banner875
banner885
banner878

Euro’ya evet, Külliye’ye hayır

banner476

CMIRS’ın yaptığı kamuoyu araştırmasına göre katılımcıların yüzde 88.6’sı ülkede yolsuzluğun yaygın olduğunu düşünüyor Vatandaşların yüzde 63.79’u döviz krizinin etkilerinin azaltılması için Kıbrıs’ın kuzeyinde Euro’ya geçiş yapılmasını savunuyor Cumhurbaşkanlığı Külliyesi yapılmasına vatandaşların sadece yüzde 22.03’ü destek verdi

banner825
Euro’ya evet, Külliye’ye hayır


Göç Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi’nin (CMIRS) 2021 döneminde 500 kişi ile telefon anketiyle yürüttüğü anketin son bölümü açıklandı.
CMIRS’ın anket sonuçlarına göre ankete katılanların yüzde 82.56’sı ülkede suçun yapanın yanına kaldığını düşünüyor. Bu oran Mart 2021 anketinde yüzde 56.4, Haziran 2021 anketinde ise yüzde 73.74 idi. 
Katılımcıların yüzde 88.6’sı ülkede yolsuzluğun yaygın olduğunu düşünüyor. Bu oran Haziran 2021 anketinde yüzde 86.98 idi.
Ankete katılanların yüzde 82.64’ü ülkede organize suçların yaygın olduğunu düşünüyor. Bu oran Haziran anketinde yüzde 78.26 idi.
Katılımcıların yüzde 63.79’u döviz krizinin etkilerinin azaltılması için Kıbrıs’ın kuzeyinde Euro’ya geçiş yapılması gerektiğine katıldığını belirtti.
Katılımcıların yüzde 77.97’si ‘cumhurbaşkanlığı külliyesine gerek vardır yapılmalıdır’ cümlesine katılmadığını belirtti.  Sadece yüzde 22.03’ü külliyeye gerek olduğunu belirtti.
Anket sonuçlarını değerlendiren CMIRS’ın bu konudaki açıklaması şöyle:
“Bu çalışmada özellikle ülkedeki adalet duygusunun zedelenmeye davet ettiği görüldü.
Katılımcıların ezici çoğunluğunun yolsuzluğun yaygın olduğunu, suçun yapanın yanına kaldığını düşünmekte olduğu bir ortamda adalet duygusunun yeniden yerleştirilmesi gereklidir. 
Yaşanabilir bir ülke, adalet duygusunun ve adalete güvenin yüksek olduğu bir ülkedir.  Adalet duygusunun olmadığı toplumlarda toplumsal aidiyet duygusu da zedelenir.  Kıbrıslı Türklerin geçmişten gelen adaletsizlikten dolayı sorunlu olan kimlik ve aidiyet duygusu son dönemlerde artan ‘suç yapanın yanına kalır’ düşüncesiyle daha da zedelenmiştir.  Bu da aslında toplumsal çıkarlar yerine bireysel çıkarların daha da ön plana çıkmasına yol açmaktadır. Özellikle pandemi ile mücadele ve ekonomik krizin olduğu bir ortamda bireysel değil toplumsal çıkarlar öne çıkmak zorundadır ki kriz başarıyla yönetilebilsin.  Bundan dolayı da özellikle adalet ve sosyal adaletin sağlanması gereklidir” İKLİM KONUSU
CMIRS’ın anketinde iklim değişikliği de soruldu.
Ankete katılanların yüzde 80.85’i iklim değişikliği konusunda kaygılı olduğunu belirtti.
Ankete katılanların sadece yüzde 20.44’ü iklim değişikliğinin doğal bir olay olduğunu ve bizim önlemek için birşey yapamayacağımızı düşünmektedir.  Katılımcıların geri kalanı (yüzde 80’e yakın) ise bu cümlenin doğru olmadığını düşünmektedir. 
Katılımcıların sadece yüzde 14.75’i iklim değişikliğinin medyanın abarttığı bir konu olduğunu ve önemli olmadığını düşünmektedir.  Katılımcıların geri kalanı (yüzde 85.25) bu görüşe katılmamaktadır. 
Katılımcıların yüzde 49.44’ü iklim değişikliğinden daha önemli konular olduğunu düşünmektedir.
Katılımcıların yüzde 18.28’i yol yapımı için ağaç kesmenin kötü birşey olmadığını düşünmektedir. Katılımcıların geri kalanı (yüzde 81.72) bu görüşe katılmamaktadır.
Katılımcıların yüzde 89.95’i iklim değişikliğini önlemek için güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerjilere geçiş yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Katılımcıların yüzde 88.13’ü iklim değişikliğini azaltmak için her birimizin yapabileceği birşey olduğunu düşünmektedir.
Katılımcıların yüzde 90.12’si iklim değişikliğini azaltmak için kendi hayatında değişiklik yapmaya hazır olduğunu belirtmiştir.
Bu ankette ilk kez katılımcılara iklim değişikliğinin kendi kişisel sağlık ve güvenliklerini ne derece tehdit ettiği de sorulmuştur.  Bu soruya 0, hiç, 10 çok fazla olacak şekilde cevap vermeleri istenmiştir. 
İklim değişikliğinin kişisel sağlık ve güvenliği tehdit etme puanı: 6.86. 






 
 
banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.