banner107
banner82

RUM LİDERLİĞİ TEDİRGİN


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 25 Şubat 2016, 17:07

Anastasiadis, sayın Akıncı Türkiye tarafından  cesaretlendirilir  ve desteklenirse  , 41 yıldan beridir müzakere edilen  çözümün mümkün  olduğuna inanıyorum. Hatta en kısa  zamanda  mümkün olabilir, diyor.

Ancak , Rum, tek egemenlik, tek devlet, tek vatandaşlık ve tek uluslararası temsiliyet dedikçe, siyasi çözüm mümkün değildir. Anastasiadis siyasi bir çözüm istiyorsa Rum Ortodoks Kilisesi ile olan bağlarını  kesmek durumundadır. Aksi halde Kıbrısta siyasi çözüm hayal olur…Anastasiadisin  izlediği yol yanlıştır.  Anastasiadis,hem iki bölgeli, iki toplumlu federal bir devlet istiyor hem de arkasından bütün göçmenler evlerine dönmeli diyor  . Bu nasıl bir çelişki!..

 Rumlar, “…Tüm göçmenler evlerine dönmeli, garanti anlaşmaları iptal edilmeli ,  işgal ordusu geri dönmeli  ve de  Türkiyeden gelenler geri gidecek, çözüm gelecek…” dedikleri sürece  kendi hareket  alanlarını daralttıklarının farkında değiller!...

Yakın geçmişte ,Rum Dışişleri Bakanı Kasulidisin “Kıbrıs Rum tarafı olarak nüfus veya mülkiyet aracılığıyla Kuzey kesimin şeklini değiştirmek niyetinde değiliz” demesi  Güneyde tepkilere yol açtı. Simerini gazetesinin haberine göre Kasulidisin sözlerini  KKTC Cumhurbaşkanı sayın Akıncının  tezleriyle ayni çizgide bulan  Rum siyasi partiler “O zaman  insan hakları , BM anayasası ve Avrupa  normları nasıl uygulanacak” sorusunu  yönelttikleri açıklamalarında  , çeşitli kaygılarını dile getirdiler.

Rum Hükümet Sözcüsü  Nikos  Hristodulidis  , Kıbrıs sorunu çözülmezse KKTCnin tanınmayacağını , siyasi açıdan yükseltilmeyeceğini ve KKTCnin  Türkiyenin  ili haline geleceğini  söyledi….

“Anlaşılan o ki  diplomasi dışında  gizli anlaşmalar da  var” iddiasında bulunan DİKO , Cumhurbaşkanı Akıncı, sarih nüfus ve toprak  çoğunluğundan söz ederken  Kasulidisin  , Kuzeyin   niteliğinin   değiştirilmeyeceğini  açıklamasının  , bu konuda  bir anlaşma olduğunun net göstergesi olduğunu savundu.

Geçen gün Fileleftheros gazetesi “Kıbrıslı Türkler  haritada ‘Düz  Çizgi İstiyor”  başlıklı haberinde Türk tarafı toprakla ilgili olguların  2004den bu yana değiştiği ve Annan  Planı üzerinde tartışılamayacağını belirterek daha az topraktan söz ediyor… Omorfo (Güzelyurt)  meselesinin  Kıbrıs Türk tarafının  müzakere kozu mu  yoksa kırmızı çizgisi mi  olduğu süreç  içerisinde  ortaya çıkacak. Başkan Anastasiadis, Omorfo olmadan  toprakta  anlaşmaya varılamayacağını, Kıbrıs Türk tarafının  sızdırdığı; işgal altında olmayan  ara bölgenin    ve kapalı  Maraşın iadesini  kabul etmeyeceğini  iletiyor. Rum tarafı Toprağın   mülkiyetle birlikte  müzakere  edilmesi gerektiğinde ısrar ediyor.”

Rumların değişmeyen hedefi Enosistir. Rum liderliği Federasyon da istemiyor. Rum liderliği  gerçekte  Kıbrıs Türk halkı ile bir ortaklık devleti kurulmasını da istemiyor. Rumun gerçek amacı Kıbrısı Yunan yapmaktır.  Rumlar Enosisi gerçekleştirme adına  ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bu geçmişte de böyleydi, şimdi de  öyledir…

1968 yılından beri süre gelen görüşmelerden bir sonuç alınamamışsa bunda  Rumların bitmez ve tükenmez Enosis istek ve arzularından kaynaklanmaktadır.

 Kıbrıs sorunu Rum Yunan ikilisinin  ısrarla ve inatla izlediği Megali İdea politikasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Rum-Yunan ikilisi sağcısıyla solcusuyla  , komünist AKEL Partisi dahil tüm partiler Milli davalarının arkasındadırlar ve Rum Ortodoks Kilisesinin çizdiği yoldadır.

Rum-Yunan ikilisinin  Kıbrıs konusunda değişmez bir tek  politikası vardır.  O da “Enosis     Politikası”dır.  Hiçbir Rum lideri Enosise kapalı olan , Enosis garantisi olmayan bir anlaşmaya imza atamaz. Rumların hedefi, KKTCni ortadan kaldırmak ve “Birleşik Kıbrısı gerçekleştirmektir…

Günümüzde müzakere masasındaki kavga da budur. Kıbrıs sorununun temelinde olan kavga eşitlik ve egemenlik mücadelesidir. Bu kavga uzun yıllardan beri devam ediyor ve edecektir. Kıbrıs Türk halkı self-determinasyon hakkını kullanarak bugünlere gelmiştir. Kıbrıs Türk halkı bağımsız ve egemen devletinden ve de anavatanımız Türkiyenin etkin ve fiili garantisinden vazgeçmeyecektir.Rumlar unutmamalıdırlar ki Kuzeyde KKTC uluslararası Hukuka göre var olan ve tanınma hakkı olan bir devlettir .

Rum liderliği görüşme masasında zamana oynamaktadır . Görüşme masasında ‘sözde Federal devlet kurulması konuşuluyor , ancak Rumların  amaçları Kıbrısta gerçek bir federal devlet kurmak  değildir. Gerçek Federal devletler uyum içinde olan ve de geleceği paylaşmak düşüncesi içinde olan uyumlu  Kurucu Devletler arasında kurulabilir. Kıbrısta böyle bir ortam var mı? Rum liderliği  böyle bir düşünceyi paylaşabiliyor mu?

 

Anastasiadis Rum Ortodoks Kilisesine rağmen  bir adım atabilir mi , bunu Mayıs-Haziran aylarından sonra göreceğiz!…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.