banner107
banner82
banner147

"Sonuçsuz bir müzakere girdabının içine girmeyeceğiz”

banner27

Müzakerelerin 50 yıl daha mevcut prosedürlerde devam edemeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Sonuçsuz bir müzakere girdabının içine girmemek gerek. Bu konuda kararlıyız” şeklinde konuştu

"Sonuçsuz bir müzakere girdabının içine girmeyeceğiz”

banner192

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, müzakerelerin 50 yıl daha mevcut prosedürlerle devam edemeyeceğini kaydederek, “Sonuçsuz bir müzakere girdabının içine girmemek gerek. Bu konuda kararlıyız” dedi.
Kıbrıslı Türklerin çözüm motivasyonunu defalarca kanıtladığını kaydeden Akıncı, “Makul bir çözüm olsa, bu hepimiz için iyi olacak. Birbirimizi köşeye sıkıştırıp, daha fazla silahlanarak, daha fazla ekonomik kaynakları harcayarak didişmek, yarışmak yerine iş birliği köprüleri kurabiliriz” şeklinde konuştu.
Akıncı, dün Kocaeli Sanayi Odası ve İktisadi Kalkınma Vakfı heyetini kabul etti. Kabulde, Kıbrıs sorununun yanı sıra iç meselelerle ilgili açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Ekonomimizin izolasyonlara ve önümüze konan barikatlara rağmen daha iyiye gidilebileceğini düşünüyorum” dedi.
Trafik kazaları ve eğitimle ilgili de konuşan Akıncı, “Trafik kazalarını önlemek için eğitimi, denetimi, alt yapıyı ihmal etmemek lazım. Eğitimde de kaliteden ödün vermemeliyiz. 16 üniversitemiz var. 16’sı yolda. 30’un üzerinde üniversite. Olsun. Öğrencimiz de olsun, üniversitemiz de olsun ama kalite korunsun. Kaliteyi ayağa düşürmemek lazım” şeklinde konuştu.
“MÜZAKERELER BİR TÜRLÜ İKİ TARAFIN DA KABUL EDEBİLECEĞİ TARZDA SONUCA BAĞLANAMIYOR”
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, ilk olarak Kıbrıs konusunda açıklamalarda bulunarak, konuk heyete süreçle ilgili bilgi verdi.
Kıbrıslı Türklerin çözüm için yıllardır emek verdiğini, vermeye de devam ettiğini söyleyen Akıncı, müzakerelerin 1968’den beri sürdüğünü anımsatarak, “Kopuyor, kesiliyor, şekil değişiyor ama devam ediyor. Bir türlü iki tarafın da kabul edebileceği tarzda sonuca bağlanamıyor” dedi.
2004’teki referanduma da işaret eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bir toplum çözüme ve Avrupa Birliği üyeliğine ‘evet’ diyor, bir başka toplumun ‘hayır’ diyor ve ‘hayır’ diyen AB’ye giriyor. Herhalde dünyanın başka yerinde böyle garabet ve antidemokratik durum yaşanmadı” ifadesine yer verdi.
“SONUÇSUZ BİR MÜZAKERE GİRDABININ İÇİNE GİRMEMEK GEREK. BU KONUDA KARARLIYIZ”
Akıncı, müzakerelerin 50 yıl daha mevcut prosedürlerde devam edemeyeceğini kaydederek, “Sonuçsuz bir müzakere girdabının içine girmemek gerek. Bu konuda kararlıyız” şeklinde konuştu.
Şu an müzakerelerle ilgili bir çabanın söz konusu olmadığını belirten Akıncı, Güney Kıbrıs’da Cumhurbaşkanlığı, kuzeyde ise genel seçiminin gündemde olduğunu söyledi. 
Akıncı, müzakereleri iki cumhurbaşkanının yürüttüğünü anımsatarak, genel seçimlerin süreci dolaylı, cumhurbaşkanlığı seçiminin ise doğrudan etkilediğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “BM Genel Sekreteri bundan sonra adım atarken iki tarafı dinleyecek. İki taraftan görüş alarak, bundan sonraki süreci nasıl daha ileriye taşıyabilir, onu değerlendirecek” dedi.
“BENZERİ SÜREÇLERLE ZAMAN ÖLDÜRMEYE NİYETİMİZ YOK”
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e geçtiğimiz eylül ayında New York’taki görüşmede söylediklerini aktaran Akıncı, şunu ekledi:
“Benzeri süreçlerle zaman öldürmeye niyetimiz yok. Sonuç odaklı, ucu açık olmayan, zaman tahditli, paket anlayışıyla, stratejik bir anlaşma çerçevesi ortaya çıkabilir mi? Genel sekreter taraflarla görüşmelerle bunun arayışına girebilir mi, ya da yetkilendireceği ve iki tarafın onayını alacak üst düzey bir yetkilisi aracılığı ile bu yolda bir çaba harcar mı? Güney’deki seçimlerden sonra bunları değerlendireceğiz.”
“VERDİĞİM MESAJI, ‘BU ARA ÇÖZÜM ARAYIŞIDIR’ DİYEREK ANINDA REDDETTİLER”
KKTC’nin 34. Kuruluş yıldönümü kapsamında yaptığı konuşmada da bu yönde bir mesaj verdiğini söyleyen Akıncı, şöyle devam etti:
“Rumlar, ‘bu ara çözüm arayışıdır. Biz kapsamlı çözüm istiyoruz’ diyerek bunu anında reddetti. Böylece BM Genel Sekreteri’nin anlayışına taban tabana zıt bir anlayış sergilediler. Benim söylediklerim Guterres’in Crans-Montana’da yapmaya çalıştıklarından farklı değildi.”
“RUMLARIN SÖYLEDİĞİ GİBİ KIBRIS SORUNU GÜVENLİK-GARANTİ MESELESİ DEĞİL”
Kıbrıs sorununun Rumların söylediği gibi güvenlik-garanti meselesi olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:
 “Kıbrıs sorununun esası, Kıbrıs’ta yönetimi paylaşmama, Kıbrıslı Türkleri eşit görmeme, bizleri ele geçirdikleri Kıbrıs Cumhuriyeti’nin içine yamalama arayışından kaynaklanan ve bu adayı Yunanistan’a bağlama girişimidir… Garanti, bunu engelleyen unsurdur. Bu adanın Yunan adası olmasını engelleyen bir konudur ve sonuçtur.. Kıbrıs sorununun nedeni bu değildir. Kaynak başkadır. Ama Rum tarafı bu paketin içinden sadece güvenlik boyutunu cımbızla çekip, ötekilerinde bize yaklaşmaya yönelik adım atmadan, paketin diğer unsurlarını görmezden gelerek sadece güvenlik-garanti boyutuyla ‘sıfır asker, sıfır garanti’ deyip noktalamak istedi. Şimdi de ‘sıfır asker, sıfır garantiyi’ seçim sloganı olarak kullanıyorlar. Kullansınlar. Seçimden sonra aynı zihniyet devam ederse, bir yere varma ihtimali yok. 

Ama makuliyet, gerçekçilik yönünde yeniden bir düşünce geliştirirlerse başka… Zihniyet dönüşümüne gerek olduğunu hep tekrarlarım… Bunu başarabilirler mi? Zor görünüyor ama denemeli, bu çabaya girmeliler.”
“O ZAMAN ASKERLERE, SİLAHLARA İHTİYAÇ KALMAZ….”
Kıbrıslı Türklerin çözüm motivasyonunu defalarca kanıtladığını söyleyen Akıncı, “Makul bir çözüm olsa, bu hepimiz için iyi olacak. Birbirimizi köşeye sıkıştırıp, daha fazla silahlanarak, daha fazla ekonomik kaynakları harcayarak didişmek, yarışmak yerine iş birliği köprüleri kurabiliriz. İşte o zaman aradaki güven gelişir. O zaman askerlere, silahlara ihtiyaç kalmaz. O zaman garanti farklı bir kavram haline gelir. İşbirliğinden, ekonomik kalkınmadan doğan güvenceyi silahlarda aramazsınız. Bu, bugünden yarına olacak bir şey değil. Rum tarafına bunu anlatmaya çalışıyoruz ama niyetler farklı olunca aynı dili konuşamıyoruz ama biz çözüm perspektifinden uzaklaşmayacağız” dedi.
“RUM GENÇLİĞİ ÇÖZÜME YABANCILAŞTI”
Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum liderle aynı kuşaktan olduklarını ve kendileri bu sorunu çözmezse gelecek kuşakların Kıbrıs sorununda daha farklı modeller arayacağını söyleyen, “Bunun da birlikte bir model olmayacağını düşünüyorum” dedi. 
“Özellikle Rum gençliği çözüme yabancılaştı” şeklinde konuşan Akıncı, kuzey ve güneyden geçişlerle ilgili rakamları yıllardan beri takip ettiğini de ifade ederek, şöyle devam etti:
“Genç kuşaklardan kuzeye geçenlerin sayısı çok az… Bizim insanımız Güney Kıbrıs’a daha çok gidiyor. Rumların 4’te 3’ü kuzeye ya hiç gelmedi, ya da meraktan bir defa geldi, bir daha gelmedi” şeklinde konuştu.
CUMHURBAŞKANI İÇ MESELELERLE İLGİLİ DE KONUŞTU
İç meselelerin yanı sıra ekonomiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Akıncı, bir tarafta çözüm odaklı siyaset sürdürülmesi, diğer tarafta da ekonomik gelişme için çalışılması gerektiğini ifade etti. 
“İzolasyonlara, önümüze konan barikatlara rağmen ekonomimizin daha iyiye gidilebileceğini düşünüyorum” diyen Akıncı, sanayi, turizm, eğitim ve sağlık gibi alanlardaki gelişimin önemine işaret etti.
“YAS TUTMAKLA OLMAZ….”
Ülkedeki trafik kazalarına da işaret eden Akıncı, “Yollarda ya birbirimizi, ya da kendimizi öldürüyoruz. Sonra da yas tutuyoruz. Yas tutmakla olmuyor. Eğitim, denetim, alt yapı.. Bunları ihmal etmememiz lazım” dedi.
“EĞİTİMDE KALİTEYİ AYAĞA DÜŞÜRMEMEK LAZIM”
Sağlık alanında da sıkıntılar olduğunu ve bunların aşılması gerektiğini ifade eden Akıncı, “Eğitimde kaliteden ödün vermemeliyiz. 16 üniversitemiz var. 16’sı yolda. 30’un üzerinde üniversite… Olsun…Öğrencimiz de olsun, üniversitemiz de olsun ama kalite korunsun. Kaliteyi ayağa düşürmemek lazım” şeklinde konuştu. 
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.