banner480
banner69
banner529

Büyükelçilik seçim karargahı haline dönüştürüldü

banner476

Akıncı, seçimlere hiçbir dönemde bu kadar açık şekilde müdahale yapılmadığını söyledi ve “AKP milletvekilleri köylerde ‘Akıncı’ya oy vermeyiniz’ diyor, muhtarlardan ihtiyaç listeleri isteniyor. Büyükelçilik seçim karargahı haline dönüştürüldü” dedi

Büyükelçilik seçim karargahı haline dönüştürüldü

 
Cumhurbaşkanı ve bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı, TV 2020’de ‘360 Derece Seçim Özel’ programına konuk olarak gençlerin sorularını cevapladı, görüş ve düşüncelerini aktardı. 
Akıncı, geçmiş yıllarda da seçimlere dışardan bazı müdahaleler olduğunu ancak bunun hiçbir dönemde bu kadar yoğun ve açık bir şekilde yapılmadığını söyledi. “Türkiye’den araştırma şirketlerinin seçmenleri yoğun bir şekilde arayarak yönlendirme yaptıklarını, elçinin milletvekilleri ile buluştuğunu, bazı MHP ve AKP milletvekillerinin köylerde ‘Akıncı’ya oy vermeyiniz’ dediklerini, belediye başkanlarından, muhtarlardan ihtiyaç listeleri istendiğini” belirten Akıncı, “Büyükelçilik seçim karargahı haline dönüştürüldü” dedi.
“Tıpkı 15 Temmuz 2016’da darbe girişimi olduğunda Türk demokrasisine bizim sahip çıktığımız gibi, onların da Kıbrıs Türk halkının demokrasisine saygı göstermesini bekleriz” diyen Akıncı, bu müdahaleleri görüp suskun kalanların yanlış bir tutum içinde olduklarını belirtti.
Herkesin, her kesimin Kıbrıs Türk demokrasisi üzerine titremesi gerektiğini ifade eden Akıncı, “Bir makama başkalarının müdahaleleri ile gelirseniz, orada kendiniz olamazsınız, sizi oraya getirenlerin gölgesi olursunuz” dedi.
Demokrasiye yapılan müdahalelerin gerginlik yaratarak toplumda derin yaralar açtığı ve bilinçle hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Akıncı, “Bizim aramızda Türkiye Cumhuriyetinin iyiliğinden başka bir şey isteyen yoktur. Karşılıklı saygı çerçevesinde kardeşlik ilişkisini geliştirmeliyiz” dedi.
Akıncı, Kıbrıslı Rumlarla siyaseten eşit bir yapı oluşturma çabamıza Türkiye’nin katkı sağlamasının yolunun da Kıbrıs Türk demokrasisine saygıdan geçtiğini belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliğinden önceki gün yapılan açıklamayla ilgili görüşü sorulan Akıncı şunları kaydetti: “Açıklamada müdahale edilmediğinden bahsedilmekte. Eğer bu, yanlışın görülüp bundan sonra yapılmayacağı anlamındaysa bundan ancak memnun oluruz. Yok eğer bu yapılanlar müdahale olarak görülmüyor ve sadece pandemi hastanesi gibi yatırımlara atıfta bulunuluyorsa bu da inkarcılıktır. Umarım geçerli olan ilk söylediğimdir. Sürecin bundan sonra Kıbrıs Türk halkının iradesine saygı çerçevesinde gelişmesinden en büyük memnuniyeti yine Kıbrıs Türk halkı duyacaktır.”
Görünür gelecekte tanınma ve iki devletli çözümün mümkün görünmediğini, İslam ülkeleri ve Türki devletlerin bunu ima bile etmediklerini, 27 AB üyesi ile ABD, Rusya, Çin, Fransa ile İngiltere’den oluşan BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyelerinin tanımasının da mümkün olmadığını, tek tanıyan ülke olan Türkiye’nin takımlarının ise bizimle dostluk maçı bile yapamazken, tanımadığım dediği ülkenin takımları ile resmi maç yaptığını, bizim gençlerimizin de tribünde olduklarını anlatan Akıncı, Kıbrıs Türk gençliğinin hakkının bu olmadığını, bu nedenle de çözümü sonuna kadar zorlamak gerektiğini söyledi.
Çözüm ve iki kurucu devletin eşitliğine dayalı federasyonda ısrardan vazgeçmemek gerektiğini belirten Akıncı, federal hedeften vazgeçilmesi durumunda bizi bekleyenin tanınma değil, bölünmüşlüğün kalıcılığının daha da pekişmesi ve alt yönetim algısının daha da güçlenmesi olduğunu belirtti. Kendisinin ve halkın bunu istemediğini, Kıbrıs Türk halkının kendi özgün kimliği, karakteri ve varlığı ile uluslararası hukuk içine girmesini, Kıbrıs’ın bir bütün olarak Türkiye’ye dost bir coğrafya olmasını istediğini, bunun da tüm tarafların yararına olacağını belirten Akıncı, “İşte tüm bunlar için 5 yıl daha görev talep ediyorum” dedi. 
Kıbrıs Türk halkının demokratik, çağdaş, laik ve Atatürkçü yaşam biçimini muhafaza etmek istediğini ve yaşam tarzının değiştirilmesine, bu yönde baskı yapılmasına tepki gösterdiğini belirten Akıncı, “Soran sorgulayan, biatçı değil özgür düşünen, savaşa karşı barışı, çatışma kültürü yerine hoşgörü kültürünü öne çıkaran bir yapıya sahip olan halkımız bunların değiştirilmesi çabaları karşısında tedirgindir. Tüm bu hassasiyetlerini de benim söylemlerimde bulmaktadır. Adaylığımın esas nedenlerinden biri de budur” ifadelerini kullandı.  
 
banner342
banner496
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.