banner107
banner82
banner147

Güçlü bağışıklık sistemi için vitamin alımına dikkat etmeli

banner27

Kış aylarına yaklaşırken bağışıklığımızı güçlendirmek için vitamin alımına özen göstermeliyiz. Bu nedenle bu haftaki köşemde hangi vitaminlerin hangi sebze ve meyvelerde bulunduğunu ve ne işe yaradığını paylaşacağım

Güçlü bağışıklık sistemi için vitamin alımına dikkat etmeli

banner192

Uzm. Çağla Pekel Erçağ
Yakın Doğu Üniversitesi Fitness Center

Kış Aylarına yaklaşırken bağışıklığımızı güçlendirmek için vitamin alımına özen  göstermeliyiz.

Bağışıklık sisteminin desteklenmesinde kullanılan en önemli maddeler  A , E, C, B  vitaminleri, karotenler, demir, çinko ve selenyumdur.
A vitamini: Antitümör aktivitesi, savaşçı hücreler (akyuvar) güçlendirilmesi, antikor tepkisinin artırılması dahil pek çok bağışıklık sürecini destekler ve uyarır. Eksikliği olan kişiler özellikle viral enfeksiyonlara daha kolay yakalanır. Süt, balık yağı, yumurta önemli kaynaklarıdır.
Betakaroten: Serbest radikallerin tutulmasını sağlar. Yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı, turuncu, koyu sarı renkli sebzeler önemli kaynaklarıdır.
C vitamini: Antiviral ve antibakteriyal etkisinin yanı sıra bağışıklığı arttırır ve güçlendirir. Turunçgiller, yeşil biber, maydanoz, kiraz, kavun önemli kaynaklarıdır.
E vitamini: Serbest radikallerin tutulmasına yardımcı olur. Soya, susam, ceviz, badem, fıstık vb yağlı tohumlar önemli kaynaklarıdır.
B6 vitamini: Yetersizliği bağışıklık sisteminin baskılanmasına neden olur.
Folik asit –B12 vitamini: Eksikliği savaşçı hücre sayısının ve enfeksiyona nede olan organizmalarla savaşma yeteneğinin azalmasına neden olur. Folik asit  özellikle ıspanak olmak üzere yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller önemli kaynaklarıdır. B12 kırmızı et, balık, yumurta, tavuk ,süt ve süt ürünleri önemli kaynaklarıdır.

Demir eksikliği: Lenf bezlerinin yapısının bozulması , savaşçı hücrelerin işlevinin azalması gibi bağışıklık sisteminde önemli bozukluklara neden olur. Özellikle kırmızı et, yumurta  da hayvansal demir, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzelerde bitkisel kaynaklı demir bulunur. Hayvansal kaynaklı demirin vücuttaki kullanım oranı bitkisel kaynaklı demire göre daha yüksektir.

Bu tablo gösteriyor ki beslenmemiz de ne kadar renkli ve çeşitli beslenirsek bağışıklık sistemimiz o kadar güçlenir. Hastalıklara karşı vücudumuz direnç kazanır.

SEBZELER VE MEYVELER;

  • Vitaminler ve mineraller bakımından zengindir.
  • Büyüme ve gelişmede yardımcı, deri, göz, diş ve diş eti sağlığını koruyucudurlar. Ayrıca hastalıklara karşı direncin oluşumunda etkindirler.
  • Doygunluk hissi vermeleri, bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olmaları sayesinde vücut ağırlığı denetiminde de faydalıdırlar.
  • Dengesiz beslenmeye bağlı şişmanlık ve kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, bazı kanser türleri gibi kronik hastalıkların oluşma riskini azaltırlar.
  • Çeşitli renk ve türlerde sebzelerin ve meyvelerin tüketilmesi önemlidir. Meyveler de, içerdikleri besin ögeleri ve miktarı bakımından farklıdır. Bu nedenle tüketimlerinde çeşitlilik sağlanmalıdır. Genellikle, turunçgil grubunda yer alan mandalina, portakal, geryfurt gibi meyveler ve çilekler vitamin C, kiraz, kara üzüm, kara dut diğer antioksidanlardan zengin iken; muz, elma gibi meyveler potasyumdan zengindirler.
  • Bu besinler tüketilirken aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir.
  • İmkanlar dahilinde günde en az 5 porsiyon sebze ya da meyve tüketilmelidir. Bu grupta yer alan mandalina , greyfurt ve portakal gibi turunçgillerin tüketimi de çok önemli olup günlük diyetimizde mutlaka yer almalıdır
  • Sabah kahvaltısı da dahil olmak üzere her öğünde özellikle C vitaminin zengin kaynaklarından olan başta turuçgiller olmak sebze ve meyve tüketimine özen göstermek gerekmektedir.
  • Günlük alınan sebze ve meyvenin en az iki porsiyonu yeşil yapraklı sebzeler veya portakal, limon gibi turunçgiller veya domates olmalıdır.
  • Tüm sebze ve meyveler besin değeri içeriği ve ekonomik olması açısından mevsiminde, bol ve ucuz bulunduğu dönemlerde mümkünse çiğ olarak tüketilmesi tercih edilmelidir.
  • Özellikle turunçgillerin sularını tüketmek yerine, tüm olarak tüketilmesi, ayrıca kabuklu yenilebilen meyvelerin kabukları ile yenilmesi posa tüketimini artırılmasını sağlar.
  • Ancak turunçgillerin içerdiği vitaminlerden özellikle C vitamini çok fazla kayba uğradığı için tüketiminde bazı hususlara dikkat edilmelidir.
  • Örneğin satın alınırken ezilmiş , çürük olmamasına dikkat etmeli, serin ortamda saklanmalı, en önemlisi de kesildikten sonra ya da suyu sıkıldıktan sonra bekletilmemelidir. Yoksa başta C vitamini olmak üzere vitamin değerlerinde önemli azalmalar görülür. Hatta sıkılmış meyve suları buzdolabında bekletilse dahi vitamin değerinin azaldığı unutulmamalıdır.
  • Hasta olduktan sonra değil hasta olmadan önce düzenli olarak portakal, mandalina, greyfurt gibi turunçgiller ve diğer meyve ve sebzelerin tüketilmesine dikkat edilmelidir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.