banner875
banner815
banner878

Ardında Korkutucu Hikayeler Barındıran Tarihin En Gizemli 6 Tabutu

banner476

Tabutlar ölümü çağrıştırdıkları için sevilmezler. Ancak bir tabut, ardında son derece ilginç ve gizemli bir hikâye barındırıyor olabilir!

banner825
Ardında Korkutucu Hikayeler Barındıran Tarihin En Gizemli 6 Tabutu

Yaşam, insan toplulukları için nasıl pek çok kültürel değer, gelenek ve inanış ihtiva ediyorsa, ölüm de aynı şekilde pek çok kültürel hususu barındırıyor! İnsanların ölülerini uğurlama biçimleri, ağıtlar, inanışlar ve eylemler… Kısacası, insan topluluklarının kültürleri yaşam kadar ölüm üzerinde de etkili. Tabut da kültürlerin ölüm üzerindeki etkilerinin net şekilde görüldüğü araçlardan biri. Bazı kültürlerde, tabutların biçimi, şekli ve hatta rengi bile son derece dikkatli seçiliyor.

Bugün tabutlar söz konusu olduğunda akla Antik Mısır’daki mumyaların yerleştirildiği araçlar gelse de tabutlar pek çok farklı kültürün önemli parçaları. Ancak, dünyadaki bazı tabutlar diğerlerinden çok daha ilginç! Çünkü bazı tabutlar, arkalarında son derece gizemli ve hatta korkutucu hikâyeler barındırıyorlar! Bazen bir tabutun nereden ve nasıl geldiğinin bilinmezliği büyük bir gizemin parçasına dönüşüyor! Bazen de içi boş bir tabut, yıllarca çözülmeyi bekleyen, tüyler ürpertici bir devlet meselesi haline geliyor. İşte, ardında oldukça ilginç hikâyeler barındıran en gizemli 6 tabut…

 

1. Edinburgh minyatür tabutları

tabut

Bazı çocukların, oyun oynarken oldukça ilginç nesneler buldukları olmuştur! Ancak 1836 yılında İskoçya’nın başkenti Edinburgh’da oyun oynayan bir grup çocuk oldukça sıra dışı bir şey keşfetti! Bir tepede yer alan mağaranın içerisine giren çocuklar, 17 adet minyatür tabutla karşılaştılar! Üstelik bu tabutlar çok uzun yıllardır mağaradaymış gibi görünüyordu. Gizemli tabutların haberi kısa sürede bütün şehre yayıldı. Fakat kimse bu tabutların nereden geldiğini neden mağarada olduğunu bilmiyordu!

Ayrıca bu tabutları normalden daha gizemli hale getiren tek şey nereden geldiklerinin bilinmemesi değildi. Tabutların içerisinde oldukça küçük ve korkutucu görünen insan figürleri vardı! Kimileri, bu tabutların bölgede yaşayan kadim cadıların ritüellerinin bir parçası olduğuna inandı. Kimileri ise tabutlardaki figürlerin bir zamanlar bölgede yaşayan efsanevi yaratıklar olduğunu ileri sürdü! Ancak minyatür tabutların ardındaki gizem hiçbir zaman aydınlatılamadı. Aradan geçen yüzlerce yıllık zamana rağmen bugün bile hiç kimse tabutların gerçek hikâyesini bilmiyor.

2. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki demir tabut

tabut

2011 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinde, tek edilmiş bir mülkte inşaat çalışması yapılıyordu. Bir süre inşaat alanında çalışan işçiler, oldukça değerli demir bir tabut buldular! Tabutun içerisinde ise mumyalanmış halde, Afro-Amerikan bir kadın yatıyordu! Başlangıçta bu kadının bir cinayete kurban giden, talihsiz bir insan olduğu düşünüldü! Ancak tabut ve mumya üzerinde yapılan incelemeler oldukça şaşkınlık veriydi!

Çünkü hem mumya hem de tabut, 1800’lü yıllardan kalmaydı! Demir tabutun içerisindeki kadın çok büyük olasılıkla oldukça kötü şartlar altında çalıştırılan bir köleydi! O halde, neden böylesine değerli bir tabuta konulmuştu? Çünkü o dönemin Amerika Birleşik Devletleri’nde köle olarak çalıştırılan bir insanın böylesine değerli bir tabuta konulması düşünülemezdi. Yıllar süren araştırmaya rağmen ne kadının kimliği, ne de niçin böylesine değerli bir tabuta konulduğu açığa çıkarılamadı.

3. Edith Howard Cook’a ait tabut

2016 yılında da Amerika Birleşik Devletleri’nde gizemli bir tabut ortaya çıktı! San Francisco’da bir evin bodrum katında bulunan tabut oldukça ilginç ve gizemliydi. Tabutun ön yüzeyi camdan imal edilmişti ve içerisinde mumyalanmış halde bir küçük bir kız çocuğu yatıyordu! Cesedin oldukça iyi korumuş olması yapılacak araştırmayı kolaylaştırdı! Kısa süre sonra tabutun 140 yıl öncesine ait olduğu anlaşıldı. Tabutta yatan kişi, 19. yüzyılda oldukça etkili bir aileye mensuptu! Kızın saçından alınan DNA örneği sayesinde kimliği de tespit edilmişti; Edith Howard Cook…
 

4. Siyah granit lahit

Mısırlı arkeologlar, İskenderiye’de oldukça büyük siyah granit bir lahit keşfettiler. Ancak söz konusu Mısır olduğu zaman, herhangi bir tabutun heyecan yaratması pek ihtimal dâhilinde değil! Fakat keşfedilen lahit yaklaşık 2000 yıldır el değmemiş haldeydi! Elbette, kısa sürede bu gizemli tabutun açılmasıyla bir lanetin gün yüzüne çıkacağı söylentileri yayıldı! Ancak, bilim insanlarını heyecanlandıran şey, ne olursa olsun tabutun açılmasını gerektiren bir şeydi! Keşfedilen tabut, Büyük İskender’e ait olabilirdi! Böylece gizemli tabut açıldı. Hiç kimse lanetlenmedi! Fakat tabuttan Büyük İskender de çıkmadı! Tabutun içerisinde kime ait oldukları tespit edilemeyen 3 farklı insan iskeleti ve yüzlerce yıldır tabutun içerisinde duran ilginç bir sıvı vardı.

5. Kaybolan tabut

tabut

Tabutlar, ölümü çağrıştırdıkları için doğal olarak sevilen nesneler değiller. Yani hiç kimse gözünün önünde bir tabut olsun istemez! Ancak bir tabutun kaybolması da kimsenin isteyeceği bir şey değil! İngiliz-İrlandalı bir aktör olan Charles Francis Coghlan, inişli çıkışlı kariyerinin ardından 1899 yılında ABD’nin Teksas şehrinde yaşamını kaybetti. Ancak akrabaları Coghlan’ın bu dünyadan nasıl uğurlanacağı konusunda anlaşamadılar. Kimileri, oyuncun gömülmesini istiyordu. Kimileri ise, yakılmasını!
 

6. Çarın boş tabutu

tabut

Kulağa mantıksız veya gaddarca gelse de bazen dolu bir tabut boş bir tabuttan iyidir! 1801 yılında tahta çıkan Rus Çarı I. Aleksandr son derece “paranoyak” bir hükümdardı. Etrafındaki bütün insanlardan şüpheleniyordu! Bu nedenle Rusya’nın güneyine doğru uzun bir yolculuğa çıktı. Çıktığı bu yolcuğun sonunda, 1825 yılında hayatını kaybetti ve bu ilginç hükümdar unutuldu ta ki 1934 yılına kadar!

1934 yılında, yıllar önce hayatını kaybeden çarın tabutunun açılmasına karar verildi. Bütün Sovyetler Birliği bu heyecanlı olay için sabırsızlanıyordu. Ancak tabut açıldığında, bütün Sovyet halkı büyük sürpriz yaşadı. Çünkü tabut boştu! Kimileri, çarın cesedinin hiçbir zaman o tabuta konulmadığını iddia etti! Çar, kaotik kraliyet yaşamından kurtulmak için ölü numarası yapmıştı! Böylece boş tabut, sembolik bir törenle gömüldü! Öte yandan çarın gerçek tabutu veya naaşı hiçbir zaman bulunamadı.

Bu anlaşmazlık süresi boyunca Coghlan’ın naaşı, bir tabut içerisine konuldu ve geçici bir yere yerleştirildi. Yaklaşık bir yıl sonra akrabalar uzlaşmayı başardı! Ancak korkunç bir fırtına Charles Francis Coghlan’ın tabutunun geçici olarak beklediği yerden alıp götürdü! 1900 yılında kaybolan tabuttan, 1904 yılına kadar haber alınamadı! Bir bataklıkta bulunan metal bir tabutun Coghlan’a ait olduğu iddia edildi. Ancak yapılan incelemeler sonunda bulunan tabutta yatanın başka bir insan olduğu anlaşıldı.

banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.