banner107
banner82

Rum-Yunan ikilisi Enosis hayali ile yaşıyor


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 11 Temmuz 2015, 11:27

Megali İdea  hedefi çerçevesinde Kıbrısın Yunanistana  ilhak edilmesini ifade eden Enosis,  Megali İdea Haritasının çizildiği ve yayınlandığı 1791-1796 yıllarından beri  gündemde olan bir konudur.

Kıbrıs sorunu, Megali İdeadan kaynaklanan bir sorundur. Megali İdea ülküsüne göre Balkanların doğusu , iç Batı Anadolu, şimdiki Yunanistan ve çevresindeki adalar , Girit, Rodos ve Kıbrıs adası dahil, Trakya ve İstanbul “elen Cumhuriyet” topraklarını oluşturmaktadır.

1878de Kıbrısın İdaresi İngiltereye devredildiği günlerde 12 Haziran 1878de bayrağımız indirilir, İngiliz bayrağı çekilirken  Rum halkı adına konuşma yapan Kitium Piskoposu Kyprianos Kıbrısın Yunanistana verilmesi isteklerini dile getirirken Rum halkı Enosis naraları atıyordu.

Rumlar ,tarih boyunca  Ada ile  ilgili  her siyasi olayı amaçlarına  ulaşmak için  bir basamak olarak kullanmışlar ve halen kullanmaya devam ediyorlar.17 Ekim 1931de Rumlar Vergi beyannamesini bahane ederek  İngiliz Yönetimine karşı  isyan etmişlerdi. Bu isyan hareketi 1878den beri devam eden  ve Enosisin gerçekleşmesini hedef alan Yunanistan kaynaklı  propagandaların, eylemlerin, girişimlerin ve kışkırtmaların bir sonucu idi.

Enosis kampanyasının en önemli olaylarından biri de 15 Ocak 1950 tarihinde  Rum-Ortodoks Kilisesi tarafından düzenlenen ve Rum Komünist Partisi  AKELin de önemli bir rol üstlendiği bu plebisitin amacı,Rum halkının vazgeçilmez hedefinin   adayı Yunanistana ilhak etmek olduğunu dünyaya duyurmak  ve kendilerine destek verecek bir kamuoyu yaratmaktı.

1 Nisan 1955de Enosisi gerçekleştirmek amacıyla  faaliyete geçen Rum tedhiş örgütü EOKAnın saldırılarıyla  1955-1958 yılları arasında yüzlerce Türk ve  İngiliz  can vermişlerdir.

1959 Zürih ve Londra Anlaşmaları ile 1960 Kıbrıs Cumhuriyetinin temelleri atılır. Ancak Makariosun aklında Enosis vardı!..Makarios,Kıbrıs  Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olduğunda da “Kıbrıs Cumhuriyeti Enosise sıçrama tahtasıdır, Kıbrıs Cumhuriyetini kullanarak Enosisi gerçekleştireceğiz” demişti.

Rumlar, 21Aralık 1963 Kanlı Noel saldırılarıyla uygulamaya koydukları Akritas Planı çerçevesinde  Enosis için Türklerin kanına  girmişlerdir. 1963-1974 döneminde 103 Türk köyü ENOSİS adına yakıldı ve yıkıldı,  203 Türk şehit edilirken binlercesi yaralanmış  ve 18667 kişi göç etmek durumunda kalmışlardı.

 15 Temmuz 1974de Yunan Cuntası desteğinde RMMO ve EOKA B tarafından düzenlenen darbenin ardından  2 gün sonra  Yunanistana  bağlandığı açıklanan  yeni devletin adı “Kıbrıs Helen Cumhuriyeti”  adı  Megali İdea  ruhundan  kaynaklanmaktadır.

Kıbrıs Türk halkı olarak geleceğe yönelik   adım atarken  Rum komşularımızı  iyi değerlendirebilmemiz için  geçmişi çok iyi bilmeliyiz.Hiç unutmayalım ki ; Megali-İdeanın kuralları dışına çıkarak Kıbrıs adasını Türklerle paylaşacak ve  bir anlaşmaya imza atacak hiçbir Rum lider yoktur.

“Barış, hemen barış, “Ortak yaşam” , Federal  Kıbrıs Cumhuriyeti, “Birleşik Kıbrıs” hayallerine kapılmayalım…..

Rumlar , Enosise kilitlenmiş durumdadırlar. Hedefleri kesinlikle federal bir sistem değildir. Rum için Federal devlet nihai hedefe ulaşmak için sadece bir “ara hedeftir”. Rum liderliği federasyon adı altında    sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin devamını  istiyorlar. Rumlar,  Federasyon tezinde samimi değildirler.  Rum liderliği Kıbrıs Türk halkının  eşit ortaklığını, ortaklık haklarını, Kıbrıs Türk halkının egemenliğini  , kabul etmiyorlar.

Anastasiadis , “çözüm  Kıbrıs Cumhuriyetinin  evrimleşerek federasyona dönüşmesiyle gerçekleşecek ve  Kıbrıs Türkleri Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti içinde    azınlık haklarına  razı olmak durumundadırlar” diyor.

1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıs Türk ve Rum halklarının eşit egemen ortaklığına dayalı  bir devletti. Ancak günümüzde hiçbir Rum lider Kıbrıs Türk halkının eşitliğini ve egemenlini kabul etmiyor ve edemez.  Rum liderliği  Kıbrıs Türk halkının  azınlık haklarından öte hakları yoktur diyor. Hiçbir Rum lideri Kıbrısta Türklerin  Adanın tümünün   “eşit ortağı” olduğunu  kabul etmiyor. Hiçbir Rum lideri Kıbrıs Türk halkının “siyasi eşit”lik haklarının varlığını kabul etmiyor.  Rumlar Kıbrıs Türk halkının , Adanın tümünün “eşit ortağı” olduğunu  kabullenemiyorlar.Rumlar Kıbrıs Türklerine  , toplumsal haklar değil, bireysel hakların ötesinde herhangi bir hak  tanımıyor.

Rumlar, KKTCnin varlığını ve yasallığını kabullenemiyorlar, iki devletli bir çözümü ve garanti anlaşmaları duymak bile istemiyorlar. Rum liderliği KKTCni , sözde Kıbrıs Cumhuriyeti için bir tehdit unsuru olarak görüyor  ve bir an önce KKTCnin feshedilmesi   gerektiğine inanıyorlar.

Rumlar,  Kıbrısta dini, dili, ırkı ve kültürü  tamamen  farklı  iki halkın varlığını kabullenemiyorlar.  Kıbrıs Türk halkının self-determinasyon hakkını kabullenemiyor. Halbuki Kıbrıs Türk halkı self-determinasyon hakkını 1960dan beri  4 kez kullanmış bulunmaktadır..

Kıbrıs Türk halkının   Rumlarla  ortaklık devleti kurması mümkün değildir.  Çünkü Rumlar, stratejilerini Kıbrıs Türk halkının eninde veya sonunda  Kıbrısta yok olmasına   ve tükenmesi üzerine  kurmuşlardır.  Kıbrıs Türk halkı, Rumlarla “ortak bir devlet” ve  “ortak  idare” , “Federal bir Devlet”  veya “Birleşik Kıbrıs” gibi  bir  çatı altında ortaklık devleti kurması  mümkün değildir… Böyle bir siyasi çözüm Enosise giden yolu da açacaktır…Bu yönde varılacak bir anlaşma 41 yıldan beri Türk askeri sayesinde var olan barış ve huzuru da bozacaktır…

1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına karşı Rumların uyguladığı silahlı saldırılar ve katliamlar , Rumların  Enosis hayalleri Kıbrıs Türk ve Rum halklarının  herhangi bir şekilde  “ortaklık devleti” kurmalarını engellemektedir.1963-1974 arasında   yaşanan Rum terörünün izlerini silmek mümkün mü? 

 

 Tanınsın veya tanınmasın, kabul edilsin veya edilmesin Kıbrısta bağımsız ve egemen iki ayrı devlet vardır. KKTC gerçeği kabul edilmelidir.  Kıbrıs Türk halkı topraksız, vatansız ve devletsiz kalmak istemiyor… KKTC sonsuza dek yaşatılacaktır…..

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.