banner480
banner69
banner529

Sosyal Medyanın Sesi

banner476

Sosyal Medyanın Sesi

Kıbrıslıların en büyük adetlerinden biridir, zeytin ağacı yapraklarını yakarak tütünmek. İnanış odur ki, zeytin ağacı yaprakları yandığında, çıkan dumanı insanı kem gözlerden korur.
Çocukluk anılarıma baktığımda, her hafta sonu büyük mangallar yanılır ve tüm aile bir araya gelir, yemekler yenilir, içkiler içilirdi. O zamanlar büyüktü ailem, küslükler, göçler ve ölümler ayırmamıştı henüz bizi. Böylesine kalabalığın toplandığı bir gecenin sonunda, mangalda kalan son ateşle, zeytin yaprakları tütsülüğün içinde yakılır ve çocuklardan başlayarak, tüm aile tütünürdü. Hatırladığım, elimizle üç kez başımıza doğru yellerdik o çıkan güzel kokulu dumanı. Böylece, gözden, nazardan arındığımıza inanırdık.
Peki nereden gelirdi bu adet, nereden çıkmıştı zeytin yapraklarını yakmak?
İşte Kıbrıs Mitolojileri ve Efsaneleri kitapçığından Zeytin Efsanesi;
“Bugün, Zeytinlik olarak bilinen Templos’ta bir zamanlar insanların zenginliği sahip oldukları zeytin ağaçlarıyla ölçülür, düğünler zeytin hasadı sonrasına bırakılırdı. Zeytin, ekonomik, kültürel ve yaşamsal değeri olan kutsal bir ağaçtı. Zeytinin kutsallığı Hz. İsa ile ilgili anlatılan bir efsaneye dayanır. Hz. İsa kendini öldürmek isteyen düşmanlarından kaçarken bir zeytin ağacının üstüne saklanmış ve düşmanlar geçip gittikten sonra zeytin ağacını kutsayarak “Seni eken insandan yüz kat fazla yaşa. Hep bol ürün ver, meyveleri ve yağı faydalı olan, sahiplerini zengin eden bir ağaç ol” diye dua etmiş. Bunun üzerine zeytin ağacı sormuş “ya beni kesip yakarlarsa?” “O zaman da odunundan ve yaprağından çıkan duman insanları kötülüklerden, kem göz ve hasetten korusun” diye dua etmiş.
Zeytinlik köyünde olduğu gibi, tüm Kıbrıslı Türkler bu efsaneye inanarak o günden beridir zeytin yaprağının nazara, göz tutamsına ve kötülüklere karşı tütsülenmek için kullanılan bir kutsallık taşıdığına inanılmaktadır.”
(İbrahim Mısırlıoğlu)
 
Türkiye’nin birçok yerinde eş zamanlı başlatılan insanlık suçu terörist Orman yangınlarının faillerinin biran önce yakalanıp en ağır şekilde cezalandırılması için dua ediyorum... O suçsuz günahsız savunmasız hayvanlardan ve bitkilerden ne istiyorsunuz? Doğayı cezalandırmak size ne kazandırıyor insan olduğumuzdan utandık sayenizde...
(Tekin Birinci)
 
VATANDAŞI BEKLETMEYE HAKKINIZ YOK
Oyumu vermek için bu sabah Türk Maarif Koleji'ndeki 166 numaralı sandığa gittim. Saat 08.30 idi. Sosyal mesafeyi koruyarak, tabii ki maskeli, bir süre sırada bekledim.İçeriye bir türlü almıyorlardı. "Niye içeriye almıyorsunuz?" diye sordum. Sandık sorumlusu: "Bir pürüzcük var, hemen halledip sizi alacağız." dedi. Bir süre daha bekledim. Sıra kuyruğu da uzamaya başladı bu arada. Nihayet saat 09.02'de oy kullanımı başladı. Sözün özü, pürüzcük 32 dakikada giderildi. Tabii benden önce gelenler daha uzun bir süre beklediler.
(Yıltan Taşçı)
 
Gidin gülüm sandığa... Hade minnoşum... Hade gak yap bir sade gave gözün açılsın, geyin da git... Evet biliyorum çok bunaldın, biliyorum tayfalttılar seni çok... Ama sonra kafanı duvarlara vurmayasın bak... Hade bebişim... Hade gülüm
(Mehmet Ekin Vaiz)
 
İlk kez sandık başına gidemiyorum.
6 kez Cumhurbaşkanını ve 8 kez vekillerimizi seçmek için sandığa gitmişim. Arada muhtar, ihtiyar heyeti ve belediye başkanı için de oy kullanmışlığım ve bir o kadar mühür basmışlığım vardır.
2 kez de referandum için oy vermişim.
İlk kez bu kadar uzaktan seçimi takip ediyorum.
Ülkem bu gün sandık başında.
14:00 itibarı ile katılım oranının yüzde 35.33 olarak gözüküyor. 16:00 civarında ise %50'lere yükseldi.
Yani kullanılmayan demokrasi hakkı karşısında kimse şikayet edemez, ağlayamaz.
Takipteyiz...
(Oshan Sabırlı)
 
Seçime katılımın düşük oluşu beraberinde birtakım sürpriz sonuçlar getirebilir. Mesela hiç hesapta olmayan bir adayın ikinci tura kalması veya cumhurbaşkanının ilk turdan seçilmesi ve ikinci tura gerek kalmaması gibi...
(Cemil Garip)
 
Hatay’ı yaktınız. İnsanların canını yaktınız.
O yangınların en büyük mağdurları, çığlıkları duyulamayan ağaçlar, kaçamayarak yanan hayvanlardı.
Dilerim bunu yapanlar, cehennem ateşinde, yaşattıklarını yaşarlar.
(Derviş Atakan)
 
banner342
banner496
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.