banner255
banner82

Narenciyeci şiddetli eyleme hazırlanıyor

banner27

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı  Ali Alioğlu, sadece alacağının üçte birini alan narenciyecilerin, bu kez “çok şiddetli” eylem hazırlığında olduğunu açıkladı  ...

banner210
Narenciyeci şiddetli eyleme hazırlanıyor

banner215

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı  Ali Alioğlu, sadece alacağının üçte birini alan narenciyecilerin, bu kez “çok şiddetli” eylem hazırlığında olduğunu açıkladı

 

Üreticinin üretimden kopmaya başladığını ifade eden Alioğlu, üreticinin devletten alacağı olan yaklaşık 12 milyon TL’yi, bir yılı doldurmasına rağmen alamadığını kaydetti

 

Züleyha KARAMAN

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu, daha önce yaptıkları iki eylemden farklı olarak, “çok zor ve çok şiddetli geçecek” eylem hazırlığı içinde olduklarını ifade ederek, “Hakkımızı almadan oradan ayrılmayacağız”  dedi.

HALKIN SESİ’ne konuşan Alioğlu, tarih vermeyeceğini ama eylem hazırlığına başladıklarını, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun artık söz veremez olduğunu ve yalancı durumuna düştüğünü ifade ederek, “Seçim bizi ilgilendirmiyor. Biz siyaset yapmıyoruz. Narenciyecinin siyaseti üretimdir, topraktır, el emeğidir, göz nurudur. Alacaklar ödenmezse, yakın bir zamanda, zaten çalışmalara başladık, bu kez iki eylemden daha da farklı bir eylem olacak” dedi.

“HÜKÜMET SÖZÜNÜ TUTMADI      

Hükümetin narenciyeciye verdiği sözü tutmadığını, alacaklarının sadece üçte birini aldıklarını ifade eden Alioğlu, “Yaklaşık 6 milyon TL’ye yakın bir para aldık. Bu da Cypfruvex'e geçen yıl ürününü veren üreticilerindir. Dalında kalan 10 bin ton kadar ürün vardı, onunla ilgili de bir ödeme yapılmadı. Doğrudan Gelir Desteği’nin ikinci taksiti, akaryakıt desteğinin ikinci taksiti yatırılmadı. Başbakan televizyonlarda, ‘siyasilere güveniniz yoksa, yalan söyleyen siyasilere oy vermeyin’ açıklamalarında bulundu. Bu sözlerinden bir kaç dakika önce de üreticiye ödeme yapıldığından bahsetti. Bu nasıl bir mentalite anlamış değiliz. Ülkemizde şuanda devleti idare edenlerin iradeden yoksun, basiretsiz yönetim sergilediğini görmekteyiz” dedi.

Narenciye üreticisinin, Doğrudan Gelir Desteği’nin ikinci taksiti için 3.5 milyon TL,  akaryakıt desteği için 385 bin TL, 10 bin ton kadar dalında kalan ürün bedeli için 2.5 milyon TL ve Cypfruvex'e verilen ürünün alacağı olan 5 milyon 700 bin TL hükümetten alacağı olduğunu anlatan Alioğlu, üreticinin yaklaşık 12 milyon TL’yi, bir yılı doldurmasına rağmen alamadığını kaydetti.

Alioğlu, konsantre ürün olarak alınan ve depoda tutulan ürünün 1.500 tonunun satıldığını, 28 Şubat’a kadar periyodik olarak yurt dışına çıkacağı ve ürün çıkınca da para geleceği bilgisini aldıklarını da anlattı.

 “BAŞBAKAN ARTIK SÖZ VERMİYOR”

Alioğlu, 25 Aralık 2014’de Meclis önünde yaptıkları eylemde, Başbakan Özkan Yogancıoğlu’nun, devletin ve devleti yönetenlerin gerçeğini gözler önüne serdiğini ve artık söz vermek istemediğini söylediğini dile getirerek, alacaklarının sadece ürün bedeli olmadığını, diğer destek ödemelerinin Tarım Bakanlığı bütçesinde yer aldığını ama üreticiye ayrılan kalemlerin personel ve cari açıkları kapatmak için kullanıldığını savundu.

Alioğlu, “Bu zihniyetlerle hareket edersek, bu, ülkede üretimin sonu demektir. Narenciye diğer sektörlere rağmen çok farklı bir yapıdadır. Yılın 12 ayı bakım isteyen, bir gün dahi gecikmeyle bakımını yaparsanız en az bir-iki sene bu sektörden verim alamazsınız” dedi.

 “ÜRETİCİ ÜRETİMDEM KOPMAYA BAŞLADI”

Ürün bedelinin karşılığını alamayan üreticinin üretimden kopmaya başladığını ve ürününe yeterince bakamaz olduğunu, 7 ile 10 bin dönüm arasındaki narenciye bahçesinin kurumaya yüz tuttuğunu kaydeden Alioğlu, gelmiş geçmiş hükümetlerin üreticiyi bu noktaya sürüklediğini söyledi.

Üretimin ayakta kalması için destek gerektiğini, dünyada tarımın devlet tarafından desteklendiğini, Türkiye’de tarımda, çiftçi ve üreticilere cazip teşvikler, düşük faizli kredi imkanları sağlandığını, KKTC’de bütünlüklü bir tarım politikası olmadığını kaydeden Ali Alioğlu, “Üretim olmazsa ekonomi çöker” dedi.

Hayvancılar Birliği’nin Meclis önünde yaptığı eyleme destek verdiklerini ve orada, örgütler olarak, üretime destek için bütünlüklü bir tarım politikası istediklerini anımsatan Alioğlu, “Bir hafta sonra bir toplantı yapıldı, ondan sonra bir daha da aranmadık. Buda bize, günü kurtarma politikasının peşinde olduklarını gösterdi” dedi.

 “TÜCCAR HÜKÜMETİ TEHDİT EDİYOR”

Hükümet teşvik primlerini açıkladığında, tüccarların buna tepki gösterdiğini ve ürün almamakla tehdit ettiğini, tüccarların da  “bir güç” olduğunu ispatladığını ifade eden Alioğlu,” ülkede ticaret ahlakı diye bir şeyin kalmadığını , tüccarın hükümeti tehdit ettiğini” kaydetti.

Ali Alioğlu, Cypfruvex’in de yurt dışında pazar arayıp ürün pazarlaması gerektiğini ama zaman içinde Cypfruvex’in misyonunun farklı yönlere kaydığını söyledi.

 “ÜRETİCİ TEFECİNİN ELİNE DÜŞTÜ”

Ürün bedelini zamanında alamayan üreticinin, ürününe bakabilmek ve borçlarını ödeyebilmek için tefecinin eline düştüğünü anlatan Alioğlu, yeterli bakım yapılamadığından ürün kalitesinin de düştüğüne işaret ederek, şöyle konuştu:

“Üretici bir çok yerden borçlanmak durumunda kaldı. Kimisi çoluk çocuğundan kesti, kimisi bankalardan kredi çekti ama yetmediği için daha da ileri gidip, üretim yapabilmek için tefecilere saplanmıştır. Gerek bankalar, gerek tefeciler bu üreticilerimizi mahkemeye vermiştir. O zaman bu ülkede nasıl bir üretim yapılacak. Haliyle üretici üretimden kopmuştur, bakımını dört dörtlük yapmamıştır. Yani ayda dört kez su vermesi gerekirken ikiye çekmiştir. Ayda üç kez kimyevi gübre vermesi gerekirken bire çekmiştir. İlaçlamayı beş defa yapması gerekirken ikiye çekmiştir.Yani maliyetlerden kısmıştır. İnsan insana yalan söyleyebilir ama, insan toprağa yalan söyleyemez. Toprağa ne verirseniz, toprak da size aynısını verir, yalan yapamazsınız. Bir verirseniz size bir verir. 7 bin ile 10 bin dönüm arasında bahçenin bakımı az yapılmıştır.”

Tarım Bakanı’na “Bu ülkede narenciye üretimi yapacak mıyız, yapmayacak mıyız, bakanlık olarak buna ne diyorsunuz” diye sorduğunu anlatan Alioğlu, bir sistem gerektiğini vurguladı.

Bir karış toprak dahi ekilse onun ülke için bir değer olduğunu ifade eden Alioğlu, Türkiye’de 2006’dan bu yana tarımda uygulanan politikaların örnek alınması ve ülkede kalıcı, kapsamlı tarım politikası gerektiğini vurguladı. 

 “GERİ ADIM ATMADIK, EYLEME HAZIRLANIYORUZ”

 “Vahşi bir ortamda üretim yapılıyor. Bizi kaderimizle baş başa bırakan bir hükümet var” diyen Alioğlu, tarih belirtmeden, “çok şiddetli” eylem hazırlığı içinde olduklarını açıklayarak, şöyle konuştu:

“Bu üretici iki defa eylem yapmasına rağmen, bu hükümet zannetmesin ki biz geri adıma attık. Tüm hükümetlerin korkması gereken sivil toplum örgütleridir. Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği olarak Güzelyurt’tan belki de 15 yıl içinde ilk defa Lefkoşa’ya geldik. Bu da bizim canımızın yandığının göstergesidir. İnsanlarımız ekonomik sıkıntı içerisindedir. Ödenmezse, yakın bir zamanda, çok büyük bir eylemle karşı karşıya kalacaklarını buradan söyleyeyim. Seçim bizi ilgilendirmiyor. Bu ülkede seçimler bitmiyor. Biz siyaset yapmıyoruz. Narenciyecinin siyaseti üretimdir, topraktır, el emeğidir, göz nurudur. Alacaklar ödenmezse, yakın bir zamanda, zaten çalışmalara başladık ve bu kez iki eylemden daha da farklı bir eylem olacak. Gerçekten çok şiddetli geçecek, zor geçecek bir eylem olacak ve biz hakkımızı almadan da oradan ayrılmayacağız. Eylem hazırlığına başladık. Ödeme için bize bir tarih verilmedi. Başbakan ‘artık ben tarih vermek istemiyorum’ dedi. Bu adam yalancı durumuna düştü.”

 

 

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.