banner107
banner82
banner147

Kimse onun yerinde olmak istemiyor

banner27

Ülkede otopsiler, tek bir adli tıp uzmanıyla yapılıyor. O isim de Dr. İdris Deniz. Dr. Deniz, izne ayrıldığı zaman Ada’da otopsi işlemi duruyor. İdris, en son Antalya’daki kongreye katıldığı için bir cesedin otopsisi 6 gün sonra yapabildi

Kimse onun yerinde olmak istemiyor

banner192

KKTC’nin Adli Tıp Uzmanı Dr. İdris Deniz, sayısız dosyayı aydınlatarak Kıbrıs’ta adli ve şüpheli vakalara tek başına bakıyor. Polis olay yerine ilk onu çağırıyor. Kıbrıs’ta, Deniz’in yaptığı otopsiden sonra güneye gönderilen cenazeye Rum kesiminde tekrar otopsi yapılıyor.

Bütün cinayet ve şüpheli ölümlerde polisin ilk aradığı isim olan Deniz, 1992’de mezun olduktan sonra Yozgat, Afyon ve Denizli üçgeninde 14 yıl sadece acil servislerde çalıştı. Ona göre hasta yoğunluğu nedeniyle de en çok çalışılan, şiddete maruz kalınan, çalışmanın pek de takdir edilmediği bir yerdi acil servisler. Buna son verip adli bilimlerini tercih etti. Seçimini de şu sözlerle özetleyecekti: “Otopsi ile kendini ifade edemeyen ölmüş, öldürülmüş insanların son sözlerini duyuracaktım.”

Gazete Habertürk'ten Zülfikar Ali Aydın'ın haberine göre; Eşi Kıbrıslı olan Deniz, Ada’daki adli tıp uzmanı ihtiyacını duyup buraya yerleşti. Şimdi Kıbrıs’taki bütün olaylarda otopsi ve diğer işlemleri o yapıyor. Düzenli bir mesaisi yok, “Burada 365 gün 24 saat çalışıyorum. Mecburum. Gece yarısı olay yeri incelemesi ya da cinsel istismar olgusu nedeniyle muayene yapmam gerekebiliyor” diyor.

BAŞKA UZMAN DA YOK YARDIMCI DA

Hukuk ve bilimin kesiştiği bir alanda çalışmanın zorlukları olduğunu söyleyen Dr. Deniz, “Eğer bu işi yapacaksanız psikolojiniz güçlü olmalı” diyor ve ekliyor: “Bir Ada’da yalnız çalışıyorum. Balığa, denize çıkamam. Zamanımı işime göre planlamalıyım.”

Peki; İdris Deniz tek başına bir otopsiyi nasıl yapıyor? Yanıtı şöyle veriyor: “Şanssızım; çünkü otopsiler sırasında bana yardımcı olacak otopsi teknisyenim de yok. Anlayacağınız her iş, cesedi açmak, organlarını çıkarıp incelemek ve doku kan idrar örneklerini almak sadece bana kalıyor.”

BİR CENAZEYE İKİ OTOPSİ OLUR MU?

Bir Rum vatandaşı KKTC’de öldüğünde, Ada’nın her iki tarafında da otopsi yapılıyor. İdris Deniz, “Tanımadıkları ve burayı işgal bölgesi diye gördükleri için otopsi yaptığımız vakalara onlar tekrar otopsi yapıyor. Şimdiye kadar bizden farklı bir sonuca ulaşmadılar ancak yapmaya devam ediyorlar. Birkaç defa ben, gerekirse benimle otopsiye girmelerinde sakınca olmadığını söyledim. Bir vakada Rum adli tıp uzmanı gayri resmi olarak geldi ve onu otopsiye aldım. Memnun oldu” diyor.

Dr. İdris Deniz iş yoğunluğu nedeniyle 4 günden fazla izin kullanmamış. İzne ayrıldığı zaman da Ada’da otopsi işlemi duruyor. En son 12-15 Nisan tarihlerinde Antalya’daki kongreye katıldığı için bir cesedin otopsisini 6 gün sonra yapabildiğini belirtiyor.

Kıbrıs’ta Dr. Deniz’in yaptığı işi yapmak isteyen yeni hekim adayı da yok. Çünkü Deniz’in çalışma şartları ek gelir elde etmesine de uygun değil. Sadece ‘nöbet ücreti’ alıyor. Çünkü KKTC yasaları ek ücrete izin vermiyor. Oysa Türkiye’deki adli tıp uzmanları, otopsi, mahkeme ve bilirkişilik işlemleri için ayrıca ücret aldıkları gibi performanslarına göre döner sermayeden de faydalanıyor: “Aslında ben de hak veriyorum hekimlere. Bu şartlarda kim çalışmak ister ki?” diyor.

İdris Deniz’in Kıbrıs’ın savaş yıllarına dair kritik bir görevi de bulunuyor. 1974 öncesi ve savaş sırasında katledilip gömülmüş Kıbrıslı Türklerin, kimliklendirilmiş kemiklerini inceleyip Rum ve Türklerin birlikte çalıştığı Kayıp Şahıslar Komitesi’ne rapor sunuyor. Görevi kemikler üzerindeki kırıklar, silah yaraları ve diğer lezyonların ölümden önce, ölüm sırasında ve öldükten sonra olup olmadığını bulmak. Fotoğraflı rapor hazırlıyor. Rapora göre, ölenlerin yakınları İnsan Hakları Mahkemesi’ne dava açıyor.

Dr. Deniz, Adli Tıp uzmanlarının yaptığı işi anlatırken “Biz adalet terazisinin tam ortasıyız” diye tarif ediyor: “İşkence görenlerin, tecavüze uğrayanların ve öldürülenlerin hakları için çalışıyoruz. Onlara yapılanları tespit eder, adaletin yerini bulmasını sağlarız. Bir cinayete kurban giden birinin otopsisini yapar, söyleyemediğini söyleriz. Onların son sözlerini biz söyleyerek huzur bulmalarını sağlarız. Mağdurların son sözcüsüyüz. Eğer biz düzgün bir otopsi yapmazsak bir cinayet dosyası kapanabilir. Yapacağımız bir hata ya da kasten yapılan yanlış, terazinin dengesini bozar.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.