banner107
banner82

Yazgı Ötüken

banner27

Diyabet, çoğumuzun şeker hastalığı olarak bildiği kronik, yaşam boyu süren bir hastalıktır.

Yazgı Ötüken

banner192

Diyabet; tip 1 ve tip 2 olarak ayrım göstermektedir. Tip 1 diyabet çocukluk çağında ortaya çıkan ve dışardan insulin alınması zorunlu olan bir hastalıktır. Bu yazıda size Tip 2 diyabet ve beslenme tedavisinden söz edeceğim. Ülkemizde ne yazık ki sıklığı her geçen gün artan,  genellikle 40-45 yaş sonrasında ortaya çıkan şeker hastalığının ortaya çıkmasına genetik aşırı kilo, dengesiz ve sağlıksız beslenme, hareketsiz bir yaşam tarzı neden oluyor.

Diyabet (şeker hastalığı) nedir?
Diyabet kronik bir hastalıktır. Vücudumuzda pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insulin hormone üretmemesi ya da ürettiği insulin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen bir hastalıktır. Kişi yediği besinlerden kana geçen şekeri kullanamaz ve kan şekeri yükselir (hiperglisemi). İnsülinin işlevi; kandaki şekeri alıp hücrelere ve dokulara taşımaktır. Bir kişinin diyabetli olup olmadığını açlık kan şekeri ölçümü veya şeker yükleme testi ile saptanır ve kesin tanı konulur.

Şeker hastalığının belirtileri 
•    Aşırı susama ve bol su içme
•    Sık sık idrara çıkma
•    Aşırı iştah ve çok yemek yeme
•    Halsizlik

Diyabet tedavisinde altın kurallar 
Tedavide temel amaç; Kan şekeri seviyelerini kontrol altında tutmaktır. Oluşabilecek kan şekeri yükselmeleri (hiperglisemi) veya kan şekeri düşüşlerini (hipoglisemi) önlemek ve diyabetin ilerleyen dönemlerinde yaratacağı komplikasyonları yavaşlatmak ve önlemektir. Diyabet tedavisinde birbirinden ayrılmaz dört unsur vardır. Bunlardan birinin veya birkaçının eksikliği tedavide başarı sağlamayacaktır.
•    Beslenme
•    Egzersiz
•    İlaç /insulin tedavisi
•    Diyabet Eğitimi

Diyabet ve beslenme önerileri
1)    Kilo kontrolü sağlanmalıdır. Kişi ideal vücut ağırlığına indirilmelidir. Bununla beraber hücreler ve dokular insulin daha rahat kullanmaya başlar ve kan şekeri seviyeleri kontrol altına alınır. Ağırlık kaybının kan yağları ve kan basıncının düşmesi üzerine de olumlu etkileri vardır.

2)    Öğünlerde yeterli ve doğru seçilmiş karbonhidrat ürünleri kullanılmalıdır. Karbonhidratlar vucudun temel enerji kaynağıdırlar. Basit karbonhidratlar yerine (bal,şeker, marmelatlar) kompleks karbonhidratlar ve posadan zengin karbonhidrat ürünleri seçilmelidir.


3)    Her besinin kan şekerini yükseltme hızları farklıdır. Yiyeceklerin kan şekerini yüksletme hızlarına glisemik indeks adı verilir. Örneğin bir porsiyon elma tüketildiğinde kan şekeri seviyeleri ılıman şekilde yükseklik sağlarken, elma suyu içtiğinizde glisemik indeksi yüksek olduğu için ayrıca çabuk sindirilip kana geçeceği için kan şekerini çok fazla yükseltir.

4)    Posadan zengin beslenin.


5)    Yağ tüketiminizi sınırlandırın. Görünür yağlardan ve doymuş yağlardan uzak durun. Yağı yemeklere eklerken mutlaka kaşıkla ölçerek ilave edin. Bitkisel yağları tercih edin. Kızartma ve yağda kavurmalardan uzak durun.

6)    Pişirme yöntemlerinizi gözden geçirin. Daha çok fırında, ızgara veya buğulama pişirme yöntemlerini tercih edin.


7)    Aşırı tuz tüketiminden kaçının. Salamura, konserve, hazır yiyecekler, et-tavuk suları unutmayın ki aşırı tuz barındıran yiyeceklerdir.

8)    Öğün sayısı ve miktarı diyabette beslenme tedavisinin birincil basamağıdır. Burada temel amaç az az- sık sık beslenerek kan şekeri kontrolünü sağlamak ve enerji alımını sınırlandırmaktır. 3 ana ve 3 ara öğün şekilde beslenme hem insulin kullanan hem de antidiyabetik ilaç kullanan bireyler de kan şekeri kontrolünü sağlamada etkilidir.


9)    Süt ve süt ürünleri satın alırken az yağlı veya yağsız olanlar tercih edilmelidir.

10)    Tatlandırıcılar, enerji içeren ve enerji içermeyen olarak ikiye ayrılırlar. Amerikan Besin ve İlaç Teşkilatı (FDA) sakarin, aspartame, asesülfam-K gibi enerji içermeyen tatlandırıcıları diyabetik hastalar için uygun olarak onaylamıştır. Yapay tatalandırıcı içeren diyet ürünleri satın alırken etiketlerini mutlaka okunmalı ve yine uygun miktarlarda tüketilmelidir.

Posa  (lif) faydaları
•    Kan şekerini yavaş yükseltir.
•    Bağırsak çalışmasını düzenleyerek kabızlığı önleyicidir.
•    Tokluk hissini artırır ve kilo kontrolünü sağlar.
•    Kolesterol ve kan yağlarının düşmesinde etkilidir.

Beyaz ekmek yerine, kepekli veya tam tahıl ekmekleri tercih ederek, pirinç yerine bulgur veya kepekli makarna tüketerek, meyve suları yerine meyvenin kendisini, ve sebzeleri tüketerek, haftada 2-3 kez haşlama veya yahni olarak kurubaklagil tüketerek posa tüketim miktarınızı artırabilirsiniz. 


Diyabet yaşam boyu süren bir hastalıktır.  Diyabette kazanılacak  olan her olumlu davranış oluşabilecek komplikasyonları önleyecektir. Diyabeti öğrenerek  ve yaşam kalitenizi artırın.
Sağlıklı günler dilerim…

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.