler gözlemlendi? IgM/IgG birlikte mi? sadece biri mi, evet ise hangisi? Bu soruların her birine verilecek cevap doğru teşhisin güvenilirliğini artıracaktır. Her bir cevabın hayati önemi vardır.

IgM ve/veya IgG positiflerin aileleri ve temasları teste tabi tutuldu mu? RT-PCR testi yapma lüksümüz yoksa bu kişileri tespit edip hızlı test uygulanmalıydı. Endişe verici bir kaygı listesi...

Sayın Sağlık Bakanımızın yaptığı açıklamalar neticesinde yapmak istediğim aşağıdaki yorumlar tamamıyla bilimsel verilere dayanmaktadır.

Belki birçok kişiden daha farklı bir bakış açısıyla değerlendirmeler yapacağım. Bir kez daha vurgulamak istiyorum bu yorumlar tamamıyla bilimsel ve tarafsızdır. Sayın Bakanımızın verdiği verileri aşağıdakilerden bir veya birden fazlasıyla da değerlendirmek mümkündür.

1- 1 Mayıs itibariyle yapılan 862 testin hepsi negatiftir. Bu veriler neredeyse imkansız bile olsa da yine de doğru olabilir. İyimser olmak kötümser olmaktan daha iyidir.

Bu verilerin tümünün Hızlı testlerden olduğunu varsayıyorum. RT-PCR verileri olamayacağına tecrübe ve mesleki içgüdüme sığınarak kesin gözle bakabilirim.

Çünkü enfekte olma ihtimali durumunda bugün 862, dün 1257, toplam 2119 kişide asemptomatik sürecin ilk 7 gündeki IgM ekspresyonu ‘kaçırılmıştır’ demektir. Yani bu insanlara bir hafta sonra tekrar hızlı test yapılırsa, IgM (ve IgG) positif çıkma ihtimali daha yüksek olacaktır. Bu da atılacak yegane doğru adımdır ve elimizdeki tanıların da doğruluğunun sorgulanmasını öngörür.

2- Belki de yeteri kadar test yapmadığımız için beklenilenin çok altında pozitif vaka görmekteyiz. Dünya istatistiklerine göre pozitif vaka oranı pik doğrultusunda %2-8 arasında değişmektedir. KKTC’deki toplam verilere bakıldığında pozitivite oranı %0.82’dir. Yorum sizlerin…

3- Son 13 günde pozitif vaka çıkmaması normal istatistiksel kurallar ve ihtimallerle bağdaşmamaktadır. Küresel insidansın çok altındadır. Bunun diğer bir olumsuz etkisi de şudur; Negatif hızlı test neticesi, kişide enfeksiyon bulunmadığı anlamına gelmez. Bu kişiler asemptomatik veya semptomları çok hafif, belirgin olmayan vaka gurubu olabilirler.

Bu ‘gizli taşıyıcılar’ birer saatli bombaya benzerler ve büyük tehlike arz ederler çünkü bu kişiler negatif oldukları halde virüse bulaşmış ‘hasta’ gurubundadırlar.

COVID-19 belirtileri göstermediklerinden günlük yaşamlarına devam etmekte ve etrafındakileri bulaştırmaktadırlar.

4- Gerçek vaka sayısının açıklanandan çok daha fazla olduğu ihtimaline kesin gözüyle bakmaktayım. Üzülerek söylüyorum bu farkı önümüzdeki günlerde düşünülen ‘yumuşama’ süreci akabinde yukarıda bahsettiğim ‘gizli taşıyıcı’lardan doğacak ve daha şiddetli olacağı tahmin edilen ikinci dalgada göreceğimizi şimdiden söylemek isterim. Bu vesileyle tüm devlet yöneticilerimizi de peşinen uyarıyorum. Tarih tekerrürden ibaretse, 1918 yılındaki salgının birinci dalgasında 5 milyon insan, ikinci dalgasında da 20 milyon insan ölmüştü.

Daha geçenlerde tanık olduğumuz Singapur, İtalya ve Japonya’nın Hokkaido adası 2. dalga örneklerinin vehametini bir ay geçmeden nasıl unutabiliriz?

KKTC bu vahim örneklerden ders almayacağına göre önümüzdeki aylarda karşılaşacağımız tsunami için şimdiden tedbir almamız kaçınılmazdır. KTTB Başkanı sayın Dr. Özlem Görkut alınacak tedbirleri mükemmel bir şekilde yayınlamıştır.

5- Yapılan testlerin, bilhassa Hızlı testlerin doğruluğunun %60-70 olduğu defalarca açıklanmıştır. Bu neticeler tekrar gözden geçirilmeli ve IgM positif olanlar, aile fertleri ve temastakiler tekrar PCR ile sorgulanmalı ve PCR negatif dahi çıksa kişiler positif olarak kayıtlara geçirilmelidir çünkü IgM, virüs olmadan vücutta üretilemez.

6- Her RT-PCR tetkikinde sadece +ve & -ve kontrollerin mükemmel çalıştığı deneyler rapor edilmelidir. Kalite kontrolü olarak kullanılan +ve & -ve kontrollerin çalışmadığı durumlarda o kümedeki tüm örneklere maliyet gözetmeksizin yeniden RT-PCR yapılmalıdır. Tüm pozitif yorumlar klinik bulgular eşliğinde değerlendirilmelidir.

7- RT-PCR testleri uluslararası kriterlere, standartlara ve kılavuzlara göre yapılmalıdır aksi takdirde neticelerin güvenilirliği tartışılacaktır. Ehli, tecrübeli teknikerler bile PCR işlemlerinde hata yapabilirler. PCR her baba yiğidin harcı değildir. PCR teşhis amaçlı kullanıldığında doğruluk/bütünlük (validasyon) olgusu aşağıdaki 4 kriterden oluşmalıdır;

a) Sensitivity (Duyarlılık) - true positive (gerçek positif) ölçer

b) Specificity (Özgüllük) - false positive (yanlış positif) ölçer

c) Accuracy (Doğruluk) - örnekler arasındaki farklılıkları ölçer

d) Precision (Hassasiyet) - positif ve negatif örneklerin işlevselliklerini kıyaslar

Analitik aşamada PCR işlemlerindeki çoğu hatalar, kalibrasyon veya kalite kontrol hatalarından kaynaklanır. Kalite kontrol bir teste başlamadan önce yapılan kalite kontrol işlemleridir. PCR sonuçlarının başarılı olmasında en büyük etkenlerden biri PCR uygulamalarının 3 farklı ve bağımsız odalarda yapılmasının gerekliliğidir. Bunlar sırasıyla 1- DNA/RNA İzolasyon odası 2-PCR odası 3- PCR analiz odası. Bu odaların geçişleri 1-2-3 şeklinde tek yönlü olarak düzenlenir, asla geri istikamette hareket olmaz.

8- Son olarak 13 günde sıfır pozitif vaka olgusunun yorumuna aşağıdaki noktaları da ekleyip fikir ve önerilerimin bilimselliğini biraz daha pekiştirmek istiyorum. Bu noktalar kesinlikle KKTC’de uygulanmıyor gibi algılanmamalıdır. Burada sadece ‘yanlış negatif’ olasılıklarını sıralıyorum. Dikkatinize arz etmek isterim ki bunların hiçbiri PCR ile alakalı değil sadece örneklerin güvenilirliği ile ilgilidir.

Aşağıdaki senaryolardaki örnekler ‘yanlış negatif’ verebilecek potansiyele sahiptir.

a) Yanlış yerden örnek toplama

b) Uygunsuz, yetersiz, örnek toplama

c) Örnek almada zorluk – boş örnek

d) Örneklerin laboratuvarda uygun olmayan şekilde işlenmesi, yanlış muhafaza edilmesi

e) Örneklerin laboratuvara yanlış şekilde taşınması

9- RT-PCR yanlış negatiflere gelince, olası insan hatası, cihaz işlerliliği ve kitler tekrar incelenmelidir. PCR optimizasyonu güncellenmelidir. PCR örneklerinde inhibe edici maddelerin bulunması, çevresel kontaminasyon riski, kullanılan bileşenlerin miktarının yanlış kullanılması, PCR’daki sıcaklık parametrelerinin ayarlanamaması gibi problemler PCR yapılırken her zaman karşılaşılabilecek sorunlardır. Kit kullanıldığı için bunların çoğu optimize edilmiştir diye düşünmek pek de doğru değildir çünkü her PCR labı farklıdır ve her PCR labında kontaminasyonlardan doğabilecek yanlış pozitiflikler ve yanlış negatiflikler ve birçok dış etkenler rutin PCR uygulamalarında neticeleri olumsuz etkileyecek faktörlerdir.

Tüm yorumlar, uluslararası bilimsel standartlar ve rehberlere göre derlenmiştir. Özkaynağım, mensubu olduğum Amerikan CAP (College of American Pathologists) akreditasyon kurumudur. Bu kurumun belge ve bilgilerine www.cap.org websitesinden ulaşılabilir.

VERİLERİN GÜVENİLİRLİĞİ VE ALINACAK KARARLARA OLUMSUZ ETKİSİ:

Etrafımızdaki komşularımıza baktığımızda durumun epey farklı olduğunu görmekteyiz. Çoğunluğu Hızlı testlerle yapılan testlerin sonuçlarının ‘KKTC’de COVID-19’ yoktur şeklinde yorumlanması oldukça prematüre ve yanıltıcıdır. Hükümetimize nacizane bir tavsiyede bulunup Singapur, İtalya ve son olarak Japonya’nın Hokkaido adasındaki vahim akibetten ders alarak konuyu bir kez daha gözden geçirmelerini öneriyorum. KKTC’deki son açıklanan veriler ne kadar da sevindirici olsa bu bulguların inandırıcılığı, bilimsel istatistiksel anlamlılığa ve mantığa ters düşmektedir. Bunu 37 yıllık tıbbi laboratuvar hayatımda yüzbini aşan vakadan elde ettiğim bilgi birikimi, tecrübe ve mesleki içgüdü ile rahatlıkla söyleyebilirim.

banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.