banner875
banner885
banner878

“Alnım açık ve başım diktir”

banner476

Cumhurbaşkanı Tatar, halkın kendi özgür iradesiyle kendisini Cumhurbaşkanı seçtiğini, söyledi ve “Halkıma verdiği sözleri yerine getirmenin huzuru içerisindeyim. Artık devletimiz egemenliğimiz değer kazanmıştır, statü kazanmıştır” dedi

banner825
“Alnım açık ve başım diktir”


 
 
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhurbaşkanlığı görevinde ikinci yılını tamamladı.
“Yeni Bir Dönem Yeni Bir Vizyon Yolunda Cumhurbaşkanlığı’nda İki Yıl” sloganıyla Cumhurbaşkanlığı’ndaki iki yılı değerlendiren Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, geride kalan iki yılda, “KKTC’nin yaşatılıp yüceltilmesi, Kıbrıs Türk halkının refah ve güven içinde yaşaması, Anavatan Türkiye ile ilişkilerin sağlıklı bir şekilde geliştirilmesi, KKTC devletinin dünyada hak ettiği yeri alması ve Kıbrıs’ta çözümün; egemen eşit iki ayrı devletin varlığına dayalı olması gerektiği” hedefiyle bu yolda yılmadan çalıştığını vurguladı. 
Tatar, ana hedefinin; “Kıbrıs Türk halkının egemen, bağımsız ve özgür olarak kendi vatanında, kendi devletinin çatısı altında yaşayacağı adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşmaya ulaşmak” olduğuna vurgu yaparak, “Cumhurbaşkanlığı’nda iki yıl geride kalırken, halkıma verdiğim sözleri yerine getirmenin huzuru içerisindeyim” dedi.
Tatar, Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa; egemen eşitlik temelinde ve Kıbrıs Türk halkının eşit uluslararası statü haklarının kabul görmesi ile başlayacak resmi müzakere sürecine geçtikten sonra, egemen eşitlik anlamında oluşacak yeni bir modelde, Kıbrıs’ta iki ayrı devletin iş birliğiyle bir anlaşmanın olabileceğini ifade etti. 
Bu konuda halka verdiği sözü tutmakla birlikte bu süreçte çok önemli adımlar atıldığını ifade eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu siyasete tam destek verdiğini vurguladı ve 1968 yılında başlayan müzakere süreçlerinde, Rum tarafının her zaman sonuca ulaşılmasını engelleyen taraf olduğunu kaydetti,
Tatar, Rumlar AB üyesi olduktan sonra Kıbrıs Türk halkının eşitliğini kabul etmelerinin zor olduğunu, bu sürecin sonucunun çok açık olduğunu, bu yüzden siyasetlerinin ray değiştirdiğini kaydetti ve “Benim Cumhurbaşkanlığındaki en büyük iddiam buydu ve bunu başardığıma inanmaktayım. Tanınmayı destekleyen çok sayıda dost devlet, kurum, kuruluş vardır, bu ne zaman gerçekleşecek zaman içinde göreceğiz, ancak bu öyle bir ivme kazanmıştır ki artık geri dönüşü yoktur, çünkü dünya ve dengeler artık değişmiştir” dedi.
Tatar, “Artık devletimiz egemenliğimiz değer kazanmıştır, statü kazanmıştır. Doğu Akdeniz’de her alanda KKTC’nin önemi artmıştır. Bu ortamda yeni siyasetimiz önemlidir kutsaldır. Kim  ne derse desin biz başarılıyız, çünkü yıllar öncesinden bu öngörü ortaya kondu. Dirayetli dik durduk her türlü hakarete olumsuz bakış açılarına kısır döngü siyasete rağmen ısrarla bu konular üzerine büyük bir tutarlılıkla bu siyaseti yürüttük ve haklılığımız ortaya çıkmıştır. Milli çıkarlarımız bunu gerektirmektedir” ifadelerini kullandı.  
Tatar, yeni siyaset ve çalışmalarına, içeriden ve dışarıdan şahsına karşı yapılan saldırılara ve operasyonlara aldırmadan hak ve doğru bildiği yolda halkıyla beraber yürümeye devam ettiğini belirterek, “Alnım açık ve başım diktir” dedi.
Demokratik ve şeffaf bir ortamda 18 Ekim 2020 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda halkın kendi özgür iradesiyle kendisini Cumhurbaşkanı seçtiğini ve aradan iki yıl geçtiğini ifade eden Tatar, seçildiği günden bugüne siyasi görüşü ne olursa olsun herkesi sevgiyle kucakladığını ve herkese eşit davrandığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı olarak göreve başlarken ettiği yemine bağlı kalarak; “Devletin varlığını ve bağımsızlığını, yurdun ve halkın bölünmez bütünlüğünü, halkın kayıtsız ve şartsız egemenliğini korumak” için mücadele ettiğini ve hala daha da bu mücadeleye devam ettiğini ifade eden Tatar, şöyle devam etti:
“Aynı şekilde, hukukun üstünlüğüne, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ve Atatürk ilkelerine bağlı kalmaya, halkımın refah ve mutluluğu için çalışmaya, Anayasa ve yasalara bağlılıktan ayrılmamaya da yemin etmiştim. Bunları da büyük bir özen ve titizlikle yerine getirdim. Cumhurbaşkanı seçilmemle birlikte başlayan yeni dönemde Cumhurbaşkanlığı çağdaş ve üretken bir yapıya kavuşturulmuş, Kıbrıs konusunun yanı sıra başta Anavatan Türkiye ile  dost ve kardeş ülkelerle var olan ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi ana görevlerimden biri olmuştur. Bunların yanı sıra Anayasa’nın bana verdiği görev ve yetkilere uygun olarak halkımızın refah ve mutluluğu için ekonomik, sosyal, kültürel ve tüm diğer konularda  aktif ve etkin çalışmalar içinde olunmuştur.
Cumhurbaşkanı seçilmemle birlikte geçmiş dönemlerde halka kapalı olan Cumhurbaşkanlığı’nın kapıları halka açıldı. İyi günde, kötü günde hiçbir ayırım gözetmeden her zaman halkımın yanında oldum. Halkımın ve vatandaşlarımın sorunlarına çözüm bulmak ve onlara yardımcı olabilmek için her türlü gayrette bulundum. Herkesi kucaklayan bir Cumhurbaşkanı olmaya çalıştım. Vakit buldukça, şehirleri,  köyleri, esnafı, meslek odalarını, üniversiteleri, okulları, sivil toplum örgütlerini, kurum ve kuruluşları, fabrikaları, üreticileri ziyaret etmeye ve halk ile iç içe olmaya devam ettim. Hala daha da buna devam ediyorum. Nereden nereye geldiğimi unutmadan halkımla birlikte olmaya gayret ediyorum.”
 
banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.