banner107
banner82

RUM-YUNAN İKİLİSİ ÇÖZÜM YOK DERKEN


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 08 Haziran 2017, 09:45

12 Ocak 2017 Cenevre Konferansı sonrası BM Güvenlik Konseyi kararları  ve  Kıbrıs Cumhuriyeti’nin  AB üyesi  ülke sıfatı temelinde, modası geçmiş Garanti sisteminin  tasfiyesi  ve Türk işgal askerlerinin  çekilmesiyle  adil ve  sürdürülebilir çözüm istediklerini dile getiren  Yunanistan Başbakanı Aleksis  Çipras, “Bu gün Kıbrıs sorununun  çözümü için  zemin yoktur” derken  Cenevre Konferansı sonrası  teknokratların toplantıları çerçevesinde bir değerlendirme  yapan Rum liderliğinde   de Kıbrıs’ta çözüm  umutlarının bulunmadığı kanaati hakimdi!…

25 Ocak 2017’de  Baf’taki  “Neapolis Üniversite’nde düzenlenen  yeni yıl için  “Pasta Kesme” töreninde yapmış olduğu konuşmada Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II.Hrisostomos : “Çözüm  görmüyorum, çünkü Türkler her şeyi istiyor. Size  bir defa da  Türkçe  söyleyeyim  çözüm yok” demişti..

Yine Rum tarafında yayın yapan  “MegaOne” isimle TV kanalına verdiği röportajında “Türk vatandaşlarına  Kıbrıs’ta serbest dolaşım dahil AB’nin 4 temel özgürlüğünden  yararlanma hakkı verilemez.  Bunu kabul etmek işgal kuvvetlerinin Ada’da  bulunmasından daha kötü olur” diyen   GKRY lideri Anastasiadis: Türk askerinin  çekilmesiyle ilgili önerisini anlatırken, “İlk aşamada  %75’i  geriye kalanın  da süratle çekilmesi gerekir ” diyordu.

Nüfus oranın 4 Rum ve 1 Türk olacağına da değinen Anastasiadis, çözümden sonra bir Türk’ün  vatandaşlık alabilmesi için  önce 4 Yunan’ın vatandaşlık alması gerekir ki demografik nitelik  korunsun” dedi. Çalışma-ikamet izinlerine de değinen  Anastasiadis: “İlk başta yerleşiklere çalışma izni verilecek. Çalışma-ikamet izinleri bittiğinde  gidecekler.  50-55 bin yerleşik  Kıbrıs’ta daimi kalacak, geri  kalanları çalışma izni alacak ve  bu bittiğinde, izin yenilemeleri zaruri değilse gidecekler” diyordu…

Anastasiadis’in bu açıklamalarına bakılırsa  günümüzde KKTC’de bulunan T.C. uyruklu öğrenciler ve aileleri şimdilerde olduğu gibi dilediği gün ve saatte  bu topraklara gelemeyecekler.  Üniversitelere kayıt bile yaptırabilmek için  ve de  anne-babalar  da  evlatlarını görebilmek için  olası bir çözümden sonra Birleşik Federal Kıbrıs devletinden izin almaları gerekecek, vize almaları gerekecek!.. Düşünebilir misiniz?... Böyle bir durumda   üniversitelerimize gelecek  öğrenci bulmayacağız, üniversitelerimiz kapanmakla karşı karşıya gelirken Kıbrıs Türk ekonomisine de büyük bir  darbe indirilmiş olacaktır...

Ancak sayın Akıncı öyle demiyor ama!... “Kendi Kurucu devletimizin efendisi olacağız, kendi bölgemizin yönetimi bizim elimizde olacak diyor. Türk vatandaşları burada  çalışabilecekler, istedikleri kadar çalışabilecekler” diyordu…

Yine GKRY  Lideri Nikos Anastasiadis  12 Ocak  2017 Cenevre Konferansı  öncesi yapmış olduğu açıklamada : “Şu ana kadar bir çok konuda  uzlaşmalar başardık. 1960 Anlaşmalarının da ötesinde  haklar elde ettik  ve iyileştirmeler yaptık. Bu iyileştirmelerin  de amacı  Helenizmin  Kıbrıs’ta varoluşunu  ve geleceğini garanti altına almaktı. Bu arada dolaşım, yerleşim, mülk edinme, bir ‘Kıbrıslının’ mesleğini  dilediği yerde yapma hakkına  sahip  olma özgürlüğünü koruduk” diyordu. 

Tabii Rum istediği tavizleri hiçbir şey vermeden  alırsa şimdilerde  konuştukça konuşur… Anastasiadis, AB normları ve 4 temel özgürlüğün uygulanmasının kabulünün   ardından nüfus oranının 4 Rum 1 Türk olmasını kabul ettirdi,  mülkiyet konusunda; KKTC tapularının bir kenara konularak  ilk söz hakkının 1974’teki tapu sahibinde olmasının  da kabulünün ardından bugüne kadar hiç gündeme getirmeyi bile başaramayan Rumlar Cenevre görüşmelerinin son gününde   11 Ocak 2017 itibarıyla ‘Harita’yı da kaptılar.

Yine garantör devletlerin de katılımıyla  12 Ocak’ta  gerçekleşen Cenevre Konferansı’nda 1960 yılından beri ilk kez  garanti anlaşmaları   görüşme masasına taşınırken  Rum-Yunan ikilisi bir ilki başarıyordu ancak bekledikleri tavizi alamayan Rum-Yunan ikilisi Cenevre Konferansını zamansız terk ediyordu…

Sonuç olarak; Rum liderliği  gerçek yüzünü her vesileyle göstermektedir, tıpkı I. Cenevre Konferansının ardından bir ay sonra, 11 Şubat 2017’de  Rum Temsilciler Meclisi’nde  alınan kararlar gibi...

Rum-Yunan ikilisi  çok açık bir şekilde Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüme ‘hayır’  derken, şimdilerde neden yeni bir Cenevre!...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.