banner480
banner572
banner529
banner570

Sosyal Medyanın Sesi

banner476

Sosyal Medyanın Sesi

Öyle pencereden bakıp evin içinin resmini çekmek üzereydim ki, bir görevli "yasak" diyerek beni durdurdu. İlginç bir şekilde ziyarete açılmış Maraş'ta binaların resmini çekmek serbest ama içerilerini yani binanın mahreminin resmedilmesi hala yasak. Galiba şu anda polisin yarısı orada insanların binalara girişini engellemek için görev yapmakta. Her köşede bir görevli var. Açılıştan hemen sonra bazı resimlerin sanal medyada paylaşılması anlaşılan bazı idarecileri rahatsız etmiş. Vicdanen mi bilmiyorum! İlginç olan yağmalanmış hayalet kentin "dark turizm" destinasyonuna, adeta bir Vandallık müzesine dönüşmesine ses çıkarmayan bu kişiler, aynı zamanda daha mahrem yerlerin görülmesinden rahatsız oluyorlar. Yayınlanan bir resimde Girneli göçmenler için toplanmış elbiselerin hala daha salonun birinde atıl bir vaziyette yığılı olarak durması, epeyi yankı yapmıştı. Bir evdeki iğreti perde, boş bir masa, yatak, yırtılmış bir gelinlik, resimler gibi sahiplerini çağırıştıran objeler rahatsız ediyor ki görüntülenmeleri engelleniyor. Boş bir apartman eskinin zenginliğini, gelecekteki potansiyeli hatırlatabilir ama yerlerde atılı duran çocuk elbiseleri tabii ki bu mekanın yaşadığı şiddetin daha mahrem boyutunu çağırıştırmaktadır diye düşünüyorum. Ayrıca tüm girişler belli ki alelacele çarpı şeklindeki tahta bariyerlerle kapatılmış. Hem "girilmez" anlamında ama aynı zamanda hem de 1955 yılında İstanbul'daki 6-7 Eylül olaylarından önce işaretlenen gayrimüslimlerin evleri gibi. Üzerilerine çarpı koyarak onları görülmez kılmak gibi!
(Mete Hatay)
 
 
 
KKTC’nin 37. yılında kendi anayasasını korumak, kollamak ve yüceltmekte görevli olanlar anayasayı ezerek gerekçesi bile olmayan eylem yasağı uygulamaya çalışıyorlar.
Bir kez daha ortaya çıkmıştır ki geçmiş tartışmalar bir tarafa, bu ülkenin demokratik hayatını, kurumlarını ve organizasyonunu korumak en önemli yurttaşlık görevidir.
Tüm demokratik kitle örgütleri ile dayanışma içerisinde bu ülkenin geleceğini daha aydınlık kılmak hepimizin en önemli görevidir.
(Mehmet Harmancı)
 
 
 
Maraş gerçek sahiplerine mal tazmin komisyonuna başvuru yapmaları kaydıyla iade edilecekmiş. Hani da 1 karış toprak vermeyecektiniz? Sizin karışlar biraz iri galiba zira Maraş 4638 dönüm, 0 evlek 300 ayak karedir!
Hayırlısı olsun mal sahiplerine. 46 yıl sonra evlerine yerlerine kavuşabilecekler. Darısı herkesin başına
 (Alev Şensoy)
 
 
Her ne kadar 37. Yılımıza hükümetsiz girip içişlerinde yoğun bir mahcubiyet yaşasak da..
37 Yıl boyunca hayattaki en önemli şey olan “ölüm”korkusu ile yaşamayıp bugünlere geldiğimiz için çok mutluyum.
Kutlu olsun..
Tam bağımsız bir Cumhuriyet, Tanınmış ve dünyaya ithalat-ihracat yapan bir ülke olmak dileğiyle. Daha iyi YÖNETİMLERLE tabi
Bu ada toprağına herşeye, herkese rağmen gönül vermiş kimsenin birliği bozulmasın. Bu ada Kıbrıslınındır.
Ne mutlu Kıbrıslı Türküm diyene...
(Berkem Korbay)
 
 
Maraş'ı 45 sene kapalı olarak niçin tuttular? (Niçin tuttular derim çünkü biz değildik tutan:).
Pazarlık için! Ercan havaalanı büyütülüyor, büyütüldü. Niçin? Maraş'ı verelim, uluslararası uçalım diye.. bundan vazgeçtiler; bari deniz limanlarımızı tanıyın dediler.. o da olmadı; deniz limanını birlikte yönetelim dendi birara.. en sonunda bugün gelinen noktada Ruma "Maraş'ı gelin da bedava veriyoruk. Alın, zaten sizindir" deniyor. Ben, kim milliyetçi kim Rumcu hakikaten bazen anlamıyorum. En iyisi çocuğa fen bilgisi çalıştırmak.
(Ali Çomunoğlu)
 
 
 
1981 seçimleri sonrasında çoğunluğu elde eden muhalefete kurdurulmayan hükümet. Ardından UBP Azınlık Hükümet ile bilinçli bir kaos. Suni tartışmalar yaratarak ülkenin kontrol altında tutulması için bulunan çıkış. Yeni bir devlet ilanı. Bu devlet ilanımın ardında elbette daha başka etkenler de vardı.
Yıl 2020. O günlerde yaşananlara bulunan çarenin günümüzde çözüm olmadığı yaşanarak görülüyor. Ülkede yine hükumet krizi. Yine UBP'li bir Azınlık Hükümeti kurma projesi var. Ve bu kez daha tehlikeli rejim tartışmaları gündemde. Oysa herşey toplumsal çıkardan uzak derin ideolojik arayışlara yönelik. Tıpkı 37 yıl önceki gibi. Tek umut o günkü Kıbrıslı Türklerin çocukları ve torunlarının ayni olmadığı.
(Ahmet Billuroğlu)
 
banner342
banner496
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.