banner583
banner590
banner529
banner570

Sosyal Medyanın Sesi

banner476

Sosyal Medyanın Sesi

banner601
Hükumet kendi gösterdiği Meclis başkan adayına ret oyu veriyor, sonra da muhalefet adayımızı niye desteklemedi diye serzenişte bulunuyor. İnsan kulaklarına inanamıyor!!!
(Tufan Erhürman)
 
 
CİKLA AVI YAKLAŞIRKEN...
Yere atılan zeytin çekirdeklerinin hiçbirinin çimlenmediğini belki fark edenler olmuştur. Peki zeytin tohumları bu şekilde çimlenmiyorsa, çevremizdeki zeytin ağaçlan nasıl ortaya çıkıyor?
Zeytin odununun çok sert bir yapıda olmasından ötürü zeytin içerisinde yer alan çekirdekleri de odunsu bir yapıda olur. Bu yüzden de zeytin çekirdekleri ya da tohumlarının içerisinde bulunan fideciklerin gücü, bu sert ve odunsu kabuğu kırmaya yetmez. Bundan dolayı bizler yediğimiz zeytinlerin çekirdeklerini toprağa attığımızda, o tohumlardan zeytin ağacı çıkamaz.
Peki doğal olarak bu iş nasıl gerçekleşiyor? Doğada zeytin meyvelerini en çok sevenler sadece insanlar değiller. İnsanların bu konudaki rakipleri karatavuk (Turdus merula) adı verilen küçük siyah renkli kuşlar. 24-25 cm boyunda ve simsiyah tüylerle kaplı olan ve gagaları sarı- kavuniçi renkli olan bu sevimli kuşlar zeytin meyvelerini çok severler. Bu meyveleri bir çırpıda yutan bu kuşlar kursaklarında zeytinin etli kısımlarını sindirirler. Ancak, onlar da bizim gibi odunsu yapıda olan zeytin çekirdeklerini sindiremezler ve dışkılama yoluyla sindiremedikleri çekirdekleri dışarıya atarlar. İşte sadece bu karatavukların kursağından geçmiş olan zeytin çekirdekleri toprağa düştüğünde çimlenebilir. Çünkü karatavuk kursağındaki küçük taşlarla ve sahip olduğu kuvvetli asitlerle zeytin çekirdeklerinin odunsu kabuğu, sindirim sırasında incelir ve yumuşar. Bu yüzden de karatavuklar tarafından kabukları inceltilmiş ve yumuşatılmış çekirdekler toprağa düştüğünde çimlenebilir. Zeytinlerin gerçek dostu olan karatavuklar sahip oldukları bu özellikle bizler için çok önemli.
Eğer karatavukları avlayarak neslini tüketirsek gelecek yıllarda yeni zeytin ağaçları gelişmeyecek ve karatavuklardan bir süre sonra zeytin ağaçlarının da nesli tehlike altına girecek...
(Erhan Sevgin)
 
Her şeyden önce ülkede birlik ve beraberliğe, dayanışmaya, gerekirse fedakârlığa, en başta karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörüye ihtiyaç vardır.
Geçmişte zor günleri böyle aşabildik. Gun oldu, Cumhurbaşkanı yardimcısı Dr. Fazıl Küçük ile Cumhurbaşkanı Yardımcılığında hizmet veren odacı da aynı maaşı çekti. İcabında özveride bulunmadan zorluklar aşılamaz.
Ekonomik sıkıntıların bir çırpıda noktalanması mümkün değildir. Böyle bir sihirli değnek de olmadığına göre çabamızla hedefe doğru yürümek mecburiyetindeyiz. Devlete sahip çıkarak, birlik ve beraberliği koruyarak, daha güzel, daha iyi günlere ulaşabiliriz.
Kıbrıs Türkünün en zor ve karanlık günlerinde 'birlik ve beraberlik' lafı Dr. Küçük'ün dilinden hiç eksilmezdi. Her gittiği yerde,her konuşmasında ve hemen her yazısında, birlik ve beraberliğin , Türkiye ile bağları güçlendirmenin önemini vurgular, ancak bu sayede kazanımlar elde edebileceğini ifade ederdi.
(Akay Cemal)
 
Bir markete birseyler almak için girdim adamın biri maskesiz dolaşıyor . Adama maskesinin nerde olduğunu sordum gayet rahat bir şekilde yüzüme baktı ve alışverişini yapmaya devam etti. Kasadaki kızları durumdan haberdar edince kızlar dışarı çıkardı adamdaki savunma şu , kapıda yazmazdı birde tepkili tepkili bardon çeker dedim vallahi billahi bardon gancellisida beraber hemda maskesini arabada unutmus arabasıda marketin tam önünde. Toplum olarak herşeyin farkında ve bilincindeyiz ama eyleme gelince boş.
(Şeniz Kaslı Ferhat)
 
Covid-19'a yönelik denetimsizlikten haklı olarak şikayet ediyoruz ya denetlemekle yetkili olan ve şikayet ettiğimiz hususta da görevini ifa etmeyenin Bulaşıcı Hastalıklar Yasası'na göre Sağlık Bakanlığı olduğunu okuyalım, bilelim ve öğrenelim dostlar…
(Devrim Barçın)
 
Demokrasiye müdahale hangi ülkede olursa olsun kabul edilemez, desteklemez, hoş görülemez... Bu tür müdahaleleri hoş görmek, haklı görmek, sempatik göstermek anti demokratik bir tavırdır kabul edilemez...
(Göktürk Ötüken)
 

ABD'deki Meclis baskını 2000 yılında gerçekleşmiş bizdeki mudilerin Meclis baskınını aklıma getirdi. O dönemde Milliyetçi Adalet Partisi başkanlığı yapan ülkücü avukatlarımızdan Ali Rıza Görgüner Meclis Başkanlık kürsüsüne çıkıp zafer işaretleri yapmıştı. 2000 kişilik "mağdurlar" ordusu meclisi tarumar etmişti...
(Mete Hatay)
 
banner342
banner603
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.