banner583
banner661

27-29 NİSAN 2021’DE CENEVRE’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN 5+BM TOPLANTISI BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANIRKEN


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 01 Mayıs 2021, 22:29

Anavatanımız Türkiye’nin girişimlerinin bir sonucu olarak 27-29 Nisan 2021 tarihleri arasında BM Genel Sekreterinin öncülüğünde 28 Nisan 2021 tarihinde Cenevre’de;  Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs Rum tarafı ve de garantör devletler olarak Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin katılımı ile    gerçekleştirilen 5+BM  formatındaki gayrı resmi  Kıbrıs Konferansı yeterli bir ortak zeminin olmaması nedeniyle    başarısızlıkla sonuçlandı.
Cenevre’de 27-29 Nisan 2021 tarihleri arasında 3 gün boyunca devam eden  5+BM gayrı resmi Kıbrıs Konferansının uzlaşma sağlanamadan sona ermesinin ardından yapmış olduğu açıklamada siyasi  çözüme yönelik resmi görüşmelerin başlaması için ortak zemin bulamadıklarını söyleyen BM Genel Sekreteri  Guterres: “Ben  vazgeçmiyorum. 2-3 ay sonra yapılması planlanan bir sonraki görüşme için devam edeceğiz” dedi.
Zirveyi değerlendiren KKTC Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar: “Bizim ortaya koyduğumuz öneriler dünyanın her yerinde değerlendirmeye alınmıştır. Bu tarihi adımla aşama kaydettik, yeni bir sayfa açıldı. Gönül rahatlığı ve huzuru  içindeyiz” derken Cenevre görüşmesini “tarihi” olarak  nitelendiren  Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı sayın Mevlüt Çavuşoğlu: “Türk tarafının egemen eşitlik talebinin  bu toplantı sayesinde kayıtlara geçtiğini” ifade etti.. Diğer yandan konu ile ilgili olarak İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic  Raab:  “Tekrardan görüşme taahhüdü memnuniyet verici” dedi..
Geriye dönüp baktığımızda her şeyden önce Anavatanımız Türkiye ve  KKTC; 27-29 Nisan 2021’de Cenevre’de gerçekleştirilmesi hedeflenen 5+BM toplantısı;  7 Temmuz 2017’de  Crans Montana’da başarısızlıkla sona eren Konferansın  devamı olacak bir toplantı olmamasını hedefliyordu.
5 Mart 2021’de yapmış olduğu açıklamada KKTC Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar: “Kıbrıs Türk tarafı , Kıbrıs’ta özgür şekilde müzakere edebilecek ve karşılıklı olarak kabul edilebilecek bir anlaşma adına 5+BM gayrı resmi toplantısına iyi niyet ve  yaratıcı tutumla katılacaktır” demişti.
Diğer yandan, Kıbrıs sorununun  çözüm zemininde değişiklik olabilmesi için tüm tarafların rızası  olması gerektiğini, kendilerinin müzakere zemininin değişmesini kabul etmelerinin  söz konusu olmadığını dile getiren GKRY Dışişleri Bakanı Hristodulidis: “Kıbrıs müzakerelerinin sonucunu  siyasi eşitlik değil, garantiler-güvenlik konusunun belirleyeceğini” söylemişti..
Cenevre’deki Kıbrıs Zirvesi öncesi  GKRY Lideri Nikos Anastasiadis “Türkiye Rum Yönetimini tanımazsa , iki devletli çözümden vazgeçmezse , garanti anlaşmalarından vazgeçmezse AB ile hedeflediği  ilişkilerini engelleyeceğiz” dedi.
5+BM toplantısının tek bir hedefi vardı ve  bu öneriyi de Anavatanımız Türkiye yapmıştır.  Müzakerelerin yeniden başlaması halinde ayni şeyler konuşulmamalı ve  tekrarlanmamalı.. Müzakerelerin başlayabilmesi için   yeni bir zemin olmalı.. 5+BM toplantısı da bunun ortaya çıkmasını sağlamaya yönelik bir toplantıdır.
Konu toplantı öncesi günlerde basına yapmış olduğu açıklamada Türkiye ve KKTC olarak başından bu yana görüş, duruş ve  hedeflerinin ne olduğunu çok net ve samimi bir şekilde ifade ettiklerini kaydeden KKTC Dışişleri Bakanı sayın Tahsin Ertuğruloğlu: 5+BM toplantısının  Türk tarafının önerisi olduğunu anımsatmıştı..
Sayın Ertuğruloğlu: “5+BM görüşmesi 53 yıldır süren toplumlararası görüşmeler sürecinin bir devamı değil, olmayacak… 5+BM  toplantısı, Crans Montana’da bırakıldığı yerden devam edilecek bir toplantı olmadığı gibi, güven artırıcı önlemlerin gündeme alınacağı bir toplantı değil. 5+BM, 53 yıllık başarısız müzakere  süreci sonrasında ayni şeyleri tekrarlayarak farklı bir netice beklemenin bir akıl işi olmadığı noktasından hareketle, bundan sonra eğer bir müzakere süreci olacaksa , neyin müzakere edileceğinin ortak bir zemin olup olmadığının ortaya çıkmasını sağlamak üzere önerilmiştir.” Dedi.
BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden ve BM Genel  Sekreterinden Kıbrıs görüşmelerinden ortak bir zeminin olup olmadığının samimi  ve net bir şekilde ortaya koymalarını beklediklerini kaydeden  KKTC Dışişleri Bakanı sayın Ertuğruloğlu  gerekirse 5+BM sonrası bir toplantı daha  olabileceğini  ve bunun ardından ortak bir zeminin olup olmadığına ilişkin net bir cevabın ortaya çıkması gerektiğini vurguladı..  BM Genel Sekreteri’nin yaratıcı fikirlerle  gelin demesi, “Ayni şeyleri tekrarlayarak farklı netice beklenmemesi gerekir” duruşunun doğal bir ifadesidir. En yaratıcı fikirlerle gelecek olan da biziz, belli. Rum tarafının  herhangi bir yaratıcı fikirle geleceğini kimse düşünemez” diyen sayın Tahsin Ertuğruloğlu:   4 Mart 1964  tarih ve 186 sayılı BM Güvenlik Konseyi   kararının  Kıbrıs konusunun müzakereler yoluyla iki tarafın kabul edilebileceği bir anlaşma sağlanmasının önündeki engel oluşturduğunu dile getirdi..
27 Nisan 2021’de Cenevre’de başlayan 5+BM gayrı resmi konferans çerçevesinde BM Genel Sekreteri Guterres’in KKTC Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar ve GKRY Lideri Anastasiadis ile ayrı ayrı gerçekleştirdiği görüşmelerin tamamlanmasının ardından  katılımcılar için düzenlenen resepsiyonda sayın Ersin Tatar ve Anastasiadis’intaktığı maskelerde ülkelerinin bayraklarının olması dikkatlerden kaçmadı. Sayın Tatar, KKTC Bayraklı, Anastasiadis ise  1960 Kıbrıs Cumhuriyeti bayraklı maske kullandı.. Bayrağına ve  KKTC Cumhuriyeti’ne sahip çıkan sayın Ersin Tatar’ı  bir kez daha yürekten kutluyorum..
29 Nisan 2021 tarihli Halkın Sesi Gazetesinin 8. Sayfasındaki habere göre; 28 Nisan 2021’de Cenevre’de yer alan Kıbrıs  Zirvesi’nde bir sürpriz bir gelişme yaşandı. KKTC Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar;   Cenevre’de BM’e 6 maddelik bir öneri  dizisi sundu ve “iki devletli çözüm” için BM Güvenlik Konseyi’nden açılım istedi.. Önerilerde Kıbrıs Türk tarafı, BM Genel Sekreteri’nin inisiyatifi alıp, yeni bir BM kararı geçirmesini ve Kıbrıslı Türklerin,  Kıbrıslı Rumlarla eşit uluslararası  statüye ve egemenliğe  sahip olmasını  istedi..
“KKTC’nin Tanınmaması” yönündeki Birleşmiş Milletler  Güvenlik Konseyi kararının bir anlamda geri alınmasını isteyen öneride, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e de inisiyatif üstlenme çağrısı yapıldı. Öneride, iki devletin birbirini “Eş Zamanlı Olarak Tanıması” da gündeme getirildi..  Öneri Türkiye’nin “iki devletli çözüm önerisinin dayanak noktaları” olarak sayın Ersin Tatar tarafından masaya konuldu.
KKTC Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar’ın  BM’e sunduğu  önerisinde, Kıbrıs’ta iki tarafın eşit egemenliğinin sağlanmasıyla, BM himayesinde sonuç odaklı ve takvimi belli olan müzakerelere başlanabileceği belirtildi.. Sayın Ersin Tatar’ın önerisinde; “Bu müzakereler sonucunda varılacak herhangi bir anlaşma , iki devlette ayrı ayrı olarak eş zamanlı referandumlarda  onaya sunulacaktır.” İbaresi yer aldı.
“Kıbrıs Türk önerisinin özü, Kıbrıs Türk Halkının  özünde var olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün tanınmasıdır ve bu yolla Ada’daki iki mevcut Devlet  arasında bir işbirliği ilişkisi kurulabilir” ifadesiyle başlayan öneride “Bu, gerçekçi ve sürdürülebilir bir çözüme doğru sonuç odaklı ve belli  bir zaman aralığını  kapsayan müzakerelerin yolunu açacaktır.” Denildi..
Metinde, Kıbrıs Türk tarafının bir gecede değil, on yıllarca süren uzun , çetin ve  başarısızlıkla sonuçlanan  müzakereler sonunda bu noktaya geldiği, iki toplumlu, iki kesimli federal çözüm modelinin tüm boyutlarıyla tüketildiği vurgulandı.  Bu başarısızlığın esas nedenleri , Kıbrıs’ı  Helenizmin bir parçası  olarak  gören Kıbrıslı Rum  ve Yunan vizyonu, 1960 Anlaşmalarının  ihlal edilmesi, ortaklığın gasp edilmesi ve devam eden işgaliyle yaratılan, tarafların  eşit olmayan statüsü olarak sıralandı.
Öneride Kıbrıs Türk tarafının  1960 Anlaşmalarının tarafı ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olduğu hatırlatılarak  “ Devletin tüm niteliklerine sahip olan Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs Rum tarafının sahip olduğu  ve şu anda kullanmakta olduğu ayni haklara ve statüye sahiptir.” Denildi. Metinde, “Somut deneyimler ve önemli ölçüde değişen yerel, bölgesel   ve uluslararası ortamın yanı sıra, Adadaki mevcut gerçekler, bizi Kıbrıs’ı sürdürülebilir istikrar ve birlikte barış   içinde yaşayabilecek bir ada yapmak   amacıyla yeni öneriler getirmeye zorlamıştır” ifadeleri de kullanıldı.
Cenevre’deki toplantıların, sadece Kıbrıs Türk Halkına karşı yapılmaya devam eden büyük bir adaletsizliği gidermek için değil, ayni zamanda  sürdürülebilir çözüm yolunda başarısızlığın temel nedenlerini ortadan kaldırmak için gerekli adımları atmak   için tarihi bir fırsat olduğunun altı çizildi. Kıbrıs  Türklerinin önerisinde, Adadaki iki Devlet arasında  egemen eşitliklerine ve eşit uluslararası statülerine  dayalı bir işbirliği odaklı ilişki kurmayı amaçladığı ifade edildi..
KKTC Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar’ın Cenevre’deki gayrı resmi Kıbrıs görüşmelerinde BM Genel Sekreteri Guterres’e ve tüm  taraflara sunduğu 6 maddelik öneriye  tepki gösteren  GKRY Lideri Anastasiadis: “Tatar’ın yazılı olarak sunduklarının kendisinde  büyük bir hayal kırıklığı yarattığını vurguladı.
BM Genel Sekreteri Guterres ile görüşen T.C Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: “Kıbrıs’ta çözüm iki tarafın uluslararası eşit statüsüne  ve egemen  eşitliğine dayanmalı” dedi ve“Tek gerçekçi çözüm, yeni müzakerelerin iki toplum arasında değil, iki devlet arasında yapılması” paylaşımında bulundu.  Açıklamasında Çavuşoğlu: “Federal çözümün neden mümkün olamayacağını anlattık. Adil ve  sürdürülebilir  çözüme ancak adadaki gerçekler temelinde ulaşılabilir” ifadelerini   kullandı..
Sonuç olarak; Kıbrıs sorunun tek nedeni Rum-Yunan ikilisinin  tarihin derinliklerinden gelen Megali idea hayalleri çerçevesinde yer alan Enosis hedefleridir.  Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir siyasi çözüm ancak bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasının sağlanmasıyla mümkündür.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sen Çok Yaşa…
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.