banner875
banner815
banner878

Mahmut Kanber'in ülke fiziki plan çalışmalarıyla ilgili açıklama yaptı

banner476

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı Mahmut Kanber, hükümeti, “ülkesel fiziki plan çalışmalarıyla ilgili kaosu sonlandırmak için harekete geçmeye” çağırdı. Kanber yaptığı...

banner825
Mahmut Kanber'in ülke fiziki plan çalışmalarıyla ilgili açıklama yaptı

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı Mahmut Kanber, hükümeti, “ülkesel fiziki plan çalışmalarıyla ilgili kaosu sonlandırmak için harekete geçmeye” çağırdı.

Kanber yaptığı yazılı açıklamada, hükümetin, fiziki planla ilgili tavır, görüş belirlemesini ve ilgili kesimlerle buluşmak için de harekete geçmesini de istedi.

“Odamız fizik planın felsefesi ve ruhunun tamamen yanındadır” diyen Kanber,  İçişleri Bakanlığı’nı da aradan çekilerek itiraz ve eleştirileri seyretmekle suçladı.

Sorunların fizik planla bitmeyeceğini, bölgelerin, kentlerin acilen master ve imar planlarıyla da düzenlenmesi gerektiğini kaydeden Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı Mahmut Kaner, şehirciliğin her anlamda ele alınmasını istediklerini ifade etti.

Kanber, “Herkes artık şunu bilmelidir; büyüme ile kalkınma ve toplumun refahı farklı şeylerdir. Herkes ne dediğini, ne murat ettiğini ortaya koymalı ve her anlamda planlama dönemine geçilmelidir. Bu çerçevede bugünkü kaosu sonlandırmak için hükümeti, fiziki planla ilgili tavır, görüş belirlemeye, ilgili kesimlerle buluşmak için de harekete geçmeye çağırıyoruz” ifadelerine de yer verdi.

Fiziki plan yıllar yılı dile geldi. Samimi olanların yanı sıra, plan sözcüğünden ürkenler de dile getirme işinde sıraya girdi… Yani, ülkemizin geleceği açısından olmazsa olmaz olduğu neredeyse herkes tarafından dile getirildi. Bu arada çalışmalar başladı. 3 – 4 yıldır da yoğun olarak bu çalışmalar sürdürülüyor. Pek çok toplantı yapıldı, görüşler dinlendi… Şehir planlama dairesi tarafından yazma işlemi tamamlanarak, Bakanlar Kurulu’na sevkiyle birlikte her zaman yapıldığı gibi her kafadan sesler yükselmeye başladı. Hala aynı yöntemle birbirinize verip veriştiriyoruz. İlgili kesimlerin yaptığı eleştiri veya itirazlara bakıldığı zaman ise bu itiraz ve eleştirilerin daha çok sektörel veya kendileriyle ilgili olduğunu görüyoruz.

 

Toplum üzerinden, toplumsal ihtiyaçlar üzerinden bütünü ifade eden eleştiriler, itirazlar neredeyse ortada yok. Hükümet kanadı veya esas olarak muhatap olması gereken, sahiplenmesi gereken İçişleri Bakanlığı aradan çekilerek itiraz, eleştiri veya her neyse seyirlik bir pozisyonda.  Görüş yok, taraf yok, süreci yönetme yok…

 

Ülkenizin olmazsa olmazı olarak kabul edilen, bundan sonraki  planlamaların da anayasası olarak tamamlanan bir tasarıya ilişkin bütün toplumsal kesimler adına konuşması gereken hükümet kurumu tamamen sessizliğe bürünüp “aman kavga çıkmasın” yaklaşımı ile fiziki planın yazımı bittiği halde topu çarçabuk taca atmıştır.

 

Odamız, bu süreci yakından izleyen ve yalnızca fiziki planın değil, her tür planlamanın aciliyetine inanan bir kurum olarak ortaya ciddi bir emek konduğunun farkındadır. Taslak niteliğindeki tasarı üzerinde de çalışmalarını tamamlamıştır.

 

Odamız fiziki planın felsefesi ve ruhunun tamamen yanındadır. Fiziki plan üzerinden yapılan tespitlerin bu ülkede yaşayan “bir Allahın kulu” tarafından reddi de mümkün değildir. Bölgesel eşitsizlikler, Lefkoşa – Girne’nin her anlamda yatırım, gelir ve nüfus olarak diğer kentlere göre eşitsiz büyüdüğü, kentlerin ticari, sanayi, konut, dinlenme alanlarının planlanmadığı, yapılanın da bozulduğu,  ranta yenik düştüğü, yerleşim yerlerinin ihtiyaca göre genişleme alanlarının belirlenmediği, dolayısı ile hizmetlerin yürütülemediği, çuvalladığı ve daha pek çok husus, bu plan üzerinden ortaya kondu.

 

Fiziki plana ilişkin önemli ve sevindirici olan esasa ilişkin diğer bir tespiti de, orta sınıfın mevcut durumunun devamı halinde çökmesinin mukadder olduğu noktasıdır. Oda olarak bunu ifade etmekten dilimizde tüy bitti. Bu ülkede tarım alanları, turizm, sanayi sektörlerinin birbirlerini destekler mahiyette doğaya, çevreye saygıyı içerecek şekilde olması halinde ülkemizde kalkınma sağlanabilecektir. Ülkede katma değeri artırmanın, bölgeler arası eşitsizliği giderebilmenin, sağlıklı yerleşim yerleri yaratmanın da başka yolu yoktur.

 

Bunun aksi halinde, bugün olduğu gibi başını alıp giden 3 – 5 ailenin büyümesi, tekelleşmesi olarak kalır. Sonra da ekonomi yüzde olarak şu kadar büyüdü şeklinde  DPÖ’nün verileri kalır geriye.

 

Anlaşılmayan, itiraz noktaları, tuzaklar! bu bulaşmayla birlikte, ele alınmalıdır. Katılım, birlikte olmak, tek - tek bütün kesimlerin elinde, eteğinde ne varsa çarptırmaya fırsat vermeden ortaya koymaya imkan verir.

 

Fiziki planla bitmediğinin bitmeyeceğinin, ardından master – imar  planlarıyla bölge – bölge, kent – kent hızla ilerlenmesi gerektiği, kıyılar – tarımsal alanlar, koruma alanlarına ilişkin düzenlemelerin aciliyetinin olduğu dolayısıyla şehirciliğin de her anlamda yeniden ele alınması gerektiği aşikardır.

 

Herkes artık şunu bilmelidir; büyüme ile kalkınma ve toplumun refahı farklı şeylerdir. Herkes ne dediğini, ne murat ettiğini ortaya koymalı ve her anlamda planlama dönemine geçilmelidir.

 

Bu çerçevede bugünkü kaosu sonlandırmak için hükümeti, fiziki planla ilgili tavır, görüş belirlemeye, ilgili kesimlerle buluşmak için de harekete geçmeye çağırıyoruz.

 

Halkımızın kazanması için, katma değeri artırmak, toplumu üretime katmakla mümkündür. Bunun da gerçekleşmesi ancak her yerde ve her zaman, ortaya toplumsal irade koymakla olacaktır.

 

 

Gerisi zaten ranttır…  

banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.