banner107
banner82

Suda teşhir olanlar


Orhan Aydeniz

Orhan Aydeniz

Okunma 23 Şubat 2016, 13:29

Anavatandan  getirilen su sayesinde, hem Anavatan yetkilileri hem de Kıbrıs Türk halkı, bir çok kişiyi daha iyi tanımak, düşünce, duygu ve niyetlerini öğrenmek olanağına kavuşmuştur.

Her şeyden önce su, içinde bulunduğumuz coğrafyada kıttır ve olağan üstü değere sahiptir. Yakın gelecekte, petrolden bile daha değerli olacaktır.

Halen Tarımda kullanılan su aşırı tuzlu olduğu için, üretimde verimin ve kalitenin düşmesine ve üreticinin gereken düzeyde gelir elde edememesine sebep oluyor.

Yerleşim yerlerine verilen su ise, kabul edilebilecek düzeyin çok üzerinde tuzlu olduğu için içmeye ve kullanmaya uygun değildir Beyaz eşyaların da bozulmasına sebep oluyor.

Kısaca belirtmek gerekirse KKTC halkı olarak, kullanılabilecek kalitede içme ve sulama suyuna muhtacız.

Anavatandan ülkemize yıllık 75 milyon ton su temini, halkımızı rahatlatacak, ekonomimiz üzerinde olumlu etki yapacak ve doğamızı yeniden canlandıracaktır.

Bu nedenle, ülkemize yapılan bu büyük hizmeti itibarsızlaştırma ve kullanımının engellenmesi çabalarının iyi niyetli olmaması bir yana, halkımızın da zararınadır.

Her şeyden önce, 4 aralık 2012de TC- KKTC Ekonomik ve mali İşbirliği Protokolünde kabul edildiği şekilde  suyun dağıtılması ve bu bağlamda gerekli yatırımların yapılabilmesi için ‘Yap İşlet Devret modeli ile hizmete sokulması kabul edilmiştir.

Su, 2012 yılında kabul edilen koşullara göre temin edildiğine göre, suyun getirilmesinden sonra şimdi yöneticilerimizin, bahanelerle suyun kullanılmasını engellemesi kabul edilemez.

            Zaten suyun işletilmesi ve kullanılabilmesi için gerekli maddi olanağa ve bilgi ile deneyime sahip değiliz. Bu durumda sistemin kurulup çalıştırılması ve belirli bir süre sonra da bize devredilmesi için ‘Yap İşlet Devret yöntemine başvurulması en akılcı bir seçenektir.

 472 km. dağıtım şebekesinin elden geçirilip yenilenmesi ve kayıplar ile kaçakların önlenmesi için  yaklaşık 600 milyon TL tutarında paraya ihtiyaç vardır. Ayrıca pompalama istasyonları ve arıtma tesisleri için de önemli yatırım yapılması gerekir. Suyun vatandaşların kullanımına sürülebilmesi için gerekli olan yatırımı yapabilecek maddi güce sahip miyiz?

Ülkemizde mevcut 15 Akiferin tümüne yakınının , aşırı ve sorumsuzca çekim nedeniyle kuruyup tuzlanması ve asırlar boyunca akan Lapta ve Değirmenlik pınarlarının   kurutulması, KKTC hükümetlerinin su yönetiminde başarısız olduğunu kanıtlamıyor mu?

Belediyelerin ise, halen vatandaşlara  uygun kalitede su vermediği, çağdaş  hizmet sunmadığı ve yatırım yapabilecek güce sahip olmadığı bilinmiyor mu?

Olası çözümden sonra ada çapındaki su kaynaklarının yönetiminin Rumların dominant olacağı merkezi federal kuruluşta olmasını ve  tek egemenlik ilkesini kabul eden siyasiler ile bunları destekleyenlerin, şimdi suyun özel şirket tarafından işletilmesinin öngörülmesini , egemenliğimizin elimizden alınması ve suyumuzun ‘peşkeş çekileceği safsatası ile, anavatana karşı karalama kampanyası yürütmeleri zararımıza değil mi?

 

Gereksiz, faydasız, dayanaksız, tartışmalar bir yana bırakılmalı ve acilen suyun kullanıma sunulmasına odaklanmalıyız.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.