banner107
banner82
banner147

"Müzakereye değil, gerçekçi çözümlerin tartışılacağı bir diyalog sürecine ihtiyaç duyulmakta"

banner27

“Müzakerelerin kaldığı yerden devamı, statükonun bir 50 yıl daha sonuçsuz müzakerelerle gizlenerek devam ettirilmesi anlamına gelecektir” diyen Halkın Partisi, gelinen aşamada müzakereye değil, adanın geleceği konusunda gerçekçi çözümlerin tartışılacağı bir diyalog sürecine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı

"Müzakereye değil, gerçekçi çözümlerin tartışılacağı bir diyalog sürecine ihtiyaç duyulmakta"

banner192

Halkın Partisi (HP), Rum tarafında bir zihniyet değişimi olmadığı sürece başlayacak herhangi bir müzakere süreci statükonun devamından başka bir şeye hizmet etmeyeceğini belirtti.

Yapılan yazılı açıklamada, “Müzakerelerin kaldığı yerden devamı, statükonun bir 50 yıl daha sonuçsuz müzakerelerle gizlenerek devam ettirilmesi anlamına gelecektir” ifadeleri kullanıldı.

Gelinen aşamada müzakereye değil, adanın geleceği konusunda gerçekçi çözümlerin tartışılacağı bir diyalog sürecine ihtiyaç duyulduğu belirtilen açıklamada, “İki tarafın arasında güvenin oluşturulması, iş birliği imkanlarının zorlanması, anlamsız ve sonuçsuz bir müzakere sürecinden çok daha gerçekçi ve gereklidir. Halkın Partisi, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı bu hususları dikkate alarak hareket etmeye davet eder” denildi.

“EN ÖNEMLİ TEHLİKE AYNI MÜZAKERE SÜRECİNİN KALDIĞI YERDEN DEVAM ETMESİ”

HP açıklamasında, Kıbrıs’ta federal bir ortaklığın kurulmasının önündeki en önemli engellerden birisinin Kıbrıs Rum tarafının yönetimi ve zenginliği Kıbrıslı Türklerle paylaşmaya hazır olmamasıyla ilgili olduğu ve bunun son dönemde yaşanan gelişmelerle bir kez daha doğrulandığı kaydedildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“2004 yılında BM tarafından da açıkça vurgulanan Rum tarafının ‘paylaşmaya hazır olmama’ sorunu, Cumhurbaşkanı Akıncı da dahil pek çok kişi tarafından bir zihniyet değişimi ihtiyacı olarak tanımlanmış ve defalarca tekrarlanmıştır. Üstelik Kıbrıs Rum tarafında bu açıdan herhangi bir değişim olmadığı Sayın Cumhurbaşkanı tarafından son liderler yemeği ertesinde de teyit edilmiştir. Biz Halkın Partisi olarak gelinen aşamada en önemli tehlikenin aynı müzakere sürecinin kaldığı yerden devam etmesi olduğunu düşünüyoruz. Müzakerelerin kaldığı yerden devamı, statükonun bir 50 yıl daha sonuçsuz müzakerelerle gizlenerek devam ettirilmesi anlamına gelecektir.”

Halkın Partisi açıklamasında, “İsviçre’de geçtiğimiz yıl başarısızlığa uğrayan ve BM Genel Sekreteri tarafından da bu şekilde tarif edilmiş müzakereler ertesinde, o eski sürecin içerisinde masaya gelmiş olan ve pek çok açıdan yoruma açık, her isteyenin kendi beğendiği tarafa çekebileceği bir kağıda yaslanılarak müzakerelerin yeniden başlamasına neden olacak tutum ve davranışlardan kaçınılması gerektiğini düşünüyoruz” denildi.

Açıklama şu ifadeler de yer aldı:

“Bizi sonuca götürmeyen ve şikayetçi olduğumuz bir müzakere sürecinin bir parçası olan böyle bir kağıda yaslanılması, eski sürecin aynen devam ettirilmesini de beraberinde getirme tehlikesini içermektedir. Halkın Partisi, Sayın Akıncı’nın buna kesinlikle fırsat vermemesi gerektiği düşüncesindedir. Kaldı ki son günlerde nereye çekilirse oraya götürülebilecek nitelikte olan böyle bir kağıt temelinde yapılan hamleye Kıbrıs Rum tarafından gelen yanıt, Rum liderliğinin kendi yorumunu Kıbrıs Türk tarafına empoze etmeye çalıştığını göstermiştir. Üstelik Kıbrıs Rum liderliği ortada başka bir BM kağıdı varmış gibi davranarak ‘yorum ve belge farklarını oturup konuşuruz, bunun için de müzakereye kaldığı yerden devam ederiz’ tavrını ortaya koymuştur. Kıbrıs Türk tarafı 50 yıldır devam eden bu kısır döngüye yeniden girip bir 50 yıl daha müzakereye hapsolmamalıdır. Halkın Partisi, aynı şeyler yapılarak farklı sonuçlar alınamayacağını akılda tutarak Kıbrıs’ta gerek süreçle gerekse masada müzakere edilen olası bir ortaklıkla ilgili olarak çok daha sorgulayıcı bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu düşünmektedir.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.