banner480
banner572
banner529
banner570

Sosyal Medyanın Sesi

banner476

Sosyal Medyanın Sesi

Havuz problemlerini bilmeyenimiz yoktur.
İşte bir havuza saatte bu kadar su akar ama diğer taraftan da havuzda çatlak var ve bu kadar da su eksilmektedir.Havuz ne kadar saatte dolar ????
Covid mücadelemizi temsili olarak
bir havuz problemine uyarlarsak,
"Pozitif olan , pozitif biriyle temaslı olan ya da yurt dışından gelen kişiler otel veya yurtlarda karantinaya alınırken, 3 günlüğüne adamıza gelenler karantinaya alınmazsa, ülkemizdeki covid vakaları ne kadar zamanda biter?
(Mehmet Güneyli)
 
2004 Referandumu öncesi CTP Gençlik Kolları'nın eğitim kampındaydık, henüz daha referandum yapılmamıştı. Mehmet Ali Talat Başbakan'dı. Kampa geldi kendisine bir genç olarak soru sordum. "Sayın Başkan eğer biz Evet dersek, Rumlar Hayır derse ne olur?" dedim. "Rum Tarafı tek başına AB'ye girer, Kıbrıs Türk Toplumu da çözülmeye başlar..." dedi. Rumlar tek başına AB'ye girdi, sene oldu 2020 çok şükür hala çözülmedik... 2004'te Papadobullos çıktı, "Ben devlet olarak devraldığımı, toplum olarak devretmem..." dedi, ağladı Hayır kampanyası yaptı, başardı da. Sonra çıktı siyasi eşitlik hikayedir, çözüm modeli "Osmosis" yoluyla olacak dedi... Yani biz tek tek gidip Güney Kıbrıs'taki yönetime yama olacağız... Üzerinden 16 sene geçti Allaha çok şükür kimseye gidip yama olmadık... 2020 oldu Türkiye "Ben kimi dersem onu seçeceksiniz." dedi. Çok şükür kendi irademiz var dedik, kendi adımıza yine gidip kimseye biat etmedik... 2000'li yılların başında yine böyle zor ve umutsuz zamanlarda arabaların üzerine asılan bir yazı hatırlıyorum... "Umudunu kesme yurdundan..." yazıyordu... Zülfü Livaneli'nin bir şiiridir...
"Nasıl başlarsa fırtına
Öyle diner birdenbire
Bir ışık parlar yeniden
Karanlıklar arasından
Umudu kesme yurdundan..."
Bizim için değişen bir şey yoktur. Dün ne yaptıysak bugün de onu yapacağız...
Git bir zeytin ağacı al, ek toprağa...
Sonra da nasıl büyüdüğünü seyret...
Ama asla...
Umudunu kesme yurdundan...
(Mehmet Ekin Vaiz)
 

 
 
Okullarda Covid-19 vakaları görülmeye başlayınca kafama bir çok soru takıldı. Covid-19 teşhisi konmuş ortaokul düzeyinde bir çocuk ve onun temaslısı okul arkadaşlarının karantinaya alındığını duydum.
# 11-12 yaşlarında çocukların tutulduğu karantina şartları nasıldır?
# Çocukları evlerinden koparıp, aynı yetişkinlere yapıldığı gibi otel vb yerlerde mı tecrit ediyorlar?
# Bu kadar küçük yaşta çocuklar, anne veya babalarından ayrı karantina ortamında tutuluyorsa mental anlamda ne kadar sağlıklıdır?
Ve daha bir çok buna benzer soru??
Bu konuda bilgisi olan var mı???
Sağlık sektöründe görev yapanlar bu konuda bize bilgi verebilir mı??
(Halil Tunç)
 

 
Demokrasi Ortaokulu'nda, bir öğrencimizin Corona testinin pozitif çıktığı haberiyle sıkıntılı bir süreç yaşadık. Öncelikle belirtmek isterim ki, öğrencimizin sağlık durumu iyi ve kontrol altında. Yine bizim okuldaki kardeşinin testi de negatif. Biz öğretmenlere de dün akşam hastahanede test yapıldı. Şükürler olsun ki bizlerin testleri de negatif çıktı. Bu işin çözümü maske, mesafe ve hijyen arkadaşlar. Birey olarak üstümüze düşeni yaparsak ailemiz, ailemiz üzerine düşeni yaparsa toplum en az zararla bu illetten kurtulur. Bazılarının söylediği gibi "bu hastalık ile yaşamayı öğreneceğiz" ama kendimizi de korumdan olmaz. Dün akşam hastahanede hemşire, doktor ve diğer görevlileri o hep video ve fotoğraftaki görüntülerdeki kıyafet ve yoğunlukla görünce bu işin gerçekten şakası olmadığını bir kez daha anladım. O kıyafetler içinde görev yapmaya ve bizleri hastalıktan korumaya çalışıyorlar. Doktorundan, hemşiresine, tüm sağlık çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Lütfen önce kendimize, sonra çevremize saygı gösterelim. Umarım, en yakın zamanda tekrar güzel günleri yaşarız. Sağlıkla kalın.
(Derviş Atakan)
 
 
 
Neden dış politikada ve ekonomide başarısız olduğunuz, neden dünyada bir tek dostunuzun kalmadığı ve yalnızları oynadığınız bir kez daha anlaşılmıştır. Yanlış işler yaparak sonra da bunları inkar etmeniz güvenirliliğinizi ortadan kaldırmıştır. Üstelik kendi yaptıklarınızı başkaları üzerine yıkmaya kalkışmanız sizi gülünç duruma da düşürüyor. Pompei’nin Kıbrıs’a gelişini ve pandemi döneminde Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türklerine yaptığı yardımı “Seçime müdahale” olarak göstermeğe çalışmanız ve yaptığınız tehdit ve baskıları örtbas etmeğe kalkışmanız yalnız bizi değil dünyayı da güldürüyor. Bir kere Pompei Kıbrıs’ta sadece Rum liderle görüşmüş Sayın Akıncı ile görüşmemiştir. Telefonla görüşme isteğini de Sayın Akıncı kabul etmemiştir. AB yardımına gelince ne kadar bilgisiz olduğunuz ya da konuyu çarpıttığınız ortaya çıkmıştır. Bir kere şunu unutmayın. Kıbrıs Türk Halkı , KKTC tanınmamış olsa bile AB’nin vatandaşıdır. Kendi vatandaşlarına yardım etmek de AB’nin vazifesidir. Bu yardımı da Kıbrıs’ta AB’den önce var olan Sivil Toplum Örgütleri üzerinden yapması gayet doğaldır. Bu iki olguyu seçimlere müdahale olarak göstermek, “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” örneği ya manipülasyon, ya da cehaletten başka bişey değildir. Öyle siyasi erkinizi kullanarak, TV kanallarına çıkıp ahkam kesmekle kimseyi kandıramazsınız.
(Esat Varoğlu)
 
banner342
banner496
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.